Sekonder katarakt, katarakt ameliyatı sonrası hastaların %20 ila %50’sinde 5 yıl içinde görülebilen bir durumdur. Ancak endişelenmenize gerek yok. Aslında, bu durum katarakt tekrarlar mı sorusunun cevabı değildir. Sekonder katarakt nedir sorusuna kısaca yanıt vermek gerekirse, gerçek bir katarakt değil, ameliyat sonrası doğal iyileşme sürecinin bir sonucudur.
Bu yazıda sekonder katarakt nedenleri, belirtileri ve özellikle YAG lazer ile yapılan katarakt tedavisi yöntemlerini sizler için detaylıca açıklayacağız.
Sekonder Katarakt Nedir?
Katarakt ameliyatından sonra göz içine yerleştirilen yapay lens üzerinde gerçek anlamda yeniden katarakt oluşamaz. Yapay lens plastikten veya başka sentetik malzemelerden yapılır ve doğal göz merceği gibi opaklaşmaya uğramaz. Ancak ameliyat sırasında, yapay lensin yerinde durabilmesi için mercek kapsülünün arka zarı bilerek yerinde bırakılır.
Bu arka zar, ameliyat sonrası yaklaşık 6 ay boyunca yapay lensin göz içindeki pozisyonunu korumasına yardımcı olur. Lensin bacakları bu sürede göz dokusuna yapışır ve zarın görevi tamamlanır. Zamanla bu arka kapsülde kalan lens epitel hücreleri çoğalmaya başlar. Hücreler çoğaldıkça kapsül kalınlaşır ve saydam yapısını kaybeder.
Bu duruma tıbbi dilde “arka kapsül opasifikasyonu” denir, halk arasında ise “lens kirlenmesi” veya “sekonder katarakt” olarak bilinir. Aslında yeni bir katarakt oluşumu değil, ameliyatta bırakılan zarın kalınlaşması ve bulanıklaşmasıdır. Bu süreç ameliyattan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir.
Katarakt Tekrarlar mı?
Katarakt ameliyatı geçiren hastaların çoğu “katarakt yine mi oluştu?” diye düşünür. Yanıt açıkça hayır. Ameliyatla çıkarılan doğal mercek bir daha geri gelmez. Yapay göz içi lensi plastikten olduğu için tekrar katarakt gelişemez.
Görmedeki bozulma, lensin kendisinden değil arkasında kalan kapsülden kaynaklanır. Dolayısıyla sekonder katarakt cerrahi başarısızlık anlamına gelmez. Doğal iyileşme sürecinin bir sonucudur ve kolayca tedavi edilir.
Tek gözde katarakt ameliyatı olduysanız, ilerleyen dönemde diğer gözde de birincil katarakt gelişebilir. Bu durum ise yapay lensten bağımsız, karşı gözdeki doğal merceğin yaşlanma süreciyle ilgilidir.
İkincil Katarakt ile Birincil Katarakt Arasındaki Fark
Birincil katarakt, ameliyat olmamış kişilerde doğal göz merceğinin yaşlanma veya başka nedenlerle opaklaşmasıdır. Genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. İkincil katarakt ise ameliyattan sonra, geride kalan arka kapsül üzerinde oluşan opaklaşmadır.
Kaynak açısından bakıldığında, birincil katarakt merceğin kendi dokusundaki bozulmadır. İkincil katarakta ise mercek zaten çıkarılmış, sorun kapsül zarındaki hücresel çoğalmadır.
Tedavi yöntemleri de farklıdır. Birincil kataraktın kesin tedavisi ameliyattır. İkincil katarakt ise çoğunlukla YAG lazer kapsülotomi ile tedavi edilir, cerrahi gerektirmez. Bu nedenle ikincil kataraktın tedavisi çok daha basit ve hızlıdır.
Zamanlama açısından, birincil katarakt ameliyatla tedavi edildikten sonra aynı doğal merceğin tekrar opaklaşması mümkün değildir. Ancak ikincil katarakt ameliyattan sonraki aylarda veya yıllarda ortaya çıkabilir.
Sekonder Katarakt Nedenleri ve Risk Faktörleri
Sekonder katarakt oluşumunun ardında birden fazla neden bulunur. Bu nedenler hem ameliyat süreciyle hem de hastanın kendi özellikleri ile ilgilidir.
Ameliyat Sonrası Kapsül Hücrelerinin Çoğalması
Katarakt ameliyatı sırasında göz merceği çıkarılırken, mercek kapsülü üzerindeki bazı hücreler gözde kalabilir. Bu hücrelere “lens epitel hücreleri” denir. Cerrah ameliyat sırasında bu hücreleri temizlemeye çalışır, ancak mikroskobik düzeyde bazı hücreler kapsülün köşelerinde saklanmış halde kalır.
Ameliyattan sonra gözünüzdeki doğal iyileşme süreçleri devreye girer. Bu dönemde lens epitel hücreleri aktif hale gelip çoğalmaya başlar. Hücreler arka kapsül üzerinde ince bir zar oluşturur. Transforming growth factor-beta gibi büyüme faktörleri bu süreçte rol oynar. Vücudunuz doku iyileşmesi için bu maddeleri salgılar, ancak gözde istenmeyen opaklaşmalara yol açabilirler.
Hücreler göç ettikçe ve çoğaldıkça kapsül kalınlaşır. Zamanla saydam yapısını kaybeder ve görmeniz yeniden bulanıklaşır. Bu süreç geciktirilebilir ancak tamamen önüne geçilemez.
Yaş ve Hücre Aktivitesi
Yaşınız sekonder katarakt gelişim hızını doğrudan etkiler. Genç hastalarda hücre yenilenmesi ve çoğalması çok daha hızlıdır. Dolayısıyla ameliyat sonrası gözde kalan hücreler daha aktif şekilde çoğalır.
Özellikle çocukluk çağı katarakt ameliyatlarında ikincil katarakt neredeyse kaçınılmaz derecede sık görülür. Pediatrik hastalarda YAG lazer kapsülotomi uygulamasının %41 oranında tekrarlayan opasiteler gibi sorunlar gelişebildiği bildirilmiştir.
İleri yaşta ameliyat olan kişilerde ise doğal mercek hücreleri daha az aktiftir. Bu nedenle yaşlı hastalarda sekonder katarakt daha nadir veya daha geç ortaya çıkabilir. Ancak her yönüyle sağlıklı kişilerde de arka kapsül kesafeti katarakt ameliyatı sonrasında ortaya çıkabilir.
Diyabet ve Diğer Sistemik Hastalıklar
Şeker hastalığı sekonder katarakt riskini artıran önemli faktörlerden biridir. Diyabetli hastalarda AKK daha sık görülmektedir. Kontrolsüz şeker hastalığında glikoz seviyeleri yükselir, bu da göz sıvısındaki ve mercekteki şeker seviyelerini artırır.
Merceğinizde glikozu sorbitol adlı maddeye dönüştüren bir enzim bulunur. Sorbitol biriktiğinde hücreleri etkiler ve göz içi iyileşme sürecini değiştirir. Diyabet ayrıca yara iyileşmesini ve inflamasyon düzeyini etkileyerek riski artırabilir.
Kortizon tedavisi altında olan kişilerde de katarakt sık gelişir. Üveitli gözlerde, retinitis pigmentozalı hastalarda ve travmatik kataraktlarda sekonder katarakt riski daha yüksektir.
Kullanılan Lens Tipi ve Ameliyat Tekniği
Ameliyatta kullanılan yapay lensin tipi önemli rol oynar. Hidrofobik göz içi mercekleri konulan hastalarda, silikon ve polimetil metakrilat lensi konulan hastalara göre daha az arka kapsül kesafeti geliştiği bildirilmiştir. Hidrofobik maddelerden yapılan kaliteli mercekler arka kapsüle iyi yapışır ve kirlenmeye pek izin vermez.
Modern cerrahi yöntemler ve kenarları keskin yapay lensler, lens epitel hücrelerinin arka kapsüle göç etmesini engelleyebilir. Cerrahın deneyimi ve ameliyat sırasında kapsül temizliğinin ne derece titiz yapıldığı da riski belirler. Kaliteli merceklerde ortalama 2 ile 4 yıl arasında, bazen 10 yıl sonra bile kirlenme görülmeyebilir.
Sekonder Katarakt Belirtileri Nelerdir?
Ameliyattan aylar veya yıllar sonra görmenizde yeniden değişiklikler fark edebilirsiniz. Bu değişiklikler çoğunlukla yavaş gelişir, bu nedenle ilk başta gözden kaçabilir. Ancak zamanla belirtiler belirginleşir ve günlük yaşamınızı etkilemeye başlar.
Görmede Bulanıklık ve Puslanma
Sekonder kataraktın en sık görülen belirtisi görmede bulanıklıktır. Hastalar bunu genellikle “sanki gözümün önünde ince bir tül perde var” veya “gözlüğüm kirliymiş gibi hissediyorum ama temizlesem de düzelmiyor” şeklinde tarif eder. Ameliyattan sonra net görmeye alışan gözleriniz, zaman geçtikçe yeniden bir puslanma yaşar.
Bu bulanıklık pencerenizin camlarının zamanla kirlenmesine benzer. Başta billur gibi olan görüntü, artık dış dünyanın netliğine bir perde indirir. Hem yakın hem de uzak mesafelerde netlik kaybolur. Örneğin gazete okumada veya araba kullanmada yeniden zorlanmaya başladığınızı hissedebilirsiniz.
Gözlük numaralarınız sık sık değişiyormuş gibi de hissedebilirsiniz. Ancak yeni gözlük yaptırsanız bile sorun düzelmez, çünkü bulanıklığın kaynağı gözlük numarası değil arka kapsüldeki opaklaşmadır.
Işığa Karşı Hassasiyet ve Kamaşma
Işık kaynağına baktığınızda dağılma, parlama ya da hale görürsünüz. Özellikle geceleri araba farları ve sokak lambaları etrafında halkalar görme yaşanabilir. Bu halolar, ışık kaynaklarını olduğundan daha parlak ve yayvan gösterir. Dolayısıyla gece sürüşü birçok kişi için sıkıntılı hale gelir.
Parlak güneş ışığında veya parlak aydınlatmalarda gözleriniz kamaşır. Gözlerinizi kısma isteğiniz artar. Gündüz arabayla seyahat etmek bile rahatsız edici olabilir. Florasan ışıklar altında çalışmak yorucu gelmeye başlar.
Okuma ve Gece Görüşünde Zorluk
Özellikle ince işlerde netlik kaybı hissedersiniz. İğneye iplik geçirmek, küçük yazıları okumak gibi detay gerektiren işler zorlaşır. Kitap okurken veya telefon ekranına bakarken gözleriniz çabucak yorulur.
Gece görüşünüzde belirgin zorluk başlar. Karanlık ortamlarda nesneleri seçmek güçleşir. Bulanık görmek veya netleştirmeye çalışmak gözünüzü ve beyninizi fazladan yorar. Zaman zaman göz çevresinde gerginlik, baş ağrısı ve odaklanma problemleri gelişebilir.
Renk Algısında Değişiklik
Renkler soluk ve canlılığını kaybetmiş şekilde algılanır. Bir zamanlar canlı gördüğünüz renkler, artık daha mat ve donuk görünebilir. Sevdiğiniz bir tablonun renkleri eskisi gibi çarpıcı gelmeyebilir. Kıyafetlerin renk tonlarını seçmekte zorlanabilirsiniz.
Bu durum bazen fark edilmese de özellikle sanatla ilgilenen ya da renk duyarlılığı yüksek kişiler bu farklılığı rahatlıkla hissedebilir. Ayrıca nadir de olsa çift görme ortaya çıkabilir. Aynı görüntünün hafif kaymış iki kopyasını tek gözle bile görme durumu gelişebilir.
Sekonder Katarakt Teşhisi ve Tedavisi
Doktorunuz şikayetlerinizi dinledikten sonra kapsamlı bir göz muayenesi yapar. Bu süreç birkaç temel adımdan oluşur.
Göz Muayenesi ve Tanı Yöntemleri
Görme keskinliği testinde gözlükle veya gözlüksüz ne kadar net gördüğünüz ölçülür. Ameliyat sonrası ulaştığınız netlik düzeyi ile güncel durumunuz karşılaştırılır. Biyomikroskop muayenesinde göz bebeğiniz damla ile büyütülür. Hekim, yapay lensin duruşunu ve arka kapsüldeki bulanıklık miktarını yüksek büyütme altında inceler. Bu muayene sekonder katarakt teşhisinin kritik aşamasıdır.
Fundus muayenesinde retina ve optik sinir kontrol edilir. Arka kapsül çok opaksa bu muayene zorlaşabilir, ancak görme bozukluğunun başka nedenleri de olabileceğinden retina değerlendirmesi gereklidir. Retroillumination yönteminde göze ışık gönderilerek opak alanlar daha belirgin hale getirilir. Gerekirse optik koherens tomografi gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır.
YAG Lazer Kapsülotomi Nedir?
YAG lazer kapsülotomi sekonder katarakt tedavisinin altın standardıdır. Bu yöntem, arka kapsülde oluşmuş opak bölgeye küçük bir pencere açar. Böylece ışık tekrar net şekilde retinaya düşer. İşlem ameliyat değildir, poliklinik ortamında birkaç dakika içinde tamamlanır. Dikiş, kesi ya da pansuman gerektirmez.
YAG Lazer İşlemi Nasıl Uygulanır?
Önce göz bebeğiniz damlalar ile büyütülür. Ardından uyuşturucu damla damlatılır, dolayısıyla ağrı hissetmezsiniz. Muayene koltuğuna oturur, çenenizi ve alnınızı cihaza yerleştirirsiniz. Doktorunuz arka kapsüle odaklama yapar ve lazer atışları ile arka kapsül buharlaştırılır. İşlem ortalama 2-3 dakika sürer. Genellikle 5-15 arası lazer atışı uygulanır.
Gözünüze hiçbir alet temas etmez, bu da enfeksiyon riskini en aza indirir. Sadece birkaç saniyelik ışık parlamaları hissedersiniz. İşlem sonrasında göz kapatılmaz.
Tedavi Sonrası İyileşme Süreci
Görme netliği genellikle aynı gün veya birkaç saat içinde belirgin şekilde artar. İlk 6 saat bulanık görebilirsiniz, ancak sonrasında görme seviyeniz işlem öncesinden daha iyi hale gelir. Genellikle 1 ya da 2 göz damlası reçete edilir ve 4-5 gün kullanılması istenir.
Gözünüzün önünde birkaç gün uçuşmalar görebilirsiniz. Bunlar parçalanan arka kapsül parçaları eriyene kadar devam eder, ancak birkaç gün içinde ortadan kaybolur. Hastalar ertesi gün normal yaşantılarına dönebilir. Arka kapsül bir kez lazerle eritildikten sonra tekrar oluşmaz.
Tedavinin Riskleri ve Komplikasyonları
YAG lazer kapsülotomi oldukça güvenilir bir işlemdir. Ancak nadir de olsa komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Göz içi basıncı yükselmesi %1,8 oranında görülür. Üveit %0,74, makula ödemi %0,74, makula deliği %0,33, kornea ödemi %0,25, retina dekolmanı %0,16 ve retina yırtığı %0,08 oranında gelişebilir.
Retina dekolmanı riski yaklaşık %1’dir, ancak YAG lazer kapsülotomisi sonrasında bu risk yaklaşık %2’ye çıkar. Özellikle yüksek miyop gözlerde dikkatli olunmalıdır. Ani görme kaybı veya şiddetli ağrı yaşarsanız hemen doktorunuza başvurmanız gerekir.
Sekonder Katarakt Önleme Yöntemleri ve Öneriler
Sekonder kataraktı tamamen engellemek mümkün değildir. Ancak bazı önlemler oluşum riskini azaltabilir veya erken teşhis için zemin hazırlayabilir.
Ameliyat Sonrası Düzenli Kontroller
Katarakt ameliyatından sonra her yıl düzenli kontrollere gitmeniz gerekir. Bu muayeneler sadece sekonder katarakt açısından değil, glokom ve sarı nokta hastalığı gibi diğer göz sorunları açısından da önemlidir. Ameliyat sonrası ilk kontroller genellikle 1. gün, 3. gün ve 3. haftada yapılır. Sonrasında doktorunuz size yıllık takip programı önerecektir.
Erken teşhis şansını yakalamak için bu kontrolleri aksatmamanız gerekir. Belirtiler hafifken müdahale edilirse, hem konforunuz artar hem de görme kaybı en aza iner. Özellikle 40 yaş üstü bireyler yılda bir kez mutlaka göz muayenesi yaptırmalıdır. Düzenli muayeneler olası opaklaşmanın erken tespitini sağlar.
Sistemik Hastalıkların Yönetimi
Diyabet veya yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklarınız varsa, bu değerleri kontrol altında tutmanız göz sağlığınız açısından da kritik öneme sahiptir. Kontrolsüz kan şekeri gözdeki iyileşme sürecini olumsuz etkiler ve sekonder katarakt oluşumunu hızlandırabilir.
Ameliyat öncesinde 3 aylık şeker ortalamanız yani HbA1c ideal seviyede olmalıdır. Ameliyat sonrası ilk 1 ay kan şekeri düzenlemesine her zamankinden fazla dikkat etmelisiniz. Diyabetik hastalarda ameliyat sonrası retina muayeneleri de düzenli olarak yapılmalıdır.
Kan şekeri seviyelerinizi sürekli kontrol altında tutmak, gözün merceğini berrak ve sağlıklı tutacaktır. Dolayısıyla doktorunuzun beslenme ve şeker kontrolü ile ilgili önerilerini uygulamanız birçok açıdan önem taşır.
Göz Sağlığını Destekleyen Yaşam Tarzı
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları göz sağlığınıza olumlu katkıda bulunur. Sigara kullanımını bırakmak ve alkol tüketimini sınırlamak genel göz sağlığını destekler. Sigara katarakt ve sarı nokta başta olmak üzere birçok göz hastalığına neden olabilir.
Dengeli beslenme göz dokusunun genel sağlığını destekler. Omega-3 yağ asitleri, C ve E vitaminleri içeren besinler tüketmeye özen gösterin. Meyve, sebze ve antioksidanlardan zengin gıdalar yaşa bağlı göz sorunlarını geciktirebilir.
UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak şarttır. UV ışınları uzun vadede katarakt riskini yükseltir. Düzenli egzersiz yapmak ve yeterli uyku almak da göz sağlığınıza fayda sağlar.
Sekonder Katarakt Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hastalar ameliyat sonrası sıklıkla bazı sorular sorar. Bu sorular genellikle benzer konularda yoğunlaşır. Aşağıda en çok merak edilen konulara yanıt bulacaksınız.
Sekonder katarakt ne kadar sürede oluşur?
Sekonder katarakt büyük oranda ameliyattan sonraki 2 ila 4 yıl içinde ortaya çıkar. Ancak bazı kişilerde bu süre 5 yıldan daha uzun olabilir. Kullanılan lensin kalitesi ve ameliyat tekniği bu süreyi doğrudan etkiler. Kaliteli merceklerde ortalama 2 ile 4 yıl arasında görülür, bazen 10 yıl sonra bile kirlenme olmayabilir.
Her hastada aynı hızda gelişmez. Bazı kişilerde ilk yıl içinde oluşmayabilir, ancak üç veya dört yıl sonra görmede bulanıklık başlayabilir. Özellikle genç hastalarda ve diyabetik kişilerde bu süre daha kısa olabilir.
YAG lazer işlemi ağrılı mıdır?
Hayır, YAG lazer işlemi ağrılı değildir. İşlem öncesinde gözünüze uyuşturucu damla damlatılır, dolayısıyla ağrı veya rahatsızlık hissetmezsiniz. Sadece birkaç saniyelik ışık parlamaları görebilirsiniz. İşlem sırasında gözünüze hiçbir alet temas etmez, bu da konfor sağlar.
İşlemden sonra tekrar matlaşma olur mu?
İkincil katarakt bir defa tedavi edildikten sonra tekrarlamaz. Bunun sebebi, ikincil katarakta sebep olan dokunun tamamen alınmış olmasıdır. Arka kapsül YAG lazer kapsülotomi ile eritildikten sonra bir daha tekrar oluşmaz ve yeni bir kirlenme görülmez. Açılan kapsül tekrar matlaşmaz. Hayat boyu katarakt ameliyatlı göz başka bir girişime gerek göstermez.
Sekonder katarakt ameliyatı mı gerektirir?
Sekonder katarakt tedavisi için ameliyat gerekmez. Tedavi poliklinik şartlarında YAG lazer ile yapılır. İşlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır. Dikiş, kesi ya da pansuman gerektirmez. Hastalar işlemden sonra aynı gün evlerine dönebilirler.
Hangi hastalarda sekonder katarakt riski daha yüksektir?
Özellikle çocukluk çağı katarakt ameliyatlarında ikincil katarakt neredeyse kaçınılmaz derecede sık görülür. Diyabetik hastalarda da risk daha yüksektir[373]. Aile öyküsü, yüksek tansiyon veya bazı metabolik sendromlar riski artırabilir. Uveit, travma, retinitis pigmentosa veya yüksek miyopi gibi ek göz rahatsızlıkları olan kişilerde ikincil katarakt gelişimine zemin hazırlanabilir. Özellikle 60 yaş altı hastalarda genç dokuların hızlı iyileşme potansiyeli sebebiyle görülme oranı daha yüksektir.
Özetle Sekonder Katarakt
Sekonder katarakt ameliyat başarısızlığı değil, doğal iyileşme sürecinin bir sonucudur. Görmenizde bulanıklık fark ettiğinizde endişelenmenize gerek yok. YAG lazer tedavisi birkaç dakika içinde sorunu çözer ve hayat boyu tekrar etmez.
Özellikle ameliyat sonrası düzenli kontrollere gitmeniz önemlidir. Bu sayede erken teşhis şansınız artar ve gerektiğinde hızlıca müdahale edilir. Şeker hastalığınız varsa kan şekerinizi kontrol altında tutun.
Katarakt ameliyatınız başarılı geçtiyse, sekonder katarakt tedavisi de aynı şekilde başarılı olacaktır. Net görmek için atmanız gereken tek adım doktorunuza başvurmaktır.
Sekonder katarakt, katarakt ameliyatı sonrası görülebilen bir durumdur. Bu yazıda belirtileri, nedenleri ve YAG lazer ile tedavi yöntemlerini detaylıca açıklıyoruz.
