
Baş boyun kanseri, birçok kişiyi yakından ilgilendiriyor. Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 4-5'ini oluşturan bu kanserler, ağız, boğaz, burun, sinüsler, gırtlak ve tükürük bezlerinde gelişir. Erkeklerde daha sık görülür ve genellikle 50 yaş üzeri bireylerde tanı konulur. Bu yazıda, baş ve boyun kanseri belirtileri, baş ve boyun kanseri türleri, baş ve boyun kanseri teşhisi ve baş ve boyun kanseri tedavisi hakkında bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız. Ayrıca, baş ve boyun kanseri nedenleri üzerinde de duracağız.
Baş ve Boyun Kanseri Nedir?
Vücudunuzda hücreler kontrolsüz ve anormal bir şekilde çoğaldığında kanser oluşur. Baş ve boyun kanserleri, bu sürecin baş ve boyun bölgesindeki dokularda gerçekleşmesiyle ortaya çıkar. Genellikle skuamöz hücreli karsinom olarak gelişir ve beyin, göz, omurga gibi özel alanlar bu gruba dahil edilmez.
Baş ve Boyun Bölgesi Hangi Alanları Kapsar?
Baş ve boyun bölgesi, ağız boşluğu, nazofarenks (üst yutak), orofarenks, hipofarenks (alt yutak), gırtlak, sinüsler, kulağın bazı bölümleri ve boyundan oluşur. Bu bölgeler üst solunum ve sindirim yolları boyunca uzanır.
Ağız kanseri, dudak, dil, diş etleri, yanaklar, ağız tabanı ve damağı kapsar. Boğaz veya boyun kanseri terimi ise nazofarenks, larenks ve özofagus kanseri için de kullanılır. Tükürük bezleri, tiroid ve bademcikler de bu anatomik grup içinde yer alır.
Kanserler bulundukları bölgeye göre farklı isimler alır. Dolayısıyla, ağız boşluğu kanseri, nazofarenks kanseri, larenks kanseri, paranazal sinüsler ve burun boşluğu kanseri, tükürük bezi kanseri gibi ayrımlar yapılır.
Baş ve Boyun Kanserlerinin Yaygınlığı
Baş ve boyun kanserleri, tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturur. Buna karşın, kanser kaynaklı ölümlerin yüzde 4'ünü oluşturması nedeniyle mortalite oranları morbidite oranlarına göre nispeten düşüktür.
Erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 2 kat daha fazla görülür. Özellikle 50 yaş üzeri bireylerde tanı konulur ve Türkiye'de larenks kanseri görülme oranı yüksektir. Bunun başlıca nedeni erkeklerde sigara tüketimine bağlanır.
En sık rastlanan baş boyun kanserlerinde ilk sırada, bu kanser türünün yüzde 50'sini oluşturan gırtlak kanseri gelir. Dünya genelinde erkeklerde en sık görülen baş ve boyun kanseri ağız boşluğu kanserleridir. Bunu larenks kanseri izler. Kadınlarda ise en çok görülen baş ve boyun kanseri türü orofarenks ve hipofarenks kanserleridir.
Ayrıca, nazofarenks kanserleri birçok ülkede çok ender görülür. Ancak Çin ve Güney Doğu Asya ülkelerinde görülme sıklıkları yüksektir. Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Çinli erkeklerde yaşa göre standartize edilmiş yıllık insidans hızı 100,000'de 10.8 gibi yüksek bir değerdir.
Erken tanıyla tedavi şansı oldukça yüksektir. Belirtilerin erken dönemde ortaya çıkması, erken tanıyı ve tedaviyi kolaylaştırır.
Baş ve Boyun Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Belirtilerin erken dönemde ortaya çıkması, baş ve boyun kanseri teşhisi için önemli bir avantaj sağlar. Ancak bu belirtiler çoğu zaman grip veya boğaz ağrısı gibi basit rahatsızlıklarla karışabilir. Dolayısıyla, şikayetlerinizin iki haftadan uzun sürmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurmanız gerekir.
Ağız ve Boğaz Bölgesi Belirtileri
Ağız içinde ağrılı olmasa da iyileşmeyen yaralar, ağız kanserinin ilk işaretlerindendir. Dudaklarınızda, dilinizde veya ağız içinizde iki haftadan uzun süren yaralar görürseniz dikkatli olmalısınız. Ağız içinde beyaz veya kırmızı lekeler, konuşma ve yutma zorluğu, uyuşma hissi de baş ve boyun kanseri belirtileri arasında yer alır.
Ses kısıklığı ve seste değişiklik, gırtlak kanserinin başlıca belirtileridir. İki haftadan uzun süren ses kısıklığı önemli bir uyarı işaretidir. Özellikle sigara ve alkol kullanan risk grubundaki kişilerde uzun süren ses değişimleri, ses tellerinin endoskopik olarak değerlendirilmesini gerektirir.
Yutma güçlüğü, boğaz ve yemek borusu kanserlerinde katı gıdaların ve bazen sıvıların yutulmasını zorlaştırır. Gıdaların boğazınızda batma hissi uyandırması, mide bulantısı ve gıdaların ağızdan tekrar çıkması durumunda hekime başvurmanız şarttır. Buna karşın, yutma güçlüğüne kulak ağrısı, ağız kokusu ve boyunda şişlik de eşlik edebilir.
Boyun ve Kulak Bölgesi Belirtileri
Boyunda ağrısız ve büyüme eğilimi olan şişlikler, baş ve boyun kanserlerinden şüphelenmenizi gerektirir. Başlangıçta gözle görülemeyen ve elle hissedilebilen şişlikler, hastalığın evresine göre aylar içinde hızla büyüyebilir. Boyun bölgesinde iki haftadan uzun sürede geçmeyen şişliklerin mümkün olan en kısa zamanda değerlendirilmesi önemlidir.
Kulak ağrısı, özellikle 10 günden uzun sürdüğünde ve yutma güçlüğü, ses kısıklığı ya da boyunda şişlik ile birlikte görüldüğünde dikkat çeker. Kulak ve etrafında oluşan ağrılar, boğazda büyüyen tümöre bağlı olabilir. Tekrarlayan kulak enfeksiyonları, işitme kaybı ve kulak çınlaması da belirtiler arasındadır.
Burun ve Sinüs Bölgesi Belirtileri
Tek taraflı burun tıkanıklığı, sinüs kanserinin en yaygın belirtilerindendir. Bu tıkanıklık genellikle burun temizlendikten sonra bile devam eder ve zamanla kötüleşir. Tekrarlayan veya sürekli burun kanamaları da önemli bir işarettir.
Yüzünüzde şişlik ve ağrı, özellikle gözlerin etrafında ve yanaklarda belirginleşebilir. Göz çevresinde şişlik, çift görme veya görme bozuklukları, tümörün göz yuvasına baskı yapması sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca, üst çenedeki dişlerde ağrı, gevşeme veya diş kaybı görülebilir.
Koku alma kaybı, burun akıntısı ve yüz bölgesinde sürekli ağrı da burun ve sinüs bölgesi belirtileri arasındadır.
Genel Belirtiler
Açıklanamayan kilo kaybı, nefes almada zorluk ve genel halsizlik, baş ve boyun kanserlerinin genel belirtilerindendir. Nefes darlığı, konuşma güçlüğü ve kronik öksürük de görülebilir. Ağız hijyenine rağmen devam eden kötü ağız kokusu, kanser belirtisi olabilir.
Baş ve Boyun Kanseri Türleri Nelerdir?
Baş ve boyun kanseri türleri, oluştukları bölgeye göre farklı isimler alır. Her bir tür, kendine özgü özelliklere sahiptir ve tedavi yaklaşımları da buna göre değişir. En yaygın beş ana kategori bulunur.
Ağız Kanseri
Ağız kanseri, dudak, dil, diş eti, yanak iç yüzeyi, ağız tabanı ve damakta gelişir. On vakadan dokuzunu skuamöz hücreli karsinom oluşturur. Bu, ağız içini kaplayan yassı hücrelerde başlayan kanser türüdür.
Daha az görülen ağız kanseri türleri de mevcuttur. Tükürük bezlerinde gelişen adenokarsinom, kemik veya kas dokusundan büyüyen sarkom, cilt pigment hücrelerinden kaynaklanan oral malign melanom ve lenf bezlerindeki hücrelerden gelişen lenfoma bunlar arasındadır.
Dil kanseri, ağızda veya boğazta ortaya çıkabilir. Dudak kanseri ise en sık görülen ağız kanseri türüdür ve genellikle alt dudakta belirir. Diş eti kanseri, uygun olmayan protezler gibi tahriş edici faktörlerle ilişkilidir.
Gırtlak Kanseri
Gırtlak kanseri, ses tellerini içeren yapıda gelişir. Kanserlerinin yüzde 90'ı skuamöz hücreli kanser türündedir. Gırtlak, üç anatomik bölüme ayrılır: supraglottik (ses tellerinin üstü), glottik (ses telleri) ve subglottik (ses tellerinin altı).
En sık glottik bölgede, yani ses tellerinde ortaya çıkar. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür ve yaklaşık 4 erkeğe 1 kadın hasta oranı söz konusudur. Tipik olarak 40 yaşından büyük erkeklerin hastalığıdır.
Yutak Kanseri
Yutak, burun ve ağız boşluğunun arkasında yer alan, yaklaşık 50 cm uzunluğunda tüp şeklinde bir organdır. Üç bölüme ayrılır: nazofarenks (üst yutak), orofarenks (orta yutak) ve hipofarenks (alt yutak).
Nazofarenks kanserleri, özellikle Çin başta olmak üzere Asya ülkelerinde daha sık görülür. Orofarenks kanserleri, dilin arka üçte biri, yumuşak damak, bademcikler ve yan duvarlarda gelişir. Kanserlerinin yüzde 90'ı skuamöz hücreli karsinomdur.
Hipofarinks kanserleri nadir görülür, ancak çoğunlukla ileri evrelerde teşhis edildiği için tedavisi zordur.
Burun ve Sinüs Kanserleri
Paranazal sinüs kanserleri, burun çevresindeki kemiklerdeki küçük boşluklarda oluşur. Burun ve sinüs boşluklarını döşeyen mukozal epitel hücrelerinden köken alır.
Baş boyun kanserleri içinde 4. sırada görülür. Türkiye'de her yıl yaklaşık 600-700 civarında yeni burun ve paranazal sinüs kanseri görülür. Bunlar büyük çoğunlukla 40 yaş üstünde ve daha çok erkeklerde ortaya çıkar.
Tükürük Bezi Kanseri
Tükürük bezi kanseri, ağız ve boğaz çevresindeki tükürük bezlerinde kontrolsüz hücre çoğalması sonucu oluşur. Parotis, submandibular ve sublingual bezlerde ortaya çıkabilir.
Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Kötü huylu tükürük bezi tümörleri, baş ve boyun bölgesinde görülen kötü huylu tümörlerin yüzde 3-4'ünü oluşturur. En sık yüzde 75-80 oranında parotis bezinde, yüzde 20 oranında çene altı tükürük bezinde görülür. Mükoepidermoid karsinom, adenoid kistik karsinom ve asiner hücreli karsinom gibi çeşitli alt tipleri bulunur.
Baş ve Boyun Kanseri Teşhisi Nasıl Konur?
Doğru teşhis koymak, etkili tedavi planlaması için ilk adımdır. Hekiminiz öncelikle şikayetlerinizi, sigara ve alkol kullanımınızı, HPV enfeksiyonu geçmişinizi ve mesleki riskleri değerlendirir. Ailede kanser öyküsünün olup olmadığı da sorgulanır.
Fizik Muayene ve Endoskopik İnceleme
Baş ve boyun kanseri teşhisi genellikle fizik muayene ile başlar. Doktorunuz ağız içi, dil, damak, diş eti, bademcikler, boğaz ve gırtlağı detaylı şekilde inceler. Boyundaki lenf bezleri elle kontrol edilerek şişlik veya kitle varlığı araştırılır.
Endoskopi, burun boşluğu, boğaz veya gırtlağın içini görmeyi sağlayan ince ve ışıklı bir tüp kullanır. Bu işlem sırasında doktorunuz varsa kanserli bölgeyi tespit edebilir. Esnek veya sert endoskop kullanılarak burun, boğaz, gırtlak ve yemek borusu ayrıntılı olarak incelenir.
Bazı durumlarda anestezi altında muayene yapılabilir. Bu yaklaşım tümörün yaygınlığını değerlendirmeye ve eş zamanlı diğer kanserleri ortaya çıkarmaya yardımcı olur. Vokal kordların hareketliliği, sekresyonlar ve kanama alanları dikkatle incelenir.
Biyopsi ve Laboratuvar Testleri
Biyopsi, bir kitlenin kanserli olup olmadığını anlamanın tek yoludur. Şüpheli dokudan alınan örnek, patoloji laboratuvarında kanser hücreleri için incelenir. Kesin tanı biyopsi ile konulur.
İnce iğne aspirasyon biyopsisi, boyundaki şüpheli kitlelerden ince bir iğne yardımıyla hücre örneği alınmasını içerir. Bazı durumlarda lokal veya genel anestezi gerekebilir.
HPV testi veya Epstein-Barr virüsü testleri, bazı baş ve boyun kanserlerinin nedenini belirlemek için uygulanabilir. Kan testleri, genel sağlık durumunuzu ve organ fonksiyonlarınızı değerlendirmek için yapılır.
Görüntüleme Yöntemleri
Bilgisayarlı tomografi taramaları, tümörün boyutu, yeri ve çevre dokularla ilişkisini değerlendirmek için kullanılır. Kemik tahribatını değerlendirmede üstünlüğü bulunur.
Manyetik rezonans görüntüleme, yumuşak doku detaylarını göstererek tümörün yayılımını belirlemede kullanılır. Dil kanserlerinin değerlendirilmesinde oldukça iyidir.
PET-BT taraması, kanserin yayılımını belirlemek ve tedavi planlamasında önemli bir rol oynar. Ultrasonografi ise boyundaki lenf bezleri ve kitlelerin değerlendirilmesi için kullanılabilir.
Baş ve Boyun Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?
Tedavi yaklaşımınız, kanserin türüne, evresine, bulunduğu bölgeye ve genel sağlık durumunuza göre belirlenir. Multidisipliner bir ekip tarafından verilen tedavi kararları, başarı oranını yüzde 15-25 artırır. Bu ekip, KBB cerrahı, tıbbi onkolog, radyasyon onkoloğu, patolog, konuşma terapisti ve diyetisyenden oluşur.
Cerrahi Tedavi
Ameliyat, erken evre baş ve boyun kanseri tedavisinde altın standart yöntemdir. Tümörün tamamen çıkarılmasını amaçlar ve erken evrelerde tek başına yeterli olabilir. Evre I ve II hastalarda 5 yıllık yaşam oranı yüzde 70-90 arasında değişir.
Robotik cerrahi ve transoral lazer cerrahisi gibi minimal invaziv teknikler, fonksiyonel sonuçları iyileştirir. Ameliyat sırasında sadece kanserli doku değil, gerektiğinde boyundaki lenf bezleri de çıkarılır. Ameliyat sonrası cerrahi sınırda kanser hücresi kalması, perinöral invazyon veya lenfovasküler invazyon varsa radyoterapi veya kemoterapi ile tedaviye devam edilir.
Radyoterapi
Yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücreleri yok edilir. Yoğunluk ayarlı radyoterapi tekniği ile sağlıklı dokular korunurken tümöre yüksek doz ışın verilebilir. Erken tanı konulan geniz kanserlerinde bu yöntemle yüzde 98 oranında tedavi sağlanır.
Radyoterapi tek başına veya cerrahi sonrası uygulanabilir. İleri evre hastalarda kemoterapi ile birlikte kullanılır. IMRT tekniği sayesinde farklı bölgelere aynı anda farklı dozlarda ışın verilebilir. Tedavi haftada beş gün, yedi hafta sürer.
Kemoterapi
İlaçlarla kanser hücrelerinin öldürülmesi veya büyümelerinin durdurulması hedeflenir. Sisplatin, altın standart ilaç olarak kullanılır. Genellikle ileri evre kanserlerde radyoterapi ile birlikte uygulanır. Bazı durumlarda indüksiyon kemoterapisi ile önce tümör küçültülür, ardından cerrahi veya radyoterapi yapılır.
İmmünoterapi ve Hedefe Yönelik Tedaviler
Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek kanserle savaşmanızı sağlar. PD-1 inhibitörleri olan pembrolizumab ve nivolumab, metastatik hastalıkta onaylıdır. Kemoterapiye eklenen PD-1 inhibitörleri, yaşam süresini anlamlı şekilde uzatır.
Pembrolizumab, ameliyat öncesi ve sonrası kullanımda olaysız sağkalımı 59.7 aya çıkarırken, kontrol grubunda bu süre 29.6 ay olarak bulundu. Setuksimab gibi hedefe yönelik tedaviler, nüks-metastatik olgularda etkilidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Baş ve boyun kanseri tehlikeli midir? Evet, erken teşhis edilmediğinde çevre dokulara ve uzak organlara yayılabildiği için ciddi bir hastalıktır. Buna karşın, erken teşhiste iyileşme oranı oldukça yüksektir. Kanserin türüne ve evresine bağlı olarak 5 yıllık yaşam oranı yüzde 70-90 arasında değişebilir.
Hangi doktor bakar? Tanı ve tedavide genellikle Kulak Burun Boğaz uzmanı görev alır. Gerektiğinde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve diğer uzmanlarla iş birliği yapılır.
Ensede kitle ne anlama gelir? Enfeksiyon, iyi huylu büyüme ya da lenf bezlerinin şişmesi gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Kanser belirtisi de olabilir, dolayısıyla mutlaka değerlendirilmelidir. Boyunda ele gelen sertlik, şişlik, zamanla büyüme ve geçmeyen hassasiyet kitle varlığını düşündürür.
Metastaz nereye olur? Baş ve boyun kanseri en sık akciğer, karaciğer ve kemiklere yayılır. Bu nedenle düzenli takipler önemlidir.
Tedavi sonrası destek nasıl olmalı? Ameliyat veya tedavi sonrası konuşma, yutma ve nefes almada zorluklar yaşayabilirsiniz. Konuşma terapisi, yutma rehabilitasyonu, solunum egzersizleri ve psikolojik destek bu sürecin parçalarıdır.
Takipler ne sıklıkla yapılır? Tedavinin ilk iki yılında üç ayda bir, 2-5 yıl arası altı ayda bir kontrol önerilir. Sonrasında yılda bir kez takip yeterlidir. Fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerekirse biyopsi yapılır.
İkinci kanser riskini nasıl azaltırım? Sigaraya devam ederseniz hem nüks hem de yeni kanser geliştirme riski yüksektir. Tütün ve alkolü tamamen bırakın, sağlıklı beslenin, düzenli egzersiz yapın ve doktor kontrollerini aksatmayın.
Dudak ve ağız içinde kanser olur mu? Evet, dudak kanseri genellikle yara şeklinde kendini gösterir. Geçmeyen uçuk benzeri lezyonlar ve iyileşmeyen aftlar dikkat gerektirir.
Gırtlak kanserinin belirtisi nedir? En belirgin belirti uzun süreli ses kısıklığıdır. Yutma güçlüğü, boğaz ağrısı ve boyunda kitle de önemli bulgulardır.
Kulak ağrısı kanser olabilir mi? Evet, özellikle tek taraflı ve geçmeyen kulak ağrısı, geniz bölgesi kanserlerinin belirtisi olabilir. İşitme kaybı ile birlikte görüldüğünde dikkatle değerlendirilmelidir.
Bulaşıcı mı? Hayır, baş ve boyun kanserleri bulaşıcı değildir. Ancak HPV enfeksiyonuna bağlı kanserlerde, korunmasız cinsel temas yoluyla virüs bulaşabilir.
Nasıl beslenmeliyim? Bağışıklık sisteminizi güçlendiren, protein, vitamin ve mineral açısından zengin gıdalar tüketin. Yumuşak, kolay çiğnenen yiyecekler tercih edin ve bol su için.
Özetle Baş ve Boyun Kanserleri
Baş ve boyun kanserleri ciddi hastalıklardır, buna karşın erken tanıda tedavi şansınız oldukça yüksektir. İki haftadan uzun süren ses kısıklığı, yutma zorluğu, boyunda şişlik veya ağız içi yaralar gibi belirtileri görmezden gelmeyin.
Dolayısıyla, bu şikayetleri fark ettiğinizde hemen bir uzmana başvurmanız önemlidir. Sigara ve alkol kullanımınızı bırakarak risk faktörlerini azaltabilirsiniz. Düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam tarzı, hem tedavi başarınızı artırır hem de hastalığın tekrarlama riskini düşürür.
Baş Boyun Kanserleri Nelerdir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavileri Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın
Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.
Uyarı
Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.
Baş Boyun Kanserleri Nelerdir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavileri Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.
Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.





