Alerjik konjonktivit, gözün beyaz kısmını örten zar tabakanın alerjen maddelere verdiği bir reaksiyondur. Aslında, tüm alerjik konjonktivit olgularının yaklaşık olarak yarısı mevsimsel tiptir.
Bu yazıda alerjik konjonktivit nedir, alerjik konjonktivit belirtileri nelerdir gibi soruların yanıtlarını bulacaksınız. Ayrıca tanı yöntemleri, alerjik konjonktivit göz damlası seçenekleri ve tedavi yollarını öğreneceksiniz.
Alerjik Konjonktivit Nedir ve Nasıl Oluşur?
Göz alerjisinin tanımı
Konjonktiva, göz kapaklarınızın iç yüzeyini ve gözün beyaz kısmını kaplayan ince bir zar tabakasıdır. Bu doku, gözlerinizi duman, bakteri, alerjenler ve rüzgar gibi dış etkenlerden korur. Alerjik konjonktivit, konjonktivanın alerjen maddelere verdiği tepki sonucu oluşan bir iltihaplanmadır.
Dünya genelinde yüzde 15-40 gibi yüksek bir nüfus oranını etkiler. Çocuklar ve genç erişkinler arasında daha sık görülür. Alerjik konjonktivit bulaşıcı değildir, dolayısıyla kişiden kişiye geçmez.
Alerjik reaksiyonun nedenleri
Vücudunuz bir alerjeni algıladığında bağışıklık sisteminiz histamin üretir. Histamin, kan damarlarının genişlemesine, şişliğe ve kaşıntıya neden olan bir kimyasaldır. Aslında bu tepkilerin nedeni konjonktivanın gözü korumaya çalışmasıdır.
Bağışıklık sisteminiz normalde zararsız olan maddeleri tehdit olarak algılar ve aşırı tepki verir. Genetik faktörler ve çevresel etmenler bu aşırı duyarlılıkta rol oynar. Ailede göz alerjisi öyküsü varsa risk artar.
İlkbahar ve yaz aylarında artan polen bu sorunu tetikler. Aynı şekilde kirli hava, tozlu ortamlar ya da hayvanlarla temas gözlerinizin alerjenlerle karşılaşmasını artırır. Artan temas sonrası konjonktiva kendini savunmaya geçer.
Hangi maddeler alerji yapabilir?
Birçok farklı madde göz alerjisine yol açabilir. En yaygın tetikleyiciler şunlardır:
- Polen: Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri mevsimsel alerjilerin başlıca nedenidir
- Ev tozu akarları: Yataklarda, halılarda ve mobilyalarda bulunan mikroskobik canlılardır
- Hayvan tüyleri: Kedi, köpek ve diğer evcil hayvanların tüy ve deri döküntüleri
- Küf sporları: Nemli ortamlarda çoğalan mantarlar
- Kimyasal maddeler: Parfüm, deterjan, sigara dumanı, egzoz gazı
- Kontakt lensler: Lenslerin kendisi veya üzerinde biriken proteinler
- Göz damlaları: Bazı ilaçlı göz damlaları ve lens solüsyonları
Bazı kişilerde belirli gıdalara veya böcek ısırıklarına karşı da göz alerjisi gelişebilir. Polenlerden kaynaklanan alerjiler genellikle mevsimseldir, hayvan tüyü ve toz nedeniyle olanlar ise yıl boyunca devam eder.
Alerjik Konjonktivit Belirtileri Nelerdir?
Erken dönem belirtileri
Kaşıntı, alerjik konjonktivit belirtileri arasında en karakteristik olandır. Kaşıntı yoksa alerji düşünülmemelidir. Her iki gözde eşit şiddette ortaya çıkar ve sürekli gözlerinizi ovma isteği yaşatır. Aslında bu, vücudunuzun alerjenlere karşı verdiği savunma tepkisinin en belirgin işaretidir.
Kızarıklık da yaygın görülen erken bulgulardandır. Konjonktivadaki damarların genişlemesi sonucu gözün beyaz kısmı kırmızımsı bir renk alır. Bu kızarıklık genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir. Göz kapaklarının içinde de benzer şekilde kızarıklık gelişir.
Göz sulanması özellikle alerjenle temas sonrasında artar. Gözlerden akan berrak sıvı, vücudun allerjenlerden kurtulma çabasının bir sonucudur. Enfeksiyondan farklı olarak sarı veya yeşil renkli akıntı olmaz. Şeffaf ve bol miktarda gözyaşı görülür.
Şiddetli alerjik konjonktivit belirtileri
Göz kapağında şişlik sık rastlanan bir bulgudur. Özellikle sabahları belirgin hale gelir ve hafif düşüklükle birlikte görülür. Şişlik nedeniyle göz kapaklarınızı açmakta zorlanabilirsiniz.
Işığa karşı duyarlılık artışı yaşarsınız. Fotofobi olarak bilinen bu durum, nadiren daha ileri vakalarda ortaya çıkar. Aynı zamanda gözde yanma ve batma hissi gelişir. Göz kapağının iç yüzeyinde pürüzlülük oluşabilir.
İp gibi uzayan beyaz, yapışkan bir çapaklanma görülür. Bu şeffaf veya beyaz renkli sümüksü akıntı, enfeksiyondaki sarı-yeşil akıntıdan farklıdır. Bulanık görme de tabloya eşlik edebilir. Kontakt lens kullanımında rahatsızlık artar.
Göz ve göz dışı bulgular
Alerjik konjonktivit genellikle burun alerjisi ile birlikte olur. Bunun yanı sıra burun akıntısı, hapşırma ve burunda tıkanıklık yaşarsınız. Göz altlarında koyulaşma ve morarma gelişebilir. Bu durum kan dolaşımının yavaşlamasına bağlıdır.
Şikayetler akşam saatlerinde artar. Açık havada vakit geçirdikten sonra alerjene fazla maruz kalınmasından ötürü belirtiler şiddetlenir. Astım ve alerjik egzamaya ait bulgular da tabloya eklenebilir.
Belirtilerin günlük yaşama etkisi
Sürekli devam eden rahatsızlık hissi, konsantrasyonunuzu bozabilir. Uyku kaliteniz düşer ve genel olarak sinirlilik ile yorgunluk hissi yaşarsınız. Bu belirtiler günlük aktivitelerde rahatsızlık yaratır.
Çocuklarda sürekli göz ovuşturma ve dikkat dağınıklığı görülür. Okul başarısını ve sosyal ilişkileri olumsuz etkiler. Bebeklerde ise kaşıntı ifade edilemez, bunun yerine sürekli gözlerini ovuştururlar. Sık göz kırpma ve ışıktan rahatsız olma ebeveynler için uyarıcı olmalıdır.
Alerjik Konjonktivit Çeşitleri ve Özellikleri
Mevsimsel göz alerjisi özellikleri
Alerjik konjonktivitin beş farklı tipi bulunur ve her biri kendine özgü özellikler gösterir. Mevsimsel tip, tüm alerjik konjonktivit olgularının yaklaşık yarısını oluşturur. İlkbahar ve yaz aylarında havadaki polen yoğunluğuna bağlı olarak ortaya çıkar.
Çayır otu polenleri Mayıs-Temmuz döneminde en sık neden olur. Her iki gözde eşit şiddette yaşarma, yanma ve kızarıklık görürsünüz. Göz kapaklarınızda hafif şişlik gelişebilir. Ayrıca burun akıntısı, hapşırma ve burunda tıkanıklık gibi alerjik rinit bulguları da eşlik eder.
Polen mevsimi bittiğinde belirtiler kendiliğinden düzelir. Gözlerinizin altında koyu renk halkalar görülebilir. Her yıl aynı dönemlerde benzer yakınmalar yaşarsınız.
Kronik alerjik konjonktivit
Pereniyal tip olarak da bilinen bu form yıl boyunca devam eder. Ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve küf sporları sorumlu tutar. Mevsimsel değişiklik göstermez ancak belirtiler daha hafif seyreder.
Organik kökenli ve mevsimsel özellik göstermeyen alerjenler nedeniyle oluşur. Kaşıntı, yanma ve ışık hassasiyeti belirgindir. Verilen ilaçların uzun süreli kullanımı gerekebilir.
Çocuklarda görülen vernal tip
Vernal keratokonjonktivit 5-15 yaş grubunda sık görülen mevsimsel bir formdur. Genellikle 5 yaşından sonra başlar ve 20’li yaşlarda kendiliğinden düzelir[193]. Erkeklerde daha sık ortaya çıkar.
Ilık ve kuru iklimli bölgelerde yaygındır. Göz kapaklarının iç yüzeyinde büyük papillalar oluşur. Şiddetli kaşıntı en belirgin yakınmadır. Bunun yanı sıra ışığa karşı hassasiyet, yabancı cisim hissi ve bulanık görme görülür.
Kornea tabakasının etkilenmesi halinde görme sorunları gelişebilir. Hastaların yüzde 75’inde astım, atopik egzama veya alerjik rinit gibi ek hastalıklar vardır. Hastalık süresi nadiren 5-10 yılı geçer.
Kontakt lens kaynaklı alerji
Dev papiller konjonktivit kontakt lenslere veya lens temizlik ürünlerine karşı gelişir. Üst kapağın altını döşeyen konjonktivada papilla adı verilen kabarıklıklar mevcuttur. Kontakt lens kullananların yaklaşık yarısında gelişebilir.
Lens kullandığınızda rahatsız olduğunuzdan yakınırsınız. Yoğun mukus salgısı ve yabancı cisim hissi görülür. Lens yüzeyinde biriken proteinler alerjik reaksiyona neden olur. Bazı durumlarda göz protezleri ve göze konan dikişler de bu tabloyu oluşturabilir.
Atopik hastalarda görülen tip
Atopik keratokonjonktivit körlük riskinin en fazla görüldüğü formdur. 20’li yaşlarda başlar ve uzun yıllar devam eder. Genellikle genç erkekleri etkiler.
Astım, rinit, atopik dermatit veya besin alerjisi olan kişilerde görülür. Göz bulguları genellikle diğer atopik bulguların ortaya çıkmasından birkaç yıl sonra gelişir. Göz kapaklarının cildi kızarık, kalınlaşmış ve pul pul olmuştur.
Şiddetli kaşıntı en önemli belirtidir. Kirpik dibi iltihabına sık rastlanır. Kornea tabakasında anormal damarlanmalar ve katarakt görülebilir.
Tanı Yöntemleri ve Muayene Süreci
Göz doktoru muayenesi
Ayrıntılı bir öykü ve muayene tanıda çok önemlidir. Göz hekiminiz sizinle görüşmeye başlar ve belirtilerinizin ne zaman başladığını sorar. Bahar ve yaz aylarında tekrar eden kaşıntı, kızarıklık ve sulanma bulguları alerjik konjonktiviti düşündürür.
Sizde göz bulguları ile birlikte alerjik rinit, egzama veya astım olması tanıyı destekler. Ailede alerji öyküsü de sorgulanır. Belirtilerinizin belirli mevsimlerle ya da ev ortamındaki tetikleyicilerle ilişkisi araştırılır. Kontakt lens kullanımı, kozmetik ve göz damlası kullanımı gibi detaylar önemlidir.
Fiziksel muayenede göz kapaklarınız ve göz kapaklarının iç kısımları kontrol edilir. Göz doktorunuz yarık lamba mikroskobu ile gözlerinizi inceler. Bu cihaz sayesinde kan damarlarındaki genişleme net olarak görüntülenir. Göz kapaklarının iç kısmında küçük, kabarık şişlikler tespit edilebilir.
Bu kabarcıklar papilla olarak bilinir ve özellikle kontakt lens kaynaklı alerjilerde sık rastlanır. Hekim, gözlerde kızarıklık ve sulanmanın yanında alerjik nezle, astım ve egzamaya ait bulguları da değerlendirir. Kornea tabakası da dikkatle incelenir.
Ayırıcı tanı: Enfeksiyon mu alerji mi?
Alerjik konjonktivit başka göz hastalıklarıyla benzer belirtiler gösterebilir. Bunun yanı sıra göz enfeksiyonu ile alerji arasındaki farkı ayırt etmek önemlidir. Her iki durum da kızarıklık ve rahatsızlık yaratır ancak nedenleri farklıdır.
Alerjide en karakteristik özellik kaşıntıdır. Yanma ve kızarıklık görülür fakat çoğu zaman ağrı yoktur. Göz enfeksiyonunda ise sarı veya yeşil renkli akıntı mevcuttur. Şiddetli ağrı, görmede bulanıklık gibi belirtiler enfeksiyonu işaret eder.
Alerjik konjonktivit kişiden kişiye bulaşmaz. Enfeksiyon ise bulaşıcıdır ve dikkatli olunmalıdır. Üveit, akut glokom gibi daha ciddi durumlar da benzer yakınmalar verebilir. Dolayısıyla doğru tanı için mikroskopla muayene şarttır.
Test ve laboratuvar incelemeleri
Tanı genellikle hasta öyküsü ve muayene bulgularıyla kolayca konulur. Çoğu durumda kan veya deri alerji testine gerek yoktur. Özellikle sadece göz tutulumu olan bireylerde sistemik testler tanıya yardım sağlamaz.
Tedaviye yanıt vermeyen veya yıl boyunca süren şiddetli vakalarda testler istenebilir. Alerji deri testi, belirgin ve tekrarlayıcı alerjisi olan hastalarda uygundur. Cilt testinde çeşitli alerjen maddeler deri altına verilerek vücudun tepkisi incelenir.
Kan testinde ise alerjik reaksiyon sonucu oluşan immunglobulin E antikorları test edilir. Aynı zamanda göz yaşında eozinofil testi yapılabilir. Gerekliliğine göre provokasyon testleri uygulanır. Bazı hastalarda hem sistemik alerji hem de göz alerjisi varsa testlerin tanısal değeri artar.
Tedavi Seçenekleri ve Korunma Yolları
Koruyucu önlemler
Tedavinin en temel prensibi alerjiye neden olan maddeden uzak durmaktır. Polen mevsiminde pencerelerinizi kapalı tutmanız gerekir. Ev ve arabanızdaki camları kapatarak polenlerin içeri girmesini engellersiniz.
Güneş gözlüğü veya koruyucu gözlük kullanmak gözlerinizi polen ve rüzgardan korur. Dışarıdan eve girdiğinizde ceket, şapka ve ayakkabılarınızı hemen çıkarın. Gece yatmadan önce duş alarak cildinizden ve saçlarınızdan polenleri temizleyin. Uzun saçlıysanız uyurken saçlarınızı toplamanız önemlidir.
Gözlerinizi elle kaşımaktan kaçının. Eller gün içinde birçok yüzeyle temas eder ve farkında olmadan alerjenleri gözlerinize taşır. Elleri düzenli olarak sabun ve suyla yıkamak basit ama etkili bir yöntemdir. Ayrıca tozdan kaçınmak için halı ve toz tutan eşyaları azaltmalısınız.
Soğuk kompres uygulamak kaşıntı ve kızarıklığı hafifleterek rahatlama sağlar. Ev ortamında nem oranını yüzde 50’nin altında tutmanız, özel yatak kılıfları kullanmanız faydalı olur.
Alerjik konjonktivit göz damlası çeşitleri
Antihistaminik göz damlaları histaminin etkilerini engelleyerek kaşıntı ve kızarıklığı azaltır. Hızlı rahatlama sağlarlar ve günde 2-3 kez uygulanır. Olokadin ve ketotifen gibi maddeler içeren damlalar etkili seçeneklerdir.
Mast hücresi stabilizatörleri alerjik reaksiyonu önceden engelleyerek koruyucu etki gösterir. Alerjik mevsim başlamadan önce kullanılmaya başlanması önerilir. Yan etkileri olmadan aylarca kullanılabilir.
Dual etkili göz damlaları hem antihistaminik hem de mast hücresi stabilizatörü içerir. Günde iki kez kullanılır ve mevcut belirtilere yardım ederken gelecekteki belirtileri de önler.
Kortikosteroidli göz damlaları ciddi vakalarda kısa süreli kullanılır. Güçlü etkiye sahiptir ancak uzun süreli kullanımda katarakt ve göz tansiyonu gibi yan etkilere yol açabilir. Dolayısıyla mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
İlaç tedavisi seçenekleri
Suni gözyaşı damlaları göz yüzeyini temizleyerek alerjen yükünü azaltır. Soğuk olarak kullanılması daha etkili olmaktadır. Sistemik antihistaminik ilaçlar özellikle alerjik rinit bulgularının eşlik ettiği hastalarda tercih edilir.
Alerji aşıları ilaçla düzelmeyen vakalarda uygulanır. İmmünoterapi 3-5 yıl sürebilir ancak kalıcı fayda sağlayabilir. Vücudun allerjenlerle yavaş yavaş tanıştırılması yoluyla tolerans geliştirilir.
Yaşam tarzı değişiklikleri
Göz hijyenine önem vermelisiniz. Temiz havlu ve yastık kılıfı kullanımı riski düşürür. Göz makyajı ürünlerini paylaşmaktan kaçının ve kullanım süresi geçmiş ürünlerden uzak durun.
Kontakt lens kullanıcıları lenslerini her zaman temiz tutmalı ve gece boyunca gözlerinde bırakmamalıdır. Alerji dönemlerinde kontakt lens takmamak gerekir. Düzelme sonrası aylık lensler yerine günlük kullan at lensler tercih edilmelidir.
Polen takibi yapın ve yoğunluğun yüksek olduğu günlerde dışarıda daha az zaman geçirin. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli uyku alerjik reaksiyonları azaltabilir.
Uzun süreli tedavi planlaması
Tedavi dört aya dek uzatılabilir. Mevsimsel alerjide henüz belirtiler başlamadan önce koruyucu damlalar kullanmak faydalıdır. Tekrarlarla seyreden bir hastalık olduğu için tedavi yeterli doz ve sürelerde yapılmalıdır.
Hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve yaşam koşulları dikkate alınarak kişiye özel tedavi planı oluşturulur. Şikayetler verilen tedaviye cevap vermiyorsa farklı seçenekler değerlendirilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hastalar alerjik konjonktivit hakkında sıklıkla benzer sorular sorar. Aşağıda en çok merak edilen konulara yanıtlar bulacaksınız.
Alerjik konjonktivit enfeksiyondan nasıl ayırt edilir?
Kaşıntı, alerjik konjonktiviti enfeksiyondan ayıran en önemli belirtidir. Enfeksiyonda kaşıntı çok az görülürken alerjide şiddetli kaşıntı vardır. Akıntının rengi de ayırt etmeye yardımcı olur. Alerjide şeffaf ve berrak akıntı görürsünüz, enfeksiyonda ise sarı veya yeşil renkte yoğun akıntı olur.
Alerjik konjonktivit genellikle her iki gözde birden başlar. Enfeksiyon ise çoğunlukla tek gözde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra alerjik konjonktivit bulaşıcı değildir ancak enfeksiyon bulaşıcıdır. Enfeksiyonda antibiyotik damlalar kullanılırken alerjide antihistaminik damlalar tercih edilir.
Göz alerjisi için hangi damla kullanılmalı?
Damla seçimi belirtilerin şiddetine göre değişir. Antihistaminik ve dual etkili alerji damlaları tedavide kullanılır. Bazı durumlarda soft steroid damlalar ve topikal antiinflamatuar damlalar önerilebilir.
Reçetesiz damlalar için mutlaka doktor tavsiyesi almalısınız. Çocuklar için formüle edilmiş özel damlalar tercih edilmeli ve doğru dozda uygulanmalıdır. Göz damlası kullanmadan önce ellerinizi yıkamalı, damlanın ucunu gözünüze temas ettirmemeli ve dozajı aşmamalısınız.
Alerjik konjonktivit kendiliğinden geçer mi?
Alerjen madde ortadan kalktığında belirtiler gerileyebilir. Mevsimsel göz alerjisi genellikle kısa sürer ve uygun tedaviyle 1 hafta içinde geçer. Ancak altta yatan alerjik yatkınlık devam ettiği için tetikleyici tekrar ortaya çıktığında şikayetler yeniden başlar.
Akut konjonktivitler genellikle 7-8 gün sürer ve tedavi ile birlikte bu süre ortalama 4-5 güne kadar iner. Tedavi edilmeyen göz alerjilerinde gözde yanma, batma ve kaşınmanın şiddeti artarak komplikasyon riski yükselir. Dolayısıyla tedavi edilmesi önemlidir.
Soğuk kompres faydalı mıdır?
Evet, soğuk kompres kaşıntı ve kızarıklığı hafifletir. Göz kapaklarına uygulanan soğuk kompres, damar genişlemesini azaltarak rahatlama sağlar. Bu yöntem özellikle ani başlayan belirtilerde faydalıdır. Soğuk suyla ıslatılmış temiz bir bezi göz kapaklarının üzerine koymak en hızlı ve güvenli çözümdür.
Ne zaman doktora başvurulmalı?
Belirtiler 1 haftadan uzun sürüyorsa uzman görüşü almalısınız. Sürekli damla ihtiyacı oluşuyorsa, görme kalitesinde azalma varsa veya çocuklarda yoğun göz kaşıntısı görülüyorsa gecikmeden doktor değerlendirmesi önerilir. Gözlerde artan kızarıklık, şişlik, yanma, batma, görme kaybı ve baş dönmesi gibi yan etkiler oluşursa hemen doktorunuza başvurmalısınız.
Özetle Alerjik Konjonktivit
Alerjik konjonktivit, gözlerinizin alerjen maddelere verdiği bir tepkidir ve dünya genelinde birçok kişiyi etkiler. Kısacası, kaşıntı, kızarıklık ve sulanma gibi belirtiler yaşarsanız doğru tanı ve tedavi için göz hekiminize başvurmalısınız. Alerjenden uzak durmak tedavinin temelidir. Bunun yanı sıra uygun göz damlaları, soğuk kompresler ve yaşam tarzı değişiklikleri belirtilerinizi önemli ölçüde hafifletebilir.
Belirtiler bir haftadan uzun sürerse veya günlük aktivitelerinizi etkilerse mutlaka uzman değerlendirmesi yaptırın. Doğru yaklaşımla göz alerjinizi kontrol altına alabilir ve yaşam kalitenizi artırabilirsiniz. Erken müdahale komplikasyonları önler ve hızlı iyileşme sağlar.
Alerjik konjonktivit nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? Bu yazıda göz alerjisi hakkında detaylı bilgi ve korunma yollarını öğrenin.
