İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Meme Kanseri

Meme kanseri belirtileri, risk faktörleri, evreleri, ilk nereye sıçradığı ve tedavi yöntemleri. Erken tanıda iyileşme şansı çok yüksektir.

Meme Kanseri

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, meme dokusundaki süt kanalları ya da süt bezlerini oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen kötü huylu bir tümördür. Kadınlarda dünyada ve Türkiye'de en sık görülen kanserdir; erken evrede yakalandığında tedavi başarısı çok yüksektir.

Meme Kanseri için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Belirtileri

  • Memede ya da koltuk altında ele gelen, genellikle ağrısız kitle
  • Meme derisinde çekilme, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü
  • Meme başından kanlı ya da tek taraflı akıntı
  • Meme başında içe çekilme, yara veya memenin şeklinde değişiklik

Uyarı

Memenizde ya da koltuk altınızda yeni bir kitle, meme başından kanlı akıntı, meme başında içe çekilme veya meme derisinde çekilme fark ederseniz, ağrı olmasa da beklemeden bir hekime başvurun. Bu değişikliklerin çoğu iyi huylu nedenlerden kaynaklanır; kesin ayrım ancak muayene ve görüntülemeyle yapılabilir.

Nedenleri

  • İleri yaş (özellikle 50 yaş üstü)
  • Ailede meme/yumurtalık kanseri ve BRCA1/BRCA2 gen değişiklikleri
  • Hormonal faktörler: erken adet, geç menopoz, uzun süreli hormon tedavisi
  • Menopoz sonrası obezite, alkol ve hareketsiz yaşam

Tanı Yöntemleri

Mamografi (tarama ve tanı)

Meme ultrasonu ve meme MR

Tru-cut iğne biyopsisi ve patoloji (ER, PR, HER2, Ki-67)

Tedavi Yöntemleri

  1. 1

    Cerrahi: meme koruyucu cerrahi veya mastektomi

  2. 2

    Kemoterapi (ameliyat öncesi veya sonrası)

  3. 3

    Radyoterapi (ışın tedavisi)

  4. 4

    Hormon tedavisi, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi

Meme Kanseri sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, meme dokusundaki süt kanalları ya da süt bezlerini (lobüller) oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen kötü huylu bir tümördür. Kadınlarda hem dünyada hem Türkiye'de en sık görülen kanser türüdür. Erken evrede yakalandığında tedavi başarısı çok yüksektir; bu nedenle düzenli tarama ve belirtilerin erken fark edilmesi hayati önem taşır.

Kısaca:

  • Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2022'de dünyada yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konmuş, yaklaşık 670 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

  • En sık belirti, memede ya da koltuk altında ele gelen ve çoğunlukla ağrı yapmayan sert bir kitledir.

  • Meme kanseri ilk olarak koltuk altı lenf bezlerine yayılır; uzak organlar arasında en sık kemik, akciğer, karaciğer ve beyne sıçrar.

  • Hastalık tek bir bölgede sınırlıyken teşhis edildiğinde 5 yıllık yaşam oranı yaklaşık %99'dur.

  • Erkeklerde de görülebilir; tüm meme kanserlerinin yaklaşık %1'i erkeklerdedir.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Meme kanserinin en sık belirtisi memede ya da koltuk altında yeni fark edilen, genellikle ağrısız bir kitledir. Erken evrede çoğu zaman hiçbir belirti yoktur; bu yüzden şikâyet olmasa da tarama önemlidir. Aşağıdaki değişikliklerden birini fark ederseniz bir hekime başvurun:

  • Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle veya sertlik

  • Meme başından kendiliğinden gelen, özellikle kanlı ya da tek taraflı akıntı

  • Meme başında içe çekilme, yön değiştirme ya da iyileşmeyen yara

  • Meme derisinde çekilme, çukurlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü

  • Memenin boyutunda ya da şeklinde yeni ortaya çıkan farklılık

  • Memede şişlik, ödem veya sıcaklık artışı

Memedeki kitlelerin çoğu iyi huyludur (kist, fibroadenom gibi). Yine de kitlenin niteliği ancak muayene, görüntüleme ve gerekirse biyopsiyle anlaşılabilir.

1. evre meme kanserinin belirtileri var mı?

Evre 1 meme kanseri çoğu zaman belirti vermez ve genellikle tarama mamografisinde ya da ultrasonda saptanır. Belirti oluşursa bu çoğunlukla ele gelen küçük, ağrısız bir kitledir.

Koltuk altı ağrısı meme kanseri belirtisi mi?

Koltuk altı ağrısının en sık nedenleri kas zorlanması, tüy dibi iltihabı veya adet döngüsüne bağlı hassasiyettir. Meme kanseri ise koltuk altında genellikle ağrısız şişlik ya da sertlik şeklinde kendini gösterir. Koltuk altında birkaç haftadır geçmeyen bir şişlik fark ederseniz muayene olmanız gerekir.

Meme Kanseri Nasıl Oluşur?

Meme bezi, meme başı çevresinde yer alan 15–20 lobdan oluşur. Lobları, süt üreten küçük birimler olan lobüller oluşturur; lobüller süt kanallarıyla meme başına bağlanır. Memede ayrıca koltuk altı, köprücük kemiği çevresi ve boyundaki lenf bezlerine uzanan lenf damarları bulunur.

Meme dokusu başta östrojen ve progesteron olmak üzere hormonların etkisiyle gelişir. Meme kanseri, süt kanallarını ya da lobülleri döşeyen hücrelerde biriken genetik değişiklikler sonucu bu hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla oluşur. Kanser hücreleri zamanla lenf damarları ve kan yoluyla vücudun başka bölgelerine yayılabilir.

Meme Kanserinin Türleri Nelerdir?

Yayılmamış (in situ) kanser

Duktal karsinoma in situ (DKİS), kanser hücrelerinin süt kanalının içinde sınırlı kaldığı, çevre dokuya yayılmadığı en erken evredir (evre 0). Tedavi edildiğinde iyileşme oranı çok yüksektir.

Yayılan (invaziv) kanserler

  • İnvaziv duktal karsinom: Süt kanallarından başlayıp çevre dokuya yayılan, en sık görülen türdür (meme kanserlerinin yaklaşık %70–80'i).

  • İnvaziv lobüler karsinom: Süt bezlerinden başlar, meme kanserlerinin yaklaşık %10–15'ini oluşturur. Diğer türlere göre iki memede birden görülme olasılığı daha yüksektir.

  • İnflamatuar meme kanseri: Nadir görülür; memede hızla gelişen kızarıklık, şişlik, sıcaklık ve portakal kabuğu görünümüyle kendini gösterir ve hızlı ilerler. Ayrıntılar için İnflamatuar meme kanseri nedir? yazımızı okuyabilirsiniz.

Moleküler alt tipler

Tedaviyi belirleyen en önemli bilgilerden biri, tümörün hormon reseptörleri (östrojen, progesteron) ve HER2 proteini açısından durumudur. Buna göre meme kanseri hormon reseptörü pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif gibi alt tiplere ayrılır. Bu bilgi biyopsi ya da ameliyat materyalinin patolojik incelemesiyle elde edilir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Meme kanseri için en önemli risk faktörleri kadın olmak ve yaşın ilerlemesidir. Meme kanserlerinin çoğu 50 yaş üzerinde görülür. Risk faktörlerinin olması kişinin mutlaka hasta olacağı anlamına gelmez; meme kanseri tanısı alan kadınların büyük kısmında bilinen bir risk faktörü yoktur.

Değiştirilemeyen risk faktörleri

  • İleri yaş

  • Birinci derece akrabalarda (anne, kız kardeş, kız çocuk) meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü; özellikle menopoz öncesi yaşta görülmüşse risk daha yüksektir

  • BRCA1, BRCA2 gibi kalıtsal gen değişiklikleri (meme kanserlerinin yaklaşık %5–10'u kalıtsaldır)

  • Daha önce meme kanseri ya da bazı iyi huylu meme hastalıkları geçirmiş olmak

  • İlk adetin erken (12 yaş öncesi), menopozun geç (55 yaş sonrası) olması

  • Mamografide yoğun meme dokusu

  • Gençlikte göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak

Değiştirilebilen risk faktörleri

  • Menopoz sonrasında fazla kilo ve obezite

  • Alkol tüketimi

  • Hareketsiz yaşam

  • Uzun süreli menopoz hormon tedavisi

  • Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğumun 30 yaşından sonra olması; emzirmenin riski bir miktar azalttığı bilinmektedir

Meme Kanserinde Erken Tanı ve Tarama

Meme kanserinde erken tanının en etkili yolu düzenli mamografi taramasıdır. Mamografi, memenin düşük dozlu X ışınıyla görüntülenmesidir; ele gelmeyecek kadar küçük tümörleri de gösterebilir.

  • Mamografi: T.C. Sağlık Bakanlığı ulusal tarama programına göre 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerilir. Ailesinde meme kanseri olanlar ve yüksek risk grubundakiler için tarama daha erken yaşta başlayabilir ve meme MR'ı eklenebilir; bu planı hekiminiz belirler.

  • Klinik meme muayenesi: 20–39 yaş arasında genellikle 3 yılda bir, 40 yaşından sonra yılda bir hekim muayenesi önerilir.

  • Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından itibaren, tercihen adetten sonraki hafta, ayna karşısında ve elle memelerinizi kontrol ederek kendi dokunuzu tanıyın. Yeni bir değişiklik fark ederseniz hekime başvurun.

Mamografide alınan radyasyon dozu çok düşüktür ve kanser riski oluşturmaz. Tarama yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için meme kanserinde görüntüleme yöntemleri ve eş zamanlı biyopsi imkânı sağlayan mamografi sayfalarımıza göz atabilirsiniz.

Meme Kanserinde Tanı Nasıl Konur?

Meme kanseri tanısı kesin olarak yalnızca biyopsiyle konur. Tanı süreci genellikle şu adımlardan oluşur:

  1. Muayene: Hekim memeleri ve koltuk altlarını muayene eder.

  2. Görüntüleme: Mamografi ve meme ultrasonu yapılır; ultrason, kitlenin içi sıvı dolu bir kist mi yoksa katı bir doku mu olduğunu ayırt eder. Gerekli durumlarda meme MR'ı istenir.

  3. Biyopsi: Şüpheli bir doku saptanırsa lokal anestezi altında, genellikle ultrason eşliğinde iğneyle örnek alınır (tru-cut biyopsi). İşlem ayaktan yapılır, genel anestezi gerekmez. Ayrıntılar için meme biyopsisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

  4. Patolojik inceleme: Alınan dokuda kanserin türü, derecesi, hormon reseptörleri (ER, PR), HER2 durumu ve hücre çoğalma hızı (Ki-67) belirlenir.

  5. Evreleme: Hastalığın yayılıp yayılmadığını anlamak için gerekli durumlarda PET-BT, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi ve kan testleri yapılır.

Meme kanseri kanda belli olur mu?

Hayır. Meme kanserini tek başına tespit eden ya da dışlayan bir kan testi yoktur. CA 15-3 gibi tümör belirteçleri tanı için değil, tanı konmuş hastalarda tedavi yanıtını ve takibi değerlendirmek için kullanılır. Tanı için mamografi, ultrason ve biyopsi gerekir.

Meme Kanserinin Evreleri

Meme kanseri, tümörün büyüklüğüne, lenf bezlerine yayılıp yayılmadığına ve uzak organlara sıçrayıp sıçramadığına göre 0'dan 4'e kadar evrelendirilir.

  • Evre 0: Kanser hücreleri süt kanalı içinde sınırlıdır (DKİS).

  • Evre 1: Tümör küçüktür (genellikle 2 cm'ye kadar), lenf bezlerine yayılım yoktur ya da çok sınırlıdır.

  • Evre 2: Tümör daha büyüktür ve/veya birkaç koltuk altı lenf bezine yayılmıştır.

  • Evre 3 (lokal ileri evre): Tümör büyüktür; çok sayıda lenf bezine, göğüs duvarına ya da meme derisine yayılmıştır.

  • Evre 4 (metastatik): Hastalık kemik, akciğer, karaciğer veya beyin gibi uzak organlara sıçramıştır.

Meme Kanseri İlk Nereye Sıçrar? Metastaz Belirtileri

Meme kanseri ilk olarak çoğunlukla aynı taraftaki koltuk altı lenf bezlerine yayılır. Uzak organlar arasında en sık sıçradığı yer kemiklerdir; bunu akciğer, karaciğer ve beyin izler. Kanserin meme dışındaki organlara yayılmasına metastaz denir. Metastaz belirtileri, hastalığın sıçradığı organa göre değişir:

  • Kemik: Sırt, bel, kalça ya da bacakta geçmeyen ve geceleri artan ağrı; kolay kırıklar

  • Akciğer: Geçmeyen öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı

  • Karaciğer: Sağ üst karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, ciltte ve gözlerde sararma

  • Beyin: Şiddetli ve giderek artan baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı ve kusma, görme bozukluğu, denge kaybı, nöbet

Meme kanseri baş ağrısı ya da baş dönmesi yapar mı?

Memede sınırlı meme kanseri baş ağrısı ya da baş dönmesi yapmaz. Bu belirtiler ancak hastalık beyne sıçradığında ortaya çıkabilir. Baş ağrısının çok sayıda zararsız nedeni vardır; ancak meme kanseri tedavisi görmüş biri olarak yeni başlayan, giderek artan ya da bulantı, görme bozukluğu, güçsüzlük gibi belirtilerin eşlik ettiği bir baş ağrınız varsa kontrol zamanını beklemeden hekiminize başvurun.

Meme Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Meme kanseri tedavisi; hastalığın evresine, tümörün moleküler alt tipine, hastanın yaşına, menopoz durumuna ve genel sağlığına göre kişiye özel planlanır. Tedavi kararı genel cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog ve patoloğun birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner tümör konseyinde verilir. Çoğu hasta birden fazla tedavi yöntemini birlikte alır.

Cerrahi tedavi

  • Meme koruyucu cerrahi (lumpektomi): Yalnızca tümör ve çevresindeki sağlıklı dokunun bir kısmı çıkarılır. Erken evre hastaların çoğunda tercih edilir ve ardından radyoterapi uygulanır.

  • Mastektomi: Memenin tamamının çıkarılmasıdır. Tümörün büyüklüğü, yerleşimi, birden fazla odak olması ya da kalıtsal risk gibi durumlarda tercih edilir. Uygun hastalarda aynı ameliyatta ya da sonrasında meme rekonstrüksiyonu yapılabilir.

  • Sentinel lenf nodu biyopsisi: Koltuk altında kanserin ilk ulaşacağı lenf bezi (bekçi lenf bezi) bulunarak incelenir. Temiz çıkarsa diğer koltuk altı lenf bezlerinin alınmasına gerek kalmaz; böylece kolda şişlik (lenfödem) riski azalır.

Ameliyat türleri hakkında ayrıntılı bilgi için meme kanseri cerrahi yöntemleri sayfamızı okuyabilirsiniz.

Radyoterapi (ışın tedavisi)

Yüksek enerjili ışınlarla, ameliyattan sonra bölgede kalmış olabilecek kanser hücreleri yok edilir. Meme koruyucu cerrahi yapılan hastalara genellikle radyoterapi uygulanır. Tedavi ayaktan yapılır ve uygulanan şemaya göre genellikle 3–6 hafta sürer. Radyoterapi alan kişi çevresine radyasyon yaymaz. Ayrıntılar: Meme kanserinde ışın tedavisi (radyoterapi).

Kemoterapi

Kanser hücrelerini ilaçlarla yok etmeyi amaçlar. Tümörü küçültmek için ameliyattan önce (neoadjuvan) ya da hastalığın tekrarlama riskini azaltmak için ameliyattan sonra (adjuvan) verilebilir. Genellikle damar yoluyla, belirli aralıklarla kürler hâlinde uygulanır.

Hormon tedavisi

Hormon reseptörü pozitif tümörlerde, kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan östrojenin etkisini engelleyen ilaçlar kullanılır. Menopoz öncesi kadınlarda tamoksifen, menopoz sonrasında aromataz inhibitörleri sık tercih edilir. Hormon tedavisi genellikle 5–10 yıl sürer. Ayrıntılar: Meme kanserinde hormon tedavisi.

Hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi

HER2 pozitif meme kanserinde HER2 proteinini hedefleyen ilaçlar tedavi başarısını belirgin şekilde artırmıştır. Bazı üçlü negatif meme kanserlerinde ise kemoterapiyle birlikte immünoterapi uygulanabilir. Hangi ilacın uygun olduğu tümörün patolojik özelliklerine göre belirlenir.

Metastatik (evre 4) hastalıkta tedavi

Metastatik meme kanserinde amaç, hastalığı kontrol altında tutmak, yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini korumaktır. Hormon tedavisi, hedefe yönelik ilaçlar, kemoterapi ve gerektiğinde radyoterapi kullanılır. Günümüzde metastatik meme kanseri olan birçok hasta, uzun yıllar boyunca tedaviyle hastalığını kontrol altında tutabilmektedir.

Tedavi Sırasında ve Sonrasında Nelere Dikkat Edilmeli?

Kolda şişliği (lenfödem) önlemek için

Koltuk altı lenf bezleri alınan hastalarda o kolda lenf dolaşımı yavaşlayabilir. Riski azaltmak için:

  • Hekiminizin önerdiği kol egzersizlerine ameliyattan sonra erken dönemde başlayın ve düzenli yapın.

  • Ameliyatlı taraftaki koldan kan aldırmayın, iğne ve serum yaptırmamaya çalışın; tansiyonunuzu diğer koldan ölçtürün.

  • Kolunuzu kesik, yanık ve böcek sokmalarından koruyun; bahçe ve mutfak işlerinde eldiven kullanın.

  • Kolda kızarıklık, sıcaklık ya da şişlik fark ederseniz hekiminize başvurun.

Kemoterapi sırasında

  • 38 °C ve üzerinde ateşiniz olursa vakit kaybetmeden tedavi ekibinize ulaşın; bağışıklık sistemi zayıfladığı için enfeksiyon riski artabilir.

  • Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca kaçının, ellerinizi sık yıkayın.

  • Bulantı, ağız yaraları ve saç dökülmesi gibi yan etkilerin çoğu geçicidir ve ilaçlarla kontrol altına alınabilir.

Beslenme ve yaşam tarzı

Meme kanseri tedavisinden sonra özel olarak yasaklanmış bir gıda yoktur. Dengeli beslenmek, ideal kiloyu korumak, alkolden uzak durmak ve düzenli fiziksel aktivite hem genel sağlığı korur hem de tekrarlama riskinin azalmasına katkı sağlar. Bazı ilaçlarla etkileşebileceği için takviye ve bitkisel ürünleri hekiminize danışmadan kullanmayın.

Psikolojik destek

Tanı ve tedavi sürecinde kaygı ve depresyon sık görülür; psikolojik destek hem bu dönemi kolaylaştırır hem de tedaviye uyumu artırır. Bu konuda meme kanserinde psikolojinin önemi yazımızı okuyabilirsiniz.

Takip

Tedavi sonrası ilk yıllarda daha sık olmak üzere düzenli muayene ve yıllık mamografi ile takip yapılır. Takip ve kontrol sürecine dair ayrıntılar için meme kanseri tedavi ve takip süreçleri yazımıza göz atabilirsiniz.

Erkeklerde Meme Kanseri

Meme kanseri erkeklerde de görülür; tüm meme kanserlerinin yaklaşık %1'i erkeklerdedir. Genellikle 60 yaş üzerinde ortaya çıkar. Ailede meme kanseri öyküsü, BRCA2 gen değişikliği, yüksek östrojen düzeyine yol açan durumlar ve karaciğer hastalıkları riski artırır. Meme başının arkasında ağrısız kitle, meme başında içe çekilme ya da akıntı görülen erkeklerin hekime başvurması gerekir. Tanı ve tedavi kadınlardaki meme kanserine benzer şekilde yapılır.

Meme Kanseri ve Gebelik

Meme kanseri gebelik sırasında da görülebilir ve gebelikte de güvenle tanı konabilir. Tedavi, gebeliğin haftasına göre planlanır; bazı kemoterapi ilaçları gebeliğin ilk üç ayından sonra uygulanabilir. Kemoterapi yumurtalıkları etkileyerek geçici ya da kalıcı kısırlığa yol açabileceğinden, çocuk sahibi olmak isteyen hastalarla tedavi öncesinde doğurganlığı koruma seçenekleri konuşulmalıdır. Tedavisi tamamlanmış birçok kadın hekim kontrolünde gebe kalabilir.

Meme Kanseri Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

  • "Ailemde yoksa bana olmaz." Yanlış. Meme kanseri tanısı alan kadınların büyük çoğunluğunun ailesinde meme kanseri yoktur.

  • "Ele kitle gelmiyorsa kanser yoktur." Yanlış. Erken evre kanserler çoğu zaman ele gelmez; mamografi bu yüzden önemlidir.

  • "Mamografi kanser yapar." Yanlış. Mamografideki radyasyon dozu çok düşüktür.

  • "Biyopsi kanseri yayar." Yanlış. Biyopsi, kitlenin niteliğini anlamanın en güvenilir yoludur ve kanserin yayılmasına yol açmaz.

  • "Meme kanseri ameliyatında meme her zaman alınır." Yanlış. Erken evre hastaların çoğunda meme koruyucu cerrahi uygulanabilir.

Daha fazlası için meme sağlığı hakkında doğru bilinen yanlışlar yazımızı okuyabilirsiniz.

Hisar Hospital'da Meme Kanseri Tanı ve Tedavisi

Hisar Hospital Intercontinental'de (Ümraniye, İstanbul) meme kanseri şüphesiyle başvuran hastalar Meme Sağlığı Kliniği'nde değerlendirilir. Muayene, mamografi, ultrason, MR ve biyopsi gibi tanı işlemleri aynı merkezde planlanır. Tanı konan hastaların tedavisi, genel cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji, patoloji, plastik cerrahi ve psiko-onkoloji uzmanlarının birlikte çalıştığı Bütünleşik Onkoloji Merkezi'nde, multidisipliner tümör konseyinin önerisiyle kişiye özel olarak planlanır.

Sık Sorulan Sorular

Meme kanseri öldürür mü?

Meme kanseri, erken teşhis edildiğinde iyileşme şansı en yüksek kanserlerden biridir. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (SEER) verilerine göre 5 yıllık göreceli yaşam oranı, hastalık memede sınırlıyken yaklaşık %99, bölgesel lenf bezlerine yayıldığında yaklaşık %86, uzak organlara sıçradığında ise yaklaşık %31'dir. Bu oranlar ortalamalardır; her hastanın seyri tümörün özelliklerine ve tedaviye yanıta göre farklıdır.

Göğüs kanseri ile meme kanseri aynı şey mi?

Evet. "Göğüs kanseri" günlük dilde meme kanseri için kullanılan bir ifadedir; tıbbi adı meme kanseridir.

Meme kanseri ağrı yapar mı?

Meme kanseri genellikle ağrı yapmaz. Memede ağrının en sık nedeni hormonal değişikliklerdir. Ancak ağrısız bir kitlenin de mutlaka değerlendirilmesi gerekir.

Meme kanseri iki memede birden olur mu?

Olabilir, ancak sık değildir. İki memede eş zamanlı kanser, özellikle lobüler tip meme kanserinde ve kalıtsal yatkınlığı olan kişilerde daha sık görülür.

Meme kanseri tekrarlar mı?

Tedaviden sonra hastalık aynı memede, göğüs duvarında, lenf bezlerinde ya da uzak organlarda tekrar edebilir. Erken evrede tedavi edilen hastalarda tekrarlama riski düşüktür. Düzenli takip, tekrarlamanın erken fark edilmesini sağlar.

Meme kanseri için hangi bölüme başvurmalıyım?

Memede kitle ya da değişiklik fark eden kişilerin genel cerrahi veya meme sağlığı kliniğine başvurması önerilir. Tanı konduktan sonra tedavi süreci medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisiyle birlikte yürütülür.

Kaynaklar

İlgili içerikler

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: