
Gonartroz, yetişkinlerde diz ağrısının en sık nedenlerinden biridir ve toplumda oldukça yaygın görülür. Aşınmış bir diz eklemi ile yaşamak hem ağrı verici hem de rahatsız edici bir durumdur. Diz kireçlenmesi belirtileri genellikle sinsi başlar ve zamanla artar. Bu yazıda gonartroz nedir, belirtileri nelerdir, diz kireçlenmesi teşhisi nasıl konur ve diz kireçlenmesi tedavisi seçenekleri nelerdir sorularına açık ve anlaşılır yanıtlar bulacaksınız.
Diz Kireçlenmesi (Gonartroz) Nedir?
Gonartroz Ne Demek?
Diz kireçlenmesi, tıp dilinde gonartroz olarak adlandırılır. Gonartroz, diz eklemi içindeki yapıların bozulmaya başlaması ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Kıkırdak dokuların kronik ve ilerleyici şekilde hasar görmesi sonucu gelişir.
Gonartroz iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Primer gonartroz, eklem kıkırdağının kendiliğinden bozulmasıdır. Bu tür kireçlenmelerde temelde bozulmaya neden olacak herhangi bir etken bulunmaz. Ancak gonartroz vakalarının büyük çoğunluğu sekonder gonartrozdur. Bu durumda, travma sonrası eklem kıkırdağının yaralanması, yaşla beraber kendiliğinden aşınma veya romatizmal hastalıklar neticesinde ortaya çıkar.
Diz Ekleminde Neler Olur?
Gonartroz sürecinde diz ekleminde birçok yapısal değişiklik meydana gelir. Öncelikle eklem aralığı daralır ve kıkırdak yapı yumuşamaya başlar. Kıkırdak zamanla incelir ve yer yer kaybolabilir.
Kıkırdak doku, eklemdeki kemikleri kaplayan kaygan bir yapıdır. Hareketlerin sorunsuz şekilde yapılmasını sağlar. Ancak gonartroz başladığında bu koruyucu doku aşınmaya başlar. Kıkırdak yüzeyi kaba ve düzensiz hale gelir. Eklem artık sorunsuz hareket etmez, takılır ve gıcırdar.
Ayrıca eklem sıvısını salgılayan sinovyal hücrelerin yapısı bozulur. Dolayısıyla bu hücreler düzgün işlev görmez hale gelir. Benzer şekilde menüsküslerde de yırtılmalar oluşabilir. Tüm bu tabloya diz kireçlenmesi denir.
İleri evrelerde artan sürtünme, dizde ağrılı iltihaplara ve eklem kapsülünde sıvı birikmesine yol açar. Kemikler eklemi dengede tutmak için uzantılar oluşturur, ancak bunlar eklemi sertleştirir.
Gonartroz Evreleri
Hastalık dört evrede incelenir. Her evre kıkırdak kaybının derecesine göre sınıflandırılır:
Evre 1 (Hafif): Eklem kıkırdağında görünmez aşınma belirtileri vardır. Kıkırdak sağlıklı dokuya kıyasla daha az esnek hale gelir. Ağır yüklenme durumunda ilk diz ağrıları oluşabilir. Eklem mesafesi %50'den az daralmıştır.
Evre 2 (Orta): Kıkırdak dokusu incelir ve yüzeyi pürüzlü bir hal alır. Kemikler ilk uzantıları oluşturmaya başlar. Eklem mesafesi %50'den fazla daralmış ancak henüz kıkırdak altı kemik ortaya çıkmamıştır. Bu evrede egzersizler ve kilo kontrolü ile hastalığın seyrini yavaşlatabilirsiniz.
Evre 3 (İleri): Kıkırdak kısmen kaybolur ve kemikler bazı yerlerde birbirine sürtünür. Çekilen röntgenlerde belirgin kemik uzantıları ve eklem boşluğunda daralma görülür. Önemli hareket kısıtlamaları ve belirgin diz ağrısı ortaya çıkar.
Evre 4 (Ciddi): Eklem boşluğu önemli ölçüde daralmıştır ve kıkırdak neredeyse yok olmuştur. Kemikler hasar alır, eklem deforme olur ve sıklıkla iltihaplanır. Dördüncü evre hastalığın son aşamasıdır.
Diz Kireçlenmesi Belirtileri Nelerdir?
Diz kireçlenmesi belirtileri genellikle yavaş gelişir ve sinsi bir şekilde başlar. İlk aşamada fark edilmesi zor olan bu belirtiler, zamanla günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşabilir.
Erken Dönem Belirtiler
En sık karşılaşılan erken belirti ağrıdır. Başlangıçta özellikle uzun süre ayakta kalınca ya da yürüyüş sonrasında hissedilir. Birkaç adım atıldıktan sonra ağrı genellikle azalır veya kaybolur.
Sabahları dizlerde tutukluk hissi yaşanır. Gece uykusundan sonra eklemlerde sertlik ortaya çıkar. Ancak gün içinde hareket ettikçe bu sertlik azalır.
Dinlenme sonrası veya uzun süre hareketsiz kalındıktan sonra diz ağrısı belirginleşir. İstirahat ve ağrı kesici kullanımı ile bu ağrılar genellikle rahatlar.
Dizleri hareket ettirirken hafif çıtırtı veya sürtünme sesleri duyulur. Eklem hareketleri sırasında krepitasyon olarak adlandırılan hışırtı sesi gelir. Dizden gelen katır kutur sesler hareket sıklığına bağlı olarak artar.
Hastalık İlerledikçe Ortaya Çıkan Şikayetler
Zamanla ağrı dinlenme sırasında bile devam edebilir. Gerekli önlemler alınmazsa istirahat halindeyken dahi ağrı hissedilir. Özellikle gün içinde diz eklemi zorlu kullanıldığında gece ağrıları fazla olabilir. Uykudan uyandıran diz çevresi ağrılar ortaya çıkar.
Merdiven inip çıkma, yere çömelme ve uzun yürüyüşler ağrıyı en çok arttıran hareketlerdir. Çömelip kalkmakta ve merdiven çıkmakta zorluk yaşanır. Dizleri kıvırarak oturmak zorlaşır.
Diz ekleminde şişlik gelişir. Zaman zaman sıvı birikimine bağlı şişlik oluşur. Eklem bölgesinde sertlik hissi artar.
Hareket kısıtlılığı belirginleşir. Diz tam olarak açılamaz ya da bükülemez hale gelir. Dizin bükülmesi ve açılması ağrı verir. Eklemlerde takılma ve kilitlenme görülür.
Uzun süre ayakta duramama sorunu başlar. Oturup kalkarken zorluk çekilir. Günlük aktivitelerde kısıtlamalar ortaya çıkar.
Diz üstü kaslarında zayıflık oluşur. İleri evrelerde dizde deformiteler meydana gelebilir. Bacaklar çoğunlukla parantez şeklini alır.
Fiziksel Muayenede Görülen Bulgular
Fiziksel muayenede eklemdeki hassasiyet, ağrı ve iltihap durumları değerlendirilir. Ağrının yeri ve eklem hareket açıklığı kontrol edilir.
Takılma ve kilitlenmenin varlığı incelenir. Diz kapağı kemiğine bağlı ağrı olup olmaması değerlendirilir.
Eklem çevresi şişlik gözlemlenir. Hafif ısı artışı tespit edilebilir. Ciltte kızarıklık ve sıcak cilt bulguları görülebilir.
Hastalık ilerledikçe şikayetler artarak devam eder. Belirti şiddeti kişiden kişiye değişir.
Diz Kireçlenmesi Teşhisi Nasıl Konur?
Diz kireçlenmesi teşhisi klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleri birlikte kullanılarak konur. Tanı süreci hastanın şikayetlerini dinlemekle başlar ve sistematik bir değerlendirme ile devam eder.
Fizik Muayene
Teşhis sürecinin ilk adımı ayrıntılı bir hasta öyküsü almaktır. Ağrının ne zaman ve nasıl başladığı, nerede olduğu, günün hangi saatlerinde arttığı sorgulanır. Ne tür hareketlerin ağrıyı tetiklediği öğrenilir.
Sonrasında dikkatli bir fizik muayene yapılır. Muayene sırasında birkaç değerlendirme gerçekleştirilir. Öncelikle her iki diz karşılaştırılır. Şişlik, şekil bozukluğu, kızarıklık veya kaslarda erime olup olmadığına bakılır.
Ardından dize dokunarak ısı artışı, hassas noktalar ve eklem içinde sıvı birikimi kontrol edilir. Dizin ne kadar bükülüp ne kadar düzleşebildiği ölçülerek hareket açıklığındaki kısıtlılık saptanır. Bu sırada eklem hareket ettirilirken çıtırtı sesi hissedilmeye çalışılır.
Ağrıyı uyandıran özel testler uygulanır. Yürüyüş analizi yapılır ve kas gücü test edilir. Dizde takılma olup olmadığı incelenir. Klinik muayenede ağrı genellikle dizde özellikle ön ve iç kısımda yaygındır.
Radyolojik Tetkikler
Tanıyı doğrulamak ve kireçlenmenin derecesini belirlemek için görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. En sık başvurulan yöntem röntgendir.
Ayakta basarak çekilen diz grafileri teşhiste oldukça önemlidir. Yük altında çekilen ön-arka ve yan grafilerde eklem aralığında azalma kıkırdak kaybını gösterir. Gonartroz ön tanısı ile eklem aralığı değerlendirmesi planlanan hastalarda ayakta basarak çekilen direkt grafi görüntüleme yeterlidir.
Röntgen filmlerinde kıkırdak kaybının göstergesi olan eklem aralığındaki daralmayı, kemik kenarlarındaki sivri çıkıntıları ve kemiklerin birbirine sürtünmeye başladığı ileri evre bulgularını net şekilde görebilirsiniz. Eklem kenarında kemik çıkıntıları, eklemin altındaki kemik dokusunda beyazlaşma ve kistik yapılar gibi değişiklikler izlenir.
Hastalık radyolojik olarak Kellgren-Lawrence sınıflamasına göre dört evreye ayrılır. Dördüncü evre diz eklemin tamamen kapandığı ve ileri evre bir kireçlenmedir.
MR ve İleri Görüntüleme Yöntemleri
Manyetik rezonans görüntüleme kesin gerekli bir tanı yöntemi değildir. Olağan seyreden gonartrozda gerekli olmaz. Rutin olarak istenen bir tetkik değildir.
Ancak tanının belirsiz olduğu durumlarda veya ağrının altında kireçlenmeye eşlik eden başka bir problemden şüphelenildiğinde başvurulur. Erken evre kıkırdak hasarını değerlendirmede tercih edilir. Menisküs, bağ gibi yumuşak doku yapılarını incelemede faydalıdır.
Radyasyon içermez ve yumuşak dokuların ayrıntılı değerlendirilebildiği bir görüntülemedir. Menisküs, kıkırdak ve eklem bağları ile birlikte kemik yapıları ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.
Minimal travma sonrası ağrının artması durumunda MR istenebilir. Kemik iliği ödemi saptanabilir ve osteonekroz gibi durumlar tespit edilebilir.
Kan testleri doğrudan tanı koydurmazlar. Ancak romatoid artrit gibi diğer romatizmal hastalıklarla karışıyorsa ayırıcı tanı için bazı kan tetkikleri istenebilir. Rutin kan tahlil sonuçlarının normal olması beklenir.
Diz ekleminde belirgin şişlik olduğunda ultrason ile hem diz eklemi değerlendirilebilir hem de diz içindeki sıvı boşaltılıp laboratuvara gönderilebilir.
Diz Kireçlenmesi Tedavisi Nasıl Olur?
Tedavi planı hastanın yaşına, hastalığın evresine, ağrının şiddetine ve günlük aktivite düzeyine göre kişiselleştirilir. Konservatif yöntemlerle başlanır ve bunlar yetersiz kaldığında daha ileri tedavilere geçilir.
Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri
Yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur. Kilo kontrolü dize binen yükü azaltarak ağrıyı hafifletir ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır. Fazla kilolu hastalarda kilo vermek en etkili yöntemlerden biridir.
Aktivite düzenlemesi oldukça önemlidir. Ağrıyı artıran hareketlerden kaçınmanız gerekir. Uzun süre ayakta kalma, koşma ve zıplama gibi aktiviteleri sınırlamalısınız. Bunun yerine yüzme, bisiklete binme ve su içi egzersizler gibi düşük etkili hareketlere yönelebilirsiniz.
Fizik tedavi ve egzersiz programları çok değerlidir. Uzman fizyoterapistler eşliğinde yapılan egzersizler diz çevresi kaslarını güçlendirir. Özellikle quadriceps, hamstring ve kalça abdüktör kaslarının güçlendirilmesi hedeflenir. Eklem hareket açıklığını korumak ve esnekliği sağlamak da bu programların amaçları arasındadır.
İlaç tedavisinde parasetamol ilk tercih olarak kullanılabilir. İbuprofen, naproksen ve diklofenak gibi non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar hem ağrıyı hem de iltihabı azaltır. Ancak mide, böbrek ve kalp üzerine yan etkileri olabileceğinden doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
Baston ve yürüteç gibi yardımcı cihazlar diz eklemine binen yükü azaltır. Özel tasarlanmış dizlikler de eklemi destekleyerek ağrıyı hafifletebilir.
Eklem İçi Enjeksiyon Tedavileri
Konservatif tedavilere yeterli yanıt alınamadığında eklem içi enjeksiyonlar uygulanır. Kortikosteroid enjeksiyonları güçlü anti-inflamatuar ilaçlardır. Eklem içine yapıldığında ağrı ve şişliği hızla azaltırlar. Etkileri geçicidir ve genellikle birkaç hafta ila birkaç ay sürer. Kıkırdak üzerine olumsuz etkileri olabileceğinden yılda üç veya dört defadan fazla yapılmaz.
Hyaluronik asit enjeksiyonları eklem sıvısının bir bileşenidir. Eklemi yağlamak ve kayganlığı artırmak amacıyla kullanılır. Birkaç hafta arayla bir ila beş enjeksiyon şeklinde uygulanabilir. Etkisi kortizona göre daha geç başlar ama daha uzun sürebilir. Erken ve orta evre kireçlenmeli hastalarda etkilidir.
PRP enjeksiyonları hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmadır. İyileşmeyi uyarma ve iltihabı azaltma potansiyeli vardır. Bilimsel kanıtlar halen gelişmektedir ve sonuçlar değişkendir.
Cerrahi Tedavi Seçenekleri
Diğer tüm tedavi yöntemleri denenmesine rağmen ağrılar devam ediyor ve günlük yaşam aktiviteleri ileri derecede kısıtlanıyorsa cerrahi tedavi düşünülür.
Artroskopi diz kireçlenmesinin birincil tedavisi değildir. Sadece kireçlenmeye eşlik eden menisküs yırtığı veya eklem faresi gibi mekanik belirtilerde faydalı olabilir.
Osteotomi genellikle 60 yaş altı, aktif ve dizilim bozukluğu olan hastalarda uygulanır. Kemik kesilerek açı düzeltilir ve vücut ağırlığının hasarlı bölgeden sağlam bölgeye aktarılması sağlanır. Protez ihtiyacını geciktirebilir.
Kısmi diz protezi sadece dizin iç, dış veya diz kapağı altı kompartmanlarından birinde kireçlenme olduğunda uygulanır. Total proteze göre daha küçük kesi ve daha hızlı iyileşme sunar.
Diz Protezi Ameliyatı
Total diz protezi ileri evre gonartroz tedavisinde altın standart cerrahi yöntemdir. Fizik tedavi veya ilaçlar etki etmediyse tek çözüm diz protezi ameliyatıdır. Aşınmış femur, tibia ve bazen patella eklem yüzeyleri çıkarılarak yerlerine metal ve polietilen malzemelerden yapılmış protez konulur.
60 yaşın üzerindeki hastalarda daha sık tercih edilir. Modern teknoloji sayesinde 50 yaşından itibaren protezler kullanılabilir. Günümüz protez tasarımları ile ömür 15-20 yıla kadar uzamıştır.
Genç hastalara zorunlu durumlar dışında protez uygulanmaz. Onlarda eklemi ve kıkırdağı koruyucu diğer yöntemler tercih edilir.
Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır. Ancak genel anestezinin mümkün olmadığı durumlarda belden aşağısı anestezi kullanılabilir. Hasarlı eklem yüzeyleri temizlenir ve protez yerleştirilir. Ameliyat sonunda işlem yapılan bölgede 8-12 cm uzunluğunda yara izi kalır.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci
Hastanede kalım süresi ortalama iki ile üç gündür. Ameliyat sonrası erken hareket hayati önem taşır. Ameliyatın ertesi günü genellikle yürümeye başlanır.
Yoğun fizik tedavi programı ile diz hareket açıklığı, kas gücü ve yürüme fonksiyonu geri kazanılır. Bu süreç aylarca devam eder. Tam iyileşme ve maksimum fonksiyona ulaşmak altı ay ila bir yıl sürebilir.
Ameliyattan 21 gün sonra dikişler alınır. Altı hafta sonra hastaneye tekrar gidilir ve muayene yapılır. Düzenli egzersizler yapılmalı, kan sulandırıcı ilaçlar doğru kullanılmalıdır. İlk muayeneye kadar işlem gören bölgeye su değdirilmemelidir.
Diz Kireçlenmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hastalar diz kireçlenmesi hakkında birçok soru sorar. Aşağıda en sık merak edilen konulara açık ve anlaşılır yanıtlar bulabilirsiniz.
Diz kireçlenmesi neden olur?
Diz kireçlenmesi diz eklemindeki kıkırdak dokusunun aşınması ya da hasar görmesiyle meydana gelir. Birçok faktör bu süreçte rol oynar.
Yaş ilerlemesiyle birlikte eklemlerde hasar oranı artar. Özellikle 50 yaş ve sonrasında gonartroz sıklığı belirgin şekilde artar. Kıkırdak dokusu doğal olarak yenilenme kapasitesini kaybeder.
Fazla kilo en önemli nedenlerden biridir. Alınan her kilogram, dizlere 3 ila 4 kilo kadar ağırlık ekler. Vücut kitle indeksinin 30 ve üstünde olması kireçlenmeye yol açabilir. Obezite ayrıca eklemdeki iltihaplanmayı artırarak hastalığın ilerlemesini hızlandırır.
Genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Ailede osteoartrit geçmişi bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Bazı bireyler genetik olarak daha zayıf kıkırdak yapısına sahip olabilir.
Dize baskı uygulayan hareketler ve bunların sık tekrarlanması kıkırdaklara zarar verebilir. Sporcular ve ağır işlerde çalışanlar bu açıdan risk altındadır. Geçmiş diz yaralanmaları, menisküs yırtıkları ve bağ zedelenmeleri kireçlenmeyi hızlandırır.
Romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklara sahip kişiler diz kireçlenmesi riski taşır. Ayrıca çarpık dizler ve bacaklar gibi şekil bozuklukları eklemin belirli kısımlarına daha fazla baskı bindirir.
Diz kireçlenmesi önlenebilir mi?
Gonartroz tam olarak önlenebilir bir rahatsızlık değildir ancak oluşması geciktirilebilir. Sağlıklı bir kiloyu korumak en etkili yöntemdir. Araştırmalar her 1 kg kilo kaybının diz eklemine gelen yükü 4 kg azalttığını göstermektedir.
Düzenli egzersiz yapmak diz sağlığını korur. Yüzme, bisiklet sürmek ve yürüyüş yapmak gibi düşük etkili aktiviteler eklemlere binen baskıyı azaltır. Bu egzersizler diz çevresi kasları güçlendirir.
Dengeli beslenme kıkırdak sağlığını destekler. Omega-3 yağ asitleri, sebzeler ve meyveler içeren bir diyet eklem doku sağlığını korumada etkilidir.
Diz travmalarından kaçınmak önemlidir. Genç yaşta ön çapraz bağ kopuğu veya menisküs yırtığı olan kişiler tedavi olmazlarsa erken yaşta gonartroz ile karşılaşabilirler.
Diz kireçlenmesinde hangi hareketlerden kaçınmalıyım?
Koşma ve zıplamayı içeren egzersizlerden kaçınmalısınız. Basketbol, voleybol ve halı saha futbolu gibi sporlar proteze şok yükü bindirir.
Uzun mesafeli koşular, yokuşta çıkma, squat hareketleri ve ağırlık kaldırma önerilmez. Diz üstüne çökmemek oldukça önemlidir. Öne eğilme hareketlerinden de kaçınmalısınız.
Ortalama yarım saatte bir diz bölgesini hareket ettirmelisiniz. Uzun süreler boyunca aynı pozisyonda kalmamalısınız. Uzun yürüyüşler sırasında sık sık mola vermelisiniz.
Uzun süre ayakta kalmayı gerektiren işlerden kaçınmak ya da kısıtlamak gerekir.
Diz protezi ne kadar süre dayanır?
Günümüzde uygulanan diz protezinin kullanım ömrü genel olarak 20-25 yıla kadar uzamıştır. Modern diz protezlerinin %95'i ameliyattan 15 yıl sonra hala sorunsuz çalışmaktadır.
Protez ömrünü birkaç faktör etkiler. Ameliyatı gerçekleştiren hekimin tecrübesi, kullanılan protezin kalitesi ve dayanıklılığı önemlidir. Hastanın protezi kullanma şekli de belirleyicidir.
Aşırı kilolu hastalarda ve çok hareketli yaşam süren kişilerde protez ömrü kısalabilir. Protez ile sürekli atlayıp zıplama ve düşme gibi durumlar aşınmayı hızlandırır.
Hastaların büyük çoğunluğu hayatları boyunca ikinci bir ameliyata ihtiyaç duymaz. Protezin gevşemesi durumunda revizyon ameliyatı gerekebilir.
Özetle Diz Kireçlenmesi (Gonartroz)
Diz kireçlenmesi yaşamınızı zorlaştırabilir, ancak doğru yaklaşımla yönetilebilir bir durumdur. Erken teşhis ve uygun tedavi planı ile hastalığın ilerleyişini yavaşlatabilirsiniz. Kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve fizik tedavi gibi basit adımlar belirgin fark yaratır. Ağrı kesiciler ve eklem içi enjeksiyonlar semptomları hafifletir. İleri evrelerde ise diz protezi ameliyatı ağrısız bir yaşama geri dönmenizi sağlar. Şikayetleriniz başladığında vakit kaybetmeden bir uzmana danışın. Zamanında alınan önlemler sayesinde daha rahat hareket edebilir ve yaşam kalitenizi koruyabilirsiniz.
Diz Kireçlenmesi (Gonartroz) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın
Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.
Uyarı
Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.
Diz Kireçlenmesi (Gonartroz) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.
Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.










