Meme kanserinin teşhisi ve zorlu tedavi prosedürleri ile yüzleşmek son derece stresli bir deneyimdir. Kaygı, depresyon, korku gibi hisler meme kanseri tanısıyla birlikte hastanın zihninde var olmaya başlayabilir. Kanser teşhisi alan genç kadınlar, psikolojik ve fiziksel etkileriyle tüm yaşamlarını etkileyen zorluklarla karşı karşıya kalabilir. Bu aşamada psikolojik dayanıklılığın korunması oldukça önemlidir. Psikolojik dayanıklılık, zorluklarla karşı karşıya kalındığında normal işleyişi sürdürme veya eski haline getirme yeteneğidir. Tedaviye uyum sağlayabilmede psiko-onkolojik desteğin etkisi azımsanmayacak derecede önemlidir. Bu süreç hasta iyileştikten sonra da devam etmeli, psiko-onkolojik destek iyileşmeden hemen sonra bırakılmamalıdır. Meme kanseri hastalarının psikolojilerini korunması için profesyonel desteklere başvurması gerekli olabilir.
Meme Kanserinde Hastanın Psikolojik Evreleri Nelerdir?
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve her yıl 2,3 milyon yeni vaka teşhis edilir. Kadınların memeleri yavruları için besin, ilişkide erotik bir organ ve kadınsı olmanın bir sembolü gibi çeşitli amaçlara hizmet eder. Bir kadın, meme kanseri teşhisi aldığında, toplumun meme kanseri hastalarına karşı davranışı nedeniyle umutsuz, ağlamaklı, utanmış ve cesareti kırılmış hissedebilir. Depresyon, meme kanseri teşhisi alan bireylerde çaresizlik, umutsuzluk ve yaşamla başa çıkma konusunda motivasyon eksikliği gibi duygulara yol açabilir. Bu duygular, hastalığın getirdiği zorluklarla baş etmede zorluk oluşturabilir. Meme kanseriyle yaşayan genç kadınlar, yaşlı kadınlara göre daha zorlu bir depresyon yaşayabilirler. Bu kadınların, multidisipliner bir sağlık uzmanından özel bakım gerektiren fiziksel, psikolojik ve sosyal endişeleri vardır.
Meme kanserinde hastanın psikolojik evreleri beşe ayrılır. Bu evreler; inkar evresi, öfke evresi, pazarlık evresi, depresyon evresi ve kabullenme evresi şeklinde sıralanabilir. Bu evreler kısaca özetlenecek olursa:
- İnkar evresi: Kişi hastalığı inkar eder ve hastalığın varlığını kabullenmekte zorluk çeker. Bu evrede kişi “Neden ben? Bu benim başıma gelmiş olamaz.” gibi cümleler kullanabilir.
- Öfke evresi: Bu evrede kişi baş edemediği duygularla beraber çevresindeki insanları suçlama eğilimindedir. Saldırgan davranışlar gösterebilir. Bu davranışlar kişinin hislerini kontrol altına almaya çalışmasına bağlı ortaya çıkan bir durumdur.
- Pazarlık evresi: Bu evrede “Keşke” ile başlayan cümleler önceliklidir. Hastalar etrafındaki bireylerle ve kendi iç dünyasında çeşitli anlaşmalar yaparak gerçeği değiştirme gayreti içerisine girerler. Bu durum kabullenmenin başlangıcına işaret eder.
- Depresyon evresi: Depresyon evresinde, yoğun keder ve izolasyon görülebilir. Farkındalık arttıkça bu belirtiler hafifler.
- Kabullenme evresi: Psikolojik evrenin son aşamasıdır. Duygular çözüme kavuşur. Hastalığın kabullenildiği ve akışına bırakıldığı, hastalıkla beraber yaşama, tedavi ve iyileşme sürecine adapte olunduğu evredir.
Meme Kanseri Tedavisinde Psikolojik Desteğin Önemi Nedir?
Meme kanserinin ana tedavi protokolü farmakolojik yöntemlerden oluşuyor olsa da psiko-onkolojik destek tedavide büyük bir önem taşır. Meme kanserinde psikolojik desteğin tedavi yollarının temeli olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Kişilerin ruhsal sağlıkları, tedaviye uyumları, iyileşmeye inançları psikolojik destekle arttırılabilir. Hastaların tedavi ve iyileşme sürecinde karşılaştıkları güçlüklere dış destek mekanizmalarından olan psikoterapiyle desteklenmeleri önem arz etmektedir. Meme kanseri teşhisi almak önemli bir stres etkenidir. Bu stres etkenine bağlı ek sorunlar ortaya çıkabilir. Bu bilgiler doğrultusunda, psiko-onkolojik desteğin meme kanseri hastalarında stresi azalttığı ve yaşam kalitesini artırdığı görülmüştür.
Meme Kanserinde Kimler Psikolojik Destek Alabilir?
Meme kanseri tanısı alan her hasta psiko-onkolojik desteğe başvurabilir. Psiko-onkolojik destek, sadece ruhsal sorunlar için değil, hastaların ve yakınlarının süreci daha iyi yönetebilmeleri için de büyük önem taşır. Bu tür desteklerin hastaya ve iyileşme sürecine çeşitli faydaları olabilir. Psiko-onkolojik destek, hastaların psikolojik ve duygusal sağlıklarını iyileştirme açısından önemli bir etkendir. Yeni tanı almış, meme kanseri tedavi sürecine başlamış, tedavi sonrası evresinde olan hastalar, metastatik meme kanseri (metastatik meme kanseri, meme kanserinin başlangıç noktasının dışındaki vücut bölgelerine yayılması durumudur. Bu yayılma, kanser hücrelerinin kan veya lenf yoluyla diğer organlara, örneğin akciğerler, karaciğer, kemikler veya beyin gibi bölgelere ulaşması ile gerçekleşir.) olan hastalar ve hastanın aile bireyleri şeklinde kısaca sıralanabilir.
Meme Kanserinde Hasta Yakınları Da Psikolojik Destek Almalı Mıdır?
Hastanın aile bireyleri ve çevresi de duygusal stres ve üzüntü yaşayabilir. Aile bireylerinin de alacağı psikoonkolojik destek hastanın aile üyelerinin iyileşme sürecine katılmalarını sağlar ve bu durum hastaya olumlu katkıda bulunabilir. Dolayısıyla, hem kanser hastalarının hem de hasta yakınlarının psikolojik destek alması, hem bireylerin hem de ailenin bu zorlu süreci daha sağlıklı bir şekilde atlatmalarında önemli bir rol oynamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Meme Kanseri Tanısı Aldıktan Sonra Yaşanan Duygusal Tepkilerle Nasıl Başa Çıkılır?
Meme kanseri tanısı aldıktan sonra bu süreci kabul etmek oldukça karmaşık ve stresli olabilir. Bu dönemde hastanın şaşkınlık, inkar, sinir ve durumu kabullenmeme gibi duygular yaşaması oldukça olasıdır. Meme kanseri tanısı aldıktan sonra hastanın bu duyguları kabul ederek tedaviye başlanması tedavi sürecinin nasıl ilerleyeceğini şekillendirme bakımından önemlidir. Aile üyelerinden, çevredeki kişilerden veya sağlık profesyonellerinden yardım almak, iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyen önemli faktörlerdir. Hastanın, hastalığı hakkında bilgi edinmesi ve bu sürece uyum sağlaması, başa çıkma stratejilerinin temel noktalarındandır.
Kanserde Moral, Psikoloji ve Motivasyon Neden Önemli?
Meme kanserinde moral, psikoloji ve motivasyonun önemi oldukça fazladır. Dengeli bir duygu durumu hali, tedaviye uyum sağlamayı ve stres yönetimini pozitif yönde etkiler. Hastanın hem fiziksel hem de duygusal iyiliğini sağlamak tedavi sürecinin başarılı olma olasılığını arttırabilir.
Kanser Tedavisi Sırasında Stres ve Kaygıyı Azaltmak İçin Hangi Yöntemler Önerilmektedir?
Kanser tedavisi gören hastalar için oluşturulan destek gruplarına katılma, yorucu olmayan fiziksel aktivitelerde bulunma, sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli uyku alışkanlığı edinme, hobi edinme ve sanatsal etkinliklerde bulunma kaygıyı azaltmaya yönelik başlıca yöntemlerdendir.
Meme Kanseri Tedavisinde Psikolojide Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir?
Günümüzde meme kanseri tedavisinde psikolojik desteğin önemi hakkında birçok doğru bilinen yanlış bulunur. Bunlar arasında; psikolojik desteğin iyileşmeye etkisi olmadığı, yalnızca hastalığın son evresinde önemli olduğu, psikolojik destek almanın zayıflığın göstergesi olduğu ve psikolojik desteğin tedavi sürecinde önemli olmadığı, sadece tedavi sonrası gerekli olduğu gibi düşünceler yer alır. Kanser tedavisinde psikolojik desteğin bir diğer önemi, sorunun ortaya çıkmasından sonra değil, sorun oluşmadan önce destek alınmasında yatar. Böylece, kanser sürecini daha etkili bir şekilde yönetebiliriz
Tedavi Sürecinde Depresyon ve Anksiyete Yaşanması Normal Midir? Hangi Adımlar Atılmalıdır?
Depresyon ve anksiyete tedavi sürecinde yaşanması olası hislerdir. Meme kanseri teşhisi, tedavi süreci ve tedavi sonrası süreç hem fiziksel hem de duygusal olarak zorlu olabilir. Bu durumlara karşı baş etme becerileri geliştirmek önem arz eder. Sağlık profesyonelinden destek almak, grup terapilerine katılmak, hobi edinmek, fiziksel yorgunluk sağlamayacak egzersizler yapmak , sosyal çevreyle olan iletişimi kesmemek hastanın bu sürece uyumunu artıracak önemli adımlardır.
Ameliyat Sonrası Vücut İmajı ve Özgüven Sorunlarıyla Nasıl Başa Çıkılır?
Ameliyat sonrası hastanın vücut imajı ve özgüven sorunları yaşaması oldukça normaldir. Hastanın bu süreçte psikolojik durumumun iyi ve dengeli olması özgüven sorunlarıyla baş etme konusunda fayda sağlar. Estetik iyileşme sağlamak için çeşitli protez seçenekleri bulunur. Özel üretilmiş sütyen ve giysiler, ameliyat sonrası hastayı daha özgüvenli ve iyi hissettirebilir. Hastanın öz bakımına önem vermesi vücut imajını olumlu yönde etkiler. Ameliyat sonrası psikoterapi hastanın kendini olduğu gibi kabul etmesine yönelik uyum sürecinde en önemli etkenlerdendir.
Meme Kanseri Tedavisi Sırasında Aile Desteği Nasıl Bir Rol Oynar?
Meme kanseri tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir. Hastaların bu süreçte yakınlarının desteğine ihtiyacı vardır. Aile üyeleri, hastaya moral vererek iyileşme sürecini olumlu yöne taşıyabilir. Teşvik edici cümleler, pozitif bir ruh halinde bulunma, iyileşme sürecine katkı sağlayabilir. Aile bireylerinin hastanın öz bakımına destek olması, hastayla beraber bu sürece katılması çok önemlidir. Hasta ile aile arasındaki ilişkinin gelişmesi, motivasyon arttırıcı bir rol oynar. Empatik yaklaşım, hastanın hissettiklerini anlayıp ona psikolojik olarak destek olmak, pozitif etkiler yaratabilir.
Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Alınır?
Meme kanseri tanısı aldıktan veya meme kanseri tedavisi başladıktan sonra, tedavi tamamlandığında, duygusal değişimlerde, hastalığa bağlı ailesel ve çevresel ilişkiler bozulmaya başladığında, meme kanseri tedavisi sırasında hastanın hayatında önem arz edecek değişimler (vücut imajı değişimi, iş ve sosyal yaşam değişimi gibi) gerçekleştiğinde sağlık profesyonellerinden psikolojik destek alınabilir. Psikolojik desteğin iyileşme sürecine katkı sağlayacağı çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır.
Meme kanseri tanısı, yaş veya sosyal statüden bağımsız olarak her kadın için beklenmeyen bir durumdur. Kadınlar, memelerini onları tamamlayan bir parça veya vücudun bir bütünü olarak gördüklerinden, memelerini kaybettiklerinde moral bozukluğu yaşayabilir ve işe yaramaz hissedebilirler. Bu aşamada psikolojik destek almak oldukça önemlidir. Destek, kişinin süreci kabullenmesini kolaylaştırabilir, tedaviye uyumunu ve yaşam kalitesini arttırabilir. Siz veya yakınlarınız meme kanseri teşhisi aldıysanız, psikoterapi desteği verecek sağlık uzmanlarımız ile görüşme sağlamanız tavsiye edilir.