İçeriğe geç

Tedavi Yöntemi

ETS Ameliyatı Nedir?

Aşırı terleme (hiperhidroz), tıbbi olarak zararsız görünse de günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve iş hayatını ciddi biçimde etkileyebilen bir durumdur. El, koltuk altı ve yüz bölgesindeki aşırı terlemede, diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamadığında kalıcı çözüm sunabilen bir cerrahi yöntem bulunmaktadır: ETS ameliyatı. Bu yazıda ETS ameliyatının ne olduğunu, kimlere uygun olduğunu, nasıl yapıldığını ve —…

ETS Ameliyatı Nedir?

ETS Ameliyatı

Aşırı Terleme Cerrahisi (Endoskopik Torasik Sempatektomi)

Aşırı terleme (hiperhidroz), tıbbi olarak zararsız görünse de günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve iş hayatını ciddi biçimde etkileyebilen bir durumdur. El, koltuk altı ve yüz bölgesindeki aşırı terlemede, diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamadığında kalıcı çözüm sunabilen bir cerrahi yöntem bulunmaktadır: ETS ameliyatı.

Bu yazıda ETS ameliyatının ne olduğunu, kimlere uygun olduğunu, nasıl yapıldığını ve — en az bunlar kadar önemli olan — olası yan etkilerini dürüst bir şekilde anlatıyoruz. Amacımız, karar vermeden önce bilmeniz gereken her şeyi eksiksiz sunmaktır.

ETS, açılımıyla Endoskopik Torasik Sempatektomi, aşırı terlemeye yol açan sinir iletiminin kapalı yöntemle durdurulduğu bir ameliyattır. Halk arasında "el terlemesi ameliyatı" olarak da bilinir.

Vücudumuzda istem dışı çalışan bir sinir ağı bulunur: sempatik sinir sistemi. Kalp hızı, kan basıncı ve terleme gibi işlevleri kontrol eder. Sempatik sinir zinciri, omurganın her iki yanında göğüs boşluğu boyunca uzanır. Aşırı terlemesi olan kişilerde bu sinirler normalden fazla uyarı gönderir. ETS ameliyatında, ellere veya koltuk altına giden terleme sinyalini taşıyan sinir düzeyi hedeflenerek bu iletim durdurulur.

Ameliyat nasıl uygulanır?

İşlem genel anestezi altında ve tamamen kapalı yöntemle yapılır. Koltuk altından yaklaşık 1 santimetrelik tek bir kesi veya 2 adet 0,5 cm’lik kesi açılır ve buradan ucunda kamera bulunan ince bir alet göğüs boşluğuna yerleştirilir. Sempatik sinir zinciri ekranda net biçimde görüntülenir ve hedeflenen düzeyde iletim durdurulur. Her iki taraf aynı seansta işlem görür.

İletimi durdurmak için üç teknik kullanılabilir: sinirin kesilmesi, yakılması ya da titanyum klips takılarak sıkıştırılması. Günümüzde en sık tercih edilen yöntem klipsleme tekniğidir.

Ameliyatın kendisi genellikle 10–15 dakika sürer; anestezi hazırlığı ve uyanma dönemiyle birlikte toplam süre 30–60 dakikayı bulur. Etki hemen başlar: hastaların büyük çoğunluğu ameliyattan uyandığında ellerinin kuru olduğunu fark eder.

Hangi bölgelerde etkilidir?

ETS'nin başarısı, terlemenin hangi bölgede olduğuna göre belirgin şekilde değişir:

• El terlemesi (palmar hiperhidroz): ETS'nin en etkili olduğu ve en yüksek başarı gösterdiği durumdur. Hastaların büyük çoğunluğunda ellerdeki terleme kalıcı olarak ortadan kalkar.

• Yüz terlemesi ve kızarması: Yüksek oranda başarı sağlanır. Ancak bu grup, yan etki açısından en dikkatli değerlendirilmesi gereken gruptur; bu nedenle hasta seçimi özellikle önemlidir.

• Koltuk altı terlemesi: Belirgin azalma sağlanır, ancak sonuçlar el terlemesindeki kadar tam değildir. Bunun nedeni koltuk altında iki farklı tip ter bezi bulunması ve bunların birden fazla kaynaktan uyarılmasıdır.

• Ayak terlemesi: ETS ayak terlemesi için uygun bir yöntem değildir; çünkü ayaklara giden sempatik sinirler göğüste değil bel bölgesinde bulunur. Bazı hastalarda ETS sonrası ayak terlemesinde kısmi azalma görülse de bu beklenen bir sonuç değildir.

ETS ayrıca yüz kızarması (fasiyal blushing) ve parmak uçlarında soğukluk, beyazlama veya morarmayla seyreden Raynaud fenomeni gibi bazı durumlarda da uygulanabilir.

Kimlere Uygulanır?

ETS, aşırı terlemesi olan herkese uygulanan bir ameliyat değildir. Uygun aday olmanız için terlemenin günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyor olması ve cerrahi dışı tedavilerden yeterli fayda görmemiş olmanız beklenir.

Aşırı terleme günlük yaşamı nasıl etkiler?

Aşırı el terlemesi genellikle ergenlik döneminde ya da öncesinde başlar ve hastaların önemli bir bölümünde ailede benzer bir öykü bulunur. Tokalaşmaktan kaçınmak, yazı yazarken kâğıdın ıslanması, telefon ve bilgisayar ekranlarını kullanmakta zorlanmak, öğrencilerde sınav kâğıdının zarar görmesi gibi durumlar yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür.

Yüz terlemesi ve kızarması ise sosyal ortamlarda belirgin kaygıya yol açabilir; kişi topluluk önünde konuşmaktan, göz teması kurmaktan veya kalabalık ortamlara girmekten kaçınabilir. Bu durum zamanla sosyal kaçınma davranışına ve özgüven kaybına neden olabilir. Bunun bir karakter özelliği değil, tedavi edilebilir tıbbi bir durumun sonucu olduğunu bilmek önemlidir.

Önce cerrahi dışı tedaviler denenmelidir

ETS, ilk basamak tedavi değildir. Ameliyat düşünülmeden önce aşağıdaki yöntemler denenmelidir:

• Alüminyum klorür içeren ürünler: Gece yatmadan önce kuru cilde uygulanır. Hafif ve orta düzey terlemede etkili olabilir.

• İyontoforez: Su içinden geçirilen düşük yoğunluklu elektrik akımıyla ter bezlerinin geçici olarak baskılanmasıdır. Düzenli seanslar gerektirir.

• Botoks enjeksiyonu: Ter bezlerini uyaran sinir uçlarını geçici olarak bloke eder. Etkisi ortalama 6–12 ay sürer ve tekrarlanması gerekir. Özellikle koltuk altı terlemesinde iyi sonuç verir.

• Ağızdan alınan ilaçlar: Terlemeyi azaltan bazı ilaçlar uygun hastalarda kullanılabilir.

Bu tedaviler yeterli gelmiyorsa ya da sürekli tekrarlanmaları sizin için uygulanabilir değilse, cerrahi seçenek gündeme gelir.

Kimlerde uygulanmaz?

Ciddi kalp veya akciğer hastalığı bulunanlarda, akciğer zarında yapışıklık ya da kalınlaşma gelişmiş kişilerde, daha önce aynı bölgeden göğüs ameliyatı geçirmiş olanlarda ve tedavi edilmemiş tiroid hastalığı bulunanlarda ETS uygun değildir. Ameliyat sempatik sinir sistemini etkilediği için istirahat kalp hızı düşük olan kişilerde de ayrıca değerlendirme gerekir. Ayrıca terlemenin başka bir hastalığa bağlı olmadığının önceden araştırılmış olması gerekir.

Bilmeniz Gereken En Önemli Konu: Kompansatuar Terleme

ETS ameliyatına karar verirken anlamanız gereken en kritik konu budur. Bu bölümü dikkatle okumanızı öneririz.

Kompansatuar (dengeleyici) terleme, ameliyat edilen bölge kururken vücudun başka bölgelerinde terlemenin artmasıdır. En sık sırt, göğüs, karın, bel ve bacaklarda görülür. Bunun nedeni, vücudun ısı dengesini korumak için terlemeyi başka bölgelere kaydırmasıdır.

Kompansatuar terleme nadir bir yan etki değildir; beklenen bir sonuçtur. Yayınlanan çalışmalarda görülme sıklığı geniş bir aralıkta bildirilmekle birlikte, hastaların yarısından fazlasında bir dereceye kadar ortaya çıktığı kabul edilir; bazı serilerde bu oran çok daha yüksektir. Çoğu hastada hafif düzeydedir ve ellerin kuru olmasının sağladığı rahatlık yanında katlanılabilir bulunur. Ancak küçük bir hasta grubunda yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek kadar şiddetli olabilir ve bazı hastalar bu nedenle ameliyattan pişmanlık duyabilmektedir.

Riski azaltmak için günümüzde işlem, gereken en alt sinir düzeyinde yapılır. Özellikle üst düzeylerin (T2) işleme dahil edilmemesi, kompansatuar terleme riskini belirgin şekilde düşürmektedir. Cerrahınız hangi düzeyin hedefleneceğini şikâyetinize göre planlar.

Kompansatuar terleme geliştiğinde hafif olgularda pamuklu giysiler ve bölgesel ürünler yeterli olabilir. Daha belirgin olgularda terlemeyi azaltan ağızdan ilaçlar kullanılabilir ve birçok hastada belirgin rahatlama sağlar.

Ameliyat gerçekten geri alınabilir mi?

Klipsleme yönteminin en çok konuşulan özelliği, gerektiğinde klipslerin çıkarılabilmesidir. Bu teknik olarak mümkündür; ancak burada çok net olmak gerekir:

Klipslerin çıkarılması, ameliyatın geri alınacağını garanti etmez. Sinir, klipsin uygulandığı süre boyunca kalıcı hasar görmüş olabilir. Klips çıkarıldıktan sonra bazı hastalarda kompansatuar terleme geriler, bazılarında ise hiç değişiklik olmaz. Ayrıca işlem ikinci bir ameliyat gerektirir ve sonuç, klips ne kadar erken çıkarılırsa o kadar iyi olma eğilimindedir. Bu nedenle ETS'yi, geri döndürülebilir bir işlem olarak değil, kalıcı bir karar olarak değerlendirmeniz gerekir.

Diğer Olası Yan Etkiler ve Riskler

ETS güvenli kabul edilen bir ameliyattır ve ciddi komplikasyonları nadirdir. Yine de bilmeniz gereken olası durumlar şunlardır:

• Ellerde aşırı kuruluk: Bazı hastalarda eller beklenenden fazla kurur ve çatlayabilir. Düzenli nemlendirici kullanımı ve yeterli sıvı alımıyla kontrol altına alınır.

• Kalp hızında hafif azalma: Sempatik sistem etkilendiği için istirahat kalp hızında bir miktar düşüş olabilir. Çoğu kişide fark edilmez; bu nedenle ameliyat öncesi kalp hızınız değerlendirilir.

• Akciğerde hava kaçağı (pnömotoraks): Az sayıda hastada görülür ve çoğunlukla kendiliğinden düzelir; nadiren birkaç gün göğüs tüpü gerekebilir.

• Horner sendromu: Göz kapağında düşüklük ve göz bebeğinde küçülmeyle seyreden nadir bir durumdur. Genellikle geçicidir, ancak nadiren kalıcı olabilir. Günümüzde işlemin daha alt düzeylerde yapılmasıyla bu risk oldukça azalmıştır.

• Tat alma ile tetiklenen terleme: Bazı hastalarda özellikle baharatlı yiyecekler yenirken yüz ve boyun bölgesinde terleme görülebilir.

• Genel cerrahi riskleri: Her ameliyatta olduğu gibi kanama, enfeksiyon, göğüs boşluğunda kan birikmesi ve anesteziye bağlı riskler bulunur. Bunlar bu ameliyatta nadirdir.

Ameliyat Sonrası Süreç

Ameliyattan sonra akciğerlerinizin tam olarak açıldığını doğrulamak için kontrol akciğer filmi çekilir. Hastaların çoğu aynı gün taburcu edilir; bazı durumlarda bir gece hastanede kalmanız veya kısa süreli bir göğüs tüpü yerleştirilmesi gerekebilir.

Ağrı genellikle hafif düzeydedir ve ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. İlk günlerde göğüs bölgesinde batma hissi, omuz ve sırta vuran hafif ağrı ya da derin nefes alırken rahatsızlık hissedebilirsiniz. Bu şikâyetler çoğu hastada birkaç gün içinde belirgin şekilde azalır; bazı kişilerde tamamen geçmesi birkaç haftayı bulabilir.

İlk 24 saat ağır efordan kaçınmanız önerilir. Hastaların çoğu birkaç gün içinde günlük yaşamına ve genellikle bir hafta içinde iş hayatına döner. İlk günlerde vücudunuzun ısı düzenlemesi yeni dengesine uyum sağlarken geçici ısı ve terleme hissi değişiklikleri yaşayabilirsiniz.

Uzun dönemde sonuç nasıl olur?

El terlemesi için yapılan ETS'de sonuç kalıcıdır. Ellerdeki kuruluk ameliyattan hemen sonra başlar ve uzun yıllar boyunca devam eder; terlemenin tekrarlama ihtimali oldukça düşüktür. Uzun süreli takip çalışmalarında hastaların büyük bölümünün ameliyattan yıllar sonra da memnun olduğu bildirilmektedir.

Memnuniyeti belirleyen asıl etken, ameliyatın teknik başarısından çok kompansatuar terlemenin şiddetidir. Bu nedenle doğru hasta seçimi ve ameliyat öncesinde beklentilerin gerçekçi biçimde konuşulmuş olması, sonucun en belirleyici unsurudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Ameliyat ne kadar sürer?

İşlemin kendisi genellikle 10–15 dakikada tamamlanır. Anestezi hazırlığı ve uyanma süreciyle birlikte toplam süre 30–60 dakika civarındadır. Her iki taraf aynı seansta yapılır.

Etkisi ne zaman başlar?

Etki hemen başlar. Hastaların büyük bölümü ameliyattan uyandığında ellerinin kuru olduğunu fark eder. Beklemeye gerek yoktur.

Ameliyat ağrılı mıdır?

Ameliyat sırasında genel anestezi uygulandığı için hiçbir şey hissetmezsiniz. Sonrasında göğüs bölgesinde hafif ağrı, batma veya omuza vuran rahatsızlık olabilir; bunlar ağrı kesicilerle rahatlıkla kontrol edilir ve genellikle birkaç gün içinde azalır.

Ameliyat kalıcı mıdır?

Evet. El terlemesinde sonuç kalıcıdır ve terlemenin geri dönme ihtimali düşüktür. Aynı şekilde, kompansatuar terleme gelişirse onun da kalıcı olabileceğini göz önünde bulundurmanız gerekir. Klipsleme yöntemi teorik olarak geri alınabilir olsa da, bu geri dönüşün başarılı olacağı garanti edilemez.

Ne zaman işe dönebilirim?

Hastaların çoğu aynı gün taburcu olur ve birkaç gün içinde günlük aktivitelerine başlar. İş hayatına dönüş genellikle 3–7 gün içinde mümkündür; bu süre işinizin fiziksel yüküne göre değişir.

Ayak terlemem de geçer mi?

ETS ayak terlemesi için uygulanan bir yöntem değildir, çünkü ayaklara giden sinirler bel bölgesindedir. Bazı hastalarda ameliyat sonrası ayak terlemesinde kısmi azalma bildirilse de bu beklenen bir sonuç değildir; ameliyata bu amaçla karar verilmemelidir.

Ameliyattan pişman olan hastalar var mı?

Evet, az sayıda da olsa vardır ve bunun temel nedeni neredeyse her zaman şiddetli kompansatuar terlemedir. Bu ihtimali açıkça belirtmemizin nedeni, kararınızı eksiksiz bilgiyle vermenizi sağlamaktır. Terlemesi hafif düzeyde olan ya da cerrahi dışı tedavileri hiç denememiş kişilerde ameliyat önerilmez; bu ameliyat, yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulmuş ve diğer yöntemlerden fayda görmemiş hastalar için uygundur.

ETS ameliyatı, özellikle aşırı el terlemesinde son derece etkili ve kalıcı bir çözümdür. Kapalı yöntemle yapılır, kısa sürer, ağrısı azdır ve hastaların çoğu aynı gün evine döner. Uygun hastalarda yaşam kalitesinde çarpıcı bir iyileşme sağlar.

Buna karşın kalıcı bir karardır ve en sık görülen yan etkisi olan kompansatuar terleme, hastaların önemli bir bölümünde bir dereceye kadar ortaya çıkar. Bu nedenle ameliyattan önce cerrahi dışı tedavilerin denenmiş olması ve beklentilerin cerrahınızla ayrıntılı biçimde konuşulmuş olması gerekir.

Aşırı terleme yaşam kalitenizi ciddi şekilde etkiliyorsa, bir Göğüs Cerrahisi uzmanıyla görüşerek size uygun seçenekleri değerlendirebilirsiniz.

Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: