İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Çocuk Skolyozu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Nüfusun yaklaşık %2'si çocuk skolyozundan etkilenir. Omurganın sağa veya sola doğru anormal eğrilmesi olarak tanımlanan bu durum, genellikle ağrıya neden olmaz. Ancak eşit olmayan omuz yüksekliği gibi belirtilere dikkat etmeniz gerekir. Çocuk skolyozu nedir, çocuk skolyozu belirtileri nelerdir ve çocuk skolyozu teşhisi nasıl yapılır? Bu yazıda çocuk skolyozu nedenleri ve çocuk skolyozu tedavisi seçeneklerini detaylı…

Çocuk Skolyozu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Nüfusun yaklaşık %2'si çocuk skolyozundan etkilenir. Omurganın sağa veya sola doğru anormal eğrilmesi olarak tanımlanan bu durum, genellikle ağrıya neden olmaz. Ancak eşit olmayan omuz yüksekliği gibi belirtilere dikkat etmeniz gerekir.

Çocuk skolyozu nedir, çocuk skolyozu belirtileri nelerdir ve çocuk skolyozu teşhisi nasıl yapılır? Bu yazıda çocuk skolyozu nedenleri ve çocuk skolyozu tedavisi seçeneklerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Böylece çocuğunuzun sağlığı için doğru adımları atabilirsiniz.

Çocuk Skolyozu Nedir?

Skolyoz Basit Tanımı

Omurganın sağa veya sola doğru 10 derecenin üzerinde eğrilmesi skolyoz olarak tanımlanır. Sağlıklı bir omurgaya arkadan baktığınızda düz bir çizgi görürsünüz. Skolyozda ise omurga S veya C harfi şeklini alır.

Bu durum basit bir yana eğilme değildir. Omurga kemikleri kendi eksenleri etrafında döner ve üç boyutlu bir deformite oluşur. Bel ve göğüs bölgelerinde ortaya çıkan bu biçim bozukluğu, bazen kamburlukla birlikte de görülebilir.

Skolyoz doğumda mevcut olabilir veya sonradan gelişebilir. Her yaştan kişiyi etkiler, ancak en sık ergenlik döneminde belirir.

Çocuklarda Görülme Sıklığı

Okul çağındaki çocukların yaklaşık %2-3'ünde skolyoz belirtileri görülür. Türkiye'de büyüme çağındaki her 100 çocuktan 3'ü bu sorunla karşılaşır. Toplumda görülme sıklığı %2 ile %4 arasında değişir.

Kız çocuklarında skolyoz çok daha sık ortaya çıkar. 10-15 yaş aralığındaki kızlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 8 kat fazladır. Bazı kaynaklara göre bu oran 8-10 kata kadar çıkabilir. Özellikle 10-16 yaş arası her yüz çocuğun üçünde skolyoz görülür.

Omurgasında eğrilik olan kişilerin sadece %10'unda skolyoz tedavi gerektirecek dereceye ilerler. Çok büyük bir kısım düşük dereceli eğriliklerden oluşur.

Hangi Yaş Gruplarında Ortaya Çıkar?

Çocuk skolyozu yaşa göre farklı gruplara ayrılır. İdiyopatik skolyozun %1-3'ü infantil, %12-21'i juvenil tipdir.

İnfantil skolyoz 0-3 yaş arasında görülür. Bu tip daha çok erkek çocuklarda ortaya çıkar ve kız çocuklara göre 3 kat fazladır. Genelde 1 yaş dolmadan aileler bebeğin sırtındaki asimetriyi fark eder.

Juvenil skolyoz 4-10 yaş aralığını kapsar. Kız çocuklarında erkeklere göre 3 kat daha sık görülür. Erkek çocuklara 5, kız çocuklara ise 7 yaş civarında tanı konulur.

Adolesan skolyoz 11-18 yaş döneminde ortaya çıkar[32]. En yaygın görülen tip budur. Hızlı boy uzaması nedeniyle eğrilikler bu dönemde daha belirgin hale gelir. Vakalarının büyük çoğunluğu 10-16 yaş grubunda teşhis edilir.

Son yıllarda erken başlangıçlı ve geç başlangıçlı olmak üzere yeni bir sınıflama geliştirilmiştir. Erken başlangıçlı skolyoz 10 yaş ve altını, geç başlangıçlı skolyoz ise 11 yaş ve üzerini içerir. Erken yaşta başlayan skolyoz genellikle ilerleyicidir. Çünkü çocuğun büyüme potansiyeli ne kadar fazlaysa ilerleme riski o kadar artar.

Çocuk Skolyozu Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda skolyoz belirtileri genellikle dışarıdan fark edilen asimetri ile ortaya çıkar. Çoğu çocukta ilk fark edilen durum ağrı değil, omuz seviyesinde farklılık ve duruş değişikliğidir. Aileler bu belirtileri çoğunlukla tatil sırasında sahilde veya çocuk çıplak sırtıyla dururken fark eder.

Omuz ve Kürek Kemiği Asimetrisi

Omuzlardan birinin diğerinden daha yüksek veya düşük durması skolyozun en erken işaretlerinden biridir. Ayna karşısında veya fotoğraflarda bu durum kolaylıkla görülür. Bir omuz daha yüksek konumda olduğunda, kollardan biri diğerinden daha uzun gözükebilir.

Kürek kemiklerinde de belirgin farklar oluşur. Bir kürek kemiği diğerine göre daha çıkık veya belirgin durabilir. Sağ ve sol kürek kemikleri birbirinden farklı görünür. Özellikle çocuk öne eğildiğinde, sırtın bir tarafında diğer tarafa göre belirgin bir çıkıntı ortaya çıkar. Kaburgalarda asimetri varsa, bir kaburga tarafında diğerine göre daha belirgin çıkıntı ya da çökme gözlenir.

Kalça ve Bel Çizgisi Düzensizlikleri

Bel çukurluklarında asimetri skolyozun önemli belirtilerinden biridir. Belin sağ ve sol tarafındaki boşluklar eşit değilse veya simetrik görünmüyorsa dikkat etmeniz gerekir. Omurgadaki eğilme nedeniyle bir taraftaki oyuk diğer taraftakinden fazladır.

Kalçada yükseklik farkı da sık görülür. Kalçanın bir tarafı diğerine göre daha yüksekte duruyorsa bu skolyoz işareti olabilir. Benzer şekilde leğen kemiklerinin bir tarafa devrilmesi görülebilir. Çocuğunuzu arkadan gözlemlediğinizde kalça seviyesinde eşitsizlik fark edebilirsiniz.

Gövde Dengesizliği ve Görsel Belirtiler

Vücudun orta hatta olmaması skolyozun belirgin göstergesidir. Çocuğun sırtı düz bir duruş sergilemiyorsa, bir tarafa doğru eğik duruyorsa bu durumu ciddiye almalısınız. Ayakta dururken kollar ile vücut arasındaki boşluk iki tarafta eşit görünmeyebilir.

Başın pelvise göre düzensiz durması da skolyozun neden olduğu denge bozukluğunun bir yansımasıdır. Başın vücudun geri kalanıyla aynı hizada olmaması dikkat çeker. Giysilerin bir tarafının daha uzun durması veya eteğin bir tarafının yamuk görünmesi gibi durumlarda da skolyoz olabileceğini düşünmelisiniz. Giysiler, özellikle etek veya pantolon paçaları bir tarafta daha uzun görünebilir.

Bazen yürüme bozukluğu veya topallama da gözlenebilir. Ancak bu belirtiler daha nadir ortaya çıkar.

Ağrı ve Fiziksel Şikayetler

Çocuklarda skolyoz genellikle ağrıya neden olmaz. Bu nedenle fark edilmesi zor olabilir. Hafif skolyoz belirtiler vermeden ilerleyebilir. Çoğu çocukta ağrı yerine fiziksel görünümdeki değişiklikler ön plandadır.

Ancak skolyoz ilerlemişse sırt ağrısı ortaya çıkabilir. Uzun süre otururken veya ayakta kalınca ağrı ve yorgunluk hissi artar. Şiddetli eğriliklerde göğüs kafesinin deformasyonu akciğer kapasitesini azaltarak nefes darlığına yol açabilir. İleri vakalarda solunum problemleri, kas yorgunluğu ve hareket kısıtlılığı gibi komplikasyonlar görülebilir.

Çocuk Skolyozunun Nedenleri ve Türleri

Skolyoz farklı nedenlere bağlı olarak gelişir ve bu nedenler tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler. Çocuk skolyozu nedenleri üç ana gruba ayrılır: idiyopatik, konjenital ve nöromüsküler skolyoz.

İdiyopatik Skolyoz (Nedeni Bilinmeyen)

İdiyopatik terimi "nedeni bilinmeyen" anlamına gelir. Skolyoz vakalarının yaklaşık %80'ini bu tip oluşturur. En sık görülen formdur. Tüm vakaların %80-85'i idiyopatik skolyozdur.

Bu tip skolyozda omurgada eğriliğe neden olabilecek diğer tüm unsurlar araştırılır. Potansiyel etmenlerden hiçbiri deformasyona ön koşul sağlamadığında idiyopatik skolyoz tanısı konur. Kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik faktörler, hormonal dengesizlikler ve büyüme dinamiklerinin birlikte rol oynadığı düşünülür.

Hızlı boy uzamasının olduğu dönemlerde ortaya çıkar. Yanlış duruş veya ağır çanta taşıma idiyopatik skolyoza neden olmaz. Ancak mevcut eğriliğin fark edilmesini geciktirebilir.

Konjenital Skolyoz (Doğuştan Gelen)

Konjenital skolyoz anne karnında bebeğin omurga gelişimi sırasında oluşan bozukluklar sonucu ortaya çıkar. Gebeliğin 4-8. haftaları arasında omurların oluşumu veya farklılaşması aşamasındaki sorunlara bağlıdır. Embriyolojik oluşumun ilk 6 haftasında meydana gelir ve bebek büyüdükçe belirgin hale gelir.

İkinci en sık görülen skolyoz tipidir. Toplumda sıklığı %1-4 arasındadır. Bir veya daha fazla omurun tam oluşmaması ya da omurların kısmen veya tamamen yapışık olması skolyoza sebep olur. Dikdörtgen olması gereken omurlar üçgen şeklinde olabilir.

Konjenital skolyozda omurilikte %41, kalpte %7-12 ve böbrekte %20 oranında eşlik eden anormallikler görülebilir. Birinci derece akrabasında doğuştan skolyoz olan bir kişide görülme riski %15 civarındadır. Genelde ilerleyicidir ve erken tanı konulması önemlidir.

Nöromüsküler Skolyoz

İkinci en sık görülen skolyoz türüdür. Beyin, omurilik, sinirler veya kaslardaki hastalıklara bağlı olarak gelişir. Kas güçsüzlüğü ve sinir sistemi bozuklukları nedeniyle ortaya çıkar. Kaslar omurgayı dengede tutamadığı zaman eğrilik zamanla artar.

Serebral palsi, kas distrofileri, spina bifida, omurilik yaralanmaları ve spinal müsküler atrofi gibi durumlar nöromüsküler skolyoza neden olur. İdiyopatik skolyoza göre oldukça hızlı ilerler ve genellikle cerrahi işlem gerektirir. Erişkin yaşta bile ilerlemeye devam edebilir.

Genetik ve Ailesel Yatkınlık

Genetik faktörler skolyoz gelişiminde önemli rol oynar. Ailesinde skolyoz öyküsü bulunan bireylerde risk artar. Araştırmalar skolyoz hastalarının yaklaşık %30'unun aile geçmişinde benzer vakalar bulunduğunu gösterir.

İdiopatik skolyoz vakalarının aile öyküsü incelendiğinde %17-42'lik bir oranda skolyoz sorunu görülür. Genel anlamda %30'luk bir kısmın hafif ya da ağır skolyoz sorunu vardır. Anne veya babada skolyoz olduğunda birinci derece akrabalarda %11, ikinci derece akrabalarda ise %2.4 oranında görülme ihtimali vardır.

Tek yumurta ikizlerinde skolyozun her iki kardeşte birden görülme sıklığı %70'tir. Bu durum genetik yatkınlığın yanında çevresel faktörlerin de skolyoz gelişiminde etkin olduğunu gösterir.

Çocuk Skolyozu Teşhisi Nasıl Yapılır?

Skolyoz şüphesi olduğunda tanı süreci detaylı bir muayene ile başlar. Doktorunuz öncelikle çocuğunuzun aile geçmişini, büyüme öyküsünü ve fiziksel şikayetlerini değerlendirir. Kız çocuklarında adet yaşı, ilerlemeyi tahmin etmek için önemlidir. Boy ve kilo ölçümü yapılarak iskelet büyümesi takip edilir.

Fiziksel Muayene ve Adams Testi

Fiziksel muayene sırasında çocuğunuzun giysileri çıkarılır. Omuzlar, kürek kemikleri, bel çizgisi ve kalçadaki asimetriler dikkatle gözlemlenir. Bacak uzunluk farkı 2 cm'yi geçiyorsa ayrıntılı muayene yapılır.

Adams testi skolyoz teşhisindeki en önemli testtir. Çocuğunuz ayakta dururken kollarını ve başını serbest bırakarak 90 derece öne eğilir. Bu pozisyonda sırt veya bel bölgesinde bir taraftaki asimetrik çıkıntı skolyozu akla getirir.

Test sırasında skolyometre ile torakal rotasyon açısı ölçülür. Ölçüm 7 derecenin üzerinde olması çocukların %70'inde skolyoz teşhisi koydurur. Beş derecenin üzerindeki eğrilikler ise skolyoz şüphesi ile izlenir. Öne eğilme sırasında ortaya çıkan kaburga çıkıntısı, skolyozun en belirgin işaretidir.

Doktorunuz ayrıca eklem hareket açıklığı, kas testi ve duyu muayenesi yaparak diğer skolyoz nedenlerini araştırır. İlk muayenede olası sekonder skolyoz nedenleri dışlanır.

Röntgen ile Cobb Açısı Ölçümü

Kesin tanı için ayakta çekilen tüm omurga röntgeni gerekir. Röntgende omurganın yük altındaki gerçek durumu değerlendirilir. Ön-arka ve yan düzlemde görüntüler alınır.

Cobb açısı, eğriliğin başladığı en üst omur ile bittiği en alt omur arasındaki açının hesaplanmasıyla ölçülür. Bu ölçüm skolyozun derecesini belirler. On derecenin altındaki eğrilikler skolyoz olarak kabul edilmez. On ile 20 derece arası hafif, 20 ile 40 derece arası orta, 40 derece üzeri ise ileri derece skolyoz olarak sınıflandırılır.

Ölçümde 5-10 derecelik hata payı olabilir. Bu nedenle takip filmlerinde aynı seviyeden ölçüm yapılması önemlidir.

MR ve İleri Görüntüleme Yöntemleri

MR her çocuğa çekilmez. Özellikle ameliyat planlanan hastalarda, sinir yapılarında ek patoloji olup olmadığının araştırılması için MR istenir. On yaş altındaki çocuklarda nöral anomali olasılığı daha yüksek bulunduğundan MR değerlendirmesi gerekebilir.

Erkek cinsiyet, ağrı, sol taraflı eğrilikler ve hızlı ilerleyen eğrilikler gibi atipik özelliklerde MR çekilir. Konjenital skolyozda kemik ve sinir dokusundaki anomalileri anlamak için MR şarttır.

İlerleme Takibi ve Kontrol Sıklığı

Büyüme devam ettiği için ergenlik dönemi en riskli dönemdir. Eğriliğin derecesine ve büyüme potansiyeline göre düzenli takip planlanır. Takipler genellikle 4-6 aylık aralıklarla yapılır. Kontrol röntgenleri ile ilerlemenin olup olmadığı anlaşılır.

Çocuk Skolyozu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi planı yaparken doktorunuz eğriliğin derecesini, çocuğunuzun yaşını, büyüme potansiyelini ve genel sağlık durumunu değerlendirir. Erken tanı tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.

Gözlem ve Düzenli Takip

20 derecenin altındaki eğriliklerde genellikle cerrahi veya korse gerekmez. Düzenli takip ve kontrol yeterlidir. Büyüme devam eden çocuklarda her 4-6 ayda bir doktor kontrolü yapılır.

Kontrollerde röntgen çekilerek eğriliğin ne kadar arttığı izlenir. Eğrilik ilerleme göstermiyorsa tedaviye gerek kalmayabilir. Fizik tedavi ve özel egzersizler bu dönemde destekleyici rol oynar.

Korse Tedavisi

20-40 derece arası eğriliklerde korse tedavisi uygulanır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda etkili sonuçlar verir. Korse eğriliği tamamen ortadan kaldırmaz, ancak ilerlemesini durdurur.

Günde 18-23 saat korse kullanımı önerilir. Tedavi süresi iskelet gelişimi tamamlanana kadar devam eder. Büyümesi devam eden çocukların %80'inde korse tedavisi başarılı olur. Kemik gelişimi durduğunda eğrilik 60 dereceye kadar çıkabilse de öncelikle korse tedavisi denenir.

Hasta uyumu başarıyı belirleyen en önemli faktördür. Korsenin düzenli kullanılması ve doğru oturması kritik önem taşır.

Cerrahi Tedavi

40-50 derece üzerindeki eğriliklerde cerrahi tedavi değerlendirilir. Ameliyatla omurgaya metal çubuklar ve vidalar yerleştirilerek eğrilik düzeltilir. Füzyonlu ameliyat en yaygın yöntemdir.

Son yıllarda ipli skolyoz ameliyatı geliştirilmiştir. Bu yöntemde omurganın hareket kabiliyeti korunur ve çocuğun büyümesine izin verilir. Özellikle sporla ilgilenen çocuklarda tercih edilir.

Egzersiz ve Fiziksel Aktivite

Egzersizler tek başına skolyozu tedavi etmez, ancak korse tedavisini destekler. Schroth metodu gibi skolyoza özel egzersiz programları omurga kaslarını güçlendirir. Korse ile birlikte egzersiz yapan hastaların %80'inde eğrilik artmaz veya azalır.

Yüzme, pilates ve yoga omurga sağlığı için faydalıdır. Egzersiz programı mutlaka fizyoterapist gözetiminde oluşturulmalıdır.

Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Korse kullanımı sırasında ciltte kızarıklık veya yara oluşabilir. Günlük duş alınmalı ve cilt düzenli kontrol edilmelidir. Korsenin sık temizlenmesi önemlidir.

Cerrahi sonrası ilk 3 ay ağır kaldırmaktan ve aşırı eğilmekten kaçınılmalıdır. İyileşme süreci fizyoterapiyle desteklenmelidir. Düzenli doktor takibi tedavinin başarısını artırır.

Sıkça Sorulan Sorular


Skolyoz ağrılı mıdır?

Çoğu çocukta ağrı olmaz. Özellikle hafif ve orta dereceli eğriliklerde çocuğunuz herhangi bir rahatsızlık hissetmez. Ancak ilerlemiş vakalarda uzun süre oturma veya ayakta durma sonrası sırt ağrısı yaşanabilir.


Ne zaman doktora götürmeliyim?

Çocuğunuzun omuzlarında seviye farkı, bel çukurluklarında asimetri veya sırtında çıkıntı fark ettiğinizde hemen başvurun. Erken teşhis tedavi seçeneklerini artırır. Özellikle büyüme çağında olan kız çocuklarında daha dikkatli olmalısınız.


Skolyoz önlenebilir mi?

İdiyopatik çocuk skolyozu önlenemez. Yanlış duruş veya ağır çanta taşımak skolyoza neden olmaz. Genetik yatkınlık ve büyüme dinamikleri rol oynadığı için önleyici bir yöntem bulunmaz. Dolayısıyla düzenli kontroller ve erken tanı en önemli yaklaşımdır.


Korse ne kadar süre kullanılır?

Kemik gelişimi tamamlanana kadar korse tedavisi devam eder. Bu süre genellikle kızlarda 14-15, erkeklerde 16-17 yaş civarındadır. Günlük kullanım süresi doktorunuzun önerisine göre 18-23 saat arasında değişir.


Spor yapabilir mi?

Hafif ve orta dereceli skolyozda spor yapmasında sakınca yoktur. Yüzme, pilates gibi aktiviteler faydalıdır. Korse kullanan çocuğunuz antrenman sırasında korseyi çıkarabilir. Ancak ameliyat sonrası ilk aylarda doktorunuzun önerilerine uymalısınız.


Skolyoz geçer mi?

Çocuk skolyozu kendiliğinden düzelmez. Büyüme devam ettikçe eğrilik artabilir. Tedavisiz bırakılan vakalarda ilerleyici seyir gösterir. Aslında doğru tedavi ile eğriliğin ilerlemesi durdurulur veya cerrahi ile düzeltilir.


Ailemizde skolyoz var, çocuğuma geçer mi?

Ailesel yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Anne veya babada skolyoz varsa çocuğunuzda görülme olasılığı artar. Genellikle düzenli kontroller yaparak erken teşhis şansınızı yükseltebilirsiniz.


Okul taramaları yeterli mi?

Okul taramaları faydalıdır ancak her zaman yeterli olmayabilir. Evde de düzenli kontrol yapmalısınız. Çocuğunuzu öne eğdirerek sırtındaki asimetriyi gözlemleyebilirsiniz. Şüphelendiğiniz durumlarda mutlaka uzmana başvurun.


Tedavi edilmezse ne olur?

İlerleyen eğrilikler akciğer kapasitesini azaltabilir ve kalp fonksiyonlarını etkileyebilir. Şiddetli vakalarda kozmetik sorunlar ve hareket kısıtlılığı yaşanır. Özellikle 50 derecenin üzerindeki eğrilikler yetişkinlikte bile ilerlemeye devam eder.


Korse kullanırken nelere dikkat etmeliyiz?

Ciltte kızarıklık veya yara oluşup oluşmadığını günlük kontrol edin. Çocuğunuz her gün duş almalı ve korseyi düzenli temizlemelisiniz. İlk haftalarda uyum sorunu yaşanabilir, ancak zamanla alışma sağlanır.

Özetle Çocukluk Skolyozu

Çocuk skolyozu erken fark edildiğinde tedavi şansı oldukça yüksektir. Omuz seviyesindeki farklılıklar veya bel çizgisindeki asimetriler gibi belirtileri göz ardı etmeyin. Düzenli kontroller sayesinde eğriliğin ilerlemesini önleyebilirsiniz.

Hafif vakalarda takip yeterli olurken, orta derece eğriliklerde korse tedavisi etkili sonuçlar verir. İleri vakalarda ise cerrahi seçenekler mevcuttur. Önemli olan doğru zamanda doğru tedaviyi uygulamaktır.

Çocuğunuzun sağlığı için düzenli muayeneleri ihmal etmeyin. Şüphelendiğiniz her durumda mutlaka uzman görüşü alın. Erken teşhis ve doğru tedavi yaklaşımıyla çocuğunuz sağlıklı bir gelişim süreci geçirebilir.

Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!

Çocuk Skolyozu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Yapılır? için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Uyarı

Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Çocuk Skolyozu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Yapılır? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: