Panüveit, gözün uvea tabakasının tamamını etkileyen nadir ancak ciddi bir iltihap türüdür. Bu hastalık tedavi edilmediğinde katarakt, glokom ve retina dekolmanı gibi komplikasyonlara neden olabilir. Bu yazıda panüveit belirtisi, panüveit teşhisi ve panüveit tedavisi hakkında bilmeniz gereken her şeyi açıklayacağız. Özellikle erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, gözlerinizin sağlığını korumak için kritik öneme sahiptir.
Panüveit Nedir?
Panüveit, gözün orta tabakasını oluşturan uveanın tüm bölümlerinde meydana gelen yaygın bir iltihaplanmadır. Bu hastalıkta gözün hem ön hem de arka kısımları aynı anda etkilenir.
Uvea Nedir ve Ne İşe Yarar?
Uvea, gözünüzün orta katmanında bulunan ve üç ayrı yapıdan oluşan bir tabakadır. Bu tabaka damar, sinir ve bağ dokusu hücrelerinden zengindir. Dışta sklera (gözün beyaz kısmı), içte ise retina ile komşudur.
Uveanın üç temel bölümü vardır. İris, gözünüzün renkli kısmıdır ve göz bebeğinin boyutunu kontrol eder. İçindeki pigment hücrelerinin miktarı göz renginizi belirler. Siliyer cisim, iris kökünden başlayıp koroide kadar uzanan ve merceğinizi yerinde tutan yapıdır. Ayrıca gözün ön kısmını dolduran berrak sıvıyı salgılar. Koroid ise retinayı besleyen, ince kan damarlarıyla kaplı vasküler tabakadır. Bu üç yapı birlikte gözün beslenmesini ve görme işlevini destekler.
Panüveitin Diğer Üveit Türlerinden Farkı
Üveit hastalığı, iltihaplanmanın bulunduğu bölgeye göre farklı şekillerde sınıflandırılır. Ön üveit, gözün ön kısmında iris ve çevresindeki dokuları etkiler. Bu en yaygın üveit tipidir. Orta üveit, gözün ortasındaki vitreus tabakasında gelişir. Arka üveit ise gözün arka kısmında koroid ve retinayı tutar.
Panüveit, diğer üveit türlerinden farklı olarak gözün tüm ön ve iç tabakalarını etkiler. Anterior ve posterior üveitin birleşimi olarak düşünebilirsiniz. Gözün ön kısmındaki iris, arka kısmındaki retina ve koroid, gözün içerisindeki sıvı dahil olmak üzere her yeri kapsayabilir. Bu nedenle daha ciddi görme kayıplarına ve komplikasyonlara yol açma riski taşır.
Hastalığın Görülme Sıklığı
Ülkemizde yapılan çalışmalarda panüveit sıklığı %26,7 ile ön üveitten sonraki ikinci en sık görülen üveit grubu olarak karşımıza çıkar. Bu oran panüveitin oldukça yaygın bir hastalık olduğunu gösterir.
Türkiye’de panüveitin en önemli nedeni Behçet hastalığıdır. Behçet hastalığı ve nedeni belirlenemeyen (idiyopatik) panüveit, önde gelen iki sebebi oluşturmaktadır. Özellikle genç erişkinlerde görülen bu hastalık, doğru teşhis ve tedavi gerektiren bir durumdur.
Panüveit Belirtileri Nelerdir?
Panüveit belirtisi gözün farklı bölgelerinin aynı anda etkilenmesi nedeniyle daha geniş bir tablo oluşturur. Gözünüzün hem ön hem de arka kısımlarında iltihaplanma olduğu için şikayetler daha belirgin ortaya çıkar.
Göz İle İlgili Belirtiler
Göz ağrısı panüveitin en yaygın belirtisidir. Bu ağrı genellikle keskin veya zonklayıcı olarak tanımlanır. Gözünüzde hafif rahatsızlıktan şiddetli sızıya kadar değişen düzeylerde hissedebilirsiniz. Ağrı çapaklanma olmadan ortaya çıkan künt bir his şeklinde olabilir.
Gözün beyaz kısmında (sklera) belirgin kızarıklık görülür. Bu kızarıklık pembe veya kırmızımsı bir renkte olabilir. Işığa karşı hassasiyet (fotofobi) gelişir ve gözleriniz parlak ışıklara karşı aşırı duyarlı hale gelir. Ayrıca gözlerinizden aşırı sıvı akması, yani sulanma da yaşanabilir.
Buna ek olarak, gözde kanlanma ve göz kamaşması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Göz bebeğinizin şekli daireden düzensiz bir şekle dönüşebilir. İltihap nedeniyle iris merceğe veya kenarlara yapışabilir. Bazı durumlarda gözün ön kısmının alt kısmında beyaz sıvı birikimi (hipopiyon) görülebilir.
Görme ile İlgili Belirtiler
Bulanık görme panüveitin önemli bir göstergesidir. Uvea tabakasının iltihaplanması retinayı etkilediği için görmeniz bulanıklaşır. İltihap gözün içine yoğun şekilde akmışsa bulanık görme durumu belirginleşir.
Göz önünde uçuşan cisimler veya noktacıklar görmek sık karşılaşılan bir belirtidir. Bazen ışık parlamaları veya ani ışık çakmaları da yaşayabilirsiniz. Özellikle etkilenen gözde görme alanında boşluklar veya eksik bölümler fark edebilirsiniz.
Görme keskinliğiniz ciddi şekilde etkilenebilir. Yoğun bulanık görme ve ilerleyici görme kaybı gelişebilir. Görüşünüzün yanındaki nesneleri görme yeteneğinizde azalma olabilir. Merkezi görmeyle ilgili bir bölge etkilenmişse görmede ani azalma yaşanabilir.
Tek veya Çift Taraflı Belirtiler
Panüveit bir gözünüzde ortaya çıkabileceği gibi iki gözünüzü de aynı anda etkileyebilir. Üveit genellikle iki gözü de tutar. Ancak bazı durumlarda tek gözde başlayıp daha sonra diğer göze yayılabilir.
Belirtiler ani bir şekilde kendini gösterebilir veya birkaç gün içinde yavaş yavaş gelişebilir. Hastalık merkezi görmeyle ilgili bir bölgeyi etkilemişse ani şekilde görmede azalma yaşanır.
Acil Müdahale Gerektiren Durumlar
Panüveit acil müdahale gerektiren bir hastalıktır. Erken tanı ve tedavi, görme kaybının önlenmesi açısından hayati önem taşır. Gözdeki belirtiler ani başlayıp hızla kötüleşebilir.
Şu durumlarda vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmanız gerekir: Ani ve şiddetli görme kaybı, merkezi görmenin etkilenmesi, yoğun göz ağrısı ile birlikte kızarıklık, ilerleyici görme bozuklukları. Tedavi edilmediğinde kalıcı körlükle sonuçlanabilir. Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında acilen üveit konusunda deneyimli bir göz doktoruna başvurmanız şarttır.
Panüveit Nedenleri ve Risk Faktörleri
Birçok farklı neden panüveit gelişimine zemin hazırlar. Bazı durumlarda altta yatan sebep net bir şekilde belirlenirken, vakalar incelendiğinde yaklaşık %30 oranında kesin neden saptanamaz. Bu durumlarda hastalık idiyopatik olarak tanımlanır.
Enfeksiyonlar
Bakteri, virüs, mantar ve parazit kaynaklı enfeksiyonlar panüveit vakalarının önemli bir kısmını oluşturur. Toksoplazma en sık görülen enfeksiyöz panüveit nedenidir ve bunu herpes enfeksiyonu takip eder. Bakteriyel panüveitler daha nadir görülür, ancak sifiliz, tüberküloz ve lyme hastalığı gibi durumlar ciddi tablolara yol açabilir.
Tüberküloz panüveitinin sıklığı bölgesel farklılıklar gösterir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda %0,3 oranında bildirilmiştir. Özellikle HIV enfeksiyonundaki artışla birlikte sifiliz görülme sıklığında son yıllarda artış yaşanmaktadır. Herpes virüsleri, CMV retiniti ve toksoplazmozis gibi paraziter hastalıklar da göz dokularında iltihaplanmaya neden olabilir.
Göz travması sonrasında gelişen endoftalmi vakalarında penetran yaralanmalarda %3 ila %30 oranında ciddi panüveit ortaya çıkabilir. Bakteri inokülasyonuna bağlı gelişen bu durum acil tedavi gerektirir.
Otoimmün Hastalıklar
Bağışıklık sistemi hastalıkları panüveitin önde gelen nedenlerindendir. Behçet hastalığı ülkemizde en yaygın panüveit sebebidir. Ankilozan spondilit, sarkoidoz, romatoid artrit ve psöriatik artrit gibi romatizmal durumlar da panüveite yol açar.
İnflamatuar barsak hastalıkları olan Crohn hastalığı ve ülseratif kolit, sistemik lupus eritematozus ile Vogt Koyanagi Harada hastalığı diğer önemli otoimmün nedenler arasındadır. Bu hastalıklarda bağışıklık sistemi yanlışlıkla göz dokularını hedef alır.
HLA-B27 genetik değişikliğini taşımak hem panüveit hem de iltihaplı romatizma hastalıkları için risk faktörü oluşturur. Dolayısıyla aynı ailede birden fazla kişide bu durumların görülme olasılığı artar.
Göz Yaralanmaları ve Travmalar
Göze alınan darbeler veya cerrahi işlemler sonrası gelişen iltihaplanma panüveitin diğer önemli nedenlerindendir. Kirli yara, uzaklaştırılmayan göz içi yabancı cisim, lens kapsül yırtığı ve gecikmiş onarım yaralanma sonrası panüveit gelişimi ile ilişkili faktörlerdir.
Bazen gözde klinik bulgu vermeyen, spontan kapanan küçük bir yara bile ciddi panüveite neden olabilir. Ağaç dalı gibi organik materyaller veya ince dikenlerle olan yaralanmalar sonrasında Staphylococcus epidermidis gibi bakteriler göz içine girerek enfeksiyon geliştirebilir.
İdiyopatik Panüveit
Dikkatli bir araştırma yapılmasına rağmen vakaların yaklaşık %30’unda kesin neden belirlenemez. Bu durumlar idiyopatik panüveit olarak sınıflandırılır. Genetik yatkınlık bazı kişileri panüveite daha yatkın hale getirir.
İlaç Kullanımı ve Diğer Nedenler
Bazı ilaçlar göz dokularında iltihaplanmaya ve panüveit oluşmasına sebep olabilir. Bağışıklık sistemini etkileyen ilaçlar, kemoterapi ajanları ve bazı biyolojik tedaviler panüveit riskini artırabilir. Nadiren antibiyotikler, antiviral ilaçlar ve göz tansiyonu damlaları da bu duruma yol açabilir.
Bunlara ek olarak, sarkoidoz, lenfoma gibi bazı kanserler ve toksik maddelere maruz kalma da panüveit gelişimine neden olabilir.
Panüveit Teşhisi Nasıl Konur?
Doğru panüveit teşhisi, deneyimli bir göz doktorunun kapsamlı değerlendirmesini gerektirir. Teşhis süreci standart bir algoritma izlemez ve her hastanın kliniğine göre belirlenir.
Göz Muayenesi ve İlk Değerlendirme
Doktorunuz öncelikle ayrıntılı hikayenizi alır ve dikkatli bir göz muayenesi yapar. Görme keskinliğiniz ölçülür ve göz bebeklerinizin ışığa tepkisi değerlendirilir. Göz içi basıncınız tonometri ile ölçülür.
Biyomikroskop (yarık lamba) muayenesi tanı için en önemli adımdır. Bu araç gözünüzün ön kısmındaki iltihap hücrelerini (Tyndall) gösterir. Ardından göz bebeğiniz genişletilir ve oftalmoskop ile gözün arka kısmı incelenir. Retina, damarlar ve diğer iç yapılar detaylı şekilde değerlendirilir.
Bazı durumlarda gözün ön kısmındaki sıvının akışını incelemek için gonyoskopi yapılır. Deneyimli bir hekim bazı panüveit tiplerini sadece muayene ile tanıyabilir.
Görüntüleme Testleri
Optik koherens tomografi (OCT) gözün retina ve koroid katmanlarının görüntülenmesini sağlar. Bu test makula ödemi gibi komplikasyonları değerlendirmek için kullanılır. Floresein anjiyografi (FFA) retina damarlarını inceleyerek vaskülit ve diğer damar problemlerini ortaya koyar. İndosiyanin yeşili anjiyografi (ICG) koroidal tutulumu gösterir.
Göz ultrasonu gözün iç yapılarının detaylı görüntülenmesine yardımcı olur. Özellikle yoğun bulanıklık varsa bu yöntem faydalıdır. Bazı vakalarda bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi ileri görüntüleme yöntemleri gerekebilir.
Laboratuvar Testleri
Altta yatan nedeni bulmak için kan tahlilleri istenir. HLA-B27, CRP, sedimantasyon gibi testler romatizmal hastalıkları araştırmak için yapılır. Behçet testleri ve enfeksiyon serolojileri de önemlidir.
Moleküler testler giderek daha sık kullanılmaktadır. Varisella-zoster virüsü (VZV), herpes simpleks virüsü (HSV) ve sitomegalovirüs (CMV) testleri enfeksiyonu ekarte etmek için yapılır. Özellikle ön kamara örneğinden alınan numunelerde yüksek verim elde edilir.
Altta Yatan Nedenlerin Araştırılması
Sistemik hastalık şüphesi varsa ilgili vücut muayenesi ve testleri gerekir. Enfeksiyon hastalıkları ile romatolojik hastalıklar başlıca araştırılması gereken gruplardır. Akciğer grafisi sarkoidoz ve tüberküloz için çekilir.
Doktorunuz sizi romatoloji uzmanına yönlendirebilir. Bazı durumlarda nöroloji, göğüs hastalıkları veya enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına konsültasyon gerekebilir[192]. Bazen altta yatan hastalığın tanınması çok zor olabilir ve yıllar sonra panüveit nedeni ortaya çıkabilir.
Panüveit Tedavisi Nasıl Yapılır?
Panüveit tedavisi, iltihabı hızla kontrol altına alarak görme kaybını önlemeyi hedefler. Tedavi yaklaşımı hastalığın şiddeti ve altta yatan nedene göre belirlenir.
Kortikosteroid Tedavisi
Kortizon içeren ilaçlar panüveit tedavisinin temel taşıdır. Gözdeki iltihabı güçlü bir şekilde baskılayan bu ilaçlar farklı şekillerde uygulanır.
Topikal steroid damlaları özellikle ön üveitte kullanılır. Damla tedavisi yeterli olmazsa akut dönemde ağızdan kortizon tedavisi gerekli olabilir. Sistemik kortikosteroidler arka veya panüveiti olan hastalara verilir. Göz bebeğini genişletici damlalar yapışıklıkları önlemek ve ağrıyı azaltmak amacıyla kortikosteroid tedavisiyle birlikte kullanılır.
Daha şiddetli vakalarda göz çevresinden kortikosteroid enjeksiyonu veya intravitreal enjeksiyonlar uygulanabilir. Bazı durumlarda yavaş salınımlı kortizon içeren implantlar göz içine yerleştirilebilir. Bu implantlar 3-6 ay boyunca ilacı serbest bırakır.
Kortizon tedavisinde dikkat edilmesi gereken nokta ilacın aniden kesilmemesidir. Doktorunuz ilaç dozunu hastalığın durumuna göre yavaş yavaş azaltır. Ani kesme durumunda hastalık çok daha şiddetli bir şekilde alevlenebilir.
Altta Yatan Hastalığın Tedavisi
Panüveit nedeni bir enfeksiyon ise antibiyotik, antiviral veya antifungal ilaçlar kullanılır. Örneğin tüberküloz enfeksiyonu nedeniyle panüveit gelişen bir hastada üveit tedavisiyle birlikte tüberküloz tedavisi yapılmalıdır.
Kortizon tedavisine yanıt vermeyen veya tekrarlayan vakalarda bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar devreye girer. Metotreksat, azatioprin ve siklosporin gibi immünsupresifler özellikle kronik panüveitlerde kullanılır. Bu ilaçlar bağışıklık sistemini düzenleyerek iltihabı kontrol altına alır.
Son dönemlerde biyolojik ajanlar yaygın şekilde kullanılmaktadır. Adalimumab gibi biyolojik ilaçlar Behçet hastalığı ve romatizmal panüveitlerin uzun dönem tedavisinde etkilidir. İnfliksimab hem yetişkin hem çocuklarda ön ve arka üveitlerde kullanılır.
Komplikasyonların Tedavisi
Panüveit seyri sırasında gelişen komplikasyonlar cerrahi müdahale gerektirebilir. Katarakt gelişmişse ameliyat ile tedavi edilir. Glokom durumunda göz tansiyonunu düşürmek için cerrahi yapılabilir.
Vitrektomi ameliyatı göz içi iltihapların temizlenmesi ve komplikasyonların giderilmesi amacıyla kullanılan yaygın bir yöntemdir. İlaçla tedaviye yanıt alınamayan kistoid makula ödemli hastalara da vitrektomi uygulanabilir.
Tedavi Süreci ve Takip
Düzenli kontroller panüveit tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. İlk tedavi döneminde haftalık kontroller yapılır. Hastalık stabil hale geldikçe kontrol aralıkları aylık veya 3-6 aylık periyotlara uzar.
Takip sürecinde göz içi basıncı ölçümü, katarakt gelişimi kontrolü, retina değerlendirmesi ve görme keskinliği testleri yapılır. İlaçların yan etkilerini kontrol etmek için kan tahlilleri istenir.
İyileşme Süreci ve Beklentiler
İyileşme hızı hastalığın şiddetine ve yerleşim yerine bağlıdır. Arka üveitler ön üveitlere göre daha yavaş iyileşir. Uygun tedaviyle iki ila beş hafta içinde iyileşme görülebilir. Daha şiddetli vakaların tedavisi aylar veya yıllar alabilir.
Erken tanı ve uygun tedavi ile prognoz oldukça iyidir. Ancak panüveit tekrarlayabilen bir hastalıktır. Dolayısıyla başarılı tedavi sonrası belirtiler tekrarlarsa vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmanız gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hastaların zihninde panüveit hakkında birçok soru belirir. Bu sorular hastalığın seyri ve tedavi süreci ile ilgili endişeleri yansıtır.
Panüveit tamamen iyileşir mi?
Enfeksiyona bağlı panüveit vakaları tedaviyle kalıcı olarak ortadan kalkabilir. Ancak otoimmün veya kronik nedenli panüveitlerde hastalık tamamen geçmeyebilir. Altta yatan neden kronik bir hastalıksa, tedavi ile kontrol altına alınır ve uyku dönemine (remisyon) girer. Erken teşhis ve doğru tedaviyle görme kaybı riski büyük ölçüde azaltılabilir.
Panüveit tedavisi ne kadar sürer?
Tedavi süresi hastalığın gözün hangi bölgesini tuttuğu, şiddeti ve altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Hafif vakalar birkaç hafta içinde iyileşebilir. Daha şiddetli vakaların tedavisi aylar veya yıllar alabilir. Üveitin nedeni ve yarattığı hasara bağlı olarak tedavinin ömür boyu sürmesi de gerekebilir. Üveit atakları sekiz hafta sürebilir ve tedavi ile altı-sekiz hafta arasında iyileşebilir.
Panüveit bulaşıcı mıdır?
Panüveit bulaşıcı değildir. Hastalık kişiden kişiye bulaşmaz. Ancak tüberküloz, sifiliz gibi enfeksiyona bağlı gelişen panüveitlerde üveitin kendisi değil ama altta yatan enfeksiyon bulaşabilir. Dolayısıyla panüveit tanısı alan bir kişiyle temas etmek sizde de panüveite neden olmaz.
Panüveit tekrarlar mı?
Evet, panüveit tekrarlayabilen ve kronik bir seyir gösterebilen bir hastalıktır. Zaman zaman alevlenmeler yani ataklar olabilir. Altta yatan sistemik hastalıklar (Behçet hastalığı, sarkoidoz, ankilozan spondilit) varsa, üveit zaman zaman tekrarlayabilir. Tedaviye geç başlanması veya yetersiz tedavi, hastalığın kontrol altına alınamamasına ve ataklara neden olabilir. Hastaların %5’inde aynı gözde tekrarlama görülürken, %15-20’sinde 5 yıl içinde nüks yaşanır.
Panüveit kalıcı görme kaybına neden olur mu?
Tedavi edilmediği takdirde panüveit kalıcı görme kaybına ve körlüğe neden olabilir. Erken teşhis ve tedavi ile panüveit genellikle görme kaybına neden olmaz. Ancak tedavi edilmezse veya tekrarlayan ataklar yaşanırsa kalıcı görme kaybına yol açabilir. Özellikle ilk muayene için geç kalınması halinde kalıcı görme kaybı gelişebilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmanız hayati önem taşır.
Panüveit tedavisinde evde neler yapılabilir?
Panüveit tedavisi mutlaka doktor gözetiminde yapılmalıdır. Kendi kendine geçmesini beklemek veya geleneksel yöntemler kullanmak durumu kötüleştirebilir. Doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli kullanmanız ve kontrol randevularına gitmeniz gerekir. Gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının ve güneş gözlüğü takarak ışık hassasiyetinizi azaltabilirsiniz. Stres üveit riskini artıran faktörlerden biridir, dolayısıyla stres yönetimine dikkat edin.
Özetle Panüveit
Panüveit gözünüzün tüm katmanlarını etkileyen ciddi bir hastalıktır. Erken teşhis hayati öneme sahiptir. Göz ağrısı, kızarıklık veya bulanık görme gibi belirtiler fark ettiğinizde vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmanız gerekir.
Doğru tedavi ile hastalık kontrol altına alınabilir ve görme kaybı önlenebilir. Ancak tedaviye geç başlamak kalıcı sonuçlara yol açabilir. Doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli kullanın ve kontrol randevularınızı aksatmayın.
Hastalık tekrarlayabilir, bu nedenle tedavi sonrası da dikkatli olmanız önemlidir. Gözlerinizin sağlığını korumak için belirtileri tanımanız ve hemen harekete geçmeniz gerekir.
Panüveit, gözün uvea tabakasının tamamını etkileyen ciddi bir iltihap türüdür. Belirtileri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgi edinin. Erken teşhis ve tedavi önemlidir.
