
Dünya çapında her yıl yaklaşık 50,000 kişinin tanı aldığı akciğer fibrozisi, akciğer dokusunda kalınlaşma ve sertleşmeye neden olan nadir bir hastalıktır. Bu durum, akciğerlerin esnekliğini kaybetmesine ve oksijenin kan dolaşımına geçişinin zorlaşmasına yol açar. Belirtiler başlangıçta hafif düzeyde olup zaman içinde ilerleme gösterir.
Bu yazıda akciğer fibrozisi nedir, akciğer fibrozisi belirtileri nelerdir, akciğer fibrozisi nedenleri ve akciğer fibrozisi tedavisi seçenekleri dahil olmak üzere bu hastalık hakkında bilmeniz gereken her şeyi bulacaksınız.
Akciğer fibrozisi nedir?
Akciğer fibrozisi, akciğerlerde yara dokusu oluşumu ve kalınlaşma ile seyreden kronik bir rahatsızlıktır. Normal şartlarda süngerimsi ve esnek bir yapıya sahip olan akciğer dokusu, bu hastalıkta sertleşir ve esnekliğini kaybeder. Skarlaşma olarak adlandırılan bu süreç, akciğerlerin temel işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırır.
Akciğer dokusundaki değişiklikler
Akciğerlerinizde bulunan hava kesecikleri (alveoller), normalde ince ve dantel gibi duvarlara sahiptir. Akciğer fibrozisinde bu duvarlar kalınlaşır ve yara izi benzeri dokularla kaplanır. Sağlıklı akciğer dokusu kolay nefes almanızı sağlayacak şekilde yumuşak ve esnekken, hasarlı doku sert bir hale gelir.
Daha önceleri bu durumun akciğerlerdeki iltihabi yanıttan kaynaklandığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde, akciğerlerde meydana gelen hasarın anormal bir iyileşme sürecine girerek skarlaştığı tahmin ediliyor. Skarlaşmanın belirli bir düzeyin üzerine çıkması, pulmoner fibrozis olarak tanımlanır.
Bu yara dokusu oluşumu, akciğerlerin hava ile dolmasını engeller. Soluk alıp verme sırasında atmosferdeki oksijen, hasarlı doku tarafından alınamaz ve kan dolaşımına geçemez. Alveoller etrafındaki damarlara oksijen yeterince ulaşamaz ve bu durum vücudunuzun tüm sistemlerini etkiler.
Hastalığın seyri ve etkileri
Akciğer fibrozisi ilerleyici bir hastalıktır. Hasarlı dokuda meydana gelen değişiklikler aylar veya yıllar içinde yavaş yavaş gelişir. Skar miktarı zaman içinde artar ve bu süreç genellikle geri dönüşümsüzdür. Fonksiyon kaybı çoğu hastada ilerleme özelliği gösterir.
Hastalık ilk dönemlerde herhangi bir şikayet oluşturmadan seyredebilir. Ancak akciğer dokusu kalınlaşıp küçüldükçe, vücudunuz yeterli oksijen alamaz. Bu durum başta solunum yetmezliği olmak üzere kalp yetmezliğine kadar uzanan ciddi sorunlara yol açar.
Vücudunuzun tüm fonksiyonları için oksijen gerekli bir moleküldür. Akciğer fibrozisi geliştiğinde yeterli oksijen alamazsınız ve karbondioksit atımı da bozulur. Sonuç olarak, çeşitli organ sistemlerinde yetmezlikler ortaya çıkabilir.
Hastalığın ilerleme hızı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda belirtiler hızla başlarken, bazılarında daha yavaş ilerler. Hastalığın seyrini tam olarak öngörmek güçtür. Yaşınız ve eşlik eden sağlık sorunları gibi faktörler hastalığın gidişatını etkiler.
Akciğer fibrozisi belirtileri nelerdir?
Akciğer fibrozisi belirtileri başlangıçta sinsi bir şekilde ortaya çıkar ve çoğu hasta ilk dönemde şikayetlerini fark etmez. Belirtiler yavaş gelişir ve zamanla kötüleşme eğilimi gösterir. Hastalığın ilerleme hızı ve belirtilerin şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Erken dönem belirtileri
Hastalık tablosu ilk oluştuğunda en sık karşılaşılan belirti nefes darlığıdır. Başlangıçta bu durum sadece fiziksel aktivite sırasında kendini gösterir. Merdiven çıkarken veya hızlı yürürken nefes kesilmesi yaşarsınız.
Geçmeyen kuru öksürük erken dönemin bir başka belirtisidir. Bu öksürük inatçı ve tekrarlayıcı özellik taşır. Balgam çıkarmadan devam eden bu öksürük rahatsız edici olabilir.
Yorgunluk ve halsizlik hissi günlük aktivitelerinizi etkiler. Daha önce kolayca yaptığınız işlerde kendinizi tükenmiş hissedersiniz. İleri yaşlı bireylerde bu belirtiler yaşa veya hareketsizliğe bağlanabilir. Dolayısıyla hastalık tanısı atlanabilir ve teşhis gecikmesi yaşanır.
Doktorunuz akciğerlerinizi dinlerken cırt-cırt sesine benzer hışırtılar duyabilir. Bu ses akciğer dokusundaki değişikliklerin bir işaretidir.
İleri evre belirtileri
Hastalık ilerledikçe belirtiler daha belirgin hale gelir. Nefes darlığı günlük aktiviteler sırasında bile ortaya çıkar. Kısa bir yürüyüşte veya basit ev işleri yaparken nefes nefese kalırsınız.
El veya ayak parmaklarınızın uçlarında genişleme ve yuvarlaklaşma görülür. Çomak parmak olarak adlandırılan bu durum, parmak uçlarının büyümesi ve tırnakların parmak uçlarına doğru kıvrılması şeklinde kendini gösterir. Siz veya doktorunuz bu değişikliği kolayca fark edebilirsiniz.
İştahsızlık nedeniyle istenmeyen kilo kaybı yaşarsınız. Vücudunuz yeterli besin alamaz ve güç kaybedersiniz. Kas ve eklem ağrıları da ileri evrede ortaya çıkan belirtiler arasındadır.
Göğsünüzde rahatsızlık hissi veya ağrı duyabilirsiniz. Bazı hastalarda ağız ve göz kuruluğu görülür. El ve ayak parmaklarında dolaşım bozuklukları da eşlik edebilir.
Belirtilerin günlük yaşama etkileri
Nefes darlığı günlük aktivitelerinizi ciddi şekilde etkiler. Eforla gelişen bu durum yaşam kalitenizi düşürür. Başlangıçta hafif düzeyde olan şikayetler, hastalık ilerledikçe bozucu boyuta ulaşır.
Fiziksel aktiviteler sırasında nefes darlığınız artar. Basit işleri yaparken bile zorlanırsınız. Bu durum bağımsızlığınızı azaltır ve günlük rutininizi değiştirir.
Kronik öksürük dinlenmenizi engeller ve sosyal hayatınızı olumsuz etkiler. Sürekli yorgunluk hissi iş performansınızı ve aile ilişkilerinizi zorlar. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde yardıma ihtiyaç duyabilirsiniz.
Belirtiler başka hastalıklarla karışabileceği için erken tanı önemlidir. Kuru öksürük, eforla nefes darlığı ve yorgunluk yaşıyorsanız vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalısınız.
Akciğer fibrozisi nedenleri
Birçok farklı etken akciğer fibrozisi gelişimine yol açabilir. Ancak vakaların önemli bir bölümünde kesin neden belirlenemez. Hastalığın oluşumunda çevresel maruziyet, genetik yatkınlık ve bazı sağlık sorunları rol oynar.
İdiopatik pulmoner fibrozis
Akciğer fibrozisi nedenleri arasında en sık karşılaşılan durum idiopatik pulmoner fibroziştir. İdiopatik kelimesi, hastalığa neden olan etkenin tam olarak bilinmediği anlamına gelir. Tanı alan hastaların yaklaşık yarısında altta yatan neden saptanamaz.
Bu hastalık çoğunlukla 50 yaş üzeri bireylerde görülür ve erkeklerde daha sık rastlanır. Her 1000 kişiden birinde gelişmesi beklenir. İPF hastalarının %90'ında sigara içme öyküsü vardır. Viral enfeksiyonlar ve reflü gibi faktörlerin hastalık gelişiminde etkili olabileceği düşünülmüş ancak kesin olarak kanıtlanamamıştır.
Çevresel faktörler ve mesleki maruziyetler
Belirli maddelere uzun süreli maruziyet akciğerlerinize zarar verebilir. Metal tozlarına (kurşun, çelik, pirinç) ve talaşa maruz kalanlarda hastalık gelişme riski yüksektir. Maden işçiliği, çiftçilik, taş cilalama ve kuaförlük gibi mesleklerde çalışanlar risk altındadır.
Silika tozu, asbest lifleri, kömür tozu ve tahıl tozları akciğer dokusunda hasara neden olur. Kuş ve hayvan dışkıları da zararlı maddeler arasındadır. Otopsilerde pulmoner fibrozisli hastaların lenf nodlarında inorganik partikül sayılarının artmış bulunması, çevresel maruziyeti destekleyen önemli bir bulgudur.
Otoimmün hastalıklar ve enfeksiyonlar
Romatoid artrit, skleroderma ve lupus gibi otoimmün hastalıklarda vücudunuz kendi akciğer dokusuna saldırabilir. Dermatomiyozit, polimiyozit ve sarkoidoz da akciğer fibrozisi gelişimine zemin hazırlar. Bu hastalıklarda bağışıklık sisteminiz akciğer dokusunu yabancı olarak algılar.
Bazı mikrobiyolojik ajanlar hastalık başlangıcında rol oynar. İPF akciğerinde herpes virüs sıklığı %30-100 olarak bildirilmiştir. Epstein-Barr virüsünün hem protein hem de DNA'sı hastaların alveolar epitel hücrelerinde saptanmıştır. Hepatit C, adenovirüs gibi viral enfeksiyonlar da fibrozis gelişimine katkıda bulunabilir.
Genetik yatkınlık ve ailesel geçiş
Ailede akciğer fibrozisi bulunan bireylerde hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. İİP hastalarının %35'inde genetik yatkınlık saptanmıştır. Ailesel pulmoner fibrozis vakalarında aynı ailede birden fazla bireyde hastalık görülür.
MUC5B, TOLLIP, TERT ve TERC genleri hastalıkla ilişkilidir. Bu genler akciğer dokusunun onarım süreçlerini etkiler. Ailesel vakaların düşük penetranslı otozomal dominant geçişli olduğu düşünülmektedir. Ailesel formlar daha genç yaşta ortaya çıkma eğilimindedir.
İlaç kullanımı ve radyasyon
Bazı kemoterapi ilaçları akciğer dokusuna zarar verebilir. Metotreksat ve siklofosfamid gibi kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar fibrozise yol açabilir. Kalp ritmi düzenleyici amiodaron, antibiyotiklerden nitrofurantoin ve bazı antiinflamatuar ilaçlar da risk oluşturur.
Akciğer veya meme kanseri için radyasyon tedavisi alan bazı kişiler, tedaviden aylar veya yıllar sonra akciğer hasarı belirtileri gösterir. Hasarın şiddeti akciğerin ne kadarının radyasyona maruz kaldığına, uygulanan toplam radyasyon miktarına ve kemoterapi kullanılıp kullanılmadığına bağlıdır.
Akciğer fibrozisi teşhisi nasıl konur?
Doğru tanı koymak için çeşitli testler ve değerlendirmeler yapılır. Tanı süreci genellikle uzman bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından yürütülür ve birden fazla yöntemi içerir.
Fizik muayene ve tıbbi geçmiş değerlendirmesi
Doktorunuz öncelikle şikayetlerinizi dinler ve tıbbi geçmişinizi sorgular. Ailede akciğer hastalığı olup olmadığı, sigara kullanımınız, işyerinde kimyasal maddelere maruz kalıp kalmadığınız gibi sorular yöneltir. İş yeri çalışma şartları ve yaşam koşulları hakkında bilgi alır.
Fizik muayene sırasında stetoskop ile akciğerleriniz dinlenir. Derin nefes almanız istendiğinde akciğer seslerinde çıtırtı benzeri veya cırt-cırt sesine benzer hışırtılar duyulabilir. Bu sesler akciğer dokusundaki değişikliklerin önemli bir işaretidir. Ayrıca parmaklarınızda çomaklaşma olup olmadığı kontrol edilir.
Görüntüleme yöntemleri
Akciğer röntgeni ilk değerlendirme aracıdır. Akciğerlerdeki anormallikleri tespit etmek için kullanılır. Ancak bu yöntem hastalığın seyrini izlemede yarar sağlamakla birlikte çoğunlukla tanı için yeterli olmaz.
Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi (HRCT) tanıda anahtar rol oynar. Bu tarama akciğer dokusundaki detaylı değişiklikleri gösterir ve yara dokusunun kesin yerleşimi ile boyutunu belirlemeye yardımcı olur. Akciğer hasarının derecesini belirlemede büyük fayda sağlar.
Bazı durumlarda ekokardiyografi istenir. Hastalığın ileri dönemlerinde ortaya çıkan kalbin sağ tarafında basınç artışı ve kalp yetmezliği gibi durumların tespit ve takip edilebilmesi için kalp ultrasonografisi yapılabilir.
Solunum fonksi testleri
Bu testler akciğerlerinizin ne kadar iyi çalıştığını değerlendirmek için kullanılır. Spirometri ile akciğer kapasitesi ve hava akışı ölçülür. Test sonuçları hastalığın ilerlemesini izlemek için zaman içinde karşılaştırılabilir.
Zorlu vital kapasite (FVC) ve karbonmonoksit difuzyon kapasitesi (DLCO) ölçümleri yapılır. DLCO akciğerlerin oksijeni kana ne kadar iyi ilettiğini gösterir. Hastalığın erken evresinde en erken bozulan parametre DLCO'dur. Kan oksijen düzeyi ölçümü ve 6 dakika yürüme testi de uygulanan testler arasındadır.
Kan testleri ve laboratuvar incelemeleri
Kan testleri inflamatuar belirteçlerin ve oksijen seviyelerinin ölçümünde kullanılır. Enfeksiyonlar ve otoimmün hastalıklar gibi diğer olası nedenleri dışlamak için yapılır.
Belirli antikorların varlığı hastalığın otoimmün bir kökeni olup olmadığını belirlemede yardımcı olur. Romatoid faktör, antinükleer antikor (ANA) gibi bağ dokusu antikorları rutin olarak bakılır.
Akciğer biyopsisi
Gerekli durumlarda akciğer dokusundan örnek alınarak mikroskop altında incelenir. Bu kesin tanı koymak için önemli bir adımdır. Bazı hastalarda akciğer tomografisi ile tanı konulabilmekte olup biyopsiye gerek görülmeyebilir.
Biyopsi genellikle genel anestezi altında göğüs duvarına açılan küçük bir kesinin ardından bükülebilir bir kamera aracılığıyla yapılır. Akciğer dış yüzü görüntülenir ve uygun alandan doku örneği alınır. Hastalığın %34'ünde tanı cerrahi akciğer biyopsisi ile doğrulanır.
Alınan biyopsi histopatolojik incelemeye tabi tutulur. Bronkoskopi yöntemi ile de akciğer dokusundan örnek alınabilir. Bu işlem diğer hastalıkların dışlanması ve doğru bir tanı konması için kritik öneme sahiptir.
Akciğer fibrozisi tedavisi
Akciğer fibrozisi tedavisi meydana gelen hasarı geri döndüremez. Ancak yeni ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Tedavi amacı şikayetleri azaltmak ve yaşam kalitenizi artırmaktır.
İlaç tedavisi seçenekleri
Antifibrotik ilaçlar akciğer dokusundaki skarlaşma sürecini yavaşlatır. Pirfenidon ve nintedanib hastalığın ilerlemesini yavaşlatma amacı taşır. Bu ilaçlar yara dokusu oluşumunu azaltmaya yardımcı olur.
Kortikosteroidler iltihabı azaltmak için kullanılır. Ancak uzun süreli kullanımı yan etkilere neden olabilir. Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar otoimmün hastalıklarla ilişkili pulmoner fibrozis tedavisinde yer alır. Bu ilaçlar vücudunuzun akciğer dokusuna saldırmasını engellemeye çalışır.
Kortikosteroidler ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kısıtlı fayda sağlar. Doktorunuz durumunuza göre en uygun ilaç kombinasyonunu belirler.
Oksijen tedavisi
Kandaki oksijen seviyesini artırmak ve nefes darlığını hafifletmek için oksijen tedavisi uygulanır. Özellikle ileri evredeki hastalarda oksijen desteği sağlanarak yaşam kalitesi artırılabilir.
Taşınabilir oksijen cihazları günlük aktivitelerinizi sürdürmenize yardımcı olur. Bu cihazlarla dışarı çıkabilir ve sosyal hayatınıza devam edebilirsiniz. Oksijen tedavisi akciğerlerdeki oksijen seviyelerini arttırmak için önemlidir.
Pulmoner rehabilitasyon programları
Pulmoner rehabilitasyon solunum fonksiyonlarınızı iyileştirmek ve yaşam kalitenizi yükseltmek için yapılır. Bu programlar egzersiz, eğitim ve destek sağlar. Nefes teknikleri, fiziksel egzersizler ve beslenme danışmanlığı içerir.
Günlük egzersiz eğitimi, nefes egzersizleri ve beslenme eğitimi uygulanmalıdır. Rehabilitasyon programları hastaların solunum kapasitesini artırır ve egzersiz dayanıklılıklarını geliştirir.
Pulmoner rehabilitasyon programları her ilde ulaşılabilir hale gelmeli. Yalnızca fiziksel egzersiz değil, aynı zamanda beslenme danışmanlığı, psikolojik destek ve eğitim bileşenlerini de içermelidir. Program en az 8 hafta süre ile haftada iki veya üç seans olacak şekilde uygulanmalıdır.
Akciğer nakli
İleri evre hastalarda ve uygun kriterlere sahip kişilerde akciğer nakli düşünülebilir. Hastalıklı akciğerin sağlıklı bir donör akciğeri ile değiştirilmesini içerir. Yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini artıran önemli bir tedavi seçeneğidir.
Akciğer nakli uygun hastalarda en etkili tedavi şekli olabilir. Ancak büyük bir cerrahi müdahale olup organ reddini önlemek için yaşam boyu bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı gerektirir. Bu nedenle dikkatli değerlendirme yapılarak karar verilmelidir.
Yaşam tarzı değişiklikleri ve destekleyici bakım
Sigara kullanıyorsanız mutlaka bırakmalısınız. Sigara kullanımı hastalığın ilerlemesini hızlandırabilir. Rahatsızlığa neden olabilecek çevresel etkenlerden kaçınmanız önemlidir.
Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmanız gerekir. Zatürre aşısı ve yıllık grip aşısı gibi rutin aşılar önerilir. Solunum yolu enfeksiyonlarından korunma önlemleri almalısınız.
Tedavi sürecinde multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Her hastanın durumu farklı olduğundan bireyselleştirilmiş bakım planları yapılması büyük önem taşır. Düzenli kontrol aralıkları, akciğer fonksiyon testleri ve egzersiz önerileri hastaya özel hazırlanmalıdır.
Akciğer fibrozisi hakkında sıkça sorulan sorular
Hastalık hakkında merak edilen sorular genellikle benzerdir. Hastaların ve yakınlarının kafasındaki soru işaretlerini gidermek için en sık sorulan soruları yanıtladık.
Akciğer fibrozisi ölümcül müdür?
Erken tanı konmayan ve yakın takip edilmeyen birçok hastalık ölümcül olabilir. Pulmoner fibrozis de bu hastalıklardan biridir. Hastalığın prognozu pek çok kanserden daha kötüdür.
Ancak bu durum her hastada aynı şekilde ilerlemez. Tedavi ve takip ile birçok hasta daha uzun süre yaşayabilir. İdiyopatik pulmoner fibrozis ilerleyici ve potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir hastalıktır. Bununla birlikte erken teşhis ve uygun tedaviyle yaşam süresi uzatılabilir.
Akciğer fibrozisi bulaşıcı mıdır?
Hayır, akciğer fibrozisi bulaşıcı bir hastalık değildir. Hastalık bir kişiden diğerine geçmez. Aynı ortamda bulunmak veya hastaya temas etmek herhangi bir risk oluşturmaz.
Hastalık genellikle otoimmün süreçler, çevresel maruziyetler veya nedeni bilinmeyen mekanizmalarla gelişir. Dolayısıyla hasta kişilerle yakın temas kurmanızda bir sakınca yoktur.
Akciğer fibrozisi olan kişiler ne kadar yaşar?
Yaşam süresi kişiden kişiye farklılık gösterir ve birçok faktöre bağlıdır. Yaş, hastalık evresi ve uygulanan tedavi süreyi etkileyen başlıca etkenlerdir. İnternetteki bazı bilgiler tanı sonrası 3-5 yıllık yaşam süresinden bahseder.
Özellikle median sağkalım tanıdan sonra ortalama üç yıldır ve beş yıllık sağkalım oranı %20-30 olarak bildirilmektedir. Ancak bu rakamlar tedavi seçeneklerinin kısıtlı olduğu geçmişe dayanmaktadır. Yeni ilaçlar geliştirilmeden, pulmoner rehabilitasyon ve akciğer nakli yaygınlaşmadan önce hastaların yaşam süreleri çok uzun değildi.
Günümüzde akciğer naklinin yaygınlaşması ve diğer rehabilitasyon ile ilaç tedavilerinin uygulanması sayesinde hastalar daha uzun ve daha konforlu bir hayat sürebilmektedir. Teşhisten sonra ortalama yaşam süresi şu an için bilinmemektedir.
Sigara akciğer fibrozisine neden olur mu?
İPF ile yaşayan birçok kişi geçmişte sigara içmiştir ancak sigaranın doğrudan IPF nedeni olup olmadığı bilinmemektedir. Bununla birlikte birçok çalışma hastalık gelişiminde sigaranın potansiyel bir risk faktörü olduğunu göstermiştir.
IPF hastalarının yaklaşık %41-83'ünü sigara içen ya da sigarayı bırakmış kişiler oluşturmaktadır. Olgularin yaklaşık %90'ı sigara içicisidir. Bu veriler sigara ile hastalık arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.
Akciğer fibrozisi tamamen iyileşir mi?
Şu an için hastalığın bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve semptomların etkili bir şekilde yönetilmesine yardımcı olmak için tedaviler mevcuttur. İlaçlar ve diğer tedavi yöntemleri akciğerlerdeki hasarı tamamen geri döndüremez.
Şu an için İPF'de kür sağlayabilen tek tedavi seçeneği olan akciğer nakli işlemi ancak çok az sayıda hasta için uygun bulunmaktadır. Tedavinin asıl amacı hastalığı kontrol altında tutmak ve yaşam kalitesinin bozulmamasını sağlamaktır.
Özetle Akciğer Fibrozisi
Akciğer fibrozisi ilerleyici bir hastalık olsa da erken teşhis ve doğru tedavi yaklaşımıyla yaşam kalitenizi koruyabilirsiniz. Nefes darlığı ve kuru öksürük gibi belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalısınız. Hastalık tam olarak iyileşmese de yeni ilaçlar, pulmoner rehabilitasyon ve yaşam tarzı değişiklikleri semptomları kontrol altında tutar. Sigarayı bırakmanız, düzenli kontrollere gitmeniz ve doktorunuzun önerdiği tedavi planına uymanız büyük önem taşır. Hastalıkla yaşamak zor olabilir ancak doğru yaklaşımla daha konforlu bir hayat sürdürebilirsiniz.
Akciğer Fibrozisi (Pulmoner Fibrozis) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? için doğru değerlendirme ile başlayın
Şikâyetlerinizi uzman hekimlerimizle paylaşın; size uygun tanı ve tedavi planını birlikte belirleyelim.
Uyarı
Şikâyetleriniz ani başladıysa, hızla ilerliyorsa veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde kısıtlıyorsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.
Akciğer Fibrozisi (Pulmoner Fibrozis) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur? sürecinizi uzmanlarımızla planlayın.
Tedavi seçenekleri, süreç ve hazırlık hakkında bilgi almak için formu doldurun ya da randevu oluşturun.







