Hemoliz eritrositlerin yani kırmızı kan hücrelerinin yıkımını anlatmak için kullanılan bir terimdir. Normal şartlarda yaşlanan veya herhangi bir sebeple hasar görmüş olan kırmızı kan hücreleri yıkıma uğrar ve yerine yenileri yapılır. Bazı durumlarda eritrositlerin yıkım süreci olması gerekenden daha kısa sürede gerçekleşir. Neticesinde yerine yeni hücrelerin üretilmesi için yeterli zaman olmaz. Bu durum hemolitik anemi olarak adlandırılan bir sağlık sorununu beraberinde getirir.
Hemoliz Nedir?
Hemoliz kırmızı kan hücresi, alyuvar gibi farklı isimlerle de adlandırılan eritrositlerin yıkıma uğrayarak içindeki hemoglobinin açığa çıkması anlamına gelir. Kırmızı kan hücrelerinin normal yaşam döngüsü 110 ila 120 gün arasında değişir. Bu süreden sonra kırmızı kan hücreleri doğal olarak parçalanır ve genellikle dalak yoluyla dolaşım sisteminden uzaklaştırılır. Kırmızı kan hücrelerinin başlıca görevi oksijen ve besin ögeleri bakımından zengin kanın vücuttaki doku ve organlara taşımaktır. Bunun yanı sıra dokulardaki karbondioksitin akciğere geri taşınmasında yani vücuttan uzaklaştırılmasında da rol oynarlar. Bu nedenle kırmızı kan hücrelerinin yıkım ve yeniden yapım sürecinde dengesizlik olursa pek çok sağlık sorunu ortaya çıkabilir.
Eritrositlerin yıkımı iki farklı şekilde gerçekleşir. Buna göre hemoliz tipleri şunlardır:
- Ekstravasküler hemoliz: Bu tür hemoliz damarların dışında genellikle dalakta gerçekleşen hemolizdir. Dalağın içerisinde bulunan kırmızı kan hücreleri bağışıklık sisteminin ana hücrelerinden olan beyaz kan hücrelerinin makrofaj adı verilen bir çeşidi tarafından yok edilmesi ekstravasküler hemolizin en yaygın nedenidir.
- İntravasküler hemoliz: Kırmızı kan hücrelerinin damarların içerisinde yıkıma uğradığı hemoliz türüdür. Bü tür hemolizde kırmızı kan hücrelerinden açığa çıkan parçalar damarların içerisinde dolaşır.
Hemoliz hücre yapısındaki bozukluklardan kaynaklanabileceği gibi dalak büyümesi, bulaşıcı hepatit, lösemi gibi dış faktörlerden de kaynaklanabilir. Ayrıca bazı otoimmün hastalıklar da kan sayımında eritrosit sayısının az olmasına neden olabilir.
Hemoliz Normal Değeri Kaç Olmalıdır?
Hemoliz normal değeri yapılan tetkiklerin sonucunda negatif hemoliz olarak ifade edilir. Hemoliz negatif denildiğinde kırmızı kan hücrelerinin %5’inden azının parçalandığı anlaşılabilir. Pozitif hemoliz ise hemoliz referans değeri dışında anlamına gelir. Kırmızı kan hücrelerinin %10’unundan fazlasının parçalanması pozitif hemoliz olarak değerlendirilir. Kanda hemoliz düzeyini değerlendirmeye yardımcı olan hemoliz indeksi belirlenen değerin üzerinde ise uzmanlar hemoliz nedenini anlayabilmek için ileri tetkiklere başvurabilir. Bunun yanı sıra hemoliz interferansı kan tetkiklerinin olması gerektiği gibi değerlendirilememesine neden olacağından yeni bir kan testi yapılması istenebilir.
Hemoliz Nedenleri Nelerdir?
Hemoliz kırmızı kan hücrelerinin yapısındaki bozukluklardan bağışıklık sistemi sorunlarına kadar pek çok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Başlıca hemoliz nedenleri şunlardır:
- Kalıtsal faktörler: Orak hücre anemisi ve Akdeniz anemisi (talasemi) gibi hemoglobinlerin (alyuvarlarda bulunan bir protein çeşidi) yapısında veya üretiminde bozulmalarından kaynaklanan kan hastalıkları kırmızı kan hücrelerinin zamanından önce yok olmasına neden olabilir. Ayrıca kırmızı kan hücrelerinin korunmasından sorumlu G6PD (glikoz-6-fosfat dehidrogenaz) enzim eksikliği veya kırmızı kan hücrelerinin enerji üretmek için ihtiyaç duyduğu bir madde olan piruvat kinaz enzimi eksikliği hemolize neden olabilir. Hemolizin bir diğer nedeni de kırmızı kan hücresi zarının yapısal bütünlüğünde bozulmalara neden olan kalıtsal sferositoz ve kalıtsal eliptositoz gibi membranopatilerdir.
- Bağışıklık sistemi ile ilgili bozukluklar: Bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunu olması gerektiği gibi getirmediği, anormal yanıt geliştirdiği hastalıklar da hemolizin bir diğer önemli nedenidir. Bağışıklık sisteminin alyuvarları yabancı madde olarak algılayıp yok etmeye çalıştığı nadir ama ciddi bir hastalık olan otoimmün hemolitik anemi hemolize neden olabilir. Bunun yanı sıra lupus, romatoid artrit gibi diğer otoimmün hastalıklar da bağışıklık sisteminin kırmızı kan hücrelerine saldırmasına yol açabilir.
- Enfeksiyon hastalıkları: Doğrudan kırmızı kan hücrelerini hedef alabilen bazı enfeksiyon hastalıkları da hemolize neden olabilir. Alyuvarlara zarar verebilen enfeksiyon hastalıklarının başında sıtma gelir. Sıtma parazitleri alyuvarlara saldırarak onların yıkıma uğramasına neden olabilir. Benzer şekilde HIV gibi bazı viral enfeksiyon hastalıkları da kırmızı kan hücrelerinin yıkımına yani hemolize neden olabilir. Bunların yanı sıra Streptococcus pyogenes gibi bazı bakteriler kırmızı kan hücrelerinin tamamen parçalandığı beta hemoliz olarak da bilinen bir duruma neden olabilir.
- Kullanılan bazı ilaçlar: Nadir görülmekle birlikte bazı ilaçlar bağışıklık sisteminin kırmızı kan hücrelerine saldırarak onları yok etmesine neden olabilir.
- Gebelik komplikasyonları: Hamilelik döneminde ortaya çıkan eklampsi ve preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi komplikasyonlar anne adayının bağışıklık sisteminin kırmızı kan hücrelerine saldırmasına neden olabilir. Bunların yanı sıra nadir de olsa bazı bebeklerde yenidoğan hemolitik hastalığı gelişebilir. Hamilelik sürecinde bebeğin alyuvarları anne adayının kanına karışabilir. Anne adayının bağışıklık sistemi bebeğin alyuvarlarını yabancı olarak görür ve onlara karşı saldırıya geçerse bebeğin kırmızı kan hücreleri hızlı bir şekilde yıkıma uğrayabilir.
- Toksinlere maruziyet: Kurşun, arsenik, bakır gibi maddelere maruz kalmak veya yılan zehiri gibi toksik etkenlerle karşılaşmak kırmızı kan hücrelerinin zamanından önce yok olmasına yol açabilir.
İlave olarak bazı durumlarda insan vücudunun yapay kalp kapakları, hemodiyaliz makineleri veya kalp-akciğer bypass cihazları gibi yeni bir tedaviye veya tıbbi cihaza uyum sağlamaya çalıştığı süreçte hemoliz gelişebilir.
Hemoliz Belirtileri Nelerdir?
Hemoliz belirtileri kırmızı kan hücresi sayısının ne kadar düşük olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Şiddetli hemoliz durumunda hemolitik anem olarak da bilinen diğer anemi türleri ile benzer semptomlarla kendisini gösteren bir durum ortaya çıkabilir. Hemoliz ani bir şekilde akut olarak başlayabileceği gibi semptomlar kademeli olarak da ilerleyebilir. Vücutta doku ve hücrelere oksijen taşınması ile sorumlu kırmızı kan hücrelerinin zamanında önce yok olması durumunda görülebilecek başlıca hemoliz belirtileri şunlardır:
- Cilt renginde solukluk,
- Halsizlik,
- Yüksek ateş,
- Bilinç bulanıklığı,
- Kalp çarpıntısı,
- Nefes darlığı,
- Ciltte ve gözlerde sarılık,
- Splenomegali yani dalak büyümesi,
- Karaciğer büyümesi,
- İdrar renginde koyuluk,
- İdrarda kan görülmesi (hematüri).
Sayılanların yanı sıra hemolize neden olan faktörler semptomların hastadan hastaya değişiklik göstermesine neden olabilir. Örneğin bir çeşit otoimmün hemolitik anemi olan soğuk aglutinin hastalığında el ve ayak parmaklarında kan akışının azalması neticesinde gelişen Raynaud fenomeni gibi sağlık sorunları ortaya çıkabilir.
Hemoliz Tanısı Nasıl Konulur?
Uzmanlar cilt renginde solukluk, nefes darlığı, sarılık gibi şikâyetlerle başvuran hastaları öncelikle detaylı olarak muayene eder ve tıbbi geçmişini inceler. Bu noktada hastanın ailesinde veya kendisinde orak hücre anemisi, talasemi gibi kalıtsal geçişli kan hastalıkları olup olmadığı araştırılır. Ayrıca hastada romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıkların olması da uzmanların hemolizden şüphelenmesine neden olabilir. Hemoliz teşhisi için farklı laboratuvar tetkikleri kullanılabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:
- Tam kan sayımı (hemogram): Tam kan sayımı kırmızı kan hücrelerinin sayısını ve kan hacmine olan oranını (hematokrit) değerlendirmeye yardımcı olur.
- Periferik kan yayması: Tam kan sayımında kırmızı kan hücre sayısında anormallikler tespit edilmesi halinde hücrelerin boyutunu ve şeklini daha detaylı değerlendirmeyi sağlayan periferik kan yayması tanıya yardımcı olabilir.
- Retikülosit sayımı: Retikülosit sayımı kemik iliğinin ürettiği genç kan hücrelerinin sayısını ölçmeye yardımcı olur.
- LDH testi: Eritrositlerde bulunan bir çeşit enzim olan laktat dehidrogenazın kanda normalden daha fazla bulunması eritrositlerin vaktinden önce yıkıma uğradığını gösterebilir.
- Bilirubin testi: Bilirubin kırmızı kan hücreleri yıkıma uğradığında çıkan atık bir üründür. Kan serum düzeyinde bilirubin seviyesinin artması hemolize işaret edebilir.
- Haptoglobin testi: Kırmızı kan hücreleri yıkıma uğradığında Hemoglobine bağlı bir protein olan haptoglobin seviyesi kanın hemolize olması durumunda düşebilir.
- Direkt Coombs testi: Kan uyuşmazlığı testi olarak da bilinen Coombs testi anne ile bebek arasındaki kan uyuşmazlığına bağlı yenidoğan hemolitik anemisi tanısı için kullanılabilir.
İlave olarak orak hücre anemisi, talasemi gibi genetik bozuklukların varlığını araştırmak için genetik testlere de başvurulabilir.
Hemoliz Tedavisi Nasıl Yapılır?
Hemoliz tedavisi kırmızı kan hücrelerinin erken yıkıma uğramasına neden olan faktöre göre değişiklik gösterir. Başlıca hemoliz tedavisi yöntemleri şu şekildedir:
- Kırmızı kan hücresi sayısını artırmak amacıyla hastayla uyumlu bir kişiden alınan kanın hastaya nakledilmesi,
- Bağışıklık sisteminin kırmızı kan hücrelerine saldırdığı durumlarda bağışıklık sisteminin aktivitesini azaltmaya yardımcı bağışıklık baskılayıcı ilaçlar,
- Kemik iliğinin kırmızı kan hücresi üretimini destekleyen ilaçlar veya iğneler.
Kırmızı kan hücrelerinin yıkıma uğradığı organların başında dalak gelir. Bu nedenle şiddetli hemoliz vakalarında uzmanlar eritrositlerin yıkımını azaltabilmek amacıyla dalağın cerrahi olarak çıkarılmasına karar verebilir.
Sık Sorulan Sorular
Hemolize Olmuş Ne Demektir?
Hemolize olmuş kan çeşitli sebeplerle kırmızı kan hücrelerinin yıkıma uğraması ve içeriğinin açığa çıkması anlamına gelir.
Hemoliz Tehlikeli Midir?
Eritrositler yıkıma uğradığında ortaya çıkan yan ürünler karaciğer hastalığı, böbrek hastalığı, felç gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
Kanın Hemoliz Olduğunu Nasıl Anlarız?
Kan tahlilinde yüksek hemoglobin seviyesi gibi sonuçlar çıkması kanın hemoliz olduğunu gösterebilir.
Hemoliz Yüksekliği Neden Olur?
Hemoliz yüksekliği nedenleri arasında enfeksiyonlar, romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıklar, toksin maruziyeti, bazı ilaçlar, yapay kalp kapakçıkları gibi tıbbi cihazlar, talasemi, orak hücreli anemisi gibi kalıtsal hastalıklar sayılabilir.
Hemoliz Bulgusu Nedir?
Hemoliz bulguları klinik olarak sarılık, halsizlik, koyu renkli idrar ve nefes darlığı gibi semptomlarla kendisini gösterir. Ayrıca kan testlerinde bilirubin ve LDH yükselirken haptoglobin değeri düşer.
Hemoliz Çeşitleri Nelerdir?
Hemoliz ekstravasküler hemoliz ve intravasküler hemoliz olarak genellikle iki farklı şekilde gerçekleşir. Ekstravasküler hemoliz genellikle dalaktaki bağışıklık sistemi hücrelerinden makrofajların eritrositleri yıkıma uğratması sonucunda ortaya çıkar. İntravasküler hemoliz ise alyuvarların damar içinde parçalanması ve kan dolaşımına karışması ile gerçekleşir.
Hemolizde Hemoglobin Artar Mı?
Normal şartlarda tüm hemoglobinler kırmızı kan hücresinde bulunur. Ancak hemoliz durumunda hemoglobinler serbest kalabilir. Bu durum serum hemoglobin testinde hemoglobin artışına neden olabilir.
Hemoliz İnterferans Değeri Kaç Olmalı?
Eritrosit yıkımının %10’un üzerinde olduğu durumlarda kanın hemolize olduğu değerlendirilir.
Hemolitik Anemi Hangi Vitamin Eksikliğinde Görülür?
Herhangi bir vitamin eksikliğinin hemolitik anemiye neden olacağını söylemek zordur. Bununla beraber hemolitik anemi folat eksikliğine yol açabilir.
Hangi Hücreler Hemoliz Olmaz?
Hemoliz durumunda plazma ve kan hücrelerinin dışında kalan sıvıda serbest hemoglobine rastlanır. Ancak hemoliz plazmadaki toplam hemoglobini etkilemez.
Hemoliz ve hemolitik anemi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Erken tanı ve doğru tedavi için uzman değerlendirmesi büyük önem taşır. Hisar Hospital Intercontinental’da alanında deneyimli hematoloji ve iç hastalıkları uzmanlarımızla detaylı tetkik ve ileri tanı yöntemleri eşliğinde sağlığınızı güvenle değerlendirebilirsiniz. Randevu almak için bizimle iletişime geçin.
