JCI Accreditation
For International Patients
444 5 888
Tiroid Kanseri

 

Tiroid Kanseri Nedir?

Tiroid bezinde yer alan hücrelerin gereğinden fazla çoğalmasıyla oluşan kanser türü. Genellikle boyunda bir kitle veya nodül olarak kendini gösteriyor. Tiroid bezi, boyunda yer alan 20-25 gram ağırlığında; iyot kullanarak yaptığı hormonla bütün vücut metabolizmasını düzenleyen organlardan biridir. Nedeni henüz tam olarak bilinmese de diğer kanser türlerine göre daha az görülür ve hastalığın seyri oldukça iyidir. Tiroid kanseri tek tip bir kanser değildir. Görülme sıklığına göre Papiller Kanser, Folliküler Kanser, Medüller Kanser ve Anaplastik Kanser olmak üzere 4 gruba ayrılır.

 

Tiroid Kanserlerinin Türleri

  1. Papiller Tiroid Kanseri: En sık görülen tiroid kanseridir. Tiroid kanserlerinin %75-80’ini oluşturur. Genellikle iyi gidişlidir. Her yaşta ve çocuklukta görülmekle birlikte; 20-50 yaşlarında görülmeye başlar, 30-40 yaşlarında görülme sıklığı artır. Lenf bezleri yoluyla yayılan bu kanser türü boyundaki lenf bezlerine ve akciğere yayılabilir. Uzun süre hiçbir belirti göstermeden ve ölüme neden olmadan var olabilir. Yaşlılarda gençlere göre daha hızlı seyreder. Boyundaki lenf bezlerinde kanserin yayılması gençlerde kötü risk taşımasa da; 40 yaş üzerindeki hastalarda hastalığın hızla ilerleyeceğini gösterir. Türkiye nüfusunun %2’sinde bu tip kansere rastlanıyor. Japonya ve Finlandiya gibi ada ülkelerinde %30 gibi daha yüksek bir oranda görülüyor. Bunun nedenini deniz ürünü tüketiminin çok yüksek olmasıyla birlikte alınan aşırı miktarda iyodun; tiroid bezinde iltihaplanma ve kansere zemin hazırlamasına bağlamak mümkün. 
  2. Folliküler Tiroid Kanseri: Tiroid kanserlerinin %15’ini oluşturur. 50’li yaşlarda ve kadınlarda daha fazla görülüyor. Tanısı en zor konan tiroid kanseri türü. Damar ve tiroid bezi kapsülünde yayılıyor. Akciğer, kemik, karaciğer ve beyin gibi başka organlara yayılımı nadir de olsa görülür. Damar yayılımı olanlarda kanser daha hızlı ilerler.
  3. Medüller Tiroid Kanseri: Kanda kalsiyum oranını artırma eğilimine sahip ve tiroid kanserlerinin %6-8’ini oluşturuyor. Bu tür kansere sahip olan kişilerin ailelerinin de bu hastalık yönünden taranması gerekir. Medüller kanserli hastaların %30’unda yüzde kızarma, ishal ve yorgunluk görülebilir. Ameliyatla tiroid bezinin hepsi alınır. Lenf bezlerinde yayılım görülürse ameliyatta çıkarılır. Daha sonra kalsitonin (tiroid bezinde bulunan C hücrelerinden salgılanan ve kemikler üzerinde etkili olan bir hormon) seviyesi ölçülür. Seviye yüksek ise hastalık nüksetmiş demektir. Kanserli bölgeyi bulmak için ultrason, tomografi, MR, sestamibi sintigrafisi, MIBG sintigrafisi, DMSA sintigrafisi ve oktreotid sintigrafisi gibi tetkikler yapılır.
  4. Anaplastik Tiroid Kanseri: En az görülen tiroid kanseri tipidir. Tiroiddeki kitle çok hızlı gelişir ve büyür. Solunumu güçleştirdiği durumlarda soluk borusunun çıkarılması gerekebilir. Radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

Kimler Risk Altındadır?

Belirtileri Nelerdir?

Tiroid kanserlerinin çoğunda hiçbir şikayet olmayabilir. Çoğu hastada tanı anında başka organlara da yayılma olduğu saptanabilir. Hastalık çok fazla belirti göstermemekle birlikte; boyunda şişlik, boğazda sıkıntı hissi, ağrı, yutkunma güçlüğü, nefes almada güçlük, ses kısılması, kilo artışı, sinirlilik, saçlarda zayıflık ve cilt kuruluğu gibi belirtiler gözlemlenir.

 

Erken Teşhis ve Tedavi

Erken teşhis ve tedavi ile hastalık tamamen ortadan kaldırılabiliyor. Teşhis koyabilmek için öncelikle kandaki hormonların miktarını belirlemek için testler yapılıyor. Ayrıca ultrasonografi muayenesi; muayenede kitle görülürse kesin tanı için biyopsi yapılması gerekli. Teşhis konulduğunda hasta ameliyat edilerek tiroid bezi ameliyatla çıkarılır ve ardından kişiye özel tedavi yöntemi uygulanmaya başlanıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte yapılan laparoskopik (kapalı) ameliyatlarla minimum dikiş iziyle aynı gün evinize dönmeniz mümkün. Papiller ve Folliküler kanseri olan hastalar, zırhlı hastane odalarında kanserin yayılma derecesine göre yüksek dozda radyoaktif iyoda maruz bırakılarak vücudun başka yerinde kalmış olan kanser hücrelerinin öldürülmesi hedeflenir. Tedavi süreciyle birlikte hastanın TSH değeri sürekli kontrol altında tutularak kanserin tekrarlama ihtimali engellenebilir.

17.11.2015 tarihinde güncellenmiştir