İçeriğe geç

Hastalık Rehberi

Meme Apsesi Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Memede oluşan irin dolu bir boşluk olan meme apsesi, ciddi rahatsızlık ve ağrıya neden olabilir. Bu durum genellikle emziren kadınlarda daha sık görülür, ancak emzirmeyen kadınlarda ve erkeklerde de ortaya çıkabilir. Memede apse belirtilerini tanımak oldukça önemlidir. Memede ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş ve meme başından akıntı gibi belirtiler yaşıyorsanız, meme apsesi ile karşı karşıya olabilirsiniz.…

Meme Apsesi Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Meme Apsesi Nedir? Belirtileri Nelerdir? Memede oluşan irin dolu bir boşluk olan meme apsesi, ciddi rahatsızlık ve ağrıya neden olabilir. Bu durum genellikle emziren kadınlarda daha sık görülür, ancak emzirmeyen kadınlarda ve erkeklerde de ortaya çıkabilir.

Memede apse belirtilerini tanımak oldukça önemlidir. Memede ağrı, şişlik, kızarıklık, ateş ve meme başından akıntı gibi belirtiler yaşıyorsanız, meme apsesi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Meme apsesinin, irin adı verilen ölü beyaz kan hücreleri, bakteriler ve diğer hücresel artıklardan oluşan kalın bir sıvının birikmesi olduğunu bilmelisiniz. Ayrıca, memede apse boyut ve yerleşim açısından farklılık gösterebilir.

Bu yazıda meme apsesinin nedenlerini, kimler için risk oluşturduğunu, nasıl teşhis edildiğini ve tedavi seçeneklerini açık ve anlaşılır bir dille sizlere anlatacağız.

Meme apsesi ne demek?

Memede ağrılı bir şişlik yaşadığınızda endişelenmeniz doğaldır. Meme apsesi ne demek? sorusunun yanıtını anlamak, bu durumu tanımanıza yardımcı olabilir.

Meme apsesi

Meme apsesi, meme dokusunda bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşan ve içi irin dolu bir boşluktur. Tıpkı vücudunuzun başka bir yerindeki çıban gibi düşünebilirsiniz, ancak bu durum meme dokusunun derinliklerinde meydana gelir. İrin, ölü beyaz kan hücreleri, bakteriler ve diğer hücresel artıklardan oluşan kalın bir sıvıdır.

Vücudumuzun savunma mekanizması, enfeksiyonla uğraşırken etrafı kalın bir duvarla çevrili bir cep oluşturur. Meme apsesi, genellikle süt kanallarının tıkanması veya bakteriyel enfeksiyonun ilerlemesiyle ortaya çıkar. Doğru şekilde tedavi edilmeyen mastit (meme iltihabı) ilerleyerek meme apsesine neden olabilir.

Kimlerde görülür?

Meme apsesi vakalarının yaklaşık %70'i emzirme dönemindeki kadınlarda görülür. Ancak bu durum sadece emziren annelerle sınırlı değildir. Emzirmeyen kadınlarda ve nadiren erkeklerde de meme apsesi gelişebilir.

Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca sigara içenler, diyabet hastaları, meme piercingi olanlar ve ciltte çatlak bulunanlar da risk grubundadır. Daha önce mastit geçirenler, hassas veya çatlamış meme başı olanlar, memeye baskı uygulayan sıkı kıyafetler giyenler, aşırı yorgun veya stresli olanlar, kötü beslenenler de meme apsesi açısından daha fazla risk altındadır.

Laktasyonel ve non-laktasyonel apse farkı

Meme apseleri iki ana kategoriye ayrılır: laktasyonel (emzirmeye bağlı) ve non-laktasyonel (emzirmeyle ilişkili olmayan).

Laktasyonel meme apsesi, emziren annelerde emzirme döneminde memede bakterilerle oluşan enfeksiyon sonucu gelişir. Bu tür apseler, genellikle meme başındaki çatlaklar veya tıkanmış süt kanalları nedeniyle bakterilerin meme dokusuna girmesiyle başlar. En sık sorumlu bakteri Staphylococcus aureus'tur.

Dolayısıyla emziren annelerde ilk önce laktasyonel mastit denilen meme iltihabı gelişir ve bu durum tedavi edilmezse apse oluşabilir. Emziren annelerde apse oluştuğunda, meme derisindeki kızarıklık artar, deri incelir ve renginde mavimsi-morumsu parlak bir görünüm olabilir.

Non-laktasyonel meme apsesi ise emzirmeyen kadınlarda ve erkeklerde görülür. Bunun nedenleri daha çeşitlidir. Kronik enfeksiyonlar, özellikle sigara içen kadınlarda meme başı çevresindeki kanalların kronik iltihabı (periareolar fistül) apse oluşumuna zemin hazırlar. Diğer nedenler arasında diyabet, travma veya cerrahi, piercing ve bağışıklık sistemi zayıflığı sayılabilir.

Öte yandan emzirme dönemi dışında memede oluşan enfeksiyon benzeri belirtiler oluşturan, ancak bakterilerle oluşmayan inflamatuar hastalıklar da mastit adını alır. İdiopatik granülomatöz mastit ve periduktal mastit bu tür hastalıklardandır.

Meme apsesi neden olur?

Meme apsesinin oluşumu için birçok farklı neden bulunabilir. Bakterilerin meme dokusuna girmesi ve orada çoğalması, meme apsesinin temel nedenidir. Özellikle Staphylococcus aureus adlı bakteri, en sık görülen sorumludur.

Emzirme döneminde görülen nedenler

Emzirme dönemindeki kadınlarda meme apsesi daha sık görülür. Bunun birkaç nedeni vardır:

Meme başı çatlakları, bakterilerin meme dokusuna girmesine izin verir. Bu çatlaklar genellikle emzirme sırasında oluşur ve enfeksiyon için kapı açar. Bebeğin ağzından gelen bakteriler de bu yolla meme dokusuna ulaşabilir.

Süt kanallarında tıkanma diğer önemli bir nedendir. Emzirme aralıklarının uzun olması veya bebeğin yeterli emmemesi durumunda memede süt birikmesi olur. Biriken süt, bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam yaratır.

Ayrıca doğumdan sonra emzirmeyle birlikte meme kanallarında genişleme ve çatlaklar oluşur, bu da enfeksiyon gelişmesine yatkınlık oluşturur. En sık doğum sonrası ilk 3 ayda görülür.

Cilt enfeksiyonları ve travmalar

Ciltteki enfeksiyonlar ve travmalar da meme apsesi gelişimine zemin hazırlayabilir:

Sivilce, çıban veya kıl kökü iltihabı gibi cilt enfeksiyonları, meme dokusuna yayılarak meme apsesine neden olabilir.

Memeye alınan darbeler de apse oluşumuna yol açabilir. Travma sonrası meme dokusundaki hasar, bakteri üremesi için uygun bir ortam sağlar.

Hatalı meme ve meme başı bakımı uygulayanlar da risk altındadır. Memede sıkı emniyet kemeri, ağır çanta veya sütyenin neden olduğu baskı da süt kanallarını sıkıştırarak apse riskini artırır.

Bağışıklık sistemi ve kronik hastalıklar

Vücudun savunma mekanizması zayıfladığında, enfeksiyon riski artar:

Diyabet (şeker hastalığı) hastaları, enfeksiyonlara daha yatkındır ve meme apsesi geliştirme riskleri daha yüksektir. Kan şekeri yüksekliği, bakterilerin daha hızlı çoğalmasına neden olur.

Bağışıklık sistemi zayıflığı olan kişiler (HIV/AIDS hastaları, kemoterapi görenler gibi) enfeksiyonlara daha açıktır. Bu durum dışarıdan gelen bakterilere vücudun açık hale gelmesine neden olur.

Kronik hastalıklar ve stres de bağışıklık sistemini zayıflatır. Aşırı yorgun veya stresli olan, kötü beslenen kişiler mastit veya meme apsesi açısından daha çok risk altındadır.

Sigara kullanımı da meme apsesi riskini artırır. Sigaranın meme başı ardındaki süt kanallarında tahribat yapması, bölgeyi enfeksiyonlara uygun bir zemin haline getirir.

Meme piercingi ve hijyen eksikliği

Meme piercingi, enfeksiyon riski taşıyan bir işlemdir ve apse oluşumuna neden olabilir. Özellikle steril olmayan koşullarda yapılan piercingler enfeksiyon riskini artırır.

Kişisel hijyen eksikliği, meme enfeksiyonu nedenleri arasındadır. Emzirme öncesi ve sonrası ellerin yıkanmaması veya meme uçlarının temiz tutulmaması enfeksiyon riskini artırır.

Dar ve sentetik kıyafetler giyilmesi, aşırı terleme, emzirme döneminde sıkı sutyen kullanımı da risk faktörleridir. Bu durumlar, meme dokusunda nemi artırarak bakteri üremesi için uygun ortam yaratır.

Meme apsesi belirtileri nelerdir?

Meme apsesi belirtileri vücudunuzun enfeksiyona karşı koymaya çalışırken ortaya çıkar. Bu belirtilerin çoğu aniden başlayabilir ve kısa sürede şiddetlenebilir.

Memede ağrı ve hassasiyet

Meme apsesinin ilk ve en belirgin belirtisi memede oluşan şiddetli ağrıdır. Enfeksiyon, meme dokusundaki sinir uçlarını etkileyerek keskin veya zonklayıcı ağrılara neden olur. Bu ağrı dokunmayla artar ve günlük aktivitelerinizi zorlaştırabilir.

Apse ilerledikçe, ağrı dayanılmaz bir hal alabilir. Özellikle emziren annelerde, bebeği kucağa almak bile ağrıya neden olabilir. Apseli bölgede elle muayene edildiğinde, normal meme dokusundan farklı, hassas bir yapı hissedilir.

Şişlik, kızarıklık ve sıcaklık

Meme apsesinde enfekte bölgede belirgin bir şişlik oluşur. Bu şişlik bazen o kadar belirgindir ki, iki meme arasındaki fark gözle görülebilir hale gelir.

Enfeksiyon nedeniyle damarlardaki genişleme, ciltte kızarıklık olarak kendini gösterir. Memede apse geliştiğinde, bölge kızarıktır ve dokunulduğunda normalden daha sıcaktır. Bazı durumlarda apseli bölgenin üzerindeki cilt gerginleşir ve parlaklık kazanır.

Ateş ve titreme

Vücudunuz enfeksiyona karşı koymaya çalışırken ateş yükselmesi gösterebilir. Bu, bağışıklık sisteminin aktifleştiğinin bir işaretidir. Ateşiniz genellikle 38°C'nin üzerine çıkar ve buna titreme eşlik eder.

Ateşle birlikte halsizlik ve yorgunluk da yaşayabilirsiniz. Bu belirtilerin enfeksiyondan kaynaklanan gribal belirtilerle karıştırılması mümkündür. Bu nedenle memede ağrı ve şişlik varsa, gribal belirtileri önemsememeniz gerekir.

Lenf bezlerinde şişlik

Enfeksiyon lenf bezlerine yayıldığında, özellikle koltuk altında ağrılı ve şiş lenf nodları hissedilir. Bu, vücudun enfeksiyona karşı koymaya çalışırken lenf sisteminin aktif hale geldiğini gösterir.

Lenf bezi şişmesi, vücudun bağışıklık cevabı sırasında lenf düğümlerinin büyüyüp elle hissedilebilir hale gelmesidir. Meme enfeksiyonlarında genellikle koltuk altı bölgesinde fark edilir ve çoğu zaman ağrılıdır.

Meme başından akıntı

Bazı meme apsesi vakalarında, özellikle apse meme başına yakınsa, meme başından irinli veya kanlı bir akıntı gelebilir. Bu akıntı bazen sarı-yeşil renkli ve kötü kokuludur.

Öte yandan, emziren annelerde süt üretiminde azalma veya hiç süt gelmemesi durumu da görülebilir. Bu durum, bebeğin emmesini zorlaştırır ve ağrıyı artırır.

Eğer bu belirtilerden herhangi biriyle karşılaşıyorsanız, meme apsesi belirtileri ciddi bir durum olduğundan vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, daha ciddi komplikasyonları önlemenin en etkili yoludur.

Meme apsesi nasıl teşhis edilir?

Meme apsesi şüphelendiğinizde doktora başvurmanız çok önemlidir. Erken teşhis, tedavinin başarısını doğrudan etkiler. Memenizdeki belirtileri fark ettiğiniz andan itibaren sağlık kuruluşuna gitmeniz, daha ciddi komplikasyonları önlemenin en etkili yoludur.

Fiziksel muayene

Teşhisin ilk adımı, doktorunuzun memedeki şikayetlerinizi dinlemesi ve fiziksel muayene yapmasıdır. Bu sırada doktor memede kızarıklık, şişlik ve ağrılı bir kitle olup olmadığını değerlendirir. Ayrıca memenizdeki hassasiyeti, sıcaklık artışını ve olası akıntıları inceler.

Fiziksel muayene sırasında doktorunuz meme dokusunun genel görünümünü, kıvamını ve hassasiyetini kontrol eder. Genel cerrahi uzmanı, memedeki anormallikleri elle hissederek apse varlığını değerlendirir.

Ultrason ve mamografi

Fiziksel muayene sonrası, görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Apseden şüphelenildiğinde öncelikle ultrasonografi yapılır. Ultrason, irin birikiminin yerini ve boyutunu belirlemede oldukça faydalıdır. Ayrıca radyasyon içermediği için hamile kadınlarda da güvenle kullanılır.

Meme ultrasonu (USG), meme dokusu içindeki sıvı birikimini ve apse kapsülünü detaylı olarak görüntüler. Apsenin tek bir büyük odacık mı yoksa küçük küçük birçok odacıktan mı oluştuğunu gösterir. Bu bilgi tedavi yönteminin belirlenmesinde hayati önem taşır.

Mamografi özellikle 40 yaş üzeri kadınlarda, apse ile meme kanseri gibi ciddi hastalıkların ayırt edilmesi için kullanılır. Ancak akut dönemde, yani memenin çok ağrılı ve şiş olduğu dönemde genellikle tercih edilmez. Bunun sebebi, iltihaplı dokunun mamografi görüntüsünü bozması ve sıkıştırma işleminin hasta için çok acı verici olmasıdır.

Bazı karmaşık durumlarda MR (Manyetik Rezonans) görüntüleme de yapılabilir. MR, derin dokulardaki apselerin boyutu ve yayılımı hakkında ayrıntılı bilgi sağlar.

İğne biyopsisi ve laboratuvar testleri

Görüntüleme sonrası, doktorunuz apseden örnek alarak laboratuvar incelemesi yapabilir. İğne aspirasyonu ile apse içindeki irin boşaltılırken, aynı zamanda mikrobiyolojik inceleme için örnek de alınır.

Kültür testi sayesinde enfeksiyona neden olan bakterinin türü belirlenir ve buna uygun antibiyotik tedavisi planlanır. Akıntı varsa, buradan da örnek alınarak incelenebilir.

Şüpheli durumlarda, özellikle tekrarlayan veya iyileşmeyen apselerde biyopsi yapılması gerekebilir. Biyopsi, özellikle emzirmeyen kadınlarda, meme kanseri gibi diğer hastalıkların dışlanması için önemlidir. İnce bir iğne ile doku örneği alınır ve laboratuvarda incelenir.

Kan testleri ile enfeksiyon belirteçleri ve tam kan sayımı incelenerek vücuttaki enfeksiyon düzeyi değerlendirilir. Bu testler sayesinde tedavinin etkili olup olmadığı da takip edilir.

Doğru teşhis, tedavinin başarısı için çok önemlidir. Yanlış tanı veya gecikmiş müdahale, enfeksiyonun yayılmasına ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle, memede apse şüphesi olan durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurmanız hayati önem taşır.

Meme apsesi tedavisi nasıl yapılır?

Meme apsesinin teşhisi konulduktan sonra, etkili tedaviye hemen başlanması önemlidir. Meme apsesi tedavisinin amacı, enfeksiyonu ortadan kaldırmak ve irin birikimini boşaltmaktır. Doktorunuz, apsenin boyutuna ve şiddetine göre farklı tedavi seçenekleri sunabilir.

Antibiyotik kullanımı

Meme apsesi tedavisinde genellikle ilk basamak antibiyotik kullanımıdır. Antibiyotikler, enfeksiyona neden olan bakterileri öldürerek vücudunuzun iyileşme sürecini hızlandırır. Doktorunuz genellikle Stafilokoklar ve Streptokoklara etkili geniş spektrumlu antibiyotikler reçete edecektir.

Antibiyotik tedavisini 10-14 gün boyunca düzenli kullanmanız çok önemlidir. Bazen etkili olması için damardan antibiyotik uygulanması gerekebilir. Ancak yalnızca antibiyotik kullanımı, apse tamamen boşaltılmadan tam iyileşme sağlayamaz.

İğne aspirasyonu ve cerrahi drenaj

Apse tedavisinin en önemli adımı, biriken irinin boşaltılmasıdır. Öncelikle iğne aspirasyonu denenir. Bu işlemde lokal anestezi altında ince bir iğne ile apse içindeki irin boşaltılır. Bu basit işlem hem ağrınızı hızla azaltır hem de iyileşmeyi hızlandırır.

Daha büyük veya birden fazla odakta apse varsa, cerrahi drenaj gerekebilir. Bu işlemde doktor, apse üzerine küçük bir kesi yapar ve irini tamamen boşaltır. Bazı durumlarda, apse boşluğundan sürekli drenaj sağlamak için geçici olarak ince bir dren yerleştirilir.

İrin boşaltıldıktan sonra alınan örnekte kültür çalışması yapılarak, enfeksiyona neden olan bakteri türü belirlenebilir. Böylece size en uygun antibiyotik tedavisi düzenlenebilir.

Ağrı kesiciler ve sıcak kompres

Tedavi sürecinde ağrı kontrolü önemlidir. Doktorunuzun önerdiği ağrı kesici ilaçları düzenli kullanmanız rahatsızlığınızı azaltır. Parasetamol veya ibuprofen gibi ilaçlar genellikle tercih edilir.

Bunun yanı sıra, memelerinize günde birkaç kez ılık ve nemli kompres uygulamak ağrıyı hafifletebilir ve kan dolaşımını artırarak iyileşmeyi hızlandırabilir. Tedavi sonrası dinlenmeniz ve bol sıvı tüketmeniz de enfeksiyonla mücadelede vücudunuza destek olur.

Emzirmeye devam edilmesi önerisi

Belki de sizi şaşırtacak biçimde, meme apsesi tedavisi sırasında emzirmeye devam etmeniz önerilir. Bu durum apseli memeyi boşaltarak yeni tıkanıklıkları önler ve tedavi sürecini hızlandırır. Zaten enfeksiyon bebeğe süt yoluyla geçmez.

Apseli memeden emzirmek ağrılı olabilir. Böyle durumlarda memenizi süt pompası ile boşaltabilir ve diğer memenizden emzirmeye devam edebilirsiniz. Unutmayın ki, meme boşaltılmadığında süt kanalları içinde süt birikir ve bu bakterilerin daha hızlı çoğalmasına neden olur.

Tedavi süreci boyunca düzenli doktor kontrolü, önerilen ilaçların tam kullanımı ve meme hijyenine dikkat edilmesi gelecekte apse oluşumunu engellemenize yardımcı olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular


Meme apsesi kendiliğinden geçer mi?

Hayır. Meme apsesi kendiliğinden iyileşmez ve mutlaka tıbbi müdahale gerektirir. İltihaplı doku tedavi edilmediğinde enfeksiyon kontrol altına alınamaz ve daha geniş alanlara yayılabilir. Ayrıca tedavisiz bırakılırsa, apse cilde açılarak fistül oluşturabilir veya kana karışarak hayatı tehdit eden sepsis tablosuna neden olabilir. Bu nedenle, meme apsesi belirtileri fark ettiğinizde zaman kaybetmeden doktora başvurmanız çok önemlidir.


Meme apsesi tekrarlar mı?

Evet, meme apsesi tekrarlayabilir. Özellikle sigara kullanan, meme ucu çatlağı olan, diyabet veya kronik enfeksiyonu bulunan kişilerde tekrarlama riski daha yüksektir. Ayrıca tedavinin gecikmesi veya yetersiz tedavi edilmesi de tekrar eden meme apselerine zemin hazırlar. Düzgün ve tam tedavi edilmiş apseler genellikle tekrarlamaz. Ancak altta yatan nedenler ortadan kaldırılmadığında ve hijyen kurallarına dikkat edilmediğinde, apse tekrar oluşabilir.


Meme apsesi kanser midir?

Kesinlikle hayır. Meme apsesi iyi huylu bir durumdur ve kansere dönüşmez. Fakat çok nadir de olsa, belirtileri inflamatuar meme kanseri ile karışabilir. İnflamatuar meme kanseri, iltihabi hastalıkları taklit eden bir görünümle ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedaviye rağmen düzelmeyen vakalarda, kanserin dışlanması için ileri tetkik yapılması gereklidir. Her yeni meme sorunu, meme kanseri olmadığı kanıtlanana kadar dikkatle değerlendirilmelidir.


Meme apsesi olan biri emzirebilir mi?

Evet, çoğu durumda emzirmeye devam edilebilir. Uzmanlar, süt akışının korunmasının ve apsenin iyileşmesine yardımcı olduğunu belirtir. Ancak meme başından irin geliyorsa, o memeden geçici süre ara verip, diğer memeden emzirmeniz önerilir. Apseli meme süt pompası ile boşaltılmalı, böylece süt birikimi ve enfeksiyonun artması önlenmelidir. Antibiyotik tedavisi altındayken, bebeğiniz için güvenli olan ilaçlar kullanılıyorsa emzirmeye devam edebilirsiniz.


Meme apsesi ne kadar sürede iyileşir?

Meme apsesinin iyileşme süresi, tedavi yöntemine ve erken müdahaleye bağlıdır. Uygun tedaviyle genellikle 1-2 hafta içinde iyileşme sağlanır. Erken tedaviyle 5-7 günde düzelme görülür. İğne ile boşaltma sonrası iyileşme birkaç gün sürerken, cerrahi drenaj gerektiğinde iyileşme süreci 10-15 güne kadar uzayabilir. Düzenli pansuman ve antibiyotik kullanımı tedavi sürecinin vazgeçilmez parçalarıdır. İyileşme sürecini hızlandırmak için doktorunuzun önerilerine tam olarak uymanız çok önemlidir.

Özetle Meme Apsesi

Sonuç olarak, meme apsesi ciddi bir sağlık sorunudur ve kesinlikle kendi kendine iyileşmez. Belirtileri fark ettiğiniz anda bir sağlık kuruluşuna başvurmanız hayati önem taşır. Memede ağrı, şişlik, kızarıklık veya ateş yaşadığınızda bu durumu göz ardı etmemelisiniz.

Özellikle emziren annelerin dikkatli olması gerekir. Ancak, meme apsesi tanısı aldığınızda genellikle emzirmeye devam edebilirsiniz. Hatta bu durum çoğu zaman iyileşme sürecini hızlandırır.

Tedavi sürecinde doktorunuzun önerilerine tam olarak uymanız gerekir. Antibiyotiklerinizi düzenli kullanmak, apse boşaltımı için yapılan işlemlere dikkat etmek ve yeterince dinlenmek iyileşme sürecinizi hızlandıracaktır.

Bununla birlikte, meme apsesi tekrarlayabilen bir durumdur. Bu nedenle hijyene özen göstermek ve risk faktörlerinizi azaltmak oldukça önemlidir. Sigara kullanıyorsanız bırakmanız, şeker hastalığınız varsa iyi kontrol etmeniz faydalı olacaktır.

Ayrıca şunu unutmayın ki, meme apsesi kanser değildir. Erken ve doğru tedaviyle tamamen iyileşebilen bir durumdur. Dolayısıyla belirtileri görmezden gelmeyip, erken müdahale edildiğinde genellikle 1-2 hafta içinde iyileşme sağlanabilir.

Sağlık sorunlarınızda her zaman profesyonel yardım almanız ve kendi kendinize teşhis koymaya çalışmamanız en doğru yaklaşımdır. Özellikle meme sağlığı konusunda düzenli kontroller hayat kurtarabilir.

Meme apsesi, memede irin dolu boşluk oluşumudur. Belirtileri ağrı, şişlik ve kızarıklıktır. Erken teşhis ve uygun tedavi ile iyileşme sağlanabilir.

Detaylı Bilgi ve İletişim İçin Formu Doldurun!

Meme Apsesi Nedir? Belirtileri Nelerdir? için doğru değerlendirme ile başlayın

Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.

Randevu Al

Uyarı

Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Meme Apsesi Nedir? Belirtileri Nelerdir? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.

Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.

Randevu Al

İlgili içerikler

İlgili Doktorlar

Tedavi Yöntemleri

İlgili Hastalıklar

Videolar

İlgili Yazılar

Web ve Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içeriğin geliştirilmesine Hisar Hospital Web ve Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: