Damar Tıkanıklığı Nedir?
Damar tıkanıklığı damarlarda kolesterol, yağ, kalsiyum gibi maddelerin birikmesi sonucunda kan akışının kısmen azalması veya tamamen durması ile kendisini gösteren bir sağlık sorunudur. Erken dönemde teşhis edilmez ve gerekli önlemler alınmazsa damarlardaki kan akışının azalması veya durması kalp krizi, inme gibi hayati komplikasyonlara yol açabilir.Damar tıkanıklığı damarların iç yüzeyinde yağ, kolesterol, kalsiyum, hücresel atık ve kan pıhtılaşmasında rol oynayan fibrin gibi maddelerden oluşan plakların birikmesi, neticesinde kan akışının azalması veya tamamen durması ile kendisini gösteren bir sağlık sorunudur. Damar tıkanıklığı genellikle, kalpten çıkarak vücuttaki doku ve organlara oksijen ve diğer besin maddeleri bakımından zengin kanı taşımakla görevli atardamarları yani arterleri etkiler. Başta koroner arterler (kalp) olmak üzere beyin veya bacak gibi bölgelerdeki atardamarlarda tıkanıklık meydana geldiğinde etkilenen damara bağlı olarak kalp krizi, felç gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.
Atardamarlar normal şartlarda esnek bir yapıya sahiptir. Damarların içerisinde plaklar birikmeye başladıkça damarın çapı daralmaya ve damar esnekliğini kaybetmeye başlar. Ateroskleroz, damar sertleşmesi gibi isimlerle de adlandırılan bu durum zamanla damarın içerisinden daha az kan akmasına, doku ve organlara giden kan akışının azalmasına veya durmasına neden olur.
Damar tıkanıklığı uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilir. Ek olarak tıkanıklığın derecesi de belirtilerin şiddetini etkileyebilir. Örneğin, %30 damar tıkanıklığı ile %60 damar tıkanıklığı belirtileri arasında farklılık görülebilir. Damarlarda biriken plaklar arttıkça ve kan akışı ciddi ölçüde azaldıkça kol ve bacaklar gibi vücudun çeşitli yerlerinde uyuşma, kramp, şiddetli ağrı gibi semptomlar görülebilir.
Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
Damar tıkanıklığının birincil nedeni ateroskleroz yani damar serteşmesidir. Bu nedenle çoğu zaman ateroskleroz ve damar tıkanıklığı birbiri yerine kullanılabilir. Damar tıkanıklığı genellikle ileri yaş grubundaki insanları etkileyen bir hastalık olarak düşünülse de yaygın kanının aksine daha genç yaşlardan itibaren damarların iç yüzeyinde yağlı maddeler birikmeye başlar. Bu yağlı tabakayı vücut yabancı bir madde olarak algıladığından damar duvarlarında bir iltihaplanma süreci başlar. Vücut bu durumu kontrol altına alabilmek için savunma mekanizması olarak iltihaplanmış alanın çevresinde lifli bir koruyucu kılıf oluşturur. Zamanla yağlı doku, iltihap ve lifli doku birleşerek plak adı verilen sertleşmiş maddeleri meydana getirir. Plak damar içerisinde giderek büyür, neticesinde damar içerisinde kan akışı azalabilir veya tamamen durabilir.
Damar tıkanıklığı nedenleri arasında yüksek kolesterol seviyelerine sahip olmak ilk sıralarda yer alır. Kolesterol hücre yapımı, vitamin veya hormon sentezlenmesi gibi önemli metabolik faaliyetlerde görev alan karaciğer tarafından sentezlenen veya hayvansal gıdalarla vücuda alınabilen mumsu bir maddedir. LDL (kötü kolesterol) ve HDL (iyi kolesterol) olmak üzere iki sınıfta incelenen kolesterol normal şartlarda vücut için faydalıdır. Buna karşın özellikle kötü kolesterolün vücutta fazla miktarda olması damarlarda plak oluşumu riskini artırabilir.
Damar tıkanıklığının nedenini kesin olarak belirlemek zor olsa da bazı faktörler riski artırabilir. Buna göre başlıca risk faktörleri şu şekildedir:
- Hipertansiyon, diyabet (şeker hastalığı) gibi kronik sağlık sorunları,
- Kadınlarda 55 yaş, erkeklerde 45 yaş üzerinde olmak,
- Aile üyelerinde erken yaşta kardiyovasküler hastalık öyküsü bulunması,
- Tütün ve tütün mamulleri kullanımı.
Sayılanların yanı sıra doymuş yağ bakımından zengin, sebze ve meyve bakımından fakir beslenme, fiziksel aktivite eksikliği gibi yaşam tarzı alışkanlıkları da damar tıkanıklığı riskini artırabilir.
Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?
Damar tıkanıklığı kalpten tüm doku ve organlara kan taşınmasını sağlayan koroner arterler, baş ve beyin bölgesine kan taşınmasında görev alan karotis arterler (şah damarı), bacak ve kollardaki periferik arterler başta olmak üzere vücudun herhangi bir bölgesindeki atardamarları etkileyebilir. Damar tıkanıklığı belirtileri etkilenen damara ve tıkanıklığın derecesine göre farklılık gösterir. Buna göre koroner arter hastalığı olarak da bilinen kalp damar tıkanıklığı belirtileri aşağıdaki gibidir:
- Fiziksel aktivite sırasında ortaya çıkan nefes darlığı,
- Özellikle eforla artan göğüs ağrısı,
- Sırt, omuz, kol ve karın gibi vücut bölgelerine yayılan ağrı,
- Baş dönmesi,
- Halsizlik,
- Kalp çarpıntısı,
- Mide bulantısı veya hazımsızlık.
Yukarıda sayılan kalp damar tıkanıklığı semptomları erken dönemde fark edilmez ve gerekli tedavi uygulanmazsa kalp krizi gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Koroner arterler gibi serebral arterler yani beyne oksijen bakımından zengin kanı taşımakla görevli atardamarlarda da tıkanıklık meydana gelebilir. Karotis arter (şah damarı) hastalığı olarak da adlandırılan boyun veya beyin damar tıkanıklığı belirtileri ise şu şekildedir:
- Baş dönmesi,
- Yüzün tek tarafında sarkma,
- Vücudun tek tarafında his kaybı,
- Konuşmada bozulma,
- Bir kolu veya bacağı hareket ettirmede zorluk,
- Tek veya her iki gözde birden görme kaybı.
Beyinde damar tıkanıklığı olan hastalarda belirtiler her zaman kolay fark edilmeyebilir. Bazı durumlarda felç (inme) ani şekilde ortaya çıkarak kişinin yaşamını tehdit edebilir.
Periferik arter hastalığı ise genellikle ayak veya bacak damar tıkanıklığı ile kendisini gösterir. Bacak damar tıkanıklığı belirtileri denildiğinde ilk akla gelenler şunlardır:
- Kaslarda ağrı,
- Özellikle düz pozisyonda yatarken ayaklarda veya ayak parmaklarında yanma, ağrı,
- Ayakların vücudun diğer yerlerinden daha soğuk olması,
- Kızarıklık, morluk gibi ayak veya bacaklarda renk değişikliği,
- Ayaklarda tekrarlayan ve geç iyileşen yaralar.
Kalp, beyin ve periferik arter hastalıklarına ek olarak göz damarlarında da tıkanıklık oluşabilir. Gözün retina tabakasına oksijen bakımından zengin kanı taşıyan atardamarlardan bir tanesi tıkandığında merkezi retinal arter tıkanıklığı olarak da bilinen bir sağlık sorunu gelişebilir. Bu durum kısmı veya tam görme kaybına neden olabilir.
Sayılanların yanı sıra damar tıkanıklığı böbrek veya sindirim sistemi atardamarları gibi farklı doku ve organlardaki damarları da etkileyebilir. Sindirim sisteminin etkilendiği durumlarda mide bulantısı, iştahsızlık gibi belirtiler görülürken; böbrek atardamarında tıkanıklık idrar sıklığında değişiklik, ödem, iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı gibi semptomlara neden olabilir.
Damar Tıkanıklığı Tanısı Nasıl Konulur?
Uzmanlar çeşitli sebeplerle yaptıkları kan tahlilleri sonucunda kolesterol veya trigliserid seviyelerinin yüksek olduğunu fark ederse hastada damar tıkanıklığı riski olduğunu düşünebilir. Damar tıkanıklığının kesin tanısı ise ancak çeşitli görüntüleme yöntemleri yardımıyla konulabilir. Damar tıkanıklığının tanısında kullanılan en etkili yöntemlerden bir tanesi anjiyografi olarak bilinen damarların içerisine özel bir madde enjekte edildikten sonra X ışınları yardımıyla damarların görüntülenmesini sağlayan yöntemdir. Bunun yanı sıra bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR), böbrek veya boyun damar tıkanıklığı belirtileri gözlenen hastalarda doppler ultrason gibi görüntüleme yöntemleri de damarlarda herhangi bir daralma olup olmadığını kontrol etmek için kullanılabilir.
Uzmanlar kalp damar tıkanıklığı belirtileri fark ederse stres testi olarak da bilinen efor testi yapılmasını da önerebilir. Hasta efor sarf ederken gerçekleştirilen bu test efor sırasında kalp ritmi ve kan basıncındaki değişimleri gözlemlemeye olanak tanır. Doktorlar test sonucunda anormallik tespit ederse anjiyografi gibi ek tetkiklere başvurabilir.
Damar Tıkanıklığı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Damar tıkanıklığı tedavisi damardaki daralmanın şiddetine, etkilenen damarın bulunduğu bölgeye ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Vücudunun herhangi bir damarında tıkanıklık tespit edilen hastalara uzmanlar öncelikle pıhtı oluşma riskini en aza indirebilmek için kan inceltici özelliği bulunan ilaçlar reçete edebilir. Bunun yanı sıra kalp damar tıkanıklığı tedavisi için anjiyoplasti ile balon veya stent takılmasına karar verebilir. Her iki yöntemle de amaç, damardaki tıkanıklığın giderilmesidir. Uzmanlar bu yöntemi beyin damar tıkanıklığı tedavisi için de kullanabilir.
Bunların yanı sıra koroner arter tıkanıklıklarını her zaman stent veya balon anjiyoplasti ile açmak mümkün olmayabilir. Bu durumda vücudun bacak gibi başka bir bölgesinden alınan damarla damardaki tıkanıklığın ilerisine köprüleme (bypass) yapılmasına karar verilebilir. Özellikle kalp kasına bol miktarda kan pompalamakla görevli sol koroner arter tıkanıklıklarında veya birden fazla damarda tıkanıklık olan durumlarda uzmanlar koroner arter bypass cerrahisinin gerekli olduğuna karar verebilir.
Sık Sorulan Sorular
Damar Tıkanıklığı Nasıl Açılır?
Uzmanlar hafif derecede tıkanıklıklarda kan inceltici ilaçlardan veya kolesterolü düşürmeye yardımcı ilaçlardan faydalanabilir. İleri derecede tıkanıklık olan hastalarda ise balon veya stent anjiyoplasti, koroner arter bypass ameliyatına başvurulabilir.
Göz Damar Tıkanıklığı Nasıl Açılır?
Göz damar tıkanıklığı tedavisi sırasında uzmanlar hiperbarik oksijen tedavisi (yüksek basınç altında hastalara saf oksijen solutulması) uygulayabileceği gibi damardaki pıhtıyı çözmeye yardımcı olacak bazı ilaçlardan da faydalanabilir.
Beyin Damar Tıkanıklığı Nasıl Açılır?
Beyin Damar Tıkanıklığı, Serebral arter tıkanıklıklarında kan inceltici ilaçlarla pıhtıyı dağıtmaya çalışmak öncelikli tedavi seçeneğidir. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı veya tıkanıklığı şiddetli derecede olan hastalarda uzmanlar bir kesi yoluyla şah damarındaki plağı çıkarmak için karotis endarterektomi adı verilen cerrahi bir prosedüre başvurabilir.
Damar Tıkanıklığı Ağrı Yapar mı?
Damarlardaki tıkanıklık doku ve organlara oksijen ve besin maddeleri bakımından zengin kanın taşınmasını engellediği için ağrı, yanma, uyuşukluk gibi semptomlara neden olabilir.
Damar Tıkanıklığı Nasıl İyileşir?
Damar tıkanıklığının iyileşmesi için düzenli tedavi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve ilaç kullanımı gereklidir. Tedavi sürecinde uzmanlar kolesterol düşürücü veya kan sulandırıcı ilaçlar, gerektiğinde cerrahi müdahalelerden faydalanabilir. Bunların yanı sıra düzenli ve sağlıklı beslenmek, doktor kontrolünde düzenli egzersiz yapmak, sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı alışkanlıklardan uzak durmak da önemlidir.
Damar Tıkanıklığı Kendiliğinden Geçer mi?
Damar tıkanıklığının kendiliğinden iyileşmesi zordur. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, sigara kullanımından kaçınmak gibi bazı yaşam tarzı alışkanlıkları hastalığın ilerlemesini önlemeye yardımcı olabilir.
Damar Tıkanıklığı İlaçla Geçer mi?
Kolesterol düşürücü veya kan sulandırıcı ilaçlar tıkanıklığı tamamen geçirmese de ilerlemesini yavaşlatabilir ve yeni plak oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
Kan Sulandırıcı Damar Tıkanıklığını Açar mı?
Kan sulandırıcı ilaçlar kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olarak damarlar içinde serbestçe dolaşmasını sağlayabilir. Bununla birlikte bu ilaçların var olan tıkanıklığı tamamen ortadan kaldırabileceğini söylemek doğru olmaz.
Damar Tıkanıklığı Ameliyatsız Nasıl Açılır?
Bazı durumlarda uzmanlar hastalığın ilerlemesini önleyebilmek için çeşitli ilaçlar reçete etse de damar tıkanıklığının tamamen açılabilmesi için stent veya balon anjiyoplasti, bunların yeterli olmadığı durumlarda cerrahi operasyonlar gerekebilir.
Anjiyo ile Tıkalı Damar Açılır mı?
Anjiyoplasti yöntemi ile açık ameliyata gerek kalmadan tıkalı damarlar açılabilir.
Damar tıkanıklığı belirtileri yaşıyor veya risk faktörlerine sahipseniz vakit kaybetmeden Kalp Damar Cerrahisi uzmanlarımızdan destek alın. Erken tanı hayat kurtarır! Randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geçin.
