ASD (Atriyal Septal Defekt) Nedir?
Atriyal septal defekt (ASD) kalbin sağ ve sol kulakçıklarının arasında görülen halk arasında delik olarak tanımlanan doğuştan gelen septal bir defektir. Sağlıklı bir bireyde bu odacıklar arasında geçişe izin vermeyen bir duvar bulunur fakat ASD’de bir açıklık mevcuttur ve bu açıklık oksijenden zengin arter kanı ile oksijenden fakir ven kanının birbirine karışmasına neden olabilir. Bu durum deliğin boyutu ile doğru orantılı şekilde kalp ve akciğerlerin yükünü artırabilir.
ASD’de görülen açıklığın büyüklüğüne bağlı olarak hastalığın seyri değişir. Atriyal septal defekt küçük olduğunda genellikle belirti vermez ve zamanla kendiliğinden kapanabilir. ASD çoğunlukla tesadüfen fark edilir. Normal şartlarda bu defekt doğumdan hemen sonra kısa süre içerisinde kapanırken açıklığın boyutu zaman içerisinde değişebilir.
Orta ve büyük olarak tanımlanan defektler günlük yaşam aktivitelerini etkileyen ciddi belirtiler gösterebilir. Atriyal septal defekt yenidoğanlarda rutin muayeneler sırasında üfürüm sesinin duyulmasıyla fark edilir. Çocukluk döneminde veya ilerleyen yaşlarda kişide efor ile ortaya çıkan nefes darlığı, çabuk yorulma, kalpte çarpıntı hissi gibi belirtiler ile karakterizedir. Bu belirtilere karşılık bir tedavi planı oluşturulmadığı sürece ilerleyen yaşlarda ritim bozuklukları, inme ve çeşitli kalp hastalıkları konusunda kişide risk oluşturabilir.
ASD Belirtileri Nelerdir?
Atriyal septal defekt (ASD) kişilerde doğuştan gelen bir kalp hastalığı olsa da yetişkinliğe erişinceye kadar belirti göstermeyebilir. 5 mm gibi bir defekt küçük bir aralık olarak tanımlanır ve uzun vadede kalbi ve akciğerleri zorlamayacağından herhangi bir belirti vermez fakat 13 mm atriyal septal defekt gibi bir delik genellikle orta büyüklükte kabul edilir ve çoğu durumda tedavi gerektirir.
Delik çapının büyüklüğü kişide semptomların görülme sıklığını da arttıracaktır, bu nedenle büyük defektlerde ASD atriyal septal defekt ameliyatı kalbin ve akciğerlerin zarar görmesini önlemek için önerilebilir. ASD belirtileri bu gibi birçok nedenden dolayı çocuklukta ve yetişkinlikte farklı belirtilerle kendini gösterir. ASD hastalığı belirtileri çocuklarda kalpte üfürüm sesi ile rutin bir kontrolde kendini gösterirken yetişkinlerde belirtiler uzun vadeli ve karmaşık olabilir. Bu belirtilerin başında sık görülen akciğer enfeksiyonları, beslenme sırasında çabuk yorulma, baş ağrısı ve migren atakları, vücudun bazı bölgelerinde ödem gösterilebilir. Sık görülen diğer ASD kalp hastalığı belirtileri şu şekildedir:
- Efora bağlı nefes darlığı
- Çarpıntı hissi ve aktivite intoleransı
- Sık soluk alıp verme
- Kollarda ve bacaklarda kuvvet kaybı
- Bebeklerde ve çocuklarda gelişim geriliği
- Bacak, ayak ve karın bölgesi gibi çeşitli bölgelerde şişme
- Kalp ritmiyle ilgili anomaliler
- Halsizlik ve çabuk yorulma
Küçük çaptaki ASD’ler genellikle belirti vermez ve rutin muayenelerde hekim tesadüf eseri tespit edebilir ancak büyük ASD’lerde kalp ve akciğer üzerindeki baskı arttıkça bu belirtiler daha belirgin hale gelir ve ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle ASD şüphesi olan bireylerin kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.
ASD Neden Olur?
ASD hamilelikte kalbin oluşumu sırasında ventriküller arasındaki duvarın tam gelişmemesi veya defekt bırakması durumunda gerçekleşir. Bu defektin kapanmaması doğumdan sonra kalbin sağ tarafından akciğerlere normalden daha fazla kanın pompalanmasına neden olur bu da zamanla kalbin ventriküllerinde genişlemeye ve akciğer atardamarında yüksek basıncın oluşması ile riskli durumlara yol açabilir.
Kalp ve akciğerlerin daha fazla çalışmasına neden olan bu durum tedavi edilmediğinde bu organlarda hasara neden olabilir. Anne adayının hamilelik sürecinde alkol ve sigara kullanması yeterli ve dengeli beslenmemesi gibi nedenlerin yanı sıra annede görülen bazı hastalıklar bebekte atriyal septal defekt oluşumuna neden olabilir. Bunlardan bazıları şu şekildedir:
- Diyabet hastalığı
- Lupus hastalığı
- Hamilelik sürecinde geçirilen kızamıkçık
ASD hastalığı genetik faktörler ve gebelik döneminde anne adayı ile ilişkilendirilir ve bazı durumlarda ailesel geçiş gösterebilir. ASD tüm konjenital kalp defektlerinin %15’ini oluşturur. İdiopatik bir kalp hastalığı olarak kabul edilir ve sebebi kesin olarak bilinmez.
ASD Tanısı Nasıl Konur?
ASD tanısı açıklığın ileri düzeyde olduğu olgularda bazen anne karnında, daha küçük boyutlu olduğu durumlarda ise doğumdan sonra teşhis edilebilir ancak çoğu olguda erken dönemde şiddetli belirti ve bulgular görülmediğinden yetişkinlik döneminde tanı konur. Atriyal septal defekt inspirasyon sırasında kalbin sağ tarafına daha fazla kan akışıyla karakterize bir üfürüm sesi çıkarır. Bu ses hekim tarafından bir stetoskop ile teşhis edilebilir. Bunun yanı sıra tanı sürecinde yapılan ekokardiyografi (EKG), akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi, transtorasik ekokardiyografi gibi tetkikler sayesinde konjenital kalp hastalıkları ASD gibi durumlar net bir şekilde teşhis edilebilir.
Transtorasik ekokardiyografi ASD tanısında temel görüntülenme tetkiklerinden biri olarak kabul edilebilir. Ses dalgalarının oluşturduğu görüntü ile kalbin odacıkları detaylı şekilde incelenebilir ve kanı pompalama gücü ölçülebilir. Bunların yanı sıra kapakçık ve duvar yapısındaki defektler de görüntülenebilir. Transtorasik ekokardiyografi ASD tanısında hem tetkik hem de tedavinin planlanması için önem arz eder.
ASD Tedavisi Nasıl Yapılır?
Atriyal septal defektlerin birçoğu erken dönemde kendi kendine kapanabilir. Kapanmayan ve 5 mm’nin altında görülen defektlerde ise tedavi gerekmeyebilir fakat kalıcı olduğu tespit edilen ve büyük defektlerin tedavi edilmesi gerekir. Kardiyak ultrason gibi görüntüleme yöntemleriyle atriyal septal defekt değerleri detaylı şekilde ölçülerek tedavi planı yapılır. Bebeklerde acil müdahale gerektirecek bir durum söz konusu değilse süreç içerisinde deliğin kapanma ihtimali de düşünülerek aileye gerekli eğitimler verilir ve takip altında tutulur.
Şiddetli olgularda ve hayati tehlike barındıran olgularda ASD atriyal septal defekt ameliyatı ile müdahale edilir. ASD ameliyatı için her durumda açık kalp ameliyatı tercih edilmeyebilir. Kalpte başka bir anomalinin olmadığı durumlarda yalnızca defekti kapatmak adına farklı bir prosedür uygulanabilir. Bu prosedürle cerrah işlem için özel bir kateter aracılığıyla kalbe bir ASD kapatma cihazı yerleştirilebilir. İşlem kasıktan açılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Ardından kateter bu kesiden damar içine girer ve kalbe kadar iletilir. Cihaz uygun yere yerleştirilir böylece kalpteki defekt kapatılmış olur. Bu işlem bir ameliyat değildir, anjiyo odasında gerçekleştirilir ve genellikle hastanede bir gün kalınır işlem riski düşüktür. Bu operasyon her vakaya uygun olmayabilir. Bazı vakalarda açık kalp ameliyatı tercih edilebilir. ASD’nin boyutu hangi cerrahi operasyonun yapılacağına karar verilmesinde önemli bir etkendir.
Anjiyo ile deliğin kapatılması mümkün olmadığı durumlarda açık kalp ameliyatı işlemi uygulanır. Ameliyat sırasında uzman hekim hastanın göğüs bölgesinden bir kesi açarak kaburga kemiklerinin arasından direkt kalbe ulaşır. Septumdaki defekti bulur ve aralığı dikerek uygun bir yama ile kapatır. Ameliyat esnasında kalp görevini yerine getiremeyeceği için kalp-akciğer makinesi kullanılır, ameliyatın riski düşüktür. Defektin yeniden açılması nadir görülür. İşlem sonrasında atriyal septal defekt kapatılma komplikasyonları nadir görülse de ritim bozuklukları veya pıhtı oluşumu gibi riskler söz konusu olabilir. Anjiyo veya açık kalp ameliyatı öncesi ve sonrasında rutin bazı ilaçların kullanılması gerekebilir. Hekimin reçete ettiği ilaçların doğru şekilde doğru zamanda kullanılması önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
ASD Kalp Deliği Anlamına mı Gelir?
Halk arasında kalp deliği olarak bilinen ASD hamilelik sürecinde görülen açıklıklardan biridir. Kalbin işlevinin doğru şekilde devam edebilmesi için doğumdan kısa bir süre sonra kendiliğinden kapanması beklenir. Bu açıklık kapanmazsa delik olarak kalır ve buna atriyal septal defekt denir.
ASD Doğuştan mı Olur?
ASD doğuştan gelen yani konjenital bir kalp hastalığıdır.
ASD Çocuklarda Nasıl Fark Edilir?
Çocuklarda ASD genellikle belirti vermez. Çocuklarda görülen en yaygın belirti kalpte üfürüm sesidir. Rutin bir kontrol sırasında stetoskop ile bu ses duyulabilir ve bu şekilde fark edilir.
Küçük ASD’ler Kendiliğinden Kapanır mı?
Genellikle ASD’ler kendiliğinden kapanır. İlk 1.5 yaş döneminde kendiliğinde kapanma olasılığı yüzde 80’dir ve çocukluk çağına kadar kapanması beklenir. ASD’nin kapanmadığı yetişkin dönemde kişinin günlük yaşamını etkileyecek şekilde belirtilerle ASD kendini gösterir.
ASD Ameliyatı Şart mıdır?
Tanı alınan her ASD için ameliyat şart olmayabilir. Uzman hekim ameliyat kararını deliğin boyutuna, semptomlara ve komplikasyon riskine göre verir.
ASD Kapatma İşlemi Açık Kalp Ameliyatı mıdır?
ASD kapatma işlemi her durumda açık kalp ameliyatı ile yapılmayabilir. Bazen anjiyo olarak adlandırılan bir işlem ile kateter kullanılarak defektin kapatılması gibi daha küçük çaplı bir prosedür gerçekleştirilebilir.
ASD Kalp Yetmezliği Yapar mı?
İlerleyen süreçte büyük ve tedavi edilmeyen ASD’lerde sağ kalp hacminin artması ile birlikte sağ ventrikül disfonksiyonu gelişebilir ve bu durum hastalığın seyrine bağlı olarak kalp yetmezliğine neden olabilir.
ASD Erişkinlerde Görülür mü?
ASD erişkinlerde de görülür. Genellikle kapanmamış ve çapı küçük delikler çocukluk döneminde fark edilmeden erişkin yaşta tesadüfen veya semptomlar görülmeye başladığında tanı alır. Erkenden müdahale edilmemiş orta derecede ya da büyük ASD’ler erişkin dönemde hayati risk taşıyabilecek bulgularla kendini gösterebilir.
ASD Olan Çocuklar Spor Yapabilir mi?
ASD tanısı almış çocuklar defektin boyutu, semptomların varlığı ve kalbin genel durumuna bağlı olarak aktivitelerine devam edebilirler. Orta ve ileri derecedeki defektlerde kalp yetmezliği ve ritim bozukluğu riskine karşılık spor yapmadan önce kardiyoloji uzmanına danışılmalıdır.
ASD Olan Birey Normal Yaşam Sürebilir mi?
Uygun şekilde izlenen ve gerekli durumlarda tedavi edilen ASD’li bireyler genellikle normal bir yaşam sürebilirler. Hastalığın seyri boyunca düzenli kardiyolojik kontroller, izlem ve bireysel risk değerlendirilmesi önemlidir.
Eforla nefes darlığı, çabuk yorulma veya kalpte üfürüm tanısı aldıysanız ASD açısından değerlendirilmeniz gerekebilir. Atriyal septal defektin sizin için risk oluşturup oluşturmadığını öğrenmek ve en uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi almak için Kardiyoloji uzmanlarımızla görüşebilirsiniz. Erken tanı, kalp ve akciğer sağlığının korunmasında büyük önem taşır.
Randevu almak ve ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçin.
