İçeriğe geç

Tedavi Yöntemi

Laparoskopik Kolerektal Cerrahi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Gelişen teknolojiyle birlikte kolorektal cerrahi nedir sorusunun yanıtı değişmeye başladı. Artık cerrahi operasyonların önemli bir bölümü laparoskopi yani kapalı teknikle yapılabiliyor. Bu yöntem, klasik açık cerrahiye göre çok daha az invaziv bir yaklaşım sunuyor. Bu tekniğin başlangıcı bir asrı geçmiş olsa da son 40 yılda anlamlı gelişmeler gösterdiğini bilmelisiniz. Kolorektal cerrahi alanında bu yöntem, ortalama…

Laparoskopik Kolerektal Cerrahi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Gelişen teknolojiyle birlikte kolorektal cerrahi nedir sorusunun yanıtı değişmeye başladı. Artık cerrahi operasyonların önemli bir bölümü laparoskopi yani kapalı teknikle yapılabiliyor. Bu yöntem, klasik açık cerrahiye göre çok daha az invaziv bir yaklaşım sunuyor.

Bu tekniğin başlangıcı bir asrı geçmiş olsa da son 40 yılda anlamlı gelişmeler gösterdiğini bilmelisiniz. Kolorektal cerrahi alanında bu yöntem, ortalama 3-5 küçük delikten gerçekleştirilen ve ileri laparoskopik cerrahi olarak adlandırılan bir uygulamadır. Günümüzde birçok cerrahi merkezde altın standart haline gelmiştir. Proktoloji ve kolorektal cerrahi nedir sorusunun modern cevabı işte bu teknolojiyi içeriyor.

Bu yöntemin en büyük avantajı, küçük kesilerden yapılması sayesinde ameliyat sonrası iyileşme sürecinizin daha hızlı ve kolay olmasıdır. Ayrıca yara yeri ağrınız daha az olur ve dikiş yeri iltihabı riski azalır. Bu yazıda, laparoskopik kolorektal cerrahinin ne olduğunu, nasıl uygulandığını ve sağladığı faydaları ayrıntılı olarak öğreneceksiniz.

Laparoskopik cerrahi nedir?

Laparoskopik cerrahi, karın içi organların tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir cerrahi tekniktir. "Laparo" karın, "skopi" ise görüntüleme anlamına gelmektedir. Yani, karnın bir kamera ile görüntülenerek yapılan ameliyat demektir. Bu yöntem, büyük kesiler yapılmadan, küçük deliklerden özel aletler ve kamera kullanılarak gerçekleştirilir.

Laparoskopik nedir ve nasıl gelişti?

Laparoskopik cerrahi, halk arasında "kapalı ameliyat" olarak da bilinir. Bu teknik, karın bölgesinde genellikle 0.5-1.5 cm boyutunda birkaç küçük delik açılarak uygulanır. Öncelikle karın içi, karbondioksit gazı ile şişirilir ve bu sayede cerrahın çalışabileceği bir alan oluşturulur. Daha sonra, ucunda yüksek çözünürlüklü kamera bulunan laparoskop adı verilen ince bir tüp ve diğer cerrahi aletler bu deliklerden karın boşluğuna yerleştirilir.

Laparoskopik cerrahinin temelini oluşturan teknolojiler şunlardır:

Laparoskop: Ucunda yüksek çözünürlüklü kamera ve ışık kaynağı bulunan ince, teleskopik bir alettir

Trokar: Karın duvarına delik açmak için kullanılan özel aletler

İnsüflatör: Ameliyat sırasında karın içini karbondioksit ile şişiren cihaz

Laparoskopik El Aletleri: Klasik cerrahi aletlerin uzun ve ince versiyonları

Laparoskopik cerrahinin tarihçesi

Laparoskopik cerrahinin kökleri 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. İlk adımları bu dönemde atılmış olsa da, modern anlamda laparoskopik cerrahi teknikleri 1980'lerin sonlarında geliştirilmeye başlanmıştır.

Tarihsel süreçte önemli dönüm noktaları:

1901'de Georg Kelling bir köpek üzerinde ilk laparoskopik işlemi gerçekleştirmiştir

1910'da Hans Christian Jacobaeus insanlarda ilk laparoskopik operasyonu uygulamıştır

1987'de Philippe Mouret tarafından ilk laparoskopik safra kesesi ameliyatı yapılmış ve bu cerrahi alanda yeni bir çağı başlatmıştır

Başlangıçta sadece basit gözlemler ve işlemler için kullanılan laparoskopi, zaman içinde kamera ve aletlerdeki teknolojik gelişmeler sayesinde daha karmaşık ameliyatlarda da kullanılmaya başlanmıştır.

Açık cerrahi ile farkları

Laparoskopik cerrahi ve açık cerrahi arasında belirgin farklar bulunmaktadır:

Kriter

Açık Cerrahi

Laparoskopik Cerrahi

Ameliyat Kesisi

Tek, büyük kesi (15-30 cm)

Birkaç küçük delik (0.5-1 cm)

Ameliyat Sonrası Ağrı

Daha fazla

Çok daha az

Kan Kaybı

Genellikle daha fazla

Genellikle daha az

Hastanede Kalış Süresi

Daha uzun (5-10 gün)

Daha kısa (1-4 gün)

İyileşme Süreci

Daha yavaş (4-8 hafta)

Çok daha hızlı (1-3 hafta)

Enfeksiyon Riski

Daha yüksek

Daha düşük

Estetik Sonuç

Büyük, kalıcı iz

Daha Az

Bunun yanı sıra, laparoskopik cerrahide karın içi yapışıklıkların oluşma riski açık cerrahiye göre çok daha düşüktür. Ayrıca, ameliyat yerinde fıtık oluşma ihtimali de kapalı ameliyatlarda daha azdır.

Günümüzde apandisit, safra kesesi, fıtık, reflü hastalıkları, kolon, mide ve bağırsak kanserleri gibi birçok hastalığın tedavisinde laparoskopik cerrahi başarıyla uygulanmaktadır. Kolorektal cerrahi alanında da bu teknik giderek yaygınlaşmakta ve hastalara daha konforlu bir tedavi süreci sunmaktadır.

Kolorektal cerrahi nedir ve hangi durumlarda uygulanır?

Kolon, rektum ve anüs hastalıklarının tanı ve tedavisini kapsayan kolorektal cerrahi, sindirim sisteminin son bölümüyle ilgilenen özel bir cerrahi alandır. Kalın bağırsak (kolon) ve rektum bölgesinde meydana gelen hastalıkların cerrahi tedavisi bu uzmanlık alanının merkezinde yer alır.

Kolorektal cerrah nedir?

Kolorektal cerrahlar, kolon ve rektum bölgesindeki hastalıkların tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış genel cerrahi hekimleridir. Bu uzmanlar, özellikle kalın bağırsak, rektum ve makat bölgesi hastalıklarını tedavi eden cerrahlardır. Günlük pratiklerinde bu bölgeye yönelik ameliyatları yapan ve bilimsel çalışmalarını bu alana odaklayan genel cerrahi uzmanlarına "kolorektal cerrah" veya "proktolog" adı verilmektedir.

Proktoloji ve kolorektal cerrahi nedir?

Proktoloji kelimesi, Yunancada "makat" anlamına gelen "proktos" ve "bilim" anlamına gelen "logos" kelimelerinden türetilmiştir. Proktoloji, özellikle makat hastalıklarıyla ilgilenen tıp dalıyken, kolorektal cerrahi daha kapsamlı olarak kalın bağırsak ve rektum hastalıklarını da içerir.

Tarihsel süreçte proktoloji terimi zamanla değişime uğramıştır. Günümüzde kolorektal cerrah terimi, proktologla aynı uzmanlık alanı için kullanılan daha güncel bir terim haline gelmiştir.

Kolon ve rektum hastalıkları

Kolorektal cerrahinin ilgilendiği başlıca hastalıklar:

Kolorektal kanserler: Erkeklerde 4., kadınlarda 3. sırada en sık görülen kanser türüdür

İnflamatuvar bağırsak hastalıkları: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı

Divertiküler hastalık: Özellikle kolonun sol tarafını etkileyen bir durum

Makat bölgesi hastalıkları: Hemoroid, anal fissür, anal fistül ve apseler

Bağırsak tıkanıklıkları: Çeşitli nedenlerle oluşabilen bağırsak obstrüksiyonları

Pelvik taban hastalıkları: Rektosel, prolapsus gibi durumlar

Ayrıca kronik kabızlık, gaz ve dışkı kaçırma, bağırsak yapışıklığı ve bağırsak delinmeleri de bu alan kapsamında tedavi edilir.

Kolorektal cerrahinin endikasyonları

Kolorektal cerrahi, birçok farklı durumda gerekli olabilir. Başlıca uygulama nedenleri:

Kanserler: Kolon, rektum ve anüs kanserleri tedavisinde temel yaklaşımdır

Enflamatuvar durumlar: Kanamalı bağırsak hastalıkları ve enfeksiyon durumlarında

Travma: Bağırsak delinme veya yaralanmaları sonrası

Tıkanıklıklar: Önceki ameliyatlara bağlı yapışıklıklar veya diğer nedenlerle oluşan bağırsak tıkanıklıklarında

Fonksiyonel bozukluklar: Dışkılama problemleri, kabızlık ve inkontinansta

Bu ameliyatlar açık cerrahi yöntemlerle yapılabildiği gibi, günümüzde laparoskopik ve robotik yöntemlerle de gerçekleştirilebilmektedir. Teknolojik yöntemlerin kullanılması enfeksiyon riskinin azalması, iyileşme sürecinin hızlanması ve kanama riskinin düşmesi gibi önemli avantajlar sağlar.

Laparoskopik kolorektal cerrahi nasıl yapılır?

Başarılı bir laparoskopik kolorektal cerrahi, titizlikle planlanan bir süreç ve teknik uzmanlık gerektirir. Bu ameliyat türü, uzman cerrahlar tarafından gerçekleştirilmesi gereken ileri düzey bir minimal invaziv girişimdir.

Ameliyat öncesi hazırlık

Laparoskopik kolorektal cerrahiye hazırlık, ameliyatın başarısında kritik rol oynar. Öncelikle hastanın detaylı değerlendirmesi yapılır. Tümör lokalizasyonu ve anal verge'den itibaren 25 cm'den daha proksimalde gelişen tüm lezyonlar preoperatif olarak belirlenir. Ayrıca kolonoskopi esnasında tümöre metilen mavisi veya metal klip yerleştirilebilir.

Ameliyattan önce kan testleri, görüntüleme yöntemleri ve anestezi değerlendirmesi yapılır. Hastaların birçoğuna ameliyat öncesi bağırsak temizliği uygulanır. Bağırsak temizliğinin laparoskopik cerrahi uygulanacak hastalarda ameliyatı kolaylaştırıcı etkisi vardır.

Kullanılan teknikler ve ekipmanlar

Laparoskopik kolorektal cerrahide özel ekipmanlar kullanılır:

Trokarlar: Genellikle 5-10-12 mm çapında, karın duvarına yerleştirilen portlar

Veress İğnesi: Karın boşluğuna gaz vermek için kullanılan özel iğne

İnsüflasyon Cihazı: Karın boşluğunu karbondioksit gazıyla şişirmek için kullanılır

Laparoskop: Kamera ve ışık sistemi içeren, yüksek çözünürlüklü görüntü sağlayan optik cihaz

Laparoskopik Aletler: Maryland klempleri, bağırsak klempleri ve Babcock klempleri gibi özel tutucular

Cerrahi ekibin tüm üyeleri, kullanılacak aletleri tanımalı ve sorun geliştiğinde çözüm üretebilecek bilgi ve deneyime sahip olmalıdır.

Ameliyat süreci adım adım

Ameliyat genel anestezi altında başlar. Hasta genellikle Trendelenburg pozisyonunda (baş aşağı eğimli) yatırılır. Ameliyat şu aşamalardan oluşur:

Karın içine Veress iğnesi ile karbondioksit gazı verilerek pnömoperitoneum oluşturulur

Karında 4-5 küçük delik açılır ve trokarlar yerleştirilir

Kamera ve cerrahi aletler bu deliklerden karın içine yerleştirilir

Ekrandan izlenerek tümör ve etkilenen bölge belirlenir

Gerekli diseksiyon ve rezeksiyon işlemleri yapılır

Çıkarılan doku genellikle 4-5 cm'lik küçük bir kesi ile dışarı alınır

Onkolojik cerrahi kuralları

Kanser nedeniyle yapılan kolorektal cerrahide, ameliyatlar onkolojik cerrahi kurallarına göre yapılmalıdır. Kanserin kalın bağırsaktaki yerleşim yerine göre ameliyat türü belirlenir ve kanserin bulunduğu bölümü besleyen atardamar alanı lenf nodları ile beraber tamamen temizlenir.

Sadece laparoskopik ameliyat yapmak yeterli değildir; aynı zamanda bu cerrahinin "Kanser Cerrahisi – Onkolojik Cerrahi" kurallarına göre yapılması önemlidir.

Açık cerrahiye geçiş nedenleri

Tüm kolorektal hastalıklar her zaman laparoskopik olarak yapılamayabilir. Vakaların yaklaşık %1-5'inde açık cerrahiye geçiş gerekebilir. Başlıca açık cerrahiye geçiş nedenleri:

Kontrol edilmesi güç kanamalar

Çıkarılacak kitlenin çok büyük olması (8 cm'den büyük)

Geçirilmiş ameliyatlara bağlı yapışıklıklar

Mevcut akut kolesistit ve onun yarattığı zorlu diseksiyon (%30.95)

Anatomik varyasyonlar ve yetersiz görüntüleme

T4 tümörler (komşu organlara yayılmış)

Açık cerrahiye geçiş bir komplikasyon değil, hastanın güvenliği için alınan gerekli bir karardır.

Uygulama için gereken altyapı ve uzmanlık

Laparoskopik kolorektal cerrahi, ileri düzey uzmanlık ve donanım gerektiren bir cerrahi yöntemdir. Bu tür ameliyatların başarısı sadece teknik bilgiye değil, uygun altyapı ve ekipman desteğine de bağlıdır.

Cerrahın deneyimi neden önemlidir?

Laparoskopik kolorektal cerrahi, ileri laparoskopik cerrahi olarak adlandırılır ve bu ameliyatları yapacak cerrahın bu alanda kesinlikle deneyimli olması gerekir. Sadece el becerisi değil, aynı zamanda üç boyutlu düşünme, hassas motor koordinasyon ve cihaz kullanımına hâkimiyet gibi özel becerileri de gerektirir.

Açık cerrahiden farklı olarak, iç organlar doğrudan gözle değil kamera yardımıyla izlenir ve her bir cerrahi müdahale bu görüntü üzerinden gerçekleştirilir. Bu da yüksek dikkat, ileri düzey eğitim ve yoğun pratik gerektirmektedir.

Laparoskopik cerrahi için öğrenim eğrisini tamamlamamış olan cerrahlar ameliyata mutlaka deneyimli bir kolorektal cerrahı ile birlikte girmelidir. Hatta basit bir laparoskopik kolesistektomi için bile cerrahların en az 200 vaka sonrası deneyimli sayıldığı belirtilmektedir. Kolorektal tümörlerin laparoskopik rezeksiyonu ise çok daha karmaşık bir işlemdir ve özel bir deneyim ve beceri gerektirir.

Çeşitli yayınlarda laparoskopik cerrahide tecrübe kazanmak için gereken k kırılma noktasının 20-25 vaka olduğu bildirilmektedir. Deneyimli bir cerrah, olası komplikasyonları önceden öngörebilir, operasyon süresini kısaltabilir ve hasta güvenliğini en üst seviyede sağlayabilir.

Ameliyathane teknik altyapısı

Laparoskopik cerrahi yapabilmek için ameliyathane altyapısının da buna uygun olması gerekir. Öncelikle tam hareketli bir ameliyat masası bulunmalıdır. Çünkü ameliyat sırasında hastanın pozisyonunun değiştirilebilmesi kritik önem taşır.

İnsüflatörler, karbondioksit kullanılarak pnömoperitoneumun oluşturulmasında ve sabit kalmasında sıklıkla kullanılan cihazlardır. Günümüzde sürekli karın içi basıncını, gaz akım hızını ve kullanılan gaz miktarını gösteren dijital göstergeli cihazların yanı sıra karın içi basıncını otomatik olarak kontrol eden ve sabitleyen modeller de mevcuttur.

Ayrıca ameliyathane teknik altyapısında laparoskopik görüntülemeyi etkileyen buğulanma sorununu çözmek için laparoskop ısıtıcı sistemleri gibi özel ekipmanlar da bulundurulmalıdır.

Kullanılan cihazlar ve özellikleri

Laparoskopik kolorektal cerrahide kullanılan özel cihazlar ve aletler vardır:

Laparoskoplar: 5-10-12 mm çaplı, yüksek çözünürlüklü görüntü sağlayan optik sistemlerdir.

Trokarlar: Karın duvarına delik açmak için kullanılan özel aletlerdir ve çeşitli çaplarda (genellikle 5-10-12 mm) bulunurlar.

Klempleme ve Tutma Aletleri: Maryland klempleri, bağırsak klempleri, Babcock klempleri gibi 5 mm çapında, 31 cm uzunluğunda ve 2 cm ağız genişliğinde olan modeller en çok tercih edilenlerdir.

Doku Füzyon ve Mühürleme Sistemleri: LigaSure gibi sistemler, damar mühürleme ve doku ayırma özelliklerine sahiptir.

Bu aletleri cerrahın çok detaylı olarak tanıması, çalışma prensiplerini bilmesi ve kullanabilir olması gerekmektedir. Dahası, herhangi bir arıza durumunda soruna çözüm bulabilecek ve ameliyatı devam ettirebilecek tecrübeye sahip olması çok önemlidir.

Laparoskopik kolon cerrahisinde başarıyı getiren anahtar nokta, yapılacak cerrahi işlem için uygun cerrahi aletlerin seçimi ve kullanımıdır. Ameliyata girecek ekipteki tüm cerrahların, kullanılacak aletleri tanıyor olmaları ve sorun geliştiği anda en kısa zamanda çözüm yaratabilecek kadar bilgi ve deneyim birikimine sahip olmaları gerekmektedir.

Laparoskopik kolorektal cerrahinin avantajları

Kolorektal cerrahi tedavisinde laparoskopik yaklaşım, hastalar için pek çok önemli fayda sunmaktadır. Açık cerrahiden farklı olarak, bu yöntem daha konforlu bir tedavi süreci ve daha hızlı normal hayata dönüş imkanı sağlar.

Daha küçük kesiler ve daha az ağrı

Laparoskopik kolorektal cerrahinin en büyük avantajı, ameliyatın küçük kesilerden yapılmasıdır. Açık cerrahideki 15-30 cm'lik büyük kesiler yerine, sadece 0,5-1 cm boyutunda 4-5 adet küçük delik kullanılır. Bu küçük deliklerden yerleştirilen trokar adı verilen aletler, kasları kesmeden, kas lifleri arasından geçerek karın içine yol açar. Böylece ameliyat sonrası ağrı önemli ölçüde azalır. Ayrıca ekartör denilen aletlerin kesi kenarlarına uyguladığı baskı da ortadan kalktığı için doku zedelenmesi daha az olur. Bu durum, hastaların ameliyat sonrası daha rahat hareket etmelerini ve günlük aktivitelerine daha hızlı dönmelerini sağlar.

Hızlı iyileşme süreci

Kolorektal cerrahide laparoskopik yaklaşım, iyileşme sürecini belirgin şekilde hızlandırır. Bu yöntemde bağırsak hareketleri daha kısa sürede geri döner ve hasta normal beslenmeye daha erken başlayabilir. Hastalar ameliyattan sonra daha kısa sürede mobilize olabilir ve günlük yaşama hızla dönebilirler. Ameliyat sonrası daha az travma yaşandığı için ERAS (Cerrahi Sonrası Hızlandırılmış İyileşme) protokolleriyle birlikte komplikasyonların görülme oranı %30-50 azalmaktadır.

Daha az enfeksiyon riski

Laparoskopik cerrahi, enfeksiyon riskini önemli ölçüde düşürür. Cerrahi Alan Enfeksiyonu (CAE) riskinin açık cerrahiye göre daha az olduğu bilinmektedir. Bunun nedeni, vücut boşluklarının ve operasyon bölgesinin dış ortamla minimum düzeyde temas etmesidir. Ayrıca dikiş yeri iltihabı ve dikiş yeri fıtığı riski de açık cerrahiye kıyasla daha azdır.

Hastanede kalış süresinin kısalması

Açık cerrahi sonrası hastanede kalış süresi genellikle 7-10 güne kadar uzarken, laparoskopik cerrahi sonrası bu süre sadece 3-5 güne kadar düşmektedir. Bazı çalışmalarda laparoskopik kolorektal cerrahi yapılan hastaların ortalama hastanede kalış süresi 5,8 gün olarak tespit edilirken, geleneksel bakım alan hastalarda bu süre 8,7 gün olarak belirlenmiştir. Bu sürenin kısalması hem hasta konforu hem de sağlık hizmetinin maliyetinin azaltılması açısından önemlidir.

Özetle Laparoskopik Kolerektal Cerrahi

Laparoskopik kolorektal cerrahi, tıp dünyasındaki önemli gelişmelerden biridir. Bu yöntem sayesinde kalın bağırsak hastalıklarının tedavisinde büyük adımlar atılmıştır. Küçük kesilerle gerçekleştirilen bu ameliyat türü, hasta için pek çok fayda sağlar.

Öncelikle, ameliyat sonrası ağrı geleneksel açık cerrahiye göre çok daha azdır. Bununla birlikte, hastanede kalış süreniz önemli ölçüde kısalır. Açık cerrahide 7-10 gün hastanede kalmanız gerekirken, laparoskopik yöntemle bu süre sadece 3-5 güne düşer.

Ayrıca bu yöntem, enfeksiyon riskini azaltır ve günlük yaşama dönüş sürenizi hızlandırır. Küçük kesiler sayesinde vücudunuz daha az travmaya maruz kalır ve iyileşme süreci belirgin şekilde kısalır.

Ancak, başarılı bir laparoskopik cerrahi için deneyimli bir cerraha ve uygun teknik altyapıya ihtiyaç vardır. Her ne kadar tüm kolorektal hastalıklar laparoskopik olarak tedavi edilemese de, uygun vakalarda bu yöntem altın standart olarak kabul edilmektedir.

Sonuç olarak, laparoskopik kolorektal cerrahi hasta için konforlu, iyileşme süreci hızlı ve sağlık sistemi için verimli bir tedavi şeklidir. Bağırsak sağlığınızla ilgili bir sorun yaşıyorsanız, bu modern cerrahi tekniğin sizin için uygun olup olmadığını doktorunuzla konuşmanız faydalı olacaktır. Teknolojik gelişmeler sayesinde artık daha az acı çekerek ve daha hızlı iyileşerek sağlığınıza kavuşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Hastalarda en çok merak uyandıran konuları sizler için derledik. Kolorektal cerrahi ve laparoskopik yöntemler hakkındaki sorularınızın yanıtlarını burada bulabilirsiniz.

Laparoskopik kolorektal ameliyat ne kadar sürer? Ameliyat süresi, yapılacak işlemin karmaşıklığına ve cerrahın tecrübesine bağlı olarak değişir. Genellikle 2-4 saat arasında tamamlanır.

Ameliyat sonrası ne kadar hastanede kalırım? Açık cerrahide 7-10 gün hastanede kalmanız gerekirken, laparoskopik yöntemle bu süre 3-5 güne kadar düşer.

Ne zaman normal hayatıma dönebilirim? Laparoskopik ameliyat sonrası çoğu hasta 2-3 hafta içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Açık cerrahide ise bu süre 4-8 haftaya kadar uzayabilir.

Her hasta laparoskopik ameliyat olabilir mi? Ne yazık ki hayır. Önceki karın ameliyatları, çok büyük tümörler veya ileri evre kanserler gibi bazı durumlar açık cerrahiyi gerektirebilir.

Ameliyat sonrası ağrım ne kadar olur? Laparoskopik cerrahi, açık cerrahiye kıyasla çok daha az ağrılıdır. Küçük kesiler ve daha az doku travması sayesinde ağrı kesici ihtiyacınız da daha az olacaktır.

Kolorektal cerrah seçerken nelere dikkat etmeliyim? Bu alanda en az 20-25 vaka deneyimi olan, özellikle laparoskopik kolorektal cerrahi konusunda uzmanlaşmış bir hekim seçmeniz önemlidir.

Laparoskopik kolorektal cerrahi, minimal invaziv yöntemle yapılan, iyileşme sürecini hızlandıran ve enfeksiyon riskini azaltan modern bir cerrahi tekniktir.

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: