Göz kapağı tümörü teşhisi koyulduğunda endişelenmeniz normal, ancak iyi bir haber var: tüm göz kapağı tümörlerinin %80’i iyi huyludur. Göz kapağı tümörleri, göz kapaklarınızın derisinde gelişen anormal büyümelerdir. İyi huylu ve kötü huylu olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Göz kapağı tümörü belirtilerini erken fark etmek, doğru göz kapağı tümörü teşhisi koymak ve uygun göz kapağı tümörü tedavisi uygulamak, göz sağlığınızı korumak için büyük önem taşır. Bu yazıda, tümör türlerini, belirtilerini, teşhis yöntemlerini ve tedavi seçeneklerini sizler için açıkladık.
Göz Kapağı Tümörleri Nelerdir?
Göz kapaklarınızda gelişen tümörler, kapağı oluşturan farklı dokulardan kaynaklanabilir. Cildiniz, yağ bezleri, ter bezleri, kirpik kökleri ve kan damarlarınız bu dokuların başında gelir. Her birinden farklı tipte tümörler ortaya çıkabilir.
Tümör kelimesi aslında vücudunuzda normalde bulunmaması gereken bir kitle veya lezyonu ifade eder. Bu kitleler göz kapağınızda şişlik şeklinde görülür ve zaman içinde büyüme gösterirler. Ancak büyüme hızları ve davranışları tümörün tipine göre değişir.
İyi Huylu (Benign) Tümörler
İyi huylu tümörler vücudunuzun diğer bölgelerine yayılmaz. Göz kapağı tümörlerinin yaklaşık dörtte üçü bu kategoriye girer. Bu tümörler genellikle yavaş büyür ve hayatı tehdit etmez.
En sık karşılaşılan iyi huylu tümör skuamoz papillomdur. Orta yaşlı ve yaşlı hastalarda görülür. Cilt yüzeyinde siğil benzeri bir görünüm sergiler. Saplı veya yapışık tipte olabilir.
Nevüsler yani benler de yaygın görülen iyi huylu tümörlerdir. Doğumsal ya da sonradan gelişmiş olabilirler. Doğumsal nevuslar yenidoğanların %1’inde bulunur. Pigmente lezyonlar şeklinde görünürler. Boyut artışı, şekil veya renk değişikliği gösterdiklerinde patolojik inceleme yapılmalıdır.
Diğer iyi huylu tümörler arasında seboreik keratoz, epidermal kistler, ter bezi kistleri ve çocuklarda görülen kapiller hemanjiyomlar bulunur. Ksantelazma palpebrarum orta yaşlı hastalarda, iç kantüslerde sarımsı renkte yumuşak plaklar şeklinde ortaya çıkar.
Kapiller hemanjiyom doğumsal bir tümördür ve kız bebeklerde erkek bebeklere oranla beş kat daha sık görülür. İlk 12 ayda hızla büyür, sonra 4-7 yaşta yavaş yavaş geriler.
Kötü Huylu (Malign) Tümörler
Kötü huylu tümörler çevre dokulara yayılan ve vücudunuzun diğer bölgelerine metastaz yapabilen kanserli büyümelerdir. Göz kapaklarının kötü huylu tümörleri tüm kapak tümörlerinin %16,5-58 kadarını oluşturur.
Bazal hücreli karsinom (BHK) en sık görülen kötü huylu göz kapağı tümörüdür. Literatürlerde %90 oranla en yaygın kötü huylu tümör olarak bildirilir. Ülkemizde yayınlanan serilerde bu oran %64-85 arasında değişir. Genellikle güneşe maruz kalma nedeniyle oluşur. Kenarları inci benzeri yüksek duvarlarla çevrili, merkezde çöküntü alanı olan tipik bir görünüme sahiptir.
Skuamöz hücreli karsinom göz kapağının ikinci en sık görülen kötü huylu tümörüdür. Tüm göz kapağı kötü huylu tümörlerinin yaklaşık %5’ini oluşturur. BCC’ye göre çok daha az görülür ancak daha agresiftir. Lenf veya damar yoluyla vücudun diğer organlarına yayılma olasılığı yüksektir.
Sebase bez karsinomu oldukça kötü huylu bir tümördür ve göz kapağı tümörlerinin yaklaşık %5’ini oluşturur. Hindistan, Çin, Japonya gibi Asya ülkelerinde bazal hücreli karsinom kadar yaygındır. Agresif davranış gösterir ve bölgesel lenf nodlarına metastaz yapma kapasitesine sahiptir.
Malign melanom göz kapağı tümörlerinin %1’ini oluşturur. Nadir görülen ancak ciddi bir cilt kanseri türüdür. Önceden varolan pigmentli lezyonlardan transformasyon olabilir.
Göz Kapağı Tümörü Belirtileri Nelerdir?
Göz kapağı tümörü belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Tümörün türü, boyutu ve konumu bu belirtilerin şiddetini etkiler. Bazı tümörler yavaş gelişir ve fark edilmesi aylar alabilir, bazıları ise hızla büyüyerek göze çarpan değişiklikler yaratır.
Göz Kapağında Şişlik ve Kitle
Göz kapağınızda fark ettiğiniz şişlik veya kitle en belirgin semptomdur. Bu kitle başlangıçta çok küçük olabilir, ancak zaman içinde büyüme gösterebilir. Bazen arpacık gibi görünen şişlikler aslında farklı bir durumun habercisi olabilir.
İyileşmeyen yaralar özellikle dikkat edilmesi gereken bir bulgudur. Kapaklarınızda açılan ve kapanmayan bir yara varsa mutlaka değerlendirilmelidir. Ülser görünümündeki lezyonlar da tümör belirtisi olarak karşımıza çıkar.
Bazı tümörler sivilce gibi kabarıklıklar şeklinde kendini gösterir. Göz kapağınızda sert, topak şeklinde hissedilen kitleler olabilir. Yeni oluşan veya zamanla büyüyen bir kitle gördüğünüzde bir göz hekimine danışmanız gerekir.
Renk Değişiklikleri ve Pigmentasyon
Göz kapağınızda ortaya çıkan renk değişiklikleri veya lekeler tümör varlığını işaret edebilir[94]. Pigmente lezyonlar özellikle nevüslerden kaynaklanan tümörlerde görülür. Mevcut bir benin renginde değişiklik fark ederseniz bu durum önem taşır.
Ksantelazma gibi bazı iyi huylu durumlar göz çevresinde sarı, hafif kabarık lekeler şeklinde ortaya çıkar. Ancak her renk değişikliği iyi huylu olmayabilir. Kapak bölgesinde kanamalı alanlar görmeniz durumunda acilen muayene olmalısınız.
Ağrı, Kaşıntı ve Tahriş
Göz kapağı tümörlerine sıklıkla kaşıntı, kızarıklık ve tahriş eşlik eder. Gözünüzde batma, yanma veya kum kaçmış hissi oluşabilir. Bu belirtiler bazen alerjik durumlarla karıştırılabilir, ancak kalıcı olmaları durumunda başka bir nedeni araştırmak gerekir.
Ağrı her tümörde görülmez, bazı tümörler tamamen ağrısızdır. Ancak ağrı veya hassasiyet varlığında tümör olasılığını göz ardı etmemelisiniz. Göz kapaklarınızda süregelen rahatsızlık hissi varsa değerlendirme yaptırın.
Gözünüzde sulanma, görme bozukluğu veya bulanık görme gibi ek belirtiler de eşlik edebilir[94]. Işığa karşı hassasiyet artışı bazı hastalarda görülür. Bu nedenle görme kaybı yaşıyorsanız geciktirmeden doktor kontrolü yaptırmalısınız.
Kirpik Dökülmesi ve Kapak Şekil Bozukluğu
Tümör bölgesinde kirpik kaybı dikkati çeken bir bulgudur. Kirpiklerinizin bir alanda dökülmesi veya yenilerinin çıkmaması ilerlemiş bir duruma işaret edebilir. Blefarit gibi kirpik dibi iltihabı da kirpiklerde azalmaya yol açar, ancak tümör varlığında bu kayıp daha lokalize görülür.
Göz kapağınızda şekil bozukluğu gelişmesi tümörün büyüdüğünü gösterebilir[93]. Kapak kenarlarında deformasyon, kapaklarınızın normal pozisyonunu kaybetmesi gibi değişiklikler ortaya çıkabilir. Kirpiklerin dışa veya göze doğru dönmesi gibi yapısal sorunlar da eşlik edebilir.
Göz kapaklarınızda kabuklanma veya kepeklenme görürseniz bu durum da önemlidir. Kirpik diplerinde oluşan kabuklanmış kalıntılar bazı tümör tiplerinde görülebilir.
Göz Kapağı Tümörü Teşhisi Nasıl Yapılır?
Doğru göz kapağı tümörü teşhisi koymak tedavi planınızı belirlemede kritik rol oynar. Deneyimli bir göz hekimi birçok durumda klinik görünümden yola çıkarak tümör tipini tahmin edebilir, ancak kesin tanı için ek incelemeler gerekir.
Klinik Muayene
Göz kapağı tümörü teşhisi öncelikle doktorunuzun yaptığı detaylı muayene ile başlar. Hekim ilk olarak tıbbi geçmişinizi öğrenir. Belirtilerinizin ne zaman başladığını, şiddeti nasıl değiştiğini, güneşe maruz kalma alışkanlıklarınızı ve daha önceki cilt problemlerinizi sorar.
Fiziksel muayene sırasında göz kapağınız dikkatle incelenir. Doktorunuz kitlenin boyutunu, konumunu, şeklini ve rengini değerlendirir. Kapaklarınızdaki şişliğin sınırları, yüzey özelikleri ve çevre dokulara yayılıp yayılmadığı kontrol edilir.
Öyku ve klinik muayene tümör tipi hakkında fikir verse de tek başına yeterli olmaz. Tecrübeli bir göz hekimi klinik görünüm ve davranışlarla birçok iyi huylu lezyonu tanıyabilir, ancak klinik değerlendirme ile %100 tanı konulamaz. Bu nedenle sonraki adımlar büyük önem taşır.
Biyopsi İşlemi
Kötü huylu lezyonları iyi huylu olanlardan ayırt etmek için histopatolojik inceleme önerilir. Biyopsi işlemi göz kapağı tümörü teşhisinde altın standart yöntemdir. Doktorunuz şüpheli dokudan küçük bir örnek alır ve laboratuvarda mikroskop altında inceletir.
İki farklı biyopsi tekniği uygulanabilir. İnsizyonel biyopside kitlenin sadece bir parçası alınır. Eksizyonel biyopside ise tüm kitle çıkarılarak incelenir. Hangi yöntemin kullanılacağı kitlenin boyutuna ve konumuna göre belirlenir.
Özellikle yağ bezi kanseri düşünülen durumlarda özel bir yaklaşım gerekir. Klinik görünümünden ve öykünüzden sebase bez karsinomu düşünülen lezyonlarda geniş bir çıkarma yapmadan önce dondurulmuş kesitli inceleme yöntemi kullanılır. Bu yöntemle lezyonun yapısı ameliyat sırasında hızlıca belirlenir. Kötü huylu olduğu anlaşılırsa çevresindeki en az 5 mm’lik normal görünümlü doku ile birlikte çıkarılır.
Biyopsi sonucu genellikle birkaç gün içinde hazır olur. Patoloji raporu tümörün tipini, iyi veya kötü huylu olduğunu ve agresiflik derecesini gösterir. Bu bilgiler tedavi planınızı şekillendirmede yol gösterici olur.
Görüntüleme Testleri
Görüntüleme testleri tümörün yaygınlığını değerlendirmek için kullanılır. Her hastada rutin olarak yapılmazlar, ancak belirli durumlarda gerekli olurlar.
Medial kantal bölgede yani göz içi köşesinde bulunan ve gözyaşı kanalını tıkayan kitlelerde cerrahi öncesi mutlaka görüntüleme yapılır. Bu bölgedeki tümörler gözyaşı akışını engelleyerek sürekli sulanmaya neden olabilir. İnsizyonel biyopsi ile birlikte manyetik rezonans görüntüleme, direkt grafi veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri tanı koymak ve tedavi planlamak açısından gereklidir.
MR ve BT taramaları tümörün kemik dokusuna veya göz çukurundaki diğer yapılara yayılıp yayılmadığını gösterir. Lenf nodlarına metastaz şüphesi varsa boyun bölgesi de görüntülenir. Bu testler cerrahiden önce doktorunuza yol haritası çizer ve tedavi stratejisini optimize eder.
Göz Kapağı Tümörü Tedavisi Nasıl Olur?
Tedavi seçenekleri tümörün türüne, boyutuna, konumuna ve iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığına bağlıdır. Doktorunuz teşhis sonuçlarını değerlendirdikten sonra size en uygun tedavi yöntemini önerir.
Cerrahi Çıkarma
Kötü huylu göz kapağı tümörlerinin tedavisi cerrahidir. Özellikle kanserli kitlelerde cerrahi çıkarma en yaygın ve etkili yaklaşımdır. Ameliyat sırasında tümör tamamen çıkarılır, patolojik olarak incelenir ve açıkta kalan bölge estetik olarak kapatılır.
Şüpheli durumlarda kitleden küçük bir parça alınarak biyopsi yapılır. Bu işlem ameliyatın büyüklüğü ve ameliyat sonrası ilave tedavi gerekliliği hakkında faydalı bilgiler verir. Kötü huylu olduğu tespit edilen kitlelerin etrafından 3-5 mm kadar sağlıklı görünen dokunun da çıkarılması gereklidir. Dolayısıyla kanser hücreleri çoğu zaman dışarıdan görünenden ötesine ilerlemiştir.
Kanserli doku tamamen çıkarıldıktan ve doku sınırları temiz olarak onaylandıktan sonra cerrahınız uygun tekniklerle hem işlevsel hem de estetik bir görünümü sağlar. Bu işlem kapak rekonstrüksiyonu olarak adlandırılır. Yapılan ameliyatlarda tek cerrahi ile %80-90 başarı sağlanır.
Ameliyat sonrası 1. gün ve hafta kontrole çağırılırsınız. Bazen cilt yaması yapılan hastalarda günlük bakım veya birkaç gün yatış önerilebilir. Bu dönemde yara yerinizi ıslatmamalı, sigara kullanmamalı ve doktorunuzun tavsiyelerini dikkatle uygulamalısınız.
Ameliyat sonrasında nüks takibi ve başka alanlarda yeni tümörler gelişmesi olasılığı açısından yakın takibiniz önemlidir. Göz kapağı tümörleri oküloplastik cerrahi alanında uzmanlaşmış göz hekimleri tarafından ele alınmalıdır.
Kriyoterapi ve Lazer Uygulamaları
Kriyoterapi anormal hücreleri yok etmek için tümörün dondurulması işlemidir. Uzun yıllar önce çok yaygın kullanılmış olsa da günümüzde sık kullanılan bir yöntem değildir. Kanalikül ve punktum bölgelerinde oluşan tümörlerin tedavisinde tercih edilebilir.
Lazer tedavisi kanser hücrelerini öldürmek için bazı durumlarda uygulanır. Termoterapi adı verilen lazer tedavisi radyasyon tedavisine ek olarak da kullanılabilir. Cerrahi tedavi, radyoterapi ve lazer uygulamaları günümüzde kullanılan başlıca tekniklerdir.
Radyasyon Tedavisi
Cerrahi mümkün olmadığında ya da nüks durumlarında belirli kötü huylu tümörler için radyasyon tedavisi kullanılır. Bazal hücreli karsinomda etkili bir düzelme sağlayabilse de tek başına uygulandığı tedaviler sonrası nüks neredeyse kaçınılmazdır. Bu nedenle mecburi olmadıkça ilk tedavi basamağı olarak tercih edilmez.
Başka hiçbir alternatifin kalmadığı durumlarda geçici tedavi başarısı için kullanılabilir. Genellikle cerrahi yöntem ile tedavi edilemeyecek kadar ilerlemiş tümörlerde tercih edilir. Brakiterapi tedavi yöntemi gibi yaklaşımlar göze bir plak yerleştirilerek uygulanır.
Topikal İlaçlar ve Kemoterapi
Bazı iyi huylu tümörler, bazal hücreli kanserin erken evreleri ya da erken nüksler için özel kremler reçete edilebilir. Topikal ilaçlar belirli durumlarda etkili sonuçlar verir.
Bazı kanser tiplerinde kitleyi küçültmek için ya da artık cerrahi imkanı olmayan durumlarda sistemik ilaçlar kullanılabilir. Bunların en yaygını bazal hücreli karsinomda kullanılan vismodegib isimli ilaçtır. Sistemik yan etkileri olan bu tip ilaçların kullanımına detaylı bir değerlendirme sonrası heyet raporu ile başlanır.
Kemoterapi kanser hücrelerini öldürmek için ilaç kullanımını içerir. Büyük tümörlerde cerrahi tedavi ve gözün alınması gerekebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hastalarımız göz kapağı tümörü teşhisi sonrasında birçok soru sorar. Bu bölümde en sık karşılaşılan soruları yanıtladık.
Göz kapağı tümörleri tehlikeli midir?
Tehlike derecesi tümörün türüne, ilerleme durumuna ve konumuna göre değişir. İyi huylu tümörler genellikle kötü huylu olanlara kıyasla daha az zararlıdır. Ancak büyüdüklerinde konumlarına göre sinir yapılarına ve göz dokularına baskı yaparak görme sorunlarına neden olabilirler.
Kötü huylu göz kapağı tümörleri kanserli olmaları nedeniyle çok daha tehlikelidir. Sadece organ hasarı yapmazlar, aynı zamanda uzak organ yayılımları ile hayatı tehdit edebilirler. Özellikle bazal hücreli kanserin tedavi edilmeyen olgularında lokal olarak göz çukuru ve çevre dokulara yayılım olabilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi hayati önem taşır.
Göz kapağı tümörleri bulaşıcı mıdır?
Hayır, göz kapağı tümörleri bulaşıcı değildir. Başka bir kişiden size geçemez veya sizden başkasına bulaşamaz. Genetik mutasyonlar, çevresel faktörler ve radyasyon gibi nedenlerle oluşur.
Güneşe uzun süre maruz kalma, aile öyküsü ve sigara kullanımı risk faktörleri arasındadır. Dolayısıyla göz kapağı tümörü olan biriyle yakın temasta bulunmak size risk oluşturmaz.
Göz kapağı tümörü ameliyatı ne kadar sürer?
Ameliyat süresi tümörün türüne, büyüklüğüne ve ameliyatın kapsamına göre değişir. Göz kanseri ameliyatı 1 ila 2 saat kadar sürebilir. Ancak bu süre hakkında net bir şey söylemek mümkün değildir.
Basit durumlar çok daha kısa sürer. Örneğin arpacık veya küçük kist çıkarma işlemi lokal anestezi altında yaklaşık 10-15 dakika sürer. Doktorunuz size özel bir ameliyat planlaması yaptıktan sonra tahmini süre hakkında sizi detaylı olarak bilgilendirecektir.
Ameliyat sırasında ağrı veya rahatsızlık duymazsınız. Göze lokal anestezi uygulanır ve bazı durumlarda sedasyonla bilincin kapalı kalması sağlanır. Ameliyat hastanın arzusuna ve tümörün büyüklüğüne göre lokal veya genel anesteziyle yapılabilir. Hastalar aynı gün veya bir gün yatıştan sonra taburcu edilir.
Göz kapağı tümörü tekrar eder mi?
Tekrarlama riski tümörün türüne ve tedavinin ne kadar başarılı olduğuna göre değişir. İyi huylu tümörler genellikle daha düşük bir tekrarlama riskine sahiptir. Basit kitle çıkarılmasıyla sorun kalıcı olarak çözümlenir.
Kötü huylu tümörler özellikle tedavinin ideal şekilde sağlanamadığı ve geride fazla miktarda kanserli hücre kaldığı durumlarda daha sık tekrarlar. Bazen iyi huyluymuş gibi görünen tümörler sonradan karakter değiştirerek kötü huyluya dönüşebilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında nüks takibi ve başka alanlarda yeni tümörler gelişmesi açısından yakın takip gerekir.
Hangi doktora başvurmalıyım?
Göz kapağında oluşan belirtileri yaşadığınızda öncelikle göz hastalıkları uzmanına başvurmalısınız. Belirtilerin yaşanması halinde mutlaka bir göz doktoruna başvurulması önerilmektedir.
Göz kapağı tümörlerinin tanısı ve cerrahi tedavisi konusunda uzmanlaşmış olan göz hastalıkları uzmanlarına yani oküloplastik cerrahlara başvurmanız gerekir. Özellikle göz tümörü belirtileri yaşayan hastalar göz tümörü doktorları veya oküler onkologlar ile görüşmelidir. Cerrahi pratiğinde çok göz kapağı tümörü hastasıyla karşılaşmış bir oküloplastik cerrah en uygun seçimdir.
Özetle Göz Kapağı Tümörleril
Göz kapağınızda fark ettiğiniz herhangi bir şişlik veya değişiklik sizi endişelendirmesin. Aslında tümörlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Erken fark ettiğinizde tedavi süreci çok daha kolay ilerler.
Belirtileri ihmal etmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız yeterli olacaktır. Doktorunuz gerekli muayeneleri yaparak size en uygun tedavi yöntemini önerecektir. Her şeyden önce, doğru teşhis ve zamanında müdahale göz sağlığınızı korumada kritik rol oynar.
Kapak bölgenizdeki herhangi bir anormalliği fark ettiğinizde hemen oküloplastik cerrahiye başvurun. Sağlığınız için erken hareket etmek her zaman en doğru karardır.
Göz kapağı tümörleri hakkında bilgi edinin: Belirtiler, teşhis yöntemleri ve tedavi seçenekleri. Erken teşhis ve doğru tedavi ile sağlığınızı koruyun.
