İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Osteokondritis Dissekans Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Osteokondritis dissekans, özellikle büyüme dönemindeki çocuklar ve genç sporcular arasında görülen bir eklem rahatsızlığıdır. Eklem yüzeyindeki kemik ve kıkırdak dokunun kan akışı bozukluğu nedeniyle zayıflayıp ayrılmasıyla ortaya çıkar. En sık diz ekleminde görülür ve erkek çocuklarda daha yaygındır. Bu yazıda, osteokondritis dissekans nedir, osteokondritis dissekans nedenleri nelerdir, osteokondritis dissekans belirtileri nasıl ortaya çıkar gibi soruları…

Osteokondritis Dissekans Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Osteokondritis dissekans, özellikle büyüme dönemindeki çocuklar ve genç sporcular arasında görülen bir eklem rahatsızlığıdır. Eklem yüzeyindeki kemik ve kıkırdak dokunun kan akışı bozukluğu nedeniyle zayıflayıp ayrılmasıyla ortaya çıkar. En sık diz ekleminde görülür ve erkek çocuklarda daha yaygındır.

Bu yazıda, osteokondritis dissekans nedir, osteokondritis dissekans nedenleri nelerdir, osteokondritis dissekans belirtileri nasıl ortaya çıkar gibi soruları yanıtlayacağız. Ayrıca osteokondritis dissekans teşhisi nasıl konulur, osteokondritis dissekans tedavisi seçenekleri nelerdir ve osteokondritis dissekans ameliyatı ne zaman gerekir konularını detaylı olarak ele alacağız.

Osteokondritis Dissekans Nedir ve Eklemlerde Nasıl Gelişir?

Eklem yüzeyindeki kemik dokusunun kan akışı bozulduğunda, sınırlı bir bölgede beslenme sorunu ortaya çıkar. Bu durum, kemiğin zayıflamasına ve zamanla altındaki sağlam kemik yatağından ayrılmasına yol açar. Ayrılan parçanın üzerini örten kıkırdak eklem sıvısından beslendiği için canlılığını korur, ancak altındaki kemik dokusunda canlı hücre kalmaz.

Erken dönemde ana kemiğe bağlantı devam etse de, iyileşme gerçekleşmezse parça tamamen ayrılabilir. Kopan parça eklem boşluğunda serbest halde dolaşmaya başlar ve eklem içi yabancı cisim haline gelir.

Hastalık genellikle ergenlik dönemi öncesinde başlar. Yetişkinlerde görülen vakaların büyük kısmı, çocukluk döneminde oluşmuş ancak yeni bulgu vermeye başlamış eski lezyonlardır. Erkeklerde görülme sıklığı kızlara oranla daha fazladır. İki taraflı tutulum %15-30 oranında görülür ve her iki taraftaki bulgular aynı seyri izlemeyebilir.

Eklem Yapısında Meydana Gelen Değişimler

Subkondral kemikte kan dolaşımının azalması, kemik dokusunda nekroz gelişimine neden olur. Kan damarlarının büyüme sırasında gerilemesi veya erkenden kesilmesi, büyüme kıkırdağında küçük ölçekli ölü alanlar oluşturur. Bu alanlar zamanla normal kemikleşme sürecinin aksamasına ve kıkırdağın zayıf, desteklenmemiş bir bölge haline gelmesine yol açar.

Kıkırdağı besleyen damarlar görevini tam yapamazsa, o bölge yeterince beslenemez. Zayıf alan kemikleşmesi gereken dönemde sertleşemez ve altı desteklenmeyen ince bir kıkırdak adacığı kalır. Üzerindeki eklem kıkırdağı desteğini kaybeder ve zamanla ayrılmaya başlar.

Spor aktiviteleri, zıplama, koşma veya burkulma gibi zorlanmalar bu zayıf bölgenin kolayca çatlamasına neden olabilir. Tekrar eden mikrotravmalar nedeniyle subkondral stres kırığı gelişebilir ve bu da zaman içinde ilerleyerek fragmanda ayrılmaya yol açar.

En Sık Etkilenen Eklemler

Vücuttaki her kıkırdaklı eklem teorik olarak bu hastalıktan etkilenebilir, ancak anatomik yapı ve günlük hayatta maruz kalınan yüklerin dağılımı bazı eklemleri hedef haline getirir. Diz eklemi en sık tutulan bölgedir ve dizde özellikle medial femoral kondil etkilenir. Dirsekte kapitellum, ayak bileğinde talus bölgesi hastalığın yerleştiği noktalardır. Nadiren kalça ve omuz ekleminde de görülebilir.

Çocuklarda osteokondritis dissekans görülme sıklığı dizlerde 100.000 kişide 9,5-29, dirseklerde 2,2 ve ayak bileğinde 2-4,6 oranındadır. Yetişkinlerde bu oran 100.000 kişide yaklaşık 3,4'tür. Risk 12 yaş ve üzerindeki çocuklarda belirgin şekilde artar.

Osteokondritis Dissekans Nedenleri ve Risk Faktörleri

Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, osteokondritis dissekans birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Araştırmalar, tek bir sebebin sorumlu olmadığını göstermektedir. Biyolojik, mekanik ve kalıtımsal etkenler hastalığın gelişiminde rol oynar.

Kan Dolaşımı Bozuklukları

Kıkırdağın hemen altındaki kemik dokusunu besleyen son derece ince damarlar bulunur. Bu mikroskobik kılcal damarlardaki kan akımı çeşitli nedenlerle yavaşlar veya tamamen durursa, o bölgedeki kemik hücreleri oksijensiz ve besinsiz kalır. Özellikle net bir travma geçmişi olmayan vakalarda bu damarsal sorun ön plana çıkar.

Büyüme sırasında bazı damarlar görevini tamamlar ve geriler. Ancak bu gerileme erken olursa veya kesintiye uğrarsa, kıkırdak dokusunda beslenmeyen alanlar oluşur. Kanlanması bozulan kemik dokusu zayıflar ve üzerindeki kıkırdak çöker. Hayvan çalışmaları, bu damar kesintilerinin çoğunlukla kendiliğinden iyileştiğini ancak travma eklendiğinde kalıcı hasar geliştiğini ortaya koymuştur.

Tekrarlayan Mikrotravmalar ve Spor Aktiviteleri

Aniden ortaya çıkan basit bir düşme veya burkulma olayından çok daha karmaşık bir sürecin sonucudur. Yıllara yayılan mekanik zorlanmalar ve tekrarlayan mikrotravmalar hastalığı tetikler. Eklem üzerindeki tekrarlayan stres, kıkırdak ve kemik dokusunun zayıflamasına neden olur.

Özellikle bazı spor dalları riski artırır:

  • Basketbol ve futbol (ani durma, yön değiştirme)
  • Jimnastik (ağırlık taşıma, tekrarlayan yüklenme)
  • Beyzbol ve voleybol (atma hareketleri)
  • Güreş (eklem üzerine baskı)

Aynı eklemin sürekli zorlanması, damarları sıkıştırabilir ve kıkırdağın beslenmesini bozabilir. Anatomik farklılıklar ve eklem hizalanması da belirli bölgelerin daha fazla zorlanmasına yol açar. Baskın taraf eklemi çoğunlukla etkilenir.

Büyüme Dönemi ve Genetik Yatkınlık

Büyüme çağındaki çocuklarda kemiklerin boyca uzama ve olgunlaşma süreçleri hızla devam eder. Bu kritik evrede, eklem uçlarındaki kıkırdak dokusunun kemiğe dönüştüğü merkezlerde bazen gecikmeler veya birleşme kusurları yaşanır. Kemikleşme süreci kusursuz ilerlemediğinde, hastalık gelişme riski artar.

Genetik faktörler de rol oynar. Ailede benzer eklem sorunları olan bireylerde görülme olasılığı daha yüksektir. Bazı ailelerde çoklu eklemlerde görülmesi, kalıtımsal bir yatkınlığın altını çizer. Yakın akrabalarda öykü varsa, risk artabilir.

Yaş ve Cinsiyet Faktörleri

En sık 13-21 yaşları arasında ortaya çıkar. Hastaların yaşları genellikle 11 ile 23 arasında değişir. Tipik hasta profili 15-20 yaş arası erkeklerdir.

Erkeklerde görülme sıklığı kızlara oranla iki kat daha fazladır. Erkek çocuklarda risk belirgin şekilde yüksektir. Genellikle tek taraflıdır, ancak iki taraflı tutulum bazı vakalarda görülebilir. Hastalığın giderek daha küçük yaşlarda ortaya çıkması, çocukların erken yaşta spora başlaması ve çocukluk obezitesinin artmasıyla ilişkili olabilir.

Osteokondritis Dissekans Belirtileri

Erken Dönem Belirtiler

Hastalığın başlangıç aşamasında belirtiler belirsizdir ve tam olarak tanımlanamayan bir ağrı hissi hakimdir. Eklemde zaman zaman ortaya çıkan sızlama, hastalar tarafından net bir şekilde ifade edilemez. Bazen hiçbir yakınma olmayabilir, bazen de aralıklı ağrı ve şişlik görülür.

Ağrı genellikle aktivite sırasında veya sonrasında hissedilir. Spor yapmak, yürümek veya eklemle ilgili hareketler ağrıyı artırır. Dinlenme dönemlerinde hafifler. Derin bir sızlama şeklinde ortaya çıkar ve zaman içinde şiddetlenmesi beklenir.

Etkilenen eklemde hafif şişlik fark edilebilir. Ağrılı dönemlerde topallama belirginleşir. Yorgunluk hissi ve eklemde geçici sertlik yaşanabilir. Özellikle dizde bu belirtiler diz önünde yoğunlaşır.

İleri Evre Belirtiler

Kıkırdak parçası yatağından ayrılmaya başladığında klinik tablo tamamen değişir. Eklem içinde gezen parça oluştuğunda hastalar hareket sırasında bir cismin içeride dolaştığını tarifler. Yüzeyel eklemlerde hasta bu parçayı kendisi hissedebilir.

Serbest parça eklemin arasına sıkıştığında takılma ve kilitlenme ortaya çıkar. Diz eklemini düz yapmak ve kıvırmak zorlaşır. Kişi eklemini ne tam açabilir ne de tam kapatabilir. Bu durum oldukça ağrılıdır ve yoğun şişliğe neden olur.

Eklemden tıkırtı veya çıtırtı sesleri gelebilir. Hareket kısıtlılığı belirginleşir ve eklemin gücünde azalma görülür. Ayak bileğinde zonklayıcı tarzda ağrı, şişme ve ses gelme şikayetleri eklenebilir. Merdiven çıkarken veya çömelirken zorluk sıkça rapor edilir.

Fiziksel Muayene Bulguları

Muayene sırasında etkilenen eklem bölgesi elle basıldığında ağrılıdır. Bu bulgu Axhausen belirtisi olarak bilinir. Değişen derecelerde eklemde sıvı toplanması tespit edilebilir.

Wilson testi dizde sıkça kullanılır. Diz 30 ile 90 derece arasında düzeltilirken alt bacak içe doğru döndürülür. Hastanın ağrı hissetmesi ve alt bacak dışa döndürüldüğünde ağrının azalması testin pozitif olduğunu gösterir. Ancak bu test sadece klasik yerleşimdeki lezyonlar için geçerlidir.

Dirsekte radiokapitellar kompresyon testi uygulanır. Kol tamamen düz konumdayken el bileği döndürülürse ağrı tekrar ortaya çıkar. Bu testler kesin sonuç vermeyebilir ve pozitif çıkarsa ileri görüntüleme gerekir.

Osteokondritis Dissekans Teşhisi Nasıl Konulur?

Tanı süreci fiziksel muayene bulgularının ardından görüntüleme yöntemleriyle desteklenir. Ortopedi uzmanı öncelikle basit radyografi ister, sonrasında daha ayrıntılı incelemeler gerekebilir.

Röntgen Görüntüleme

Röntgen çekimi ilk başvurulan görüntüleme yöntemidir. Hastaların çoğunda tanı koymak için yeterlidir. Ön-arka ve yan grafilere ek olarak, diz 30-50 derece kıvrıldığında çekilen tünel pozisyonu görüntüleri kullanılır. Bu açı, femur kemiğinin arka tarafındaki kondil bölgelerini net gösterir.

Röntgende lezyon, altındaki sağlam kemikten ince bir açık çizgi ile ayrılmış hafif beyazlaşmış kemik adacığı şeklinde görülür. Ancak röntgen sadece sert kemik dokusunu gösterir. Kıkırdağı, bağları veya eklem içindeki sıvı miktarını gösteremez. Hastalığın çok erken dönemlerinde kemikteki hücre ölümü henüz röntgene yansımayacak kadar küçük olabilir ve görüntü tamamen normal çıkabilir.

Diz ekleminde en sık görülen yerleşim yeri medial femoral kondilin yan tarafı, interkondiler çentikte arka çapraz bağın yapıştığı civardır. Bu bölge klasik yerleşim olarak adlandırılır ve olguların %50-70'ini oluşturur.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)

MRG, osteokondritis dissekans teşhisinde altın standarttır. Sadece kemiği değil, kıkırdağın kalınlığını, kalitesini, kemik içindeki ödemi ve hasarlı parçanın durumunu üç boyutlu görüntüler. Hastalığın evresini belirlemek ve ameliyat gerekip gerekmediğine karar vermek için vazgeçilmezdir.

MRG görüntüleri, parçanın yatağından ayrılıp ayrılmayacağını büyük oranda tahmin edebilir. T-2 ağırlıklı kesitlerde fragman arkasında sıvı varlığını gösteren yüksek yoğunluklu bir hat görülmesi, bu hattın eklem kıkırdağında bir yarık veya kusurla ilişkili olması ve gadolinyum ile çekilen kontrastlı görüntülerde yoğunluğun artmaması parçanın yatağından ayrılma eğiliminde olduğunun göstergesidir.

Artroskopi, tanı ve lezyonun sağlamlığının değerlendirilmesi için en değerli yöntemlerden birisidir. Kamera kullanılarak eklem içi incelenir, parçanın boyutları, yerleşimi ve altındaki yatağa bağlantısı değerlendirilir.

Hastalık Evreleri ve Sınıflandırma Sistemleri

Hastalığın şiddetini sınıflandırmak için genellikle 4 aşamalı bir evreleme sistemi kullanılır. International Cartilage Repair Society (ICRS) sınıflaması en kullanışlı olanıdır:

Evre 1: Palpasyonla yumuşamış, stabil, kıkırdak devamlılığı bozulmamış

Evre 2: Kısmi ayrılma, palpasyonla stabil

Evre 3: Tamamen ayrılmış, ancak yatağında duruyor

Evre 4: Boş krater, serbest cisim (10 mm'den küçük veya büyük krater)

Bütün sınıflamalarda evre 1'den 4'e doğru hastalığın şiddeti artar. Erken evrede yatağında stabil olan lezyon ileri evrelerde ayrılır ve serbest cisim haline gelir.

Ayırıcı Tanı

Benzer belirtiler gösteren diğer eklem rahatsızlıkları ayırt edilmelidir. Menisküs yırtığı, bağ yaralanmaları, osteonekroz, kondromalazi patella ve diğer osteokondral lezyonlar ayırıcı tanıda düşünülmelidir.

Osteokondritis Dissekans Tedavisi Seçenekleri

Tedavi planlaması hastanın yaşına, lezyonun evresine ve eklem stabilitesine göre bireysel olarak yapılır. Büyüme plakları açık olan genç hastalarda ve stabil lezyonlarda ameliyatsız yöntemler başarılı olabilir. İleri evrelerde ise cerrahi müdahale gerekebilir.

Konservatif (Ameliyatsız) Tedavi Yöntemleri

İskelet olgunlaşması tamamlanmamış çocuklarda ve stabil lezyonlarda öncelikle ameliyatsız tedavi uygulanır. Bu süreç sihirli bir çözüm değildir, ciddi disiplin ve sabır gerektirir. Genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında sürer.

En önemli kural, iyileşmeye çalışan hassas kemik bölgesi üzerindeki mekanik baskıyı tamamen kaldırmaktır. Vücut ağırlığı o bölgeye binmeye devam ederse iyileşme hücreleri işini yapamaz. Bu nedenle koşma, zıplama ve darbe içeren tüm sporlar derhal durdurulmalıdır.

Tedavi süreci istirahat, koltuk değneği kullanımı, kısmi yüklenme, özel dizlikler ve fizik tedaviyi içerir. Eklemin hareketini korumak şarttır ve kas kuvvet kaybını azaltmak gerekir. Düzenli MRG takibi ile iyileşme izlenir.

Juvenil osteokondritis dissekans olgularının %50-95 oranında ameliyatsız tedavi ile iyileştiği rapor edilmiştir. Ergenlik öncesinde saptanan ve altındaki canlı kemik yatağından ayrılmamış olan osteokondritis dissekans, çocukların yarısından fazlasında ameliyatsız iyileşebilir.

Cerrahi Tedavi Gerektiren Durumlar

Bazı durumlarda ameliyatsız tedaviler sadece zaman kaybı olur ve eklemde kalıcı hasara yol açar. Hasta erişkinse ve kemik büyümesi durmuşsa, vücudun o bölgeyi kendi başına onarma ihtimali çok düşüktür.

Parça yerinden tamamen kopmuşsa (Evre 4) veya kopmak üzereyse (Evre 3), kendi kendine yerine kaynaması imkansızdır. Kurallara harfiyen uyulan 6 aylık ameliyatsız tedavi sürecine rağmen ağrılar geçmiyor ve görüntülemede iyileşme saptanmıyorsa, cerrahi müdahale artık kaçınılmaz hale gelir.

İnstabil lezyonlar, serbest cisim varlığı veya konservatif tedaviye yanıt vermeyen durumlarda cerrahi gerekir. Kıkırdak bütünlüğünün bozulması, mekanik semptomlar ve büyük semptomatik lezyonlarda ameliyat düşünülür.

Osteokondritis Dissekans Ameliyatı Teknikleri

Kıkırdak yüzeyinin sağlam olduğu ancak altındaki kemiğin kaynamadığı durumlarda delme tekniği uygulanır. Cerrahlar artroskopi ile eklem içine girer ve ölü kemik bölgesine milimetrik çapta incecik tüneller açarlar. Bu delikler sayesinde kemiğin derinliklerindeki sağlıklı kan ve kök hücreler yüzeye sızar.

Kemik-kıkırdak parçası ana yataktan ayrılmış ancak bütünlüğünü koruyorsa, onu kendi yuvasına geri yapıştırmak en iyi seçenektir. Parçanın altındaki yuva temizlenir, taze kanamalar oluşturulur ve parça tam olarak yerine yerleştirilir. Sabitleme için çeşitli materyaller kullanılır: titanyum vidalar, çelik vidalar, biyobozunur çiviler, eriyen pinler ve kemik greftleri.

Tespite izin vermeyecek kadar ince veya deforme olmuş parçalar için mozaikplasti uygulanır. Eklemin yük taşımayan kesiminden alınan kıkırdak ve kemik silindirler hasarlı bölgeye nakledilir. Büyük lezyonlarda otolog kondrosit implantasyonu planlanır.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon Süreci

Ortopedik ameliyatın kusursuz yapılması sürecin sadece yarısıdır, diğer yarısı tamamen hastanın rehabilitasyon programına uyumu ile ilgilidir. İlk 6 haftalık dönem tamamen dokuyu korumaya yöneliktir. Hastanın bacağa yük vermesi kesinlikle yasaktır, ancak eklemin kireçlenmemesi için özel cihazlarla hareket ettirilmesi şarttır.

İkinci ay civarında koltuk değnekleriyle kontrollü yük verilmeye başlanır ve kasları güçlendirme egzersizleri devreye girer. Üçüncü aydan sonra tam yük verilerek yüzme ve bisiklet gibi aktivitelere geçilir. Tam anlamıyla koşmak ve profesyonel spora dönmek biyolojik kaynamanın gerçekleştiği 6. ay ile 12. aylar arasında mümkün olmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular


Osteokondritis dissekans kendiliğinden geçer mi?

Büyüme dönemi devam eden çocuklarda ve parça yerinden ayrılmamışsa, dinlenme ve aktivite kısıtlamasıyla iyileşme mümkündür. Ancak yetişkinlerde ve ileri evrelerde kendi kendine iyileşme ihtimali düşüktür. Erken tanı konursa ameliyatsız tedavi şansı artar.


Hangi spor dalları bu hastalığa neden olur?

Basketbol, futbol, jimnastik ve güreş gibi eklemlere tekrarlayan baskı yapan sporlar riski artırır. Özellikle ani durma, yön değiştirme ve zıplama hareketleri içeren aktiviteler soruna yol açabilir. Tek bir spor dışında, aynı eklemin sürekli zorlanması asıl sorun yaratır.


Ameliyat sonrası spora ne zaman dönebilirim?

Tam iyileşme süreci 6 ay ile 12 ay arasında değişir. İlk 6 hafta hiç yük verilmez, 3. ayda kontrollü aktiviteler başlar. Koşma ve profesyonel spora dönüş en erken 6. ayda mümkün olur. Her hastanın iyileşme hızı farklıdır ve doktor takibi şarttır.


Her iki eklem birden etkilenir mi?

Vakaların büyük kısmında tek taraflı tutulum görülür. İki taraflı görülme oranı düşüktür ve her iki taraftaki hastalık aynı şekilde ilerlemeyebilir. Bir dizde sorun varsa, diğer dizi de kontrol ettirmek faydalıdır.


Tedavi edilmezse ne olur?

Eklem içinde gezen parçalar oluşur ve bu parçalar eklem yüzeyine sürekli zarar verir. Zamanla kıkırdak aşınması hızlanır ve erken yaşta dejeneratif eklem hastalığı gelişebilir. Hareket kısıtlılığı ve kronik ağrı yaşam kalitesini düşürür.


MR çekimi şart mı, röntgen yetmez mi?

Röntgen ilk değerlendirme için kullanılır, ancak hastalığın evresini ve kıkırdak durumunu gösteremez. MR, parçanın durumunu, iyileşme şansını ve ameliyat gerekip gerekmediğini belirlemek için gereklidir. Tedavi planlaması MR sonuçlarına göre yapılır.


Çocuklarda tedavi şansı daha mı yüksek?

Büyüme plakları açık olan çocuklarda vücut kendi onarım mekanizmalarını daha iyi çalıştırabilir. Ameliyatsız tedaviyle iyileşme oranı yetişkinlere göre belirgin şekilde yüksektir. Erken tanı ve uygun tedavi ile tam iyileşme mümkündür.

Özetle Osteokondritis Dissekans

Osteokondritis dissekans, özellikle sporcu çocuklarda karşılaşılan ciddi bir eklem sorunudur. Erken teşhis konulduğunda iyileşme şansı oldukça yüksektir. Eklemde ağrı, şişlik veya kilitlenme hissediyorsanız, hemen ortopedi uzmanına başvurun.

Büyüme dönemi devam eden hastalarda ameliyatsız tedavi çoğunlukla başarılı sonuç verir. İleri evrelerde ise cerrahi müdahale gerekebilir. Her durumda, doktorunuzun önerdiği tedavi planına harfiyen uymanız şarttır.

Spora ara vermek zor gelebilir, ancak eklem sağlığınız gelecekteki performansınız için kritik önem taşır. Sabırlı olun ve rehabilitasyon sürecini ciddiye alın.

Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!

Osteokondritis Dissekans Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Uyarı

Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Osteokondritis Dissekans Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: