İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Osteoartrit (Kireçlenme) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Halk arasında kireçlenme olarak bilinen bu rahatsızlık, eklem kıkırdağının yıpranması ve incelmesi sonucu ortaya çıkar. Eğer eklemlerinizde ağrı veya sertlik hissediyorsanız, bu belirtiler sizde de osteoartrit olabileceğini gösteriyor olabilir. Aslında kireçlenme dünya genelinde en yaygın görülen eklem hastalığıdır. Zamanla kötüleşebilen ve genellikle yavaş yavaş gelişen belirtilerle kendini gösterir. Osteoartrit belirtileri ilerledikçe günlük aktivitelerinizi zorlaştırabilir. Yaş,…

Osteoartrit (Kireçlenme) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Halk arasında kireçlenme olarak bilinen bu rahatsızlık, eklem kıkırdağının yıpranması ve incelmesi sonucu ortaya çıkar. Eğer eklemlerinizde ağrı veya sertlik hissediyorsanız, bu belirtiler sizde de osteoartrit olabileceğini gösteriyor olabilir.

Aslında kireçlenme dünya genelinde en yaygın görülen eklem hastalığıdır. Zamanla kötüleşebilen ve genellikle yavaş yavaş gelişen belirtilerle kendini gösterir. Osteoartrit belirtileri ilerledikçe günlük aktivitelerinizi zorlaştırabilir. Yaş, kadın olmak, obezite, eklem yaralanmaları ve genetik yatkınlık gibi faktörler osteoartrit riskini artırır.

Fizik tedavi açısından bakıldığında, osteoartrit her yaşta görülebilse de ileri yaşa bağlı olarak görülme oranı artar. Bu hastalığın tedavisi kişiye özel ilaç tedavisi, fizik tedavi ve egzersiz seçeneklerinin planlanmasını gerektirir.

Bu yazıda osteoartrit hakkında bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız. Hastalığın ne olduğu, belirtileri, nedenleri, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri hakkında detaylı bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Osteoartrit (Kireçlenme) Nedir?

Osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla aşınması, incelmesi ve kaybolması sonucunda oluşan, dünya genelinde en sık görülen eklem hastalığıdır. Kireçlenme olarak da bilinen bu rahatsızlık, eklemlerde ağrıya, sertliğe ve hareket kısıtlılığına yol açar.

Osteoartrit ne demek ve nasıl oluşur?

Osteoartrit dejeneratif bir eklem hastalığıdır. "Osteo" kemik, "artrit" ise eklem iltihabı anlamına gelir. Ancak, bu hastalıkta temel sorun eklemlerde iltihaplanma değil, kıkırdak dokusunun yıpranması ve bozulmasıdır.

Sağlıklı eklemlerde, kemiklerin uçlarını kaplayan pürüzsüz kıkırdak doku, hareketler sırasında sürtünmeyi engelleyerek eklemlerin rahatça çalışmasını sağlar. Osteoartritte ise bu kıkırdak doku aşınır ve incelir. Bunun sonucunda kemik yüzeyleri birbirine sürtünmeye başlar. Böylece eklem bölgesinde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı oluşur. İlerleyen dönemlerde kemiklerde büyümeler ve eklem kenarlarında çıkıntılar gelişerek eklemin normal yapısı bozulur.

Kireçlenme ile OA (osteoartrit) farkı var mı?

Halk arasında yaygın olarak kullanılan "kireçlenme" terimi bilimsel açıdan yanlış bir algıya neden olmaktadır. Çoğu zaman, bir demlik ya da tencerenin kireçlenmesi gibi eklemlerde kireç birikmesi şeklinde düşünülür. Oysa gerçek durum tamamen farklıdır.

Osteoartrit, eklemlerde kireç birikmesi değil, kıkırdak dokusunun zamanla aşınması ve eklemin yapısının bozulmasıdır. Osteoartrit ile kireçlenme aynı hastalığı tanımlayan terimlerdir. OA, tıbbi literatürde kullanılan kısaltmadır.

Aynı zamanda, osteoartrit ile romatoid artrit arasında önemli farklar vardır. Osteoartrit, eklem kıkırdağının zamanla yıpranması sonucu oluşurken; romatoid artrit, bağışıklık sisteminin eklemlere zarar veren otoimmün bir hastalıktır.

Hangi eklemler daha çok etkilenir?

Osteoartrit vücuttaki herhangi bir eklemi etkileyebilir. Bununla birlikte bazı eklemlerde daha sık görülmektedir:

  • Diz Eklemi: En yaygın görülen osteoartrit türüdür. Özellikle kadınlarda ve fazla kilolu kişilerde daha sık rastlanır. 65 yaş üzerindeki kişilerin %10-30'unda görülür.
  • Kalça Eklemi: Hem erkeklerde hem kadınlarda eşit oranda görülür. Erkeklerde görülme oranı %11,5 iken; kadınlarda bu oran %11,6'dır.
  • El ve Parmak Eklemleri: Özellikle parmak uç eklemlerinde ve başparmak kök ekleminde görülür. Kadınlarda (%44,2) erkeklere (%37,7) göre daha yaygındır.
  • Omurga (Boyun ve Bel): Boyun ve bel bölgesinde sık görülür. Genellikle L4-L5 omurlarında (kuyruk sokumuna yakın omurlar) rastlanır ve omurilik kanallarında daralmaya yol açabilir.
  • Ayak Başparmağı: Başparmağın dışa doğru eğrilmesine ve hareket kaybına neden olabilir. 50 yaş ve üzerindeki kişilerin yaklaşık %8'ini etkiler.

Fizik tedavi uzmanları, osteoartritin erken evrelerde doğru egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabileceğini vurgulamaktadır.

Osteoartrit Belirtileri Nelerdir?

Osteoartrit genellikle sinsi bir başlangıç gösterir ve zamanla belirtileri şiddetlenmeye başlar. Fizik tedavi uzmanları, hastalığın belirtilerinin erken dönemde tanınmasının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurgulamaktadır.

Ağrı ve hareket kısıtlılığı

Osteoartritin en yaygın belirtisi eklem ağrısıdır. Bu ağrı çoğunlukla eklem üzerine yük bindiğinde veya hareket sırasında ortaya çıkar ve dinlenmeyle azalır. Hastalık ilerledikçe ağrı sürekli hale gelebilir. Özellikle dizde oluşan kireçlenme, merdiven çıkarken ve yürürken dayanılmaz ağrılara neden olabilir.

Hareket kısıtlılığı, eklemi tam olarak bükememe veya düzleştirememekle kendini gösterir. Kalça eklemindeki osteoartrit, kasık bölgesinde veya kalçada, bazen de diz veya uylukta ağrı hissedilmesine yol açar. Bu durum, günlük aktivitelerinizi gerçekleştirmenizi zorlaştırabilir.

Sabah sertliği ve eklemde çıtırtı

Sabah uyandığınızda veya uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra eklemlerde sertlik hissi yaşayabilirsiniz. Osteoartritte sabah sertliği genellikle kısa sürelidir ve 30 dakikadan az sürer. Bu özellik, romatoid artritten ayırt edilmesinde önemlidir çünkü romatoid artritte sertlik daha uzun sürebilir.

Eklemleriniz hareket ettirildiğinde çatırdama, gıcırdama veya tıkırtı gibi sesler duyulabilir. Bu durum, "krepitasyon" olarak adlandırılır ve kıkırdak dokusunun aşınması sonucu kemik yüzeylerin birbirine sürtünmesinden kaynaklanır.

Şişlik, hassasiyet ve şekil bozuklukları

Osteoartritte eklem çevresinde şişlik ve hassasiyet görülebilir. Eklem bölgesinde hafif bir baskı uygulandığında ağrı hissedebilirsiniz. Şişlik, eklemdeki iltihap ve sıvı birikintisi nedeniyle oluşur. Bununla birlikte, artrozda iltihaplanma belirtileri (şişlik, kızarıklık, sıcaklık) genellikle belirgin değildir ya da hafif seyirlidir.

Zamanla eklemde kemik çıkıntıları (osteofitler) gelişebilir ve bu durum eklemde şekil bozukluklarına yol açabilir. Parmak eklemlerinde oluşan kireçlenme, parmaklarda şişkinlik, kızarıklık ve hassasiyete neden olabilir.

İleri evre belirtileri

İleri evrelerde, osteoartrit günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabilir. Bu aşamada, eklem deformasyonları belirgin hale gelir. Omurga kireçlenmesinde sinirlerde sıkışıklık, esnekliğin azalmasına bağlı olarak ağrıyla birlikte gelen hareket kısıtlılığı, kamburluklar ve bel çukurunda artma gibi şekil bozuklukları görülebilir.

Kas zayıflığı ve eklem çevresindeki kasların incelmesi de ileri evre osteoartritin belirtileri arasındadır. Zaman içinde diz deforme olarak bacaklar içe doğru eğrilebilir. Eklem içinde serbest gezen kıkırdak veya kemik parçalarına bağlı olarak dizde takılma ve kilitlenme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ayrıca, hastaların yakınmaları soğuk ve nemli havalarda daha da artabilir.

Osteoartrit Neden Olur?

Osteoartrit birçok farklı faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan karmaşık bir rahatsızlıktır. Fizik tedavi uzmanları, bu hastalığın tek bir nedeni olmadığını ve çoğunlukla birden fazla etkenin birleşimi sonucunda geliştiğini vurgular.

Yaş ve genetik faktörler

Yaş, osteoartrit gelişiminde en güçlü risk faktörlerinden biridir. Eklem kıkırdağının su ve protein oranı yaşlandıkça azalır, bu da kıkırdağın dayanıklılığını azaltıp aşınmasını kolaylaştırır. Osteoartrit riski yaşla birlikte belirgin şekilde artar. 40 yaşından önce nadir görülmesine karşın, 60 yaşındaki kadınların yarısından fazlasını ve erkeklerin üçte birini etkiler.

Genetik faktörler de osteoartrit gelişiminde önemli rol oynar. Ailede osteoartrit öyküsü bulunan kişilerde hastalık riski daha yüksektir. Özellikle el eklemlerinde görülen kireçlenmede kalıtımsal etkinin yüksek olduğu gözlenmiştir.

Obezite ve aşırı yüklenme

Aşırı kilo ve obezite, özellikle diz ve kalça gibi yük taşıyan eklemler üzerinde büyük bir baskı oluşturur. Araştırmalar, obezitenin osteoartrit riskini 3-10 kat artırdığını ve alınan her 5 kilonun hastalık riskini %35 yükselttiğini göstermektedir. Bununla birlikte, eklemlere aşırı yük binmesi, kıkırdak dokusunun daha hızlı aşınmasına ve eklemde iltihaplanmaya yol açabilir.

Diyabet hastaları, diyabeti olmayanlara göre osteoartrit nedeniyle eklem değiştirme ihtiyacı açısından iki kat daha fazla risk altındadır ve genellikle daha erken yaşta eklem protezi gerektirir.

Eklem yaralanmaları ve mesleki riskler

Geçmişte yaşanan eklem yaralanmaları, ilerleyen yıllarda osteoartrit gelişiminde önemli bir faktördür. Diz bağ kopması, menisküs yırtığı veya kırık gibi travmalar, ekleme kalıcı hasar verebilir ve kireçlenme sürecini hızlandırabilir. Bu hasarlar, eklemin normal mekanik işlevini bozarak kıkırdak üzerindeki stresi artırır.

Bazı meslekler, eklemlerde kireçlenme riskini artırır. Özellikle eğilmiş veya bükülmüş pozisyonlarda çalışanlarda kalça osteoartriti gelişme riski yüksektir. Diz osteoartriti için ise, diz çökmüş veya çömelmiş pozisyonda çalışanlarda, ağır kaldırma yapanlarda ve sürekli ayakta duranlarda risk artmıştır. İnşaat işçileri, madenciler, kiremitçiler, temizlik işçileri ve tarım işçileri gibi fiziksel olarak eklemlere aşırı yüklenme gerektiren mesleklerde erken yaşta kireçlenme belirtileri daha sık görülür.

Hormonal ve metabolik nedenler

Kadınlarda, özellikle menopoz sonrası osteoartrit görülme sıklığı aynı yaştaki erkeklere göre daha yüksektir. Cinsiyet hormonu seviyelerindeki değişiklikler, özellikle östrojen azalması, eklem yapısını zayıflatabilir ve osteoartrit gelişiminde rol oynayabilir.

D vitamini eksikliği gibi metabolik faktörler de eklem sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, diyabet gibi metabolik bozukluklar osteoartrit riskini artırmaktadır. Bu durum, kıkırdak metabolizmasının bozulmasına ve besin tedarikinin kötüleşmesine yol açabilir.

Osteoartrit Tanısı Nasıl Konur?

Doğru teşhis, kireçlenme tedavisinin ilk ve en önemli adımıdır. Fizik tedavi uzmanları, osteoartrit tanısının erken konulmasının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurgulamaktadır.

Fizik muayene ve hasta öyküsü

Tanı sürecinin ilk aşaması, hastanın tıbbi geçmişinin detaylı olarak sorgulanması ve şikayetlerinin dinlenmesidir. Fizik tedavi uzmanları, bu aşamada eklem ağrısının karakterini, ne zaman başladığını ve hangi durumlarda arttığını değerlendirir.

Muayene sırasında doktorunuz etkilenen ekleminizi yakından inceleyerek hassasiyet, şişlik veya kızarıklık olup olmadığını kontrol eder. Aynı zamanda eklemdeki hareket açıklığını değerlendirir ve gıcırdama seslerini dinler. Eklemlerdeki şekil bozuklukları ve deformasyonlar da dikkatle incelenir.

Dikkatli bir fizik muayene, refere ağrı, bursit veya romatoid artrit gibi yangısal romatizmal hastalıkların osteoartritten ayırt edilmesinde oldukça önemlidir.

Röntgen ve MRI gibi görüntüleme yöntemleri

Tanıyı doğrulamak için çeşitli görüntüleme teknikleri kullanılır:

Röntgen (Direk grafi): Kireçlenme tanısında en yaygın kullanılan yöntemdir. Eklem aralığında daralma, osteofit varlığı, subkondral erozyon ve skleroz gibi osteoartrit için klasik radyolojik bulguları gösterir. Bununla birlikte, hastalığın erken dönemlerinde röntgen sonuçları normal olabilir, bu durumda teşhis büyük oranda klinik bulgulara dayanarak konur.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI): Eklemdeki yumuşak dokuları ve kıkırdakları daha ayrıntılı incelemek için kullanılır. Özellikle erken dönemdeki kıkırdak hasarlarını göstermede röntgene göre daha başarılıdır. MRI, kikirdak dejenerasyonunun tespitinde %73-87 hassaslık ve %79-94 spesifite ile doğruluk gösterir.

Ultrason: Eklem efüzyonunu, sinoviti ve osteofit varlığını değerlendirmede yararlıdır. Gerçek zamanlı görüntüleme sağlaması ve radyasyon içermemesi en büyük avantajlarından biridir.

Kan testleri ve eklem sıvısı analizi

Osteoartrit tanısında kan testleri genellikle diğer eklem hastalıklarını dışlamak amacıyla yapılır. Özellikle romatoid artrit, enfeksiyon veya diğer enflamatuar hastalıkların ayırıcı tanısında ESR, CRP gibi enflamasyon belirteçleri, romatoid faktör ve anti-CCP testleri kullanılabilir.

Eklem sıvısı analizi ise bazı durumlarda tanıya yardımcı olabilir. Normalde eklem sıvısı berrak, saydam, açık sarı renkte ve hafif kıvamlıdır. Eklem sıvısının incelenmesi, enfeksiyon veya gut gibi kristal artropatilerini ayırt etmeye yardımcı olur. Mikroskopla yapılan incelemede, eklem sıvısında bulunan hücrelerin miktarı ve türü, hastalığın tipinin belirlenmesinde önemlidir.

Sonuç olarak, fizik tedavi açısından osteoartrit tanısı, kapsamlı bir hasta değerlendirmesi, fizik muayene ve uygun görüntüleme yöntemlerinin kombinasyonu ile konur. Erken ve doğru tanı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için kritik öneme sahiptir.

Osteoartrit Tedavisi ve Korunma Yolları

Osteoartrit tedavisi, fizik tedavi uzmanlarının genellikle birden fazla yöntemi bir arada kullanarak planladıkları kapsamlı bir süreçtir. Tedavinin temel hedefi ağrıyı azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır.

Yaşam tarzı değişiklikleri

Fazla kilolar, özellikle diz ve kalça eklemlerine binen yükü artırarak osteoartriti hızlandırır. Kilo vermek, eklemlere binen yükü azaltarak ağrının hafiflemesine yardımcı olur. Vücut ağırlığındaki her 0,5 kg artış dizlere 1,5-2 kg ek yük bindirdiğinden, ideal kilonun korunması oldukça önemlidir.

Ayrıca, eklemleri zorlayacak hareketlerden kaçınmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve ergonomik düzenlemeler yapmak günlük yaşamda kolaylık sağlar. Tekrarlı aktivitelerde düzenli molalar vermek de eklemlerin korunmasına yardımcı olur.

Fizik tedavi ve egzersiz programları

Düzenli egzersiz, osteoartrit tedavisinin en etkili ve ekonomik yöntemlerinden biridir. Uygun egzersizler eklemlerin esnekliğini artırır, kas gücünü geliştirir ve eklem sağlığına fayda sağlar. Özellikle yüzme ve bisiklet sürme gibi düşük etkili sporlar osteoartrit hastaları için idealdir.

Fizik tedavi uygulamaları arasında sıcak-soğuk uygulamalar, elektrik stimülasyonu, ultrason tedavisi ve manuel terapi teknikleri bulunur. Bu uygulamalar kas spazmını azaltmak, eklem hareketliliğini artırmak ve ağrıyı hafifletmek amacıyla kullanılır.

İlaç tedavisi ve destekleyici cihazlar

Ağrı kesiciler ve anti-inflamatuar ilaçlar, osteoartrit tedavisinde önemli bir yer tutar. Bunun yanında topikal kremler, direkt olarak ağrılı bölgeyi hedefleyerek rahatlama sağlar. Eklem içi kortikosteroid enjeksiyonları veya hyaluronik asit enjeksiyonları da ağrıyı ve iltihabı azaltabilir.

Destekleyici cihazlar arasında baston, dizlik ve tabanlıklar gibi yardımcı araçlar ekleme binen yükü azaltarak hareket yeteneğini iyileştirebilir. Bu cihazlar, özellikle ağrılı dönemlerde büyük fayda sağlar.

Cerrahi müdahale seçenekleri

Diğer tedavi yöntemleri yetersiz kaldığında cerrahi müdahale gerekebilir. Artroskopi, protez cerrahisi ve osteotomi gibi işlemler eklemdeki hasarı onarmak veya eklemin tamamını değiştirmek için uygulanır. Diz ve kalça protezlerinin beş yıllık başarı oranı yaklaşık %80, 10 yıllık başarı oranı ise yaklaşık %60 civarındadır.

Bitkisel ve tamamlayıcı tedaviler

Zerdeçal, zencefil, yeşil çay ve kuş burnu gibi bitkiler anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle tercih edilir. Ancak bu tedavilerin bilinçsiz kullanımı, diğer ilaçlarla etkileşime girebilir veya karaciğer ve böbrek gibi organlara zarar verebilir.

Kireçlenmeden korunmak için öneriler

Kireçlenmeden korunmak için:

  • Dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi
  • Düzenli egzersiz ve fiziksel aktivite
  • İdeal kilonun korunması
  • Eklemleri zorlayacak hareketlerden kaçınma
  • Düzenli doktor kontrolü önemlidir.

Sonuç olarak, osteoartrit tedavisinde en iyi sonuçlar, bireyselleştirilmiş ve çok yönlü yaklaşımlarla elde edilir. Fizik tedavi, egzersiz, ilaç tedavisi ve gerektiğinde cerrahi seçeneklerin uygun kombinasyonu ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.

Özetle Osteoartrit

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen osteoartrit, fizik tedavi alanında en sık karşılaşılan kronik eklem hastalığıdır. Eklem kıkırdağının zamanla aşınması ve incelmesi sonucu oluşan bu rahatsızlık, yalnızca bir kireç birikmesi olmayıp, eklemin tüm yapısını etkileyen ilerleyici bir süreçtir.

Kireçlenme, özellikle diz, kalça, omurga ve el eklemlerini etkiler. Yaşlanmayla birlikte görülme sıklığı artarken, kadınlarda erkeklerden daha sık rastlanır. İki erişkinden birinde yaşamları boyunca diz kireçlenmesi belirtileri görülürken, dört erişkinden biri 85 yaşına kadar kalça ekleminde kireçlenme sorunuyla karşılaşır.

Osteoartrit belirtileri arasında eklem ağrısı, hareket kısıtlılığı, sabah sertliği ve eklemde çıtırtı sesleri ön plandadır. Hastalık ilerledikçe günlük yaşam aktiviteleri zorlaşabilir. Erken dönemde hafif belirtilerle başlayan rahatsızlık, zaman içinde ağrı şiddetinin artması ve fonksiyon kaybıyla sonuçlanabilir.

Risk faktörleri arasında yaş, genetik yatkınlık, obezite ve eklem yaralanmaları önemli rol oynar. Aşırı kilo, özellikle diz eklemlerine binen yükü artırarak hastalığın hızlı ilerlemesine neden olur. Her 0,5 kg artış, dizlere 1,5-2 kg ek yük bindirir.

Tanı süreci, detaylı öykü ve fizik muayene ile başlayıp, röntgen ve gerektiğinde MRI gibi görüntüleme yöntemleriyle desteklenir. Erken teşhis, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.

Ne yazık ki kireçlenmenin kesin bir tedavisi yoktur, ancak çeşitli yöntemlerle semptomlar kontrol altına alınabilir. Fizik tedavi, egzersiz, kilo kontrolü, ağrı kesiciler ve ileri durumlarda cerrahi müdahale tedavi seçenekleri arasındadır. Düzenli egzersiz, kireçlenmenin ilerlemesini yavaşlatırken, eklem çevresindeki kasları güçlendirir.

Osteoartrit genellikle yaşlanmanın doğal bir sonucu gibi görülse de, doğru egzersizler ve uygun beslenmeyle sağlıklı yaş alma mümkündür. Hastalıktan korunmada ve tedavi sürecinde fizik tedavi uygulamaları hayati önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular


Dizde kireçlenme neden olur?

Dizde kireçlenmenin en önemli sebepleri genetik yatkınlık, aşırı kilo ve dikkatsiz aktivitelerdir. Yükü dizleri ile kaldıran meslek grupları, ısınmadan yapılan spor ve uzun süre yanlış ayakkabı kullanımı da risk faktörleridir. Bu durum, yalnızca diz sorunu değil, aynı zamanda ayak ve ayak bileği problemlerine de yol açabilir.


Kireçlenme tamamen iyileşir mi?

Osteoartrit kronik bir hastalık olduğundan tamamen iyileşmesi genellikle mümkün değildir. Bununla birlikte, doğru tedavi yöntemleriyle semptomlar büyük ölçüde azaltılabilir. Egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve gerektiğinde cerrahi müdahaleler yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir.


Diz protezi ameliyatı sonrası hasta hemen yürüyebilir mi?

Diz protezi ameliyatında kireçlenmiş eklem kıkırdakları alınarak yerine metal ve polietilen destek parçaları yerleştirilir. Hastalar genellikle ameliyat sonrası ertesi gün yürütülür ve 15-20 gün içerisinde dikişleri alınabilir.


Kalça kireçlenmesi diz ağrısı ile kendini gösterir mi?

Birçok kişi kalça ağrısı değil de diz ağrısı nedeniyle doktora başvurur. Kalçadaki kireçlenmenin neden olduğu ağrı genellikle kasığa bazen dize vurabilir. Bunu ayırt edebilmek için ağrının kaynağının doğru belirlenmesi önemlidir.


Kalça ve diz kireçlenmesi olan hastalar kilo vermeli mi?

Kalça ve diz eklemleri vücudun en fazla yük taşıyan eklemleridir. Eklemlerde kireçlenmesi olan aşırı kilolu kişilerin mutlaka beslenmesine dikkat etmesi ve kilo vermesi gerekir. Böylece eklemlere binen aşırı yük azaltılmış olur.


Boyun kireçlenmesi ağrısı nerelere vurur?

Boyun kireçlenmesi sadece boyun bölgesinde değil, omuz ve kollarda da ağrıya neden olabilir. Tedavi edilmediğinde boynun hareket kabiliyeti önemli ölçüde düşer ve hasta günlük işlerini, hatta kendi öz bakımını bile yapamayacak duruma gelebilir.


Osteoartrit ve romatoid artrit arasındaki fark nedir?

Osteoartrit, zaman içerisinde yaş alınması, kilo ve geçirilmiş hastalıklara bağlı eklemlere yük binmesi sonucu oluşur. Romatoid artrit ise bağışıklık sistemindeki bozukluğa bağlı eklemlerde iltihaplanma ile seyreder. Her ikisi de ağrı ve sızıya yol açsa da, nedenleri ve tedavi yaklaşımları farklıdır.

Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!

Osteoartrit (Kireçlenme) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Uyarı

Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Osteoartrit (Kireçlenme) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: