Ağrısız Bir Yaşama Kavuşmak İçin Zaman Kaybetmeyin!

Diz ekleminde oluşan en küçük bir ağrı, günlük yaşantıyı olumsuz etkileyebiliyor. Zamanla eklemlerde ağrı ve tutukluluk belirtileri ile oluşmaya başlayan diz eklemi kireçlenmesi, önemsenmediği takdirde etkisini artırarak hareket kısıtlılığı ve eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak iltihaplar oluşturabiliyor.

Hisar Hospital Intercontinental Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Uzmanı Doç. Dr. Halil Burç ile zaman ve yaşın etkisiyle ilerleyebilen diz eklemi kireçlenmesinin tedavi yöntemlerini konuştuk.

Kireçlenme en çok dizleri etkiliyor

Diz eklemini oluşturan kıkırdakların bozulması ve eklemin deforme olması ile diz eklemi kireçlenmesi ortaya çıkar. Diz, vücudun en fazla ağırlık taşıyan ve dolayısıyla kireçlenmeden en fazla etkilenen eklemlerinden biridir. Diz ekleminde üç kemiğin eklem yüzeyi vardır. Baldır kemiği, kaval kemiği ve diz kapağı kemiğidir. Kireçlenme daha çok iç eklemlerden başlar ve diğer eklemleri de etkiler. Ancak genellikle dizdeki üç eklem birlikte etkilenir.

 

Diz eklemi kireçlenmesinde genetik ve metabolik faktörler önem taşıyor

Diz eklemi kireçlenmesinin başlıca risk faktörleri yaş, cinsiyet, ırk, obezite, meslek, travma, kalıtımsal ve gelişimsel faktörler olarak sayılabilir. Ayrıca diz eklemi kireçlenmesi gelişiminde etnik, hormonal, beslenme, genetik, metabolik faktörler ve kemik yoğunluğu rol almaktadır. Diz eklemi kireçlenmesi ile kemik erimesi (osteoporoz) arasında ters bir ilişki vardır. Kemik kitlesi yüksek olan kişilerde ve C ve D vitamini düzeyi düşük kişilerde diz ekleminin kireçlenmesi daha sık görülmektedir.

50 yaş ve üstü kadınlarda daha sık görülüyor

Diz ekleminin kireçlenmesi orta ve ileri yaşlarda görülür. 50 yaşın üzerinde kadınlarda daha sık görülür. Hastalık daha erken yaşlarda da görülebilir. Hastalar genellikle kiloludurlar. Yapılan bir çalışmada kadınlarda yaklaşık 5 kg verilmesinin diz ekleminin kireçlenmesi riskini %50 azalttığı gösterilmiştir. Daha önce geçirilen eklem operasyonları, travmalar, spor yaralanmaları, iltihaplı romatizmalar, doğuştan gelen bazı bozukluklar en önemli sebepleridir.

Hastalık sessizce ilerleyerek son evrede dizde fonksiyon kaybına yol açabiliyor

Genetik faktörler önemli rol oynamasına rağmen; şişmanlık, aşırı kullanma ve yaşlanma en önemli nedenlerdir. Eklem kıkırdağında yumuşama, fazla yük taşıyan yüzeylerde zamanla kıkırdağın aşınması ve kıkırdak altındaki kemiğin ortaya çıkması; ilerleyen evrelerde ise kıkırdak altındaki kemik dokuda aşınma ve kalınlaşmayla karakterize değişiklikler olur. Hastalarda bu evrelere uygun belirliler görülür. Başlangıçta uzun süre sesiz seyreden diz eklemi kireçlenmesi ileri evrelerde devamlı ağrı, gece ağrısı, fonksiyon kaybı ile kişiyi eve hapseden bir duruma gelir.

 

Hareket kısıtlılığı ve eklemlerde şişme görülüyorsa dikkat!

Klinik bulgular tanı koymak için yeterlidir. Aktivite ile ortaya çıkan ve istirahat ile geçen eklem ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve günlük aktivitede azalma/zorlanma en tipik bulgularıdır. Ancak farklı eklemlerde, fonksiyonel eksiklik ve günlük aktiviteye yansıması farklı olacaktır. Yakınmalar 50 yaşın üzerinde belirginleşir.

 

Hastalığın tanı ve tedavi planlanmasında MR ve radyografiler kullanılıyor

Diz eklemi kireçlenmesinin tanı ve tedavisinin planlanmasında görüntüleme yöntemleri büyük önem taşır. Uzun yıllar direkt radyografiler ile kemiksel patolojiler ortaya konmuş, magnetik rezonans görüntüleme tekniği ile eklem kıkırdağı ve çevre yumuşak dokulardaki patolojilerde ortaya konulmuştur.

Direkt radyografiler, hızlı ve ucuz bir şekilde diz ekleminin genel değerlendirmesine imkan sağlar. Daha pahalı ve zaman alıcı tetkiklere başvurmadan önce, diz eklemi kireçlenmesi düşünülen her hastada mutlaka direkt grafiler çekilmelidir. Çoğu zaman, sadece bu grafiler ile hastanın tanısının konması ve tedavisinin planlanması mümkün olur.

 

Fizik tedaviye yanıt veremeyen hastalara cerrahi işlem uygulanıyor

Diz eklemi kireçlenmesi tam bir iyileşme sağlayacak ilaç tedavisi yoktur. İlaç tedavisinin amacı ağrı ve tutukluk başta olmak üzere yakınmaları azaltmak, eklemin işlev kaybını engellemek ve ileride oluşacak eklem hasarını önlemektir. Hastanın yaşı, kireçlenmenin derecesi, eklem içi hyaluronik asit uygulamasına verilecek yanıtı belirlemede önemli faktörlerdir. Diğer tedavi yöntemlerine ek olarak kullanılabilir.

Diz eklemi kireçlenmesinde tedavisinde, ilaç ve fizik tedaviye rağmen durumunda düzelme olamayan hastalar için uygulanan tek yöntem cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi seçeneği içerisinde eklem içi artroskopik debridman, yüksek tibial osteotomi ve total diz protezini sayabiliriz.

 

  • Artroskopik debridman tedavisine baktığımızda, birkaç ay gibi kısa süreli bulgusu olan diz protezi uygulanamayacak hastalarda diz içindeki yırtık menüsküs gibi fonksiyonları sınırlayan patolojileri temizlenmesi ve eklemin yıkanmasından ibarettir. Artroskopi sonrası hastalarda 1-2 yıllık bir rahatlık sağlanmış olunup hastaya  zaman kazandıran bir yöntemdir.

 

  • Diğer bir cerrahi tedavi yöntemi de yüksek tibial osteotomidir.  YTO, diz ekleminin hemen altından kemiğin kesilerek dize yeni bir açı vererek uygulanan bir tedavi yöntemidir.

 

  • Total diz protezi, günlük işlerini etkileyecek derecede ve diğer tedavilere cevap vermeyecek derecede ağır kireçlenmesi olan hastalara uygulanılan bir tedavi yöntemidir. Total diz protezi ameliyatı, kıkırdak yüzeyleri harap olmuş eklemin tıraşlanarak, yerine yapay eklem konulması işlemidir.

Total diz protezi ameliyatı için uygun bir hasta mısınız?

  • Yürümek, merdiven inip çıkmak, ev içi aktiviteleriniz gibi günlük işlerinizi sınırlayan şiddetli ağrılarınız varsa,
  • Gün içinde veya geceleri istirahat halinde iken orta veya şiddetli ölçüde ağrılarınız oluyorsa,
  • İlaç ve dinlenmeye rağmen dizinizde şişlik ve enflamasyon devam ediyorsa,
  • Dizinizde şekil bozukluğu ve hareket kısıtlılığı başlamışsa,
  • Ağrı kesicilere rağmen ağrılarınız dinmiyorsa,
  • Diğer tedavi yöntemlerine cevap vermiyorsa, total diz protezi için aday bir hastasınız demektir.