
Osteoblastoma tüm iyi huylu kemik tümörlerinin yalnızca yaklaşık %3'ünü oluşturan nadir bir durumdur. Genellikle kanser değildir ancak ağrı ve şişmeye neden olabilir. Özellikle 10 ila 30 yaş arasındaki erkeklerde daha sık görülür ve her 5 vakadan 2'si omurga çevresinde oluşur. Bu yazıda osteoblastom nedir, osteoblastom belirtileri nelerdir, osteoblastom teşhisi nasıl yapılır, osteoblastom tedavisi seçenekleri ve osteoblastom nedenleri gibi konuları sizin için derledik.
Osteoblastom Nedir?
Osteoblastom kemik oluşturan iyi huylu bir tümör türüdür. Sağlıklı kemik dokusuna saldırarak osteoid adı verilen yeni bir doku oluşturur. Bu osteoid materyal sağlıklı dokunun etrafında büyür ancak normal kemik dokusundan daha zayıftır.
Dolayısıyla kemiklerinizi kırılmaya karşı daha savunmasız hale getirir. Boyut olarak osteoblastom, osteoid osteomadan daha büyüktür. Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre 2 cm ve üzerindeki tümörler osteoblastom olarak sınıflandırılır. Vakalarda tümör boyutu 1.3-10 cm arasında değişebilir.
Osteoblastom histolojik olarak osteoid osteomaya benzer görünse de klinik ve radyolojik açıdan daha agresif davranır. Hastalık genellikle yavaş ilerler. Erken dönemde belirgin bulgu vermeyebilir ancak ileri dönemde ağrı ve yumuşak dokuda şişlik ortaya çıkar.
Osteoblastom Kanser midir?
Osteoblastom neredeyse her zaman iyi huyludur ve kanser değildir. Vücudunuzun uzak bölgelerine yayılması beklenmez. Ancak bulunduğu yerde tekrarlama ihtimali vardır.
Buna rağmen agresif osteoblastom olarak adlandırılan daha saldırgan bir formu bulunur. Bu tip daha ileri yaşlarda ortaya çıkar ve yerleştiği bölgede daha yıkıcıdır. Tekrarlama riski klasik tipe göre daha yüksektir.
Çok nadir olmakla birlikte malign dönüşüm riski mevcuttur. Bazı olgularda osteosarkoma ilerleyen vakalar rapor edilmiştir. Kalıntı tümörlerin kötü huylu tümöre dönüşme riski olduğu için hastaların yakın takibi gerekir.
Osteoblastom Nerelerde Oluşur?
Osteoblastom her kemikte oluşabilir ancak belirli bölgeleri tercih eder. Her 5 osteoblastomdan 2'si omurga çevresinde gelişir. Omurga ve uzun kemikler en sık görülen bölgelerdir.
Osteoblastomların yaklaşık üçte biri omurga yerleşimlidir. Omurganın arka yapıları (posterior elemanlar) en çok etkilenen kısımlardır. Tüm omurları tutabilmekle birlikte bel omurları daha sık tutulur. Boyun bölgesinde ise omurganın gövdesi daha fazla etkilenir.
Ayrıca şu bölgelerde de osteoblastom gelişebilir:
Eller
Ayaklar
Bacaklar (özellikle femur)
Alt çene kemiği (mandibula)
Uzun kemiklerde genellikle metafiz bölgesinde yerleşir. Nadiren diyafiz ve epifiz tutulumu görülebilir. Sıklıkla intrameduller ekzantrik veya kortikal tabanlı yerleşim gösterir.
Kimler Osteoblastoma Yakalanabilir?
Herkes osteoblastoma yakalanabilse de en sık 10 ila 30 yaş arasındaki kişilerde ortaya çıkar. Vakaların %80'i 30 yaştan önce görülür. En yaygın olduğu dönem ikinci dekattır.
Kadınların iki katından daha fazla erkekte osteoblastom vardır. Ortalama yaş osteoblastom vakalarında 15 yıl olarak bildirilmiştir. Çocukluk ve genç erişkin yaş grubu en fazla etkilenen kesimdir.
Agresif osteoblastom daha ileri yaşlarda karşınıza çıkar. Genellikle 30-40 yaş aralığında teşhis edilir ve daha büyük boyutlardadır.
Osteoblastom Ne Kadar Yaygındır?
Osteoblastom oldukça nadir görülen bir durumdur. Tüm iyi huylu kemik tümörü tanılarının yalnızca yaklaşık %3'ünü oluşturur. Tüm primer kemik tümörlerinin %0,5-2'sini ve benign kemik tümörlerinin %3-6'sını oluşturur.
Bu rakamlar osteoblastomun ne kadar seyrek rastlanan bir kemik tümörü olduğunu gösterir. Buna göre binlerce kişiden sadece birkaçında bu tümörle karşılaşılır.
Osteoblastom Belirtileri Nelerdir?
Genel Belirtiler
Ağrı osteoblastomun en önemli belirtisidir. Etkilenen bölgede ortaya çıkan bu ağrı uzun süreli olarak devam eder ve kademeli bir artış gösterir. Ağrı şiddeti gece artabilir ancak osteoid osteomadaki gibi tipik gece ağrısı şeklinde değildir.
Osteoid osteomadan farklı olarak ağrı kesiciler çok etkin olmaz. Ağrı kesicilere karşı cevabı osteoid osteomaya göre daha azdır. Geceleri ağrıdan uyandırma da osteoid osteomada olduğu kadar belirgin değildir.
Ağrının şiddeti ve derecesi pozisyonla veya hareketle değişmez. Bu durum hastalar için zorlu bir süreç oluşturur. Tümör büyüyerek çevresindeki dokulara baskı yapabilir ve hareket kısıtlılığına neden olabilir.
Diğer genel belirtiler arasında lokal şişlik, hassasiyet ve işlev kaybı sayılabilir. Hastalık yavaş ilerler ve erken dönemde belirgin bulgu vermeyebilir.
Omurgadaki Osteoblastom Belirtileri
Omurga yerleşimli osteoblastomlarda belirtiler daha karmaşıktır. Vertebral tutulumda nörolojik semptomlar sıklıkla görülür ve bu oran %40'lara ulaşır. Büyük tümörlerde sinir basısına bağlı nörolojik semptomlar gelişebilir.
Omurgadaki osteoblastom şu belirtilere neden olabilir:
Sırt ağrısı
Kas spazmları
Uyuşukluk
Skolyoz (omurgada düzensiz eğrilik)
Zayıflık
Omurga arka elemanlarına yerleştiği zaman ağrıya bağlı patolojik skolyoz yapabilir. Ağrılı skolyoz ve tortikolis (boyun kaslarının kasılması) ile ortaya çıkabilir. Spinal tutulum skolyozun nadir nedenlerinden birini oluşturur.
Torasik bölge lezyonlarında değişik oranda nörolojik defisitler görülebilir. Tümör genellikle omurilik kanalına doğru büyümese de spinal yapılara baskı yapabilir. Bu durum hastanın günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkiler.
Ekstremitelerdeki Osteoblastom Belirtileri
Ellerdeki veya ayaklardaki osteoblastom şişlik veya ağrıya neden olur. Ağrı genellikle geceleri kötüleşir. Benzer şekilde uzun kemiklerdeki tutulumlar da lokal ağrı ve şişlik oluşturur.
Ekstremitelerde oluşan tümörler hareket kısıtlılığına yol açabilir. Sinirlerin etkilenmesi durumunda uyuşma hissi ortaya çıkar. Etkilenen bölgede hassasiyet belirgindir ve dokunmakla ağrı artar.
Belirtiler lezyonun yerleşimine göre değişmekle birlikte semptomların kademeli olarak artış göstermesi tipiktir. Hastalık yavaş ilerlediği için bazı hastalar belirtileri uzun süre görmezden gelebilir.
Osteoblastom Teşhisi Nasıl Yapılır?
Fizik Muayene
Doktorunuz osteoblastom teşhisi koyarken öncelikle belirtileriniz hakkında sorular sorar. Ağrının ne zaman başladığı, hangi bölgede yoğunlaştığı ve günlük aktivitelerinizi nasıl etkilediği gibi konular değerlendirilir. Ağrı yaşadığınız bölge dikkatlice incelenir.
Fiziksel değerlendirme sırasında hareket açıklığınız test edilir. Doktorunuz etkilenen eklem veya kemiğin normal hareketlerini yapıp yapamadığınıza bakar. Palpasyon ile hassas noktalar belirlenir. Şişlik veya deformite varlığı kontrol edilir.
Omurga tutulumu varsa nörolojik muayene yapılır. Kas gücü, refleksler ve duyu değerlendirmesi bu muayenenin parçalarıdır. Skolyoz veya postür bozuklukları fiziksel incelemede ortaya çıkabilir.
Görüntüleme Testleri
Radyolojik değerlendirme osteoblastom teşhisinde hayati öneme sahiptir. Kemiklerinize bakmak için röntgen çekilir. Ancak röntgende lezyon her zaman net görülmeyebilir. Bu nedenle ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulur.
Tomografi ve MR ile lezyonun boyutları ve tam lokalizasyonu saptanır. BT taraması tümörün yerini ve kemik tutulumunun kapsamını kesin olarak tanımlamak için yararlıdır. Nidus, etrafındaki sklerotik değişiklikler ve kalsifikasyon alanları net bir şekilde değerlendirilebilir.
MR görüntülemede lezyon T1 ağırlıklı görüntülerde düşük sinyallidir. STIR ve T2 ağırlıklı görüntülerde heterojen hiperintens izlenir. Ossifiye matriks her iki sekansta da düşük sinyalli alanlar olarak görülür. MRG lokal inflamasyon ve ödem nedeniyle lezyonun boyutunu abartabilir. Buna rağmen tümörün komşu doku üzerindeki etkisinin yanı sıra yumuşak doku değişikliklerinin belirlenmesine yardımcı olur.
Kemik iliği ödemi ve komşu yumuşak dokularda ödematöz sinyal değişikliklerinin varlığı sıklıkla beklenen bir durumdur. Radyolojik değerlendirmede ince bir sınıra sahip litik lezyonlar şeklinde görünür. Lezyon içi kalsifikasyon eşlik edebilir. Özellikle vertebra yerleşiminde tomografi ameliyat planlamasında yol göstericidir.
Biyopsi
Kesin tanı kemik biyopsisi ile koyulur. Doktorlar osteoblastom teşhisi için neredeyse her zaman biyopsi kullanır. Biyopside tümörden küçük bir doku örneği alınır. Laboratuvar osteoblastom belirtilerini aramak ve kanser gibi diğer durumları dışlamak için dokuyu inceler.
Biyopsi vücuttan doku örneği alınması işlemidir. Alınan doku örnekleri laboratuvarda özel yöntemler kullanılarak incelenir. Kesin teşhisin konulması ve osteosarkomun ekarte edilebilmesi için histolojik değerlendirme büyük önem taşır.
Kemik biyopsisi kapalı veya açık yöntemle yapılabilir. Kapalı kemik biyopsisinde özel bir iğne ile cilt üzerine kesi yapmadan kemik dokusuna ulaşılır. Açık kemik biyopsisinde ise cilt üzerine kesi yapılarak hastalıklı olduğu düşünülen dokudan görerek örnek alınır.
Histopatolojik incelemede osteoblast ve osteoklastların arttığı, mitotik veya atipik yapıların izlenmediği osteoid doku görülür. Bu bulgular iyi huylu osteoblastom tanısını destekler.
Osteoblastom Tedavisi Nasıl Olur?
Cerrahi Tedavi Yöntemleri
Osteoblastom tedavisi planlanırken hastanın yaşı, tümörün boyutu ve konumu gibi faktörler dikkate alınır. Cerrahi müdahale osteoblastom tedavisinde en etkili yöntemdir. Tümörün tamamen çıkarılması tekrarlama oranını azaltır.
Cerrahinin uygun olup olmadığı tümörün büyüklüğüne ve konumuna bağlıdır. Osteoblastom ameliyatında tümörün tamamı çıkarılmalıdır. Sağlıklı kemik dokusu tamamen tümörden arındırılmalıdır. Tümörün tamamı çıkarılmazsa lokal nüks görülme ihtimali yüksektir.
Ameliyat sonrası tekrarlama riski %10-20 oranında bildirilmiştir. Bu nedenle hastalar belirli aralıklarla yakın takip edilmelidir. En blok rezeksiyon hedeflenir ancak lezyonun anatomik konumu nedeniyle tam rezeksiyon mümkün değilse intralezyonel küretaj uygulanabilir.
Marjinal Rezeksiyon
Marjinal rezeksiyon kemiğin osteoblastom içeren kısmının çıkarılmasıdır. Bu yöntemde tümörün içine girmeden patolojik dokunun dış yüzeyi çıkarılır. Tümör kapsülü ile birlikte tek parça olarak çıkarılır.
Tümörün yeri, büyüklüğü ve dokuyla teması gibi faktörlerle farklı şekillerde uygulanabilir. Lokal eksizyon, tümörün çevresindeki dokulara yayılma ihtimali bulunduğu durumlarda tercih edilir. Tümörün yanında belirli bir miktarda sağlıklı doku da çıkarılarak yayılmanın önüne geçilir.
Marjinal rezeksiyon uygulamasında açık, laparoskopik veya robotik cerrahi tercih edilebilir. Açık cerrahi büyük tümörlerin temizlenmesinde kullanılır. Minimal invaziv yöntemler küçük kesiler yoluyla vücutta minimum hasar bırakır.
Küretaj ve Kemik Grefti
Osteoblastom tedavisinde intralezyonel küretaj uygulanır. Bu yöntemde tümör içten kazınarak temizlenir. Uygun lokalizasyonlardaki tümörlerde nüks ihtimalini azaltmak için küretaj sonrası lokal adjuvan uygulanımı önerilmektedir.
Lokal adjuvan olarak koter, sıvı fenol veya alkol gibi maddeler kullanılır. Bu uygulamalar tümör hücrelerinin tamamen yok edilmesini sağlar. Geniş küretaj ve grefonaj yapılır. Agresif olgularda rezeksiyon uygulanır.
Oluşan boşluk kemik çimentosu ile doldurulabilir. Alternatif olarak tümör kazındıktan sonra bölge bir donörden veya vücudun başka bir yerinden alınan kemik grefti ile yeniden doldurulur. Stabilite açısından gerekli durumlarda fiksasyon uygulanabilir.
Spinal Füzyon
Omurga osteoblastomunu çıkardıktan sonra omurgayı bir kemik grefti ile yeniden hizalamak ve desteklemek gerekir. Bazen pimler veya çubuklarla sabitleme yapılır. Tedavi rezeksiyon ve sonucunda spinal instabilite ile karşılaşılırsa füzyondan oluşur.
Omurgada ağrı ve artan boyutun kemik yıkımına, nörolojik hasara veya omurga deformitesi ile instabiliteye neden olabilmesi nedeniyle cerrahi olarak tedavi edilir. Servikal yerleşimli tümörün cerrahisi esnasında vertebral arterin hasarı ciddi sonuçlara yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
İntraoperatif navigasyon veya BT gibi gelişmiş tekniklerin kullanımı ile daha güvenli rezeksiyon mümkün olabilmektedir. Osteoblastomalar vasküler tümörler olduğundan per-operatif embolizasyon ile oluşabilecek kan kaybı azaltılabilir.
Diğer Tedavi Seçenekleri
Radyoterapi osteoblastomaların tedavisinde genellikle sınırlı yanıt verir. Buna rağmen tam rezeksiyon yapılamayacak durumda olan hastalarda radyoterapi yapılabilir. Tümör çok büyükse radyasyon tedavisi tümörü küçültmek için kullanılabilir.
Adjuvan radyoterapi kullanımı sonrası geç dönem sarkomatöz değişiklikler nedeniyle kesin bir fikir birliği oluşmamıştır. Ağrının kontrol altına alınması için analjezikler ve anti-inflamatuar ilaçlar kullanılabilir. Hastaların genel sağlığına katkıda bulunan destekleyici tedaviler uygulanabilir.
Rezeke edilemeyen veya tekrarlayan osteoblastoma olgularına radyoterapi ve kemoterapinin birlikte veya tek başına kullanımları bildirilmiştir. Osteoblastomun kanserli olması gibi çok nadir bir durumda kemoterapi gibi diğer kanser tedavileri kullanılabilir. Yaygın olarak kullanılmasa da radyofrekans ablasyonun tedavide kullanımı söz konusudur.
Osteoblastom Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Osteoblastom Nedenleri Nelerdir?
Hastalar sıklıkla osteoblastoma neyin neden olduğunu merak eder. Uzmanlar osteoblastoma neyin sebep olduğunu bilmemektedir. Kesin bir neden henüz belirlenememiştir.
Genetik faktörlerin rol oynayıp oynamadığı araştırılmaktadır. Buna rağmen ailevi bir geçiş veya kalıtımsal bağlantı kanıtlanmamıştır. Çevresel faktörlerin etkisi de net değildir.
Tümörün osteoblast hücrelerinin aşırı çoğalmasından kaynaklandığı bilinmektedir. Ancak bu çoğalmanın tam olarak neyin tetiklediği belirsizliğini korumaktadır. Travma veya enfeksiyon gibi dış etkenlerle ilişkisi gösterilememiştir.
Osteoblastom Nasıl Önlenir?
Uzmanlar osteoblastoma neyin neden olduğunu bilmedikleri için bunu önlemenin bir yolu da yoktur. Dolayısıyla osteoblastom gelişimini durduracak bilinen bir önleme stratejisi bulunmamaktadır.
Sağlıklı yaşam tarzı kemik sağlığını destekler ancak osteoblastom oluşumunu engelleyeceğine dair kanıt yoktur. Belirli besinler veya egzersizlerin koruyucu etkisi bulunmamaktadır. Düzenli tarama programları da önerilmemektedir.
Erken teşhis önemlidir. Kemiklerinizde sürekli ağrı veya şişlik fark ederseniz doktorunuza başvurmanız gerekir. Özellikle genç yaşta ortaya çıkan kemik ağrıları ciddiye alınmalıdır.
Osteoblastom Tekrar Eder mi?
Osteoblastom tedaviden sonra geri dönebilir. Her 4 kişiden 1'i tekrar osteoblastoma yakalanır. Tekrarlama oranı farklı çalışmalarda %10-20 arasında bildirilmiştir.
Tümörün geri gelme olasılığı birçok faktöre bağlıdır. Doktorun diğer dokulara zarar vermeden tüm tümörü çıkarıp çıkaramadığı önemlidir. Cerrahi sırasında tümörün tamamının çıkarılamaması tekrarlama riskini artırır.
Doktor tümörün geri dönebileceğinden şüphelenirse bölgeyi izlemek için düzenli görüntüleme taramalarına ihtiyaç duyulabilir. Benzer şekilde ameliyat sonrası hastalar belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. Radyolojik takip genellikle yıllar boyunca sürer.
Tümörün yerleşim yeri de tekrarlama riskini etkiler. Omurga gibi karmaşık anatomik bölgelerdeki tümörlerde tam temizlik daha zor olabilir. Yumuşak dokuya taşmış lezyonlarda tekrarlama ihtimali yükselir.
Osteoblastomun Seyri Nasıldır?
Osteoblastom genellikle iyi bir seyre sahiptir. Çoğu insan tümörü çıkarmak için yapılan ameliyattan sonra iyileşir. Prognoz genel olarak olumludur ve hastalar normal yaşamlarına dönerler.
Bazı durumlarda tümörler tekrar büyüyebilir ancak bunlar kanser değildir ve genellikle ciddi semptomlara neden olmazlar. Tekrarlayan tümörler yine cerrahi olarak tedavi edilebilir. Yaşam kalitesi çoğu hastada ameliyat sonrası düzelir.
Ağrı kontrolü başarıyla sağlanır. Hareket kısıtlılığı olan hastalar fizik tedavi ile iyileşir. Omurga yerleşimli tümörlerde bile nörolojik sorunlar genellikle ameliyat sonrası düzelir.
Osteoblastom Agresif Olabilir mi?
Bazı osteoblastom türleri agresiftir. Bu tür tümörlerin alındıktan sonra tekrar büyüme olasılığı yüksektir. Ayrıca agresif osteoblastom daha ileri yaşlarda ortaya çıkar ve genellikle 30-40 yaş aralığında teşhis edilir.
Agresif formlar yerleştiği bölgede daha yıkıcıdır ve tekrarlama riski daha yüksektir. Daha büyük boyutlarda görülürler. Çevre dokulara daha fazla baskı yaparlar ve kemik yıkımına neden olurlar.
Buna rağmen osteoblastom vücudun diğer bölgelerine yayılmaz. Metastaz yapmaz ve bu özellik onu kanserden ayırır. Agresif olsa bile uzak organ tutulumu beklenmez.
Çok nadir olmakla birlikte agresif formların osteosarkoma dönüşme riski vardır. Bu nedenle hastaların düzenli takibi büyük önem taşır. Erken müdahale komplikasyonları önler ve tedavi başarısını artırır.
Özetle Osteoblastom
Osteoblastom nadir görülen iyi huylu bir kemik tümörüdür. Genellikle gençlerde ortaya çıkar ve en sık omurga çevresinde yerleşir. Ağrı ve şişlik gibi belirtiler fark ettiğinizde mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.
Erken teşhis tedavi başarısını artırır. Cerrahi müdahale ile çoğu hasta tamamen iyileşir ve normal yaşamına döner. Dolayısıyla tümörün tamamen çıkarılması tekrarlamasını önler.
Tedavi sonrası düzenli takip önemlidir. Bazı vakalarda tümör geri dönebilir ancak bu durumda bile yeniden tedavi mümkündür. Kemiklerinizde kalıcı ağrı varsa vakit kaybetmeden uzman desteği alın.
Osteoblastom Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın
Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.
Uyarı
Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.
Osteoblastom Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.
Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.










