Fil Hastalığı (Lenfödem)
Fil hastalığı lenfatik filaryazın neden olduğu kronik lenfödem ve vücutta anormal büyümeler ile karakterize sağlık sorunudur. Yuvarlak solucanların insan vücuduna girerek lenf sisteminde birtakım değişikliklere yol açması sonucu lenfatik filaryaz hastalığı meydana gelir. Lenfatik filaryaz akut fazda asemptomatik ilerlerken kronik fazda lenfödem meydana getirebilir. Parazitlerin yaygın olarak bulunduğu tropikal ve subtropikal bölgelerde enfekte sivrisineklerin tekrarlayan ısırıkları başlıca risk faktörüdür. Vektörler grubundan olan bazı sivrisinek türleri tarafından insan vücudu enfekte olabilir. Sivrisineklerde henüz erişkin olmamış parazit larvaları ısırık yoluyla vücuda girerek erişkin hale gelir. Konakçı insanlarda erişkin yuvarlak solucanlar pembe-beyaz renkte, 1,5-2,5 mm kalınlığında ve 1 metreye kadar uzunlukta görülebilir. Vektörlerle parazit bulaşının yaygın olduğu bölgelerde önlemlerinin alınması ile hastalığın yayılma hızı kontrol altına alınabilir. Kronik lenfatik filaryaz sonucu gelişen fil hastalığında etkilenen uzuvların ve sağlığın daha fazla kötüleşmesini engellemek amaçlanır. Uzuvların bakımı ve cilt enfeksiyonlarının kontrol altına alınması hastalığın seyrinde önemli bir yere sahiptir. Bazı ciddi vakalarda ameliyat gerekli olabilir.
Fil Hastalığı Nedir?
Fil hastalığı lenfatik filaryaz tablosunun kronik evresinde ortaya çıkan sağlık sorunudur. Fil hastalığı vücutta çeşitli uzuvların aşırı büyümesi ile karakterize bir durumdur. Eller, kollar, ayaklar, bacaklar ve dış genital organlar sıklıkla etkilenen bölgelerdir. Filarioidea familyasına ait yuvarlak solucanlar (nematod) fil hastalığı gelişimine neden olan parazitlerdir. Parazitler enfekte olan sivrisineklerin ısırması ile insan vücuduna girebilir ve enfeksiyon oluşturabilir. Sivrisineklerin insan vücuduna bıraktığı parazit larvaları lenfatik sistemde göç etmeye başlayarak yetişkin nematodlara dönüşebilir. Yuvarlak solucanlar lenfatik sistemde tıkanmalara neden olur. Bu tıkanmalar sonucunda etkilenen vücut bölgelerinde lenf sıvısı birikmeye başlar.
Lenfatik sistem bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olup vücudu enfeksiyona karşı korumakla görevlidir. Sistem lenf sıvısının içinde dolaştığı lenf damarlarından meydana gelir. Lenf damarlarında tıkanma lenfödem ile sonuçlanarak büyük şişlikler ortaya çıkabilir. Bu durum yavaş yavaş fil hastalığına doğru seyir gösterebilir. Lenfatik filaryaz tropikal ve subtropikal olarak tanımlanan bölgelerde yaygın olarak görülür. Her yaş grubuna ait bireyleri etkileyebilir. Çocuklar enfeksiyona karşı daha hassas olabilir ancak lenfödem ve fil hastalığı hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıkma eğilimindedir. Lenfödem ve fil hastalığı geçici veya kalıcı sakatlıklara yol açabilir.
Fil Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Fil hastalığı belirtileri olarak görülen lenfödem ağır vakalarda ortaya çıkar. Fil hastalığının ilk evresi olan lenfatik filaryaz genel olarak asemptomatik seyreder. Kanda filaryaların varlığı herhangi bir klinik belirti vermeyebilir. Belirgin semptomlar genellikle enfeksiyondan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Klinik bulgular ve lenfödem evreleri akut ve kronik olarak sınıflandırılabilir. Akut dönem belirtiler başlıca şunları kapsayabilir:
- Lenf bezleri ve kanallarında ateş ile birlikte ağrılı iltihap ve şişlikler,
- Genital bölge tutulumları,
- Erkeklerde skrotumlarda (testis) iltihaplanma ve şişlik,
- Lenf kanallarında genişleme ve yapısal kalınlaşma.
Akut bulgular genellikle birkaç gün sürebilir. Dolaşımda erişkin parazitlerin varlığı, bazı nematodların ölümü ve bağışıklık sisteminin filaryalara karşı verdiği yanıtlar sonucunda akut belirtiler ortaya çıkabilir. Kronikleşen vakalarda görülen ciddi semptomlar şunlar olabilir:
- Kollar, ayaklar, genital organ ve göğüslerde şişme, lenfödem,
- Erkeklerde skrotumlarda (testis) hidrosel (sıvı birikmesi),
- Deri ve deri altı dokularda kalınlaşma ve sertleşme.
Ek olarak lenf sistemi bakteriyel enfeksiyonları, cilt enfeksiyonları, hırıltı, nefes darlığı ve öksürük vb. belirtiler görülebilir.
Fil Hastalığı Nasıl Olur?
Lenfatik filaryaz bazı sivrisinek cinsleri aracılığıyla insanlara parazit bulaşması sonucu gelişen enfeksiyon olarak açıklanabilir. Wuchereria bancrofti, Brugia malayi ve Brugia timori gibi parazitler iplik benzeri kurtçuklardır ve filarya olarak adlandırılır. Filaryaların lenfatik damarları tıkayarak ciddi ödemlere yol açması sonucu fil hastalığı görülür. Parazit larvaları enfekte kişilerden sivrisineklere ve sivrisineklerden sağlıklı insanlara doğru taşınarak hastalık oluşturur. Sivrisinekler taşıyıcı bireylerden aldığı kan aracılığıyla mikrofilarya ile enfekte olur. Mikrofilaryalar sivrisinek vücudunda olgunlaşarak larva halini alır. Larvalar sivrisinekler tarafından ısırılan insanların ciltlerine yerleşir. Cildin altına nüfuz eden parazit larvaları vücuda dağılmaya başlar. Henüz olgunlaşmamış larvalar insan vücudunda erişkin yuvarlak solucanlara dönüşür. Kan dolaşımı ile bağlantılı lenf damarlarına yerleşerek lenfatik sistemin tıkanmasına neden olabilir. Lenfatik filaryaz filaryaların lenfatik sisteme yerleşmesi ve çeşitli komplikasyonlara neden olması şeklinde açıklanabilir. Lenfatik filaryaz akut veya kronik seyredebilir. Enfeksiyonlar genellikle semptom göstermez ancak bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Hastalığın ileri ve ağrılı seviyesi lenfödem ve fil hastalığı ile sonuçlanabilir. Fil hastalığı rahatsız edici boyutlarda görülen uzuv şişlikleridir.
Fil Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?
Fil hastalığı tanısı için sıklıkla kan örneği incelemesi gerekir ancak bazı bireylerde lenfatik filaryaz mevcut olsa sahi test sonuçları negatif görülebilir. Lenfatik filaryaz asemptomatik başlayan bir sağlık sorunu olduğundan lenfödem ve fil hastalığı ortaya çıkana kadar fark edilmeyebilir. Lenfödem hastalığı tanı aşamasında kullanılan yöntemler şunlar olabilir:
- Mikroskobik kan testi: Kanda mikrofilaryaların olup olmadığının kontrolünde gereklidir. Özellikle gece vakitlerinde dolaşımda aktif olan filaryalar mikroskop altında incelenebilir. Bu nedenle mikrofilaryaların kanda en yüksek konsantrasyonlarda olduğu gece vakitleri kan örneğinin alındığı saatler olmalıdır.
- FTS İmmünokromatografik test: Duyarlı bir testtir ve filaryaz bulaşının izlenmesi, değerlendirilmesi için kullanılabilir.
- Antikor testi: Kanda parazitlere karşı oluşturulan antikorlar ve eozinofil sayısı ölçülerek enfeksiyonun varlığı değerlendirilebilir. Antikorlar vücutta enfeksiyona yönelik üretilen maddelerdir.
Bazı durumlarda lenf sistemi ultrasonları erişkin nematodların izleminin yapılmasında gerekli olabilir.
Fil Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Fil hastalığı tedavisi genellikle altta yatan nedenin yönetilmesine yöneliktir. Tedavi planı semptomların varlığı ve şiddetine bağlı olarak oluşturulur. Çeşitli tedavi yöntemleri lenfatik filaryaz ve lenfödem tablosu için uygulanabilir. Lenfatik filaryaz ve lenfödem tedavisi şu uygulamaları içerebilir:
- İlaç tedavisi: Dietilkarbamazin, ivermektin ve albendazol gibi antiparaziter ilaçlar kandaki erişkin solucanların üremelerini engelleyebilir ve yok edebilir. Bununla birlikte antiparaziter ilaç kullanımı enfeksiyonun diğer sağlıklı bireylere yayılmasının önüne geçilmesinde önemli olabilir.
- Cerrahi: Kan dolaşımında bulunan canlı olmayan nematodların çıkarılması amacıyla lenfödem ameliyatı önerilebilir. Aynı zamanda erkeklerde hidrosel yani skrotumda sıvı birikmesini gidermek için cerrahi gerekli olabilir.
- Diğer tedaviler: Fil hastalığının önlenmesinde kompresyon tedavisi ve ekipmanları tercih edilebilir. Kronik lenfödem durumunda bacaklarda lenfödem tedavisi kapsamında fil hastalığı çorabı, kolda lenfödem için lenfödem bilekliği, kolda lenfödem egzersizleri diğer tedavi yöntemleri arasındadır. Şişlik ve ağrıların azaltılmasında lenfödem egzersizleri için doktorunuza başvurmayı ihmal etmemelisiniz.
Fil ayak hastalığı vakalarının çoğunda tek bir tedavi yöntemi yeterlidir. Cerrahi genellikle son seçenek olarak düşünülebilir. Ayrıca ek olarak ortaya çıkan sekonder enfeksiyonların giderilmesinde birtakım ilaçlar reçete edilebilir. Lenfatik filaryaz için henüz bir aşı bulunmamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Fil Hastalığı İçin Ne Yememelidir?
Lenfödem diyeti bazı besin gruplarının sınırlandırılmasını içerebilir. Karbonhidratlar ve rafine besinler, tuz, kafein ve alkol ağırlıklı beslenme vücutta ödem ve iltihaplanmanın artmasına yol açabilir. Bu nedenle bu gıdaların diyette sınırlandırılması gerekebilir. Ek olarak obezitenin kontrol altına alınması ve ideal kilonun korunması lenfödem gelişimini hafifletebilir.
Fil Hastalığına Neden Olan Parazit Nedir?
Fil hastalığı ipliksi filaryal solucanların neden olduğu bir sağlık sorunudur. Filaryal solucanların birden fazla türü fil hastalığından sorumlu tutulabilir. Hastaların çoğunda Wuchereria bancrofti parazitinin varlığına rastlanır. Bunun yanı sıra Brugia malayi ve Brugia timori enfeksiyon gelişimini tetikleyerek fil hastalığına sebep olabilir.
Fil Hastalığına Hangi Bölüm Bakar?
Fil hastalığına kalp ve damar cerrahisi bölümü bakar. Lenfödem lenf damarlarındaki tıkanmalardan kaynaklanan bir sorun olduğundan kalp ve damar cerrahisi alanında uzman doktorlardan yardım alınabilir.
Fil Hastalığının Ameliyatı Var mı?
Lenfödem hastalığına yönelik ameliyat işlemleri gerçekleştirilebilir. Kan ve lenfatik dolaşımında ölü yuvarlak solucanların çıkarılması ve erkeklerde skrotum hidroselinin tedavi edilmesi cerrahi yöntemler ile gerçekleştirilir. Genellikle ameliyat ileri evre lenfödem hastaları için önerilebilir.
Fil Hastalığı Olduğunu Nasıl Anlarız?
Fil hastalığının teşhisinde kan örneklerinin mikroskobik ortamlarda incelenmesi gerekir. Kandaki antikor sayısı, dolaşımdaki mikrofilarya varlığı kan örneklerinin alınması ile incelenebilir. Bununla birlikte klinik semptomlar lenfödem ve filaryaz varlığına işaret edebilir.
Fil Hastalığına Sülük İyi Gelir mi?
Yapılan bazı çalışmalara göre sülük uygulaması fil hastalığı şikâyetlerine iyi gelebilir. Sülüklerin lezyon bölgesine yapıştırılması ve kanın emilmesi, sonrasında sülüklerin içinde bekletildiği zerdeçal lenfödem tedavisinde kullanılan yöntemdeki uygulamalardır.
Fil Hastalığı Türkiye’de Var mı?
Esas olarak Afrika, Asya, Batı Pasifik ve Güney Amerika gibi bazı tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olarak görülen fil hastalığı Türkiye`de de bulunmaktadır. Bu bölgelere kıyasla Türkiye’de daha sınırlı sayıda vaka görülmektedir.
Lenfödem Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Fil bacak hastalığı tedavi edilmediğinde geçici veya kalıcı sakatlıklar ile sonuçlanabilir. Lenfatik filaryaz lenf sisteminde hasar bırakabilir ve kişinin immün sisteminde zayıflama görülebilir. Bunun sonucunda sık sık tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Lenfödemden etkilenen bölgelerde sıvı tutulumu, deri kalınlaşması, şiddetli ağrılar oluşabilir. Tropikal pulmoner eozinofili sendromu gibi beyaz kan hücrelerinde artış ile karakterize sağlık sorunu görülebilir.
Lenfödem Hangi Kansere Yol Açar?
Lenfödem gerekli tıbbi tedavi sağlanmadığında ve şiddetli bir tablo seyrettiğinde yumuşak doku kanserine neden olabilir. Bununla birlikte bazı kanser türlerinin vücutta lenfödeme yol açabileceği bildirilmiştir. Kanser lenfödemin komplikasyonları arasında yer alsa da her vakada görülebilir anlamına gelmeyebilir.
Bacakta Lenfödem Neden Olur?
Bacakta fil hastalığı lenf damarlarının erişkin nematodlar ile tıkanması sonucu oluşan ağrılı şişlikler şeklinde açıklanabilir. Fil hastalığı bacak bölgesindeki damarlarda tıkanmaların aşırı şişlik ve ağrı şeklinde ortaya çıkması şeklinde oluşabilir. Ayakta fil hastalığı kişinin hareketini engelleyebilir, sosyal hayatı sekteye uğratabilir, kişisel bakımın aksamasına yol açabilir.
Gün içinde vücutta genel bir ödem, hareketsizlik sonucu artan lokalize ağrılar, özellikle kol ve bacaklarda vücudun genel ölçülerinden daha geniş ölçüler varsa lenfödem sorunu akla gelebilir. Bu sorunun doğru tespiti için altta yatan başka hastalıklar olup olmamasının değerlendirilmesi gerekir.
Bacaklarda, kollarda veya genital bölgede açıklanamayan şişlikler, sertleşme ve hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız fil hastalığı (lenfödem) açısından değerlendirilmeniz gerekebilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile hastalığın ilerlemesi kontrol altına alınabilir. Tanı, tedavi ve lenfödem yönetimi hakkında detaylı bilgi almak için Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanlarımıza başvurabilirsiniz.,
Randevu almak ve ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçin.
