İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Gelişimsel kalça displazisi, yenidoğan bebekler ve küçük çocuklarda sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Özellikle kız çocuklarında daha fazla görülen bu durum, bebeğin kalça ekleminin düzgün gelişmemesi sonucu ortaya çıkar. Erken teşhis ve tedavi ile kalıcı sakatlıklar önlenebilir, ancak ihmal edildiğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu yazıda, gelişimsel kalça displazisi nedir, nedenleri, belirtileri nelerdir, teşhisi nasıl…

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?

Gelişimsel kalça displazisi, yenidoğan bebekler ve küçük çocuklarda sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Özellikle kız çocuklarında daha fazla görülen bu durum, bebeğin kalça ekleminin düzgün gelişmemesi sonucu ortaya çıkar. Erken teşhis ve tedavi ile kalıcı sakatlıklar önlenebilir, ancak ihmal edildiğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu yazıda, gelişimsel kalça displazisi nedir, nedenleri, belirtileri nelerdir, teşhisi nasıl konur ve tedavisi nasıl yapılır sorularına yanıt bulacaksınız.

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir?

Gelişimsel kalça displazisi, kalça ekleminin anormal gelişimi ve dengesizliğiyle ortaya çıkan yaygın bir ortopedik sorundur. Çocukluk döneminde görülen kas iskelet sistemi anomalileri arasında en sık karşılaşılan durumlardan biridir. Yenidoğan döneminde mevcut olan ya da bebek büyüdükçe gelişen kalça anormalliklerini kapsar.

Ülkemizde yenidoğan bebeklerde görülme oranı %0,86 ile %17 arasında değişmektedir. Bu geniş aralık, bölgesel farklılıkları ve tarama yöntemlerinin çeşitliliğini yansıtır. Dünya genelinde ise her 1000 canlı doğumda 1,5 ile 28,5 arasında bebek bu sorunla karşılaşır.

Kalça Ekleminin Yapısı

Kalça eklemi, vücudun en büyük ve en güçlü eklemlerinden biridir. Top-yuva tipi bir yapıya sahiptir ve iki ana kemikten oluşur. Uyluk kemiği olan femur, üst kısmında top şeklinde bir baş taşır. Leğen kemiğinde yer alan asetabulum ise bu topu kavrayacak yuva görevini üstlenir.

Sağlıklı bir kalça ekleminde femur başı, asetabulum içine tam oturur. Yuva yeterince derindir ve topu sıkıca kavrar. Eklem yüzeyleri kaygan kıkırdak dokuyla kaplıdır ve böylece hareket kolaylaşır. Bu uyum sayesinde hem vücut ağırlığı taşınır hem de bacakların geniş hareket açısı sağlanır.

Displazi Dereceleri

Gelişimsel kalça displazisi geniş bir spektruma sahiptir. Hafif asetabular yetersizlikten tam kalça çıkığına kadar farklı derecelerde görülür. Bazı bebeklerde yuva sadece normalden daha sığdır. Diğer bir deyişle, eklem dengesizdir ancak femur başı henüz yerinden çıkmamıştır.

Daha ileri vakalarda subluksasyon meydana gelir. Femur başı asetabulumda tam oturmaz ama tamamen dışarı da çıkmaz. En ciddi durumda ise tam çıkık söz konusudur ve femur başı asetabulumdan tamamen ayrılmıştır. Radyolojik olarak artmış femoral valgus ve anteversiyonla birlikte asetabular displazi de tanımlanabilir.

Klinik bulgu vermeyen vakalar bile tedavi edilmezse kalıcı deformiteler geliştirebilir. Bu nedenle erken teşhis büyük önem taşır.

Doğuştan Kalça Çıkığı ve Displazi Arasındaki Fark

Geçmişte "doğuştan kalça çıkığı" terimi kullanılırdı. Ancak bu tanım günümüzde yetersiz kalmaktadır. "Gelişimsel kalça displazisi" ifadesi artık daha yaygındır.

Terminolojideki bu değişikliğin önemli bir nedeni var. Eski terim sadece tam çıkık durumları kapsıyordu. Oysa sorun sadece doğumda var olan çıkıklarla sınırlı değildir. Bazı vakalarda eklem başlangıçta normal görünür, ancak bebek büyüdükçe displazi gelişir. Radyolojik sınıflandırma bu yüzden çok daha önemli bir yere sahiptir.

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişimsel kalça displazisi birden fazla etkene bağlı gelişen bir durumdur. Genetik yatkınlık, hamilelik sırasındaki mekanik faktörler ve doğum sonrası çevresel koşullar birlikte rol oynar. Risk faktörlerini bilmek, erken teşhis ve önlem alma açısından büyük önem taşır.

Genetik Faktörler

Aile öyküsü, gelişimsel kalça displazisi riskini önemli ölçüde artırır. Ebeveynlerden birinde bu sorun varsa, ilk çocukta görülme olasılığı normal nüfusa göre 6 kat daha fazladır. Durum daha da ciddileşebilir. Hem ebeveynde hem de ilk çocukta displazi mevcutsa, bir sonraki çocukta risk 36 kata kadar yükselir.

Genetik etki belirli bir kromozoma bağlı değildir. Bunun yerine çok genli bir yatkınlıktan söz edilir. Bağ dokusu gevşekliği kalıtsal olarak aktarılabilir ve bu durum toplumun %6 ila %7'sinde görülür.

Anne Karnındaki Pozisyon

Bebeğin rahim içindeki pozisyonu displazi gelişiminde önemli bir faktördür. Makat gelişi pozisyonunda doğum normal nüfusta %2 ila %3 arasındayken, gelişimsel kalça displazili bebeklerde bu oran 6 ila 7 misli daha fazladır. Özellikle her iki diz de düz olduğunda risk yaklaşık %20'ye ulaşır.

Sol kalça, sağ kalçaya göre daha sık etkilenir. Bebeğin sol kalçası annenin omurga çıkıntısına dönük olarak yattığı için bu taraf 2 kat daha fazla baskı görür.

Oligohidramnios adı verilen amniyotik sıvı azlığı da riskli durumlardandır. Su azaldığında bebek rahat hareket edemez ve bir yere sıkışıp kalır. Benzer şekilde çoğul gebelik ve yüksek doğum tartısı (4,5 kg'dan fazla) da rahim içi hacmi azalttığı için riski yükseltir.

Cinsiyet ve Hormonal Etkiler

Kız bebeklerde gelişimsel kalça displazisi erkek bebeklere göre belirgin şekilde daha sık görülür. Anne kaynaklı relaksin hormonunun kız çocuğunda daha etkili olduğu anlaşılmıştır. Bu hormon doğum kanalındaki bağları gevşetmek için salgılanır. Ancak bebekteki bağ dokusunu da etkiler ve kalça ekleminde gevşekliğe yol açar.

Doğum Şekli ve Komplikasyonlar

Makat gelişi pozisyonunda doğum önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca ilk gebeliklerde rahim içi alan daha sınırlı olduğundan, ilk doğan bebeklerde risk biraz daha yüksektir. Sezaryen doğumun gelişimsel kalça displazisine neden olduğu düşüncesi ise doğru değildir.

Kundaklama ve Çevresel Faktörler

Doğum sonrası yapılan uygulamalar, displazi gelişiminde belirleyici olabilir. Bebeklerin bacaklarını sıkı ve dümdüz saracak şekilde kundaklanması kalça ekleminde çıkığa eğilimi artırır. Kalçaları düz ve kapalı pozisyonda tutan her uygulama zararlıdır.

Sıkı kundak bacakları ekstansiyon ve kapalı pozisyonda sabitler. Bu durum femur başının yuva içinde gelişmesini engeller. Kundak yapılacaksa mutlaka bacakların doğal olarak açık durmasına izin veren yarım kundaklama tercih edilmelidir.

Gelişimsel Kalça Displazisi Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri fark etmek her zaman kolay değildir. Gelişimsel kalça displazisi bebeklerde ağrıya neden olmaz ve erken dönemde tespit edilmesi zorlaşabilir. Dolayısıyla düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşır. Uzman hekimler rutin muayenelerde tüm bebeklerin kalçalarını gelişimsel kalça displazisi belirtileri aramak için kontrol eder.

Yenidoğan Döneminde Belirtiler

Yenidoğan bebeklerde ilk göze çarpan işaretlerden biri bacak ve kalça bölgesindeki deri katlantılarının düzensiz görünmesidir. Uylukta ve kalça derisindeki kıvrımlar simetrik olmalıdır. Ancak asimetri, kalça başının düzgün yerleşmediğini gösterebilir. Yalnızca deri katlantıları tek başına güvenilir bir bulgu olmasa da, diğer belirtilerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir ipucu sağlar.

Kalça eklemi hareket ettirildiğinde tıklama veya patlama sesi duyulması dikkat çekici bir bulgudur. Bebeğin muayenesi sırasında doktor, kalçanın yerine oturup oturmadığını kontrol ederken bu sesi fark edebilir. Bebeğin bacaklarını açmakta veya bükmekte zorlanması da erken dönem işaretlerinden biridir.

Bebek ve Çocukluk Döneminde Belirtiler

Bebek büyüdükçe belirtiler daha belirgin hale gelir. İki bacak arasında uzunluk farkı oluşabilir. Etkilenen tarafta bacak diğerine göre daha kısa görünür. Çıkık oluşumu kalçanın kısa görünmesine neden olur.

Kalça hareketlerinde kısıtlılık gözlemlenir. Bacakların dışa doğru açılamaması veya tam olarak bükülememesi durumu ortaya çıkar. Çocuklar bacaklarını açarken veya bükerken rahatsızlık hissedebilir. Kalça bölgesinde sertlik, bu hareketleri kısıtlar.

Bebeklerin bacakları normalden farklı pozisyonlarda olabilir. Örneğin bacaklar simetrik olarak açılmayabilir veya biri diğerinden daha yukarıda durabilir. Çıkık olan kalçanın yan tarafındaki bacak dışa dönük görünür. Bacaklar arasındaki boşluk normalden çok daha geniş olabilir.

Oturma, emekleme gibi kaba motor gelişimde gerilik görülür. Motor becerilerin gelişiminde gecikmeler meydana gelir. Kalça ekleminin uyumsuz pozisyonu, çocuğun hareketlerini kısıtlayarak motor gelişim sürecini yavaşlatır.

Yürüme Döneminde Görülen İşaretler

Yürümeye başlama gecikir. Geç yürüme ile başlayan süreçte topallama görülebilir. Yürüyen bebeklerde aksama yaşanır. Bir bacak diğerinden kısa olduğu için normal yürüyüş bozulur.

Parmak ucunda veya paytak yürüme gözlenir. Ördek gibi yürüme şekli ortaya çıkabilir. Yürüme sırasında bir kalça eklemi diğerinden farklı hareket eder. Yürürken bir tarafa doğru eğilme olur. Bazı bebekler etkilenmiş bacağını sürükleyerek ilerler.

Gelişimsel Kalça Displazisi Teşhisi Nasıl Konur?

Tanı süreci fizik muayene ve görüntüleme teknikleriyle birlikte yürütülür. Yenidoğan bebeklerde düzenli kontroller sırasında kalça muayenesi yapılır ve herhangi bir anormallik tespit edilirse ileri tetkikler istenir.

Fizik Muayene Yöntemleri

Yenidoğan döneminde fizik muayene büyük önem taşır. Bebeklerin hayatının ilk haftalarında kalça muayenesi rutin kontrollerin bir parçası olarak gerçekleştirilir. Bu muayenede en sık kullanılan iki test Ortolani ve Barlow manevraları olarak bilinir.

Ortolani testi pozitifse kalçanın çıkık olduğunu gösterir. Barlow manevrası ise femur başının asetabulumdan kaçtığını ortaya koyar. Ancak bu testlerin hassasiyeti düşüktür ve pozitif prediktif değeri sınırlıdır. GKD teşhisinde %60'a kadar atlanabilir.

Üç aydan büyük bebeklerde Ortolani ve Barlow testleri daha az güvenilir hale gelir. Bu nedenle asimetrik veya sınırlı kalça abduksiyonu gibi klinik belirtiler aranır. Kalçada klik sesi, kalçada hareket kısıtlılığı, uyluk kıvrımlarında asimetri ve bacak boy eşitsizliği tanı koymada yardımcı fizik muayene bulgularıdır.

Ultrasonografi ile Tanı

Yenidoğan döneminde kalça ultrasonu GKD tanısında en güvenilir yöntemdir. Özellikle dört aydan küçük bebekler için tercih edilen görüntüleme tekniğidir. Yaşamın ilk altı ayında en doğru ve en güvenilir tanı yöntemi kalça ultrasonografisidir.

Ultrason bebeğe hiçbir zarar vermeden kısa sürede tamamlanan kesin bir tanı yöntemidir. Yüksek frekanslı ultrasonografi ile statik ve stres görüntüleri alınır. Femur başı örtüsünün derecesini ve asetabüler açıları ölçmek için kullanılır. Graf sınıflandırması displazi şiddetini kategorize etmek için yaygın olarak kullanılır.

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı, tarama amaçlı kalça ultrasonografisi için en uygun yaşın 1 ay civarında olduğu kabul edilmiştir. Ultrasonografinin özgüllüğü ve duyarlılığı %90'ın üzerindedir.

Röntgen ile Değerlendirme

Altı aydan büyük bebeklerde ve çocuklarda kalça ekleminin yapısını değerlendirmek için röntgen kullanılır. Femur başı içinde ikincil ossifikasyon merkezinin oluştuğu 4-6 aydan büyük bebekler için tercih edilir.

Asetabüler indeks, Hilgenreiner hattı ve Shenton yayı gibi ölçümler displazi derecesini değerlendirmek için kullanılır. Röntgen kalça eklemi çıkıklığını veya displaziyi doğrulamak için yeterlidir.

Erken Tanının Önemi

En uygun tanı ve tedavi dönemi yenidoğan dönemidir. Erken tanı tüm bebeklere rutin yapılan kalça ultrasonu ile mümkün olmaktadır. Tedavi ilk 6 ayda yapılırsa tamamen iyileşme oranı %100'e yakındır.

Erken teşhis ve tedavi, cerrahi olmayan yöntemlerin daha etkili olması nedeniyle tercih edilir. GKD'nin büyük bir bölümü erken tanı sayesinde, ileride bireyin hayatına olumsuz hiçbir etkisi olmayacak şekilde tam olarak tedavi edilebilir.

Gelişimsel Kalça Displazisi Tedavisi Nasıl Olur?

Tedavi yaklaşımı bebeğin yaşına ve hastalığın ciddiyetine göre belirlenir. Ana amaç kalça ekleminin düzgün pozisyonda oturmasını sağlamak ve bu durumu korumaktır. Erken müdahale başarı şansını önemli ölçüde artırır.

0-6 Ay Arası Bebeklerde Tedavi

Altı aydan küçük bebeklerde Pavlik bandajı en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Bu özel ortez kalçayı hafif bükülü pozisyonda tutar ve içe kapanmasını engeller. Göğüs kayışı, omuz askıları ve ayak bantlarından oluşur.

Bandaj bebeğin sırtüstü yatarken takılır. Önce göğüs kayışları meme hizasından geçirilir. Kayış ile göğüs arasında üç parmak boşluk bırakılmalıdır. Aksi durumda bebeğin rahat nefes alması zorlaşır.

İlk üç hafta boyunca bandaj sürekli takılı kalır. Üçüncü hafta sonunda ultrason ile kontrol yapılır. İlk günlerde sık muayene gerekir. İki-üç gün, bir hafta ve iki hafta sonra bandajın doğru kullanılıp kullanılmadığı kontrol edilmelidir.

Redüksiyon sağlanırsa genellikle 4-6 hafta içinde kalça eklemi stabil hale gelir. Bandaj 9-12 aya kadar uygulanabilir. Ancak üçüncü hafta sonunda halen çıkık devam ediyorsa başka tedavi yöntemine geçilir.

6 Ay Üzeri Bebeklerde Tedavi Yaklaşımları

Altı aydan sonra ameliyat dışı yöntemlerin başarı şansı düşer. Tedavi sıklıkla hastanede yatırılarak yapılır.

Kapalı redüksiyon yaygın uygulanan bir yöntemdir. Bebek anestezi altında kalça eklemi yerine oturtulur. Ardından uygun pozisyon verilerek pelvipedal alçı sarılır. Bu alçı gövdeyi ve bacakları sabit tutar.

Kapalı redüksiyonla yeterli iyileşme sağlanamazsa açık redüksiyon gerekebilir. Bu işlemde kalça eklemi cerrahi olarak açılır, eklem içindeki fazla doku temizlenir ve kalça yerine oturtulur.

Çocuklarda Cerrahi Tedavi Seçenekleri

On sekiz ay sonrası çocuklarda kemik ameliyatları devreye girer. Pelvik osteotomi kalça yuvasının şeklini değiştirerek daha iyi örtüm sağlar. Femoral osteotomi ise uyluk kemiğinin açısını düzelterek uyumu artırır.

Çocuğun yaşı arttıkça tedavi başarı şansı azalır. Hastalığın bıraktığı kalıcı etkiler de artar.

Tedavi Sonrası Takip Süreci

Tedavi uzun sürer ve sabır gerektirir. Ailenin tedaviye sadık kalması başarıyı doğrudan etkiler. Takip çocuk erişkin yaşa gelene kadar doktorun belirlediği aralıklarla devam etmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Aileler bebeklerinde gelişimsel kalça displazisi teşhisi konduğunda birçok sorunun yanıtını merak eder. Bu bölümde en sık sorulan sorulara açık ve net yanıtlar bulacaksınız.

Gelişimsel kalça displazisi kalıcı mıdır?

Erken teşhis ve uygun tedavi ile gelişimsel kalça displazisi düzeltilebilir. Çoğu çocuk herhangi bir problem yaşamadan normal olarak gelişebilir. Özellikle ilk altı ay içinde tedaviye başlanırsa tamamen iyileşme oranı %100'e yakındır.

Ancak tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Eklemde yetersizlik kalıcı olacaktır. Dolayısıyla erken müdahale başarıyı doğrudan belirler.

Tedavi edilmezse ne olur?

Gelişimsel kalça displazisi kendiliğinden iyileşmez. Tedavi edilmeyen vakalarda kalça eklemindeki yumuşak kıkırdağa zarar verebilir. Bununla birlikte kişilerde osteoartrit gelişme olasılığını yükseltir.

Topallayarak yürüme ortaya çıkar. Kalçada genç yaşlarda başlayan ağrı görülür. Eklem hareketlerinde kalıcı kısıtlılık meydana gelir. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen eklem bozulması zaman içinde ağrılı ve giderek daha az hareket edebilen bir duruma dönüşür.

Tedavi edilmeyen gelişimsel kalça displazisi, yetişkinlerde 40 yaş altı tüm kalça protezi ameliyatlarının %30'unun nedenidir. Erken çocukluk döneminde başarılı bir şekilde tedavi edilmeyen vakalar, daha sonraki yaşamda total kalça protezi ameliyatı gerektirebilecek şiddetli ağrılara neden olabilir.

Hangi yaşta teşhis konulmalıdır?

Gelişimsel kalça displazisi muayenesi doğumdan sonraki ilk bir ay içinde uzman hekim tarafından gerçekleştirilmelidir. Doğumdan sonraki 72 saat içinde bebeğin kalçaları yenidoğan muayenesinin bir parçası olarak kontrol edilir.

Sonraki kalça muayenesi bebek 6-8 haftalıkken gerçekleştirilir. Bebek 1 yaşına gelene kadar düzenli aralıklarla taramalara devam edilir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarama amaçlı kalça ultrasonografisi için en uygun yaşın 1 ay civarında olduğunu kabul etmiştir.

Çocukluk döneminde de teşhis edilebilir. Ancak erken dönemde teşhis edilmesi ve tedavi edilmesi daha etkili sonuçlar verir.

Tedavi süreci ne kadar sürer?

Tedavi süresi bebeğin yaşına ve durumun ciddiyetine göre değişir. İlk 6 ayda sadece atel ve basit bazı önlemlerle tedavi mümkündür. Pavlik bandajı genellikle 4-6 hafta içinde kalça eklemini stabil hale getirir. Bandaj 9-12 aya kadar uygulanabilir.

6 aydan büyük bebeklerde genel anestezi altında cerrahi işlem gerekir. Sonrasında alçı uygulaması yapılır. Tedaviden sonra hasta takibe alınır.

Çocuklar 14-16 yaşına gelinceye kadar izlenmelidir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu nedenle uzun süreli takip gereklidir.

Özetle Gelişimsel Kalça Displazisi

Gelişimsel kalça displazisi ilk bakışta korkutucu görünse de erken teşhis ile tamamen tedavi edilebilir bir durumdur. İlk altı ay içinde başlanan tedavide başarı oranı %100'e yaklaşır. Bu nedenle bebeğinizin düzenli doktor kontrollerini aksatmamanız büyük önem taşır.

Kalça muayenesi ve ultrason taramaları sayesinde sorun zamanında tespit edilir. Tedaviye uygun şekilde devam ettiğinizde çocuğunuz normal bir yaşam sürebilir. Ancak ihmal edildiğinde kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Bebeğinizde herhangi bir şüpheli belirti fark ederseniz hemen uzman bir hekime başvurun. Erken hareket etmek çocuğunuzun sağlıklı bir geleceğe kavuşması için en değerli adımdır.

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Uyarı

Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Gelişimsel Kalça Displazisi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: