Löseminin Belirtilerini Göz Ardı Etmeyin!

Lösemiyle Yaşamak…*

Löseminin Belirtilerini Göz Ardı Etmeyin!

02-08 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nda çocukluk çağında görülen kanser türlerinin başında gelen lösemiyle ilgili merak edilen soruları sizler için yanıtladık…

Lösemi nasıl gelişir?

Kemik iliğindeki normal kök hücreleri 3 ana hücre tipini meydana getirir. Kırmızı küreler kalp, akciğer ve beyin gibi tüm vücut dokularına oksijen taşır; plateletler kanamayı engelleyerek yaralanmaların ardından olan kanamaların durmasına yardım eden “tıkaçlar”ı meydana getirir ve beyaz küreler vücuttaki enfeksiyonlarla mücadele eder. Lösemi hücreleri; normal hücrelerden daha fazla büyür; daha çok yaşar ve zaman içerisinde normal hücrelerden daha kalabalık bir hale gelir.

 

Löseminin türleri nelerdir?

Löseminin ilerleme hızı ve hücrelerin normal kan ile ve kemik iliği hücrelerinin yerini alması her lösemi tipinde farklıdır.

  • Akut Lenfoid Lösemi (ALL): 15 yaş altında çocuklarda görülen Lösemilerin %80’ini oluşturur. Bazen yetişkinlerde de görülebilmekle birlikte, 50 yaşın üzerinde ALL son derece nadirdir. Lenfosit adı verilen olgun kan hücresi tipine dönüşmesi gereken lenfoblast isimli olgunlaşmamış kan hücrelerin artmasıyla görülen lösemi türüdür. Lenf düğümlerinde şişliklerle karakterizedir.
  • Akut Myeloid Lösemi (AML): Ergenlik çağında ve 20’li yaşlarda saptanan lösemilerin %50’sini; yetişkinlerdeki lösemilerin de %20’sini oluşturur. Myeloblast adı verilen ve normal kan hücrelerine dönüşmesi gereken kırmızı ve beyaz kan hücrelerinde azalma ile birlikte sık enfeksiyona yakalanmayla kendini gösterir.
  • Kronik Lenfoid Lösemi (KLL) : Tüm lösemilerin %30’unu oluşturan KLL; 30 yaşın altında nadiren görülür. Ancak görülme sıklığı yaşla birlikte artar ve en sık olarak 60-70 yaş arasında gözlenir. Hastalığı başlatan lösemi hücresi neredeyse normal hücreye benzer fonksiyon gösteren kan hücreleri yapar. Kırmızı kürelerin sayısı genellikle normalin altındadır ve anemiye neden olur. Beyaz kürelerin çalışmaları normale yakın olsa da sayıları yüksektir ve artmaya devam eder. Hasta tedavi edilmezse bu durum ciddi problemlere sebep olabilir. Beyaz hücre sayısı kan akışını yavaşlatacak kadar yükselebilir ve şiddetli anemi gelişir. KLL’de, kanser hücreleri kemik iliğinde, kanda ve lenf nodlarında bulunurlar ve lenf düğümlerinde şişmeler meydana gelir.
  • Kronik Myeloid Lösemi (KML) : Yetişkinlerde görülen lösemilerin %20-30’unu oluşturan ve 25-60 yaşları arasında gözlenen bu lösemi türü, olgun görünüşlü ancak fonksiyon kaybı bulunan myeloid hücrelerin (beyaz kan hücreleri gibi) aşırı üretimi ile kendini gösterir. Bu üretim normal hücre hiç kalmayana kadar devam eder.

 

Belirti ve Bulgular nelerdir?

Lösemi diğer hastalıklarla benzer belirtiler gösterebilir. Tanı koymak için özel kan ve kemik iliği testleri gerekir. Belirti ve bulgular löseminin tipine göre değişiklik gösterir. Çocuklarda daha fazla görülen akut lösemi belirti ve bulguları:

  • Yorgunluk veya halsizlik,
  • Fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı,
  • Cilt solukluğu,
  • Hafif ateş veya gece terlemeleri,
  • Kesiklerin yavaş iyileşmesi ve aşırı kanama,
  • Sebebi açıklanamayan siyah ve mavi lekeler (çürükler),
  • Cilt altında iğne başı büyüklüğünde kırmızı noktalar,
  • Diz, kalça veya omuz gibi eklemlerde ağrı,
  • Beyaz küre özellikle monosit ve nötrofil sayısında düşüş

Tanı nasıl konulur?

Kemik iliği testleri (aspirasyon ve biyopsi) genellikle tanıyı doğrulamak ve kromozom anomalilerini gözlemlemek için yapılır. Bu testler löseminin hücre tipini açıklar.

Nasıl tedavi edilir?

Lösemi tedavisinin amacı hastalığın tamamen ortadan kaldırılarak hastanın sağlığına kavuşmasını sağlamaktır. Tedavi şekli ve tedaviden alınacak sonuçlar löseminin tipi ve hastanın durumuna bağlıdır.

Löseminin sosyal ve duygusal etkileri nelerdir?

“Lösemilisin” sözü bireye sanki hayatının bir anda tamamıyla değiştiği hissini verebilir. Teşhisten sonra birçok lösemi hastasının hayatta kaldığını, kaliteli ve güzel yıllar yaşadığını bilmek yararlı olacaktır. Lösemili birçok kişi ilk başta kabul edilmesi çok zor görünen bu durum ile zamanla başa çıkabileceğini öğrenir. Bu dönemde önemli olan hastanın sadece tıbbi kaygıları için değil; hastalık ve tedavisine ilişkin duygusal konularda da yardım istemesidir.

 

* Bu yazı Hematoloji Uzmanlık Derneği’nin hazırladığı ‘Lösemiyi Anlamak’ başlıklı metinden yararlanılarak hazırlanmıştır.