
Mediasten hastalıkları her yaş grubunda görülebilir ve mediastinal kitlelerin yaklaşık %50'si ön bölgede yer alır. Göğsünüzün orta kısmında, akciğerleriniz arasında bulunan mediasten bölgesinde gelişen bu hastalıklar, belirtisiz seyredebildiği gibi ciddi semptomlar da gösterebilir. Bu yazıda mediasten hastalıkları nelerdir, mediasten hastalıkları belirtileri, mediasten hastalıkları nedenleri, mediasten hastalıkları teşhisi ve mediasten hastalıkları tedavisi konularını açık bir dille ele alacağız. Dolayısıyla bu bölgedeki sağlık sorunları hakkında bilmeniz gerekenleri anlaşılır şekilde öğreneceksiniz.
Mediasten Hastalıkları Nelerdir?
Mediasten Bölgesi ve Anatomisi
Mediasten, göğüs kafesi içinde her iki akciğerin arasında kalan anatomik bölgenin adıdır. Bu alan üstte göğüs girişinden başlar, aşağıda diyaframaya kadar uzanır. Önde göğüs kemiği, arkada omurga ile sınırlanır.
Bu bölge hayati öneme sahip organları barındırır. Kalp, büyük damarlar, soluk borusu, yemek borusu, sinirler ve lenf bezleri mediasten içinde yer alır. Dolayısıyla burada gelişen herhangi bir hastalık bu yapıları etkileyebilir.
Cerrahi planlama ve tanı açısından mediasten üç temel bölüme ayrılır:
· Ön mediasten: Göğüs kemiğinin hemen arkasında yer alır. Timus bezi, yağ dokusu, ana damarlar ve lenf bezleri bu bölümde bulunur. Yetişkinlerde mediasten kitlelerinin büyük çoğunluğu buradan köken alır.
· Orta mediasten: Kalp, kalp zarı, soluk borusu, ana bronşlar ve büyük damarları içerir. En yoğun ve en az boşluğa sahip alandır.
· Arka mediasten: Omurganın önündeki dar bölgedir. Yemek borusu, sinir yapıları ve ana lenf damarı burada yer alır.
İyi Huylu ve Kötü Huylu Mediasten Hastalıkları
Mediasten hastalıkları iyi huylu veya kötü huylu olabilir. İyi huylu yapılar genellikle yavaş büyür ve çevre dokulara yayılmaz. Kistler, bazı timomalar ve sinir kılıfı tümörleri bu gruptadır.
Kötü huylu hastalıklar ise daha agresif davranır. Lenfoma, timik karsinom ve bazı germ hücreli tümörler çevre dokulara yayılma eğilimi gösterir.
Çocuklarda mediastinal kitle bulunan hastalarda kötü huylu olma olasılığı %27 ile %77 arasında değişir. Erişkinlerde ise bu hastalıkların yaklaşık %60'ı belirti verir.
Mediasten Kistleri
Kistler içi sıvı dolu yapılardır ve çoğunlukla doğuştan gelir. Bronkojenik kistler, bebek anne karnındayken solunum yollarının hatalı gelişimi sonucu oluşur. İçi yoğun sıvı ile doludur.
Perikardiyal kistler kalp zarının gelişim kusurlarından kaynaklanır. Genellikle berrak su içerir ve zararsızdır. Enterik kistler yemek borusunun gelişim hatalarıdır ve bazen içlerinde mide hücresi barındırabilir.
Timik kistler timus bezinden köken alır. Bu kist yapıları enfeksiyon kapmazsa genellikle sorun yaratmaz. Ancak büyüdüklerinde çevre organlara baskı yapabilir.
Mediasten Tümörleri
Tümörlerin tipi bulundukları bölgeyle yakından ilişkilidir. Ön mediastende timoma %31, lenfoma %23 oranıyla en sık görülen tümörlerdir. Germ hücreli tümörler genellikle genç yaşlarda ortaya çıkar.
Orta mediastende büyümüş lenf bezleri sıklıkla görülür. Tüberküloz, sarkoidoz veya metastatik hastalıklar bu bölgede lenf bezi büyümesine neden olabilir.
Arka mediastende nörojenik tümörler baskındır. Yetişkinlerde görülen göğüs içi nörojenik tümörlerin %70'ini iyi huylu sinir kılıfı tümörleri oluşturur. Çocuklarda ise nöroblastoma ve ganglionöroblastoma daha sık karşılaşılır.
Mediasten kitlelerinin en dikkat çekici özelliği sessiz ilerleyebilmeleridir. Hastalara başvuranların büyük kısmında hiçbir belirti yoktur.
Mediasten Hastalıkları Nedenleri
Mediasten hastalıkları nedenleri oldukça geniş bir yelpazede yer alır. Bazı durumlar doğuştan gelen sorunlardan kaynaklanırken, diğerleri yaşam boyunca kazanılır. Bu bölümde hastalıkların kökenlerini anlamanız için temel nedenleri açıklayacağız.
Genetik Faktörler
Mediasten tümörleri genetik yatkınlık sonucu gelişebilir. Ailenizde belirli kanser türleri varsa, sizde de risk artabilir. Özellikle bazı timoma ve lenfoma türlerinde genetik bağlantılar gözlenir.
Bağışıklık sisteminiz genetik nedenlerle zayıfsa, mediasten bölgesinde enfeksiyon riski yükselir. Belirli genetik yatkınlıklar veya otoimmün durumlar mediastinit gelişimine katkıda bulunabilir. Genetik olarak yatkın bireylerde kronik mediastinit immünolojik yanıt şeklinde ortaya çıkar.
Gelişimsel Anomaliler
Bebeklik döneminde organların gelişimi sırasında oluşan hatalar mediasten hastalıklarına yol açar. Konjenital kardiyovasküler anomaliler 1000 canlı doğumun 8'inde görülür. Bu doğuştan gelen damar yapısı bozuklukları farklı yaşlarda belirti verebilir.
Çocukluk çağı mediasten kitleleri gelişimsel anomalilerden kaynaklanabilir. Kist yapıları çoğunlukla bu gelişim hatalarının sonucudur. Bronkojenik kistler, perikardiyal kistler ve enterik kistler anne karnındayken organların yanlış şekillenmesinden doğar.
Semptomlar oldukça geniş bir spektruma sahiptir. Bazı kişiler yıllarca hiçbir şey hissetmez, bazıları ise çocuklukta ciddi belirtiler gösterir. Dolayısıyla aynı gelişimsel bozukluk farklı kişilerde farklı şekilde kendini gösterir.
Enfeksiyonlar ve Enflamatuar Durumlar
Mikroorganizmalar mediasten bölgesinde ciddi hastalıklara neden olur. Granulomatöz hastalıklar mediastinal lenf bezi büyümesinin en sık sebebidir. Tüberküloz, fungal enfeksiyonlar ve otoimmün hastalıklar bu grupta yer alır.
Cerrahi işlemler sonrası enfeksiyon gelişme riski vardır. Özellikle kalp cerrahisi veya yemek borusu cerrahisi sonrasında bakteriyel enfeksiyonlar oluşabilir. Kardiyotorasik cerrahide Staphylococcus aureus ve koagülaz-negatif stafilokoklar %50-60, Gram-negatif basiller %15-25 oranında görülür.
Yemek borusunun yırtılması veya delinmesi mediasten enfeksiyonuna yol açar. Benzer şekilde ağız, boğaz ve boyundaki derin enfeksiyonlar aşağıya doğru yayılarak bu bölgeye ulaşabilir. Buna ek olarak göğüs travmaları, paravertebral apse ve trakea yaralanmaları da enfeksiyon nedenleri arasındadır.
Mediasten Hastalıkları Belirtileri
Belirtiler kitlenin boyutuna, konumuna ve çevre yapılara yaptığı baskıya göre farklılık gösterir. Hastaların yaklaşık yüzde kırk gibi önemli bir bölümünde hiçbir belirti görülmez. Özellikle küçük kitleler sessiz kalır ve farklı bir nedenle çekilen göğüs röntgenlerinde tesadüfen ortaya çıkar.
Göğüs Ağrısı ve Baskı Hissi
Göğüs bölgesinde hissedilen ağrı mediasten hastalıkları belirtileri arasında sık karşılaşılan bir durumdur. Kitle büyüdükçe çevresindeki yapılara mekanik baskı uygular ve bu baskı ağrıya dönüşür. Ağrı genellikle sürekli veya aralıklı olarak kendinizi gösterir.
Şiddetli göğüs ağrısı ilerlemiş ve invaziv bir hastalığa işaret edebilir. Baskı hissi özellikle ön bölgedeki kitlelerde belirginleşir. Ağrı bazen sırtınıza veya omuzlarınıza yayılabilir ve dinlenmeyle geçmez.
Solunum Sistemi Belirtileri
Soluk borusuna dışarıdan yapılan sıkıştırma hava geçişini daraltır. Dolayısıyla inatçı kuru öksürük ve hareketle artan nefes darlığı başlar. Hava yolu basısı tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir.
Nefes darlığı yaşarsınız ve bu durum özellikle yatarken veya efor sarf ederken artar. Stridor adı verilen tiz ve gürültülü solunum, tıkanmayı işaret eder. Öksürükle birlikte kan tükürme görülebilir. Ses tellerini kontrol eden sinire baskı olduğunda aniden ortaya çıkan ve düzelmeyen ses kısıklığı oluşur.
Yutma ve Sindirim Sistemi Belirtileri
Yemek borusuna baskı yapan kitleler yutma güçlüğüne neden olur. Boğazınızda veya göğsünüzde takılma hissi yaşarsınız. Bu sorun özellikle katı gıdaları yutarken belirginleşir.
Yutma zorluğu yaşadığınızda günlük hayatınız olumsuz etkilenir. Özofagusa yapılan basınç nedeniyle disfaji gelişir. Benzer şekilde büyüyen kitle sindirim sisteminizi farklı şekillerde etkileyebilir.
Sistemik Belirtiler
Kötü huylu lenf bezi hastalıklarında vücudunuzun genelini etkileyen belirtiler ortaya çıkar. Şiddetli gece terlemeleri yaşarsınız ve uykularınız bölünür. Ateş yükselir ve nedeni açıklanamaz.
Açıklanamayan kilo kaybı hızlı şekilde gerçekleşir. Halsizlik ve yorgunluk günlük aktivitelerinizi zorlaştırır. Üst vücudun kirli kanını kalbe taşıyan ana damara baskı olduğunda boyunda, yüzde ve kollarda belirgin şişlikler ve kızarıklıklar görülür. Göz kapağında düşme ve küçük göz bebeği Horner sendromuna işaret eder.
Asemptomatik Olgular
Mediasten bölgesindeki hastalıkların büyük kısmı başlangıç aşamasında hiçbir rahatsızlık hissettirmez. Kitleler genellikle check-up programlarında, işe giriş muayenelerinde veya tamamen başka şikayetler nedeniyle çekilen akciğer röntgenlerinde tesadüf eseri saptanır.
Küçük kitleler genellikle belirti vermez. Bununla beraber kitle büyümeye devam ettikçe komşu organları sıkıştırmaya başlar ve belirtiler ortaya çıkar. İlerleyen dönemlerde mekanik baskıya bağlı şikayetler günlük hayatınızı etkilemeye başlar.
Mediasten Hastalıkları Teşhisi
Doğru tanıya ulaşmak için mediasten hastalıkları teşhisi çok aşamalı bir süreç gerektirir. Şikayetlerinizin değerlendirilmesiyle başlayan bu yolculuk, görüntüleme teknikleri ve doku incelemesi ile tamamlanır.
Fizik Muayene ve Öykü Alma
Hekiminiz öncelikle ne kadar süredir şikayetlerinizin olduğunu öğrenir. Ailenizde benzer hastalıklar olup olmadığını sorar. Mediasten anormalliği olan hastalar detaylı bir anamnez ve fizik muayene ile değerlendirilmelidir.
Muayene sırasında boynunuzda, yüzünüzde veya kollarınızda şişlik aranır. Göz kapaklarınızda düşme ve göz bebeğinde küçülme kontrol edilir. Ses tellerinizin çalışıp çalışmadığını anlamak için konuşmanız dinlenir. Solunum sistemi hastalığı bulunan hastalara tüm sistemleri içeren tam bir fizik muayene yapılmalıdır.
Görüntüleme Yöntemleri
Akciğer grafisi ilk başvuru yöntemidir. Ancak röntgen tek başına yeterli gelmez. Bilgisayarlı tomografi kitlenin anatomik lokalizasyonu, morfolojisi ve çevre yapılarla ilişkisini ortaya koyar. Damar yoluyla ilaç verilerek çekilen tomografi, içeriğin kistik mi yoksa katı doku mu olduğunu gösterir.
Manyetik rezonans özellikle damarlar, sinirler ve omurilik ilişkisini değerlendirmek için tercih edilir. Kontrast madde alerjisi ve böbrek yetmezliği durumlarında, göğüs duvarı veya damar tutulumu şüphesinde değerli bilgiler sağlar.
Pozitron emisyon tomografisi kötü huylu tümörlerin metabolik aktivitesini değerlendirir. Lenfoma ve akciğer kanserinin tanı, evreleme ve tedavi takibinde oldukça önemlidir.
EBUS eşliğinde yapılan transbronşiyal iğne aspirasyonu, mediastinal kitlelerde yüksek tanısal doğruluk sağlayan minimal invaziv bir yöntemdir. Endobronşiyal ve endoözefageal ultrasonografi minimal invaziv yöntemler olarak ilk başvurulacak seçeneklerdir.
Laboratuvar Testleri ve Biyopsi
Tam kan sayımı, kalsiyum, fosfor ve diğer serum elektrolitler başlangıç testleri olarak istenir. Germ hücreli tümörlerde alfa feto protein ve beta HCG düzeylerine bakılır.
Kesin tanı koymak için biyopsi gereklidir. Cerrahi biyopsi için tipik yaklaşım mediastinoskopi, genişletilmiş mediastinoskopi, anterior mediastinotomi veya video yardımlı torakoskopik cerrahidir. Lenfoma, ileri evre tümörler ve cerrahi olarak çıkarılamayacak kitlelerde öncelikle doku elde edecek biyopsiler yapılmalıdır.
Patolojik İnceleme
Biyopsi ile elde edilen doku mikroskop altında incelenir. Histopatolojik değerlendirme kesin tanı koyar. Bu inceleme tümörün türünü net bir şekilde belirler ve tedavi planınızı şekillendirir. Erken ve doğru tanı özellikle kötü huylu mediasten tümörlerinde yaşam süresi ve tedavi başarısı açısından büyük önem taşır.
Mediasten Hastalıkları Tedavisi
Tedavi yaklaşımı kitlenin türüne, boyutuna, konumuna ve genel sağlık durumunuza göre belirlenir. Timoma, teratom, kist ve sinir dokusu tümörlerinde biyopsi yapılmadan doğrudan cerrahi işlem önerilir. Kötü huylu veya iyi huylu oluşuna, etraftaki yapılarla ilişkisine bakılarak ya cerrahi çıkarma ya da kemoterapi ve radyoterapi uygulanır.
Cerrahi Tedavi Yöntemleri
Kapalı yöntemler günümüzde ilk tercih haline gelmiştir. Video yardımlı göğüs cerrahisi olarak bilinen VATS yöntemi 2-3 küçük delikten gerçekleştirilir. Göğüs kemiğinizi kesmeden bu işlem tamamlanır ve estetik açıdan üstündür. Hastanede kalış süresi ortalama 3 gündür.
VATS ile yaklaşık 5 cm'e kadar olan tümörler güvenle çıkarılabilir. Ancak 5 cm'den büyük kitlelerde tümör kapsülünün yırtılma riski artar. Kapsül zarar görürse uzun dönemde hastalık tekrarlayabilir. Dolayısıyla çok büyük tümörlerde açık cerrahi daha uygun olur.
Robotik cerrahi dar alanlarda eşsiz kontrol sağlar. Da Vinci sisteminde cerrah konsol başında otururken 3 boyutlu görüntü altında çalışır. Robotun kolları 540 derece dönebilir ve insan elinin bilek hareketlerini taklit eder. Özellikle damar ve sinir yapılarını temizlemede altın standarttır.
Sternotomi yöntemi göğüs kemiğini kesmek anlamına gelir. Büyük damarları tutan veya çok büyük kitleler için bu yöntem tercih edilir. Torakotomi ise tümör bir tarafa daha yakınsa veya farklı bir odak varsa kullanılır. Bu açık yöntemler özel durumlar için saklanır.
Kemoterapi ve Radyoterapi
Lenfoma ve kötü huylu germ hücreli tümörlerde kemoterapi ana tedavidir. Sisplatin içeren ilaç protokolleri %50-70 yanıt oranlarıyla uygulanır. Akciğer kanserinin mediasten lenf bezlerine sıçraması durumunda ameliyat öncesi kemoterapi verilir.
İnvaziv tümörlerde ameliyat sonrası radyoterapi eklenir. Kemoterapi ile birlikte veya cerrahi sonrası tamamlayıcı olarak kullanılır. 4. evre timomada kemoterapi ön planda uygulanan tedavi yöntemidir; hastalığın yaygınlığına ve genel duruma göre radyoterapi, seçilmiş olgularda cerrahi veya semptom kontrolüne yönelik destekleyici tedaviler de değerlendirilebilir.
Takip ve Gözlem
Sıklıkla iyi huylu olan asemptomatik kistik yapılar genellikle takip edilir. Tanıda şüphe varsa veya belirti veriyorsa cerrahi tercih edilebilir. Küçük, iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerde sadece düzenli kontrol yapılabilir.
Tam çıkarılan erken evre timomalarda tekrarlama riski çok düşüktür. Ancak uzun yıllar radyolojik takip onkolojik bir kuraldır. Timoma vakalarında kitlenin patolojik evresine göre düzenli tomografi kontrolleri ve gerekirse onkoloji takipleri planlanır.
Destekleyici Tedaviler
Nefes darlığı, ağrı ve öksürük gibi belirtileri hafifletmek için destekleyici yaklaşımlar uygulanır. Gerekirse oksijen desteği, ağrı kesiciler veya steroid ilaçlar verilebilir. Hava yolu tıkanıklığında bronkoskopik stent yerleştirilmesi etkili bir alternatiftir.
Üst ana damar tıkanıklığı olgularında uzun süreli kan sulandırıcı tedavi ve damar içi stent yerleştirilmesi oldukça başarılıdır. Kapalı yöntemle ameliyat olanlar genellikle ertesi günü yürümeye ve normal beslenmeye başlar. Göğüs tüpü 24-48 saat içinde çekilir ve kısa sürede taburcu olursunuz.
Mediasten Hastalıkları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Mediasten hastalıkları tehlikeli midir?
Tehlike düzeyi tamamen hastalığın türüne bağlıdır. İyi huylu kistler genellikle tehlikeli değildir ve yavaş büyürler. Ancak timoma ve lenfoma gibi tümörler erken tanı ve tedavi gerektiren ciddi durumlardır. Kötü huylu tümörler erken tedaviyle iyi prognoz gösterir. Dolayısıyla her mediasten hastalığı kanser değildir ve kesin tanı için biyopsi yapılması gerekir.
Mediasten hastalıkları belirtisiz olabilir mi?
Birçok mediasten hastalığı özellikle erken evrede hiçbir belirti vermez. Hastaların yaklaşık yüzde kırkında bir belirtiye rastlanmaz ve tümör büyümeleri farklı bir nedenle çekilen göğüs röntgeninde fark edilir. Küçük kitleler genellikle belirti vermez ve tesadüfen saptanır. Bununla beraber kitle büyüdükçe baskı belirtileri oluşmaya başlar. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri önem taşır.
Mediasten hastalıkları hangi yaşta görülür?
Her yaşta görülebilir ancak bazı türler belirli yaş gruplarında daha sık ortaya çıkar. Germ hücreli tümörler genç erişkinlerde daha sık görülürken timoma genellikle 40 yaş üstünde görülür. Timoma ve lenfoma gibi kötü huylu lezyonlar genellikle yetişkinlerde, konjenital kistler ise çocukluk döneminde daha sık saptanır. Nörojenik tümörler çocuklarda sık rastlanır. Benzer şekilde yaş grubuna göre görülme sıklığı değişir.
Mediasten hastalıkları tedavi edilmezse ne olur?
Tedavi edilmeyen kitleler ciddi komplikasyonlara yol açar. Kalbe bası yaparak ritim bozukluğu yaratabilir. Büyük damarları tıkayarak yüzde ve boyunda şişme oluşturabilir. Nefes borusunu daraltarak boğulma hissi oluşturur. Sinirlere baskı yaparak ses kısıklığı veya diyafram felci yapabilir. Özellikle iyi huylu tümörler zamanla kötü huylu karaktere dönüşebilir. Kistler patlayabilir veya iltihaplanabilir. Tümör akciğer zarına yayılarak tedavi şansını azaltır. Dolayısıyla erken müdahale hayati önem taşır.
Mediasten hastalıkları bulaşıcı mıdır?
Hayır, mediasten hastalıkları kişiden kişiye bulaşmaz. Bu hastalıklar genetik faktörler, bağışıklık sistemi sorunları veya bazı çevresel etkenlerle ilişkilidir. Enfeksiyonlara bağlı mediastinit durumları bile doğrudan bulaşıcı değildir. Dolayısıyla hasta kişilerle temas güvenlidir.
Mediasten hastalıkları tedavisi ne kadar sürer?
Tedavi süresi tümörün tipine, boyutuna, yayılım durumuna ve seçilen tedavi yöntemine göre değişir. Genellikle iyileşme 4-6 hafta sürer ancak kişiye göre değişir. Sadece cerrahiyle çıkarılan iyi huylu kitlelerde tedavi kısa sürede tamamlanabilirken kemoterapi ve radyoterapi gerektiren kötü huylu vakalarda süreç daha uzun olabilir. Ameliyat sonrası hastanede kalış süresi ortalama 3 gündür.
Özetle Mediasten Hastalıkları
Mediasten hastalıkları ilk başta korkutucu görünse de doğru tanı ve tedavi ile yönetilebilir durumlardır. Özellikle erken teşhis tedavi başarınızı önemli ölçüde artırır. Hastaların büyük kısmında hiçbir belirti görülmez, dolayısıyla düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşır.
Göğsünüzde rahatsızlık hissederseniz veya rutin kontrollerinizde bir anormallik saptanırsa endişelenmeyin. Her kitle kanser değildir ve günümüzde minimal kesilerle yapılan modern cerrahi teknikler hızlı iyileşme sağlar.
Uzman bir doktora danışın, gerekli testleri yaptırın ve size önerilen tedavi planına güvenin. Erken müdahale sağlığınızı korumanın en etkili yoludur.
Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!
Mediasten Hastalıkları Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın
Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.
Uyarı
Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.
Mediasten Hastalıkları Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.
Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.






