Yükleniyor...
genel surgery

Güvenli Cerrahi

Yılların bize verdiği eşsiz tecrübeyi, hastanemizin tüm alanlarında sorunsuz uygulayarak, sağlık sorunlarını en kısa zamanda çözüme kavuşturma hizmetini sunmaktayız.

Ameliyathanelerimiz ve Güvenli Cerrahi

Hastanemizde, yılların bize verdiği eşsiz tecrübeyi, tüm alanlarda sorunsuz uygulayarak, sağlık sorunlarını en kısa zamanda çözüme kavuşturma hizmetini sunmaktayız. Hisar Hospital olarak, tüm branşlarda modern tıbbi donanıma sahip hasta ve çalışan güvenliğini sağlayan ameliyathanelerimizde hizmet veriyoruz.

Ameliyathanelerimizdeki merkezi sterilizasyon sistemi, havalandırma sistemi ve kullanılan en son teknolojik cihazlar hasta güvenliği için ideal koşullar oluşturmaktadır. Mikroskobik, endoskopik artroskopik, laparoskopik cerrahi operasyonlarını da içeren tüm ameliyatlar ameliyathanelerimizde başarıyla uygulanmaktadır.

Ameliyathanelerimizde hangi ameliyatları yapıyoruz?

  • Algoloji
  • Beyin Cerrahi
  • Çocuk Cerrahisi
  • Gastroenterolojik Cerrahi
  • Genel Cerrahi
  • Göğüs Cerrahi
  • Göz
  • Jinekoloji ve Obstetrik
  • Kardiyovasküler Cerrahi
  • KBB
  • Onkolojik Cerrahi
  • Ortopedi ve Travma
  • Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi
  • Üroloji
  • Yenidoğan Cerrahisi

Güvenli Cerrahi Nedir?

Bir ameliyatın en iyi koşullarda gerçekleşmesini ön planda tutuyor ve ekip çalışmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde ve dünyada ameliyat tekniklerinin gelişmesi ile güvenli cerrahi işlem uygulamaları zorunlu bir hale gelmiştir. Dolayısı ile en zor ve sorunlu kompleks ameliyatların daha güvenle yapılması için bir çok önlem alınması gerekir. Bu da hem hasta hem hekim için cerrahi travma oranın düşürülmesi, daha güvenli operasyon ve daha az komplikasyon gibi avantajlar getirmektedir.

Güvenli Cerrahide Uygulama Alanları

Yanlış alan, yanlış işlem ve yanlış hasta cerrahisinden kaynaklanan ciddi hasta yaralanmaları ve advers ve sentinel olaylar hastaneler için bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Bu tür hatalar; cerrahi/invazif işlemi gerçekleştiren ekibin üyeleri arasında etkisiz veya yetersiz iletişimden, işlem alanının işaretlenmesine yönelik bir sürecin olmamasından ve sürece hastanın ortak ettirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunlara ek olarak; hastanın yetersiz değerlendirilmesi, tıbbi kayıtların yeterli ölçüde gözden geçirilmemesi, cerrahi ekip üyeleri arasında açık bir iletişimi destekleyen bir kültürün olmayışı, hatalara sıklıkla katkıda bulunan diğer faktörlerdir.

Hastanemizde Dünya Sağlık Örgütü ve JCI standartları doğrultusunda bu konu üzerinde oldukça detaylı çalışmalar yapılmıştır.

Her ameliyat öncesi 8 ana basamakta kritik kontroller yapılmaktadır;

  • Hastanın kimliğinin doğru belirlenmesi,
  • Alan İşaretleme,
  • Ameliyat öncesi klinik kontrol,
  • Hasta İstemi,
  • Ameliyathane Hasta Teslimi,
  • Anestezi Klinik Kontrol,
  • Time Out,
  • Sing Out,

Time-out işlemi; ameliyat/girişim başlamadan hemen önce, tüm ekip üyelerinin hazır bulunarak;

a)   Hastanın doğru kişi olduğu

b)   Yapılacak işlemin doğru olduğu

c)   Cerrahi/invazif işlem alının doğru olduğu konusunda mutabakat sağlaması ve süreci kayıt altına almasıdır.

Sign-out işlemi; Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Güvenli Cerrahi Kontrol Formunda, hasta işlemin gerçekleştirildiği alandan ayrılmadan önce gerçekleştirilmesinin gerekliliği bildirilen bir işlemdir. Sign-out esnasında;

a)  Kaydedilen/yazılan cerrahi/invazif işlemin ismi

b)   Enstrüman, spanç ve iğne sayımlarının tamamlandığı (şayet söz konusuysa) konusunda mutabakat sağlanıp süreç kayıt altına alınır.

Joint Commission’ın (ABD) Universal Protocol for Preventing Wrong Site, Wrong Procedure, Wrong Person Surgery™ (Yanlış Taraf, Yanlış İşlem, Yanlış Hasta Cerrahisinin Önlenmesine Yönelik Evrensel Protokol) adlı çalışması, kısmen her zaman doğru hastanın, doğru işlemin ve doğru alanın belirlenmesi hedefine yönelik çeşitli stratejilerin kullanılması prensibine dayanmaktadır.

Düşük Akımlı Anestezi ve Güvenli Cerrahi

Düşük Akım Anestezi

 

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ve anestezi uzmanlarının tecrübeleri sayesinde anestezi uygulamalarında yeni ufuklar oluşmaya başlamıştır. Düşük akımlı anestezi bu uygulamalardan bir tanesidir. Düşük akım yıllar önce keşfedilmiş bir genel anestezi şekli olmasına rağmen, yüksek teknolojili anestezi cihazları gerektirdiği için uzun yıllar kendisine uygulama alanı bulamamıştır. Özellikle 2000’li yıllardan sonra teknolojisi yüksek anestezi cihazları ile birlikte güncelliğini kazanmaya başlamıştır.

 

Düşük akımlı anestezi uygulaması bir genel anestezi uygulama şeklidir. Genel anestezi için kullanılan taze gaz akımını 4-5 lt/dk’ dan, 0.4-0.5 lt/dk akıma indirilmeesi yöntemidir.

 

Neden düşük akımlı anestezi uygulanması gerektiğini şu üç başlıkta belirtebiliriz;

 

  1. Hasta dostu anestezi uygulaması,
  2. Çevre dostu anestezi uygulaması,

Hasta Dostu Anestezi Uygulaması

Düşük akımlı anestezi uygulaması için teknolojisi yüksek, hasta güvenliği ön planda olan iyi bir anestezi cihazı ve hasta başı monitörü gereklidir.

 

 

Çevre Dostu Anestezi Uygulaması

4-5 lt/dk taze gaz akımı ile anestezi uygulaması yaptığımızda sevofuran, desfluran ve Azotprotoksit gibi solunum yolu ile hastaya verdiğimiz uyutucu gazların %75-80’i atık gaz sistemi ile atmosfere atılmaktadır. Atmosferde bu gazlar 3 yıldan 100 yıla kadar kalabilmektedir. Bu da ciddi bir hava kirliliğine neden olmakta ve atmosfere zarar vermektedir. Düşük akım anestezi yöntemi uygulandığında ise bu atık gazlar neredeyse sıfıra inmektedir.