JCI Accreditation
For International Patients
444 5 888
Ağız Bölgesi Kanserleri

 

Ağız Bölgesi Kanserleri

Sigaranın desteklediği kanser türlerinden biri olan ağız bölgesi kanserleri, sigara kullanımının artmasıyla birlikte daha sık görülmeye başlamıştır. Ağız kanserleri, daha çok 45 yaş üstünde ve erkeklerde, kadınlara oranla 2 kat daha fazla görülür. Ancak son zamanlardaki araştırmalar bu hastalığın gençlerde ve kadınlarda giderek yaygınlaştığını göstermektedir.

 

Ağız Bölgesi Kanserleri Nedir?

Ağız kanserleri; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar, dişetleri, ağzın içi, gırtlak, bademcikler veya tükürük bezlerinin arkasında oluşan kanserleri kapsar. En sık dil, dişeti ve ağız tabanında görülür. Ağız bölgesi kanserlerinin neredeyse tümü; ağız, dil ve dudakları kaplayan mukozadan, çok katlı yassı epitelyum (skuamoz) hücrelerden kaynaklanır.

 

Belirtileri Nelerdir?

Ağız içinde, dudakta, beyaz, kırmızı beyaz leke şeklinde geçmeyen; kanamaya yol açan yaralar, ağız içi veya dudakta ağrı vermese de iyileşmeyen herhangi bir çatlak, şişlik veya ülserler; nedensiz diş kayıpları, kulağa vuran ağrı, boyunda şişlik veya kitle oluşumu gibi şikayetleriniz söz konusuysa vakit kaybetmeden doktora başvurmanız, erken teşhis için çok önemli. Tedavi edilmezse yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, yüz ve ağız deformiteleri; hatta ölümlere neden olabilir.

 

Kimler Risk Altındadır?

Erken Teşhis ve Tedavi

Düzenli kontroller sırasında diş hekimleri ağız kanserlerine yönelik muayene yapabilirler. Bir ay içerisinde geçmeyen ağızdaki herhangi bir şişlik veya doku değişikliği doktora bildirilmelidir. Hastalıklı bölgeye dokunulur, şişlik, ülser ya da çatlak gibi sıra dışı belirtiler yoklanır. Ağız içerisinde bulunan şişlik veya ülserin ne kadar süredir var olduğu, ağrı veya kanama olup olmadığı; yutkunma veya konuşmada güçlük yaşanıp yaşanmadığına yönelik hastanın ağız sağlığı geçmişi sorgulanır. Küçük bir biyopsi (analiz etmek amacıyla az miktarda doku almak) teşhisi doğrulayabilir. Kanserin boyutunu belirlemek, kemikleri ve diğer bölgeleri etkileyip etkilemediğini öğrenmek üzere Röntgen, CT ve PET/CT taramaları da faydalı olacaktır. Tedavi genelde tüm kanserli dokuların cerrahi müdahale ile çıkartılması, ışın tedavisi (kanser hücrelerini yok etmek için radyasyon kullanma), kemoterapi (kanserle savaşan ilaçlar kullanma) ya da bu yöntemlerin hep birlikte kullanılmasından oluşur. Ağız kanseri erken tedavi edildiğinde iyileşme olasılığı çok yüksektir. Ameliyat sonrasında yumuşak dokuda veya deride bir takım şekil düzeltme ameliyatları gerçekleştirmek veya kemikleri protezler ile değiştirmek gerekli olabilir. Tedavide bu tip değişiklikler yaşayan hastaların onarıcı dişçilik, konuşma terapisi ve beslenme danışmanlığı hizmeti almaları gerekebilir. Tedavi sonrası konuşmaları veya görünümleri değişen kişiler veya tedaviyi stresli bulan kişiler için psikolojik destek de gerekli olabilir.

17.11.2015 tarihinde güncellenmiştir